Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İÇİN KOŞANLARIN YERİ***
  Murat YALÇINTAŞ.İTO BAŞKANI .GELECEĞİN BAŞKANI
 



Murat Yalçıntaş






 


 



 

Murat Yalçıntaş





İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı da yapmış olan
Dr. Murat Yalçıntaş, 1965 yılında İstanbul’da doğdu.
1977-1984 yılları arasında Saint Joseph Fransız Lisesi’ni,
1984-1988 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi
Mühendislik Fakültesi Makina Mühendisliği Bölümü’nü,
1988-1990 yılları arasında Boston & Vrije Üniversiteleri Ortak İşletme Yüksek Lisans Programı’nı
ve 2
005-2007 yılları arasında İstanbul Üniversitesi
İşletme Bölümü (Hizmet Sektöründe Müşteri Memnuniyeti)
Doktora programını tamamladı.







İngilizce (Akıcı),
Fransızca (Akıcı),
Almanca (Orta), Arapça (Orta)
dillerini bilen Murat Yalçıntaş
işadamıdır.


GÖREVLERİ:

2009 - 2013 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı
2007 - 2012 Akdeniz Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği (ASCAME) Başkanı
2006 - 2013 İstanbul Sergi ve Ziyaretçi Bürosu (ICVB) Başkanı
2006 - 2013 Turizmi Geliştirme ve Eğitim Vakfı (TUGEV) Başkanı
2005 - 2013 İstanbul Ticaret Üniversitesi (İTİCÜ) Mütevelli Heyeti Üyesi
2005 - 2013 İstanbul Dünya Ticaret Merkezi Yönetim Kurulu Başkan Vekili
2005 - 2013 İTO Başkanı
2001 - 2005 AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı
2001 - AK Parti Kurucular Kurulu Üyesi
1998 - 2001 Fazilet Partisi İstanbul İl Başkan Yardımcısı
1996 - 1998 MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi
1995 - İTO Meclis Üyesi 
1991 - 1994 İslam Kalkınma Bankası, Proje Sorumlusu, Cidde
1989 - 1990 Avrupa Birliği / Uzman Araştırmacı, Brüksel


ÖDÜLLER

2012 Belçika / Kraliyet Nişanı
2010 Fransa / Légion d'Honneur Nişanı
2010 İtalya Devlet Nişanı / Commendatore
2009 Kırgızistan Cumhurbaşkanlığı Akademisi / Fahri Profesörlük
2009 İstanbul Sosyal Bilimler Lisesi Yılın Ekonomisti Ödülü
2008 İstanbul İhracatçılar Birliği İhracat Hizmet Onur Ödülü
2008 TRUE Avrupa Dergisi Onur Plaketi
2008 İstanbul Valiliği Onur Ödülü
2006 Platin Ekonomi Dergisi Sosyal Sorumluluk Ödülü
2006 GAP Gazetecileri Birliği Yılın Oda Başkanı Ödülü
2006 Siyaset Dergisi Yılın Oda Başkanı Ödülü
2000 MÜSİAD Başarı Belgesi
     




İTO Başkanı Murat Yalçıntaş'tan veda

  İstanbul Ticaret Odası Başkanı (İTO) Murat Yalçıntaş, yargıya rüşvet verdiği şüphesiyle tutuklandı. Alsında sadece Yalçıntaş değil, beraberinde - aralarında yüksek hakimlerde bulunan - 8 kişi daha tutuklandı.

Yalçıntaş’ın tutuklanmasına giden süreç 5 yıllık kavganın ürünü. Kavga, İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) büyük hissedar olduğu İstanbul Dünya Ticaret Merkezi (İDTM) ile CNR Fuarcılık’ın sahibi Ceyda Erem arasında. Kavganın konusu İstanbul Atatürk Havalimanı’nın serbest bölgesinde faaliyet gösteren fuar alanı. Fuar alanı 1993 yılında Erem’e tahsis edildi. Murat Yalçıntaş İTO Başkanı seçilince “Fuar alanını artık biz kullanmak istiyoruz” dedi, tahliye davası açtı ve kavga başladı.

Murat Yalçıntaş’ın babası Nevzat Yalçıntaş hem Nakşi tarikatının (İskenderpaşa cemaatinin) hem de Türk sağının akil adamlarından biri kabul ediliyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da yakın zamana kadar hem oğlu hem de baba Yalçıntaş’lara özel iltifat gösterdiği biliniyor. Oğul Yalçıntaş, AKP İstanbul Başkan Yardımcısı iken bizzat Başbakan’ın isteği üzerine İTO seçimlerine girdi ve başkanlığı kazandı.

Ceyda Erem ise “fuar kraliçesi” olarak anılan hırslı bir işkadını. Uluslararası ticari fuarlar düzenliyor, yüz milyonlarca dolarlık bütçe yönetiyor. Sarışın, güzel bir kadın. Kendi deyimiyle “süslenmeyi de seviyor”. Bursalı bir memurun kızı olan Erem, kendisini şöyle anlatıyor: “Böyle bir zeka herkese nasip olmaz. Allah bana çok cömert davranmış. Bu konuda ne kadar şükretsem azdır.” Erem’in bir dönem eski Dış Ticaret Bakanı Kürşat Tüzmen’le gönül ilişkisi bulunduğu iddia edildi. Erem, “Aile dostuyuz. Bu söylentiler çok yanlış, çok çirkin” açıklamasında bulundu.
Genel kültür bilgileri böyle. Ama arka planı çok farklı görünüyor.

****

Devletin ve İstanbul sermayesinin labirentlerinde dolaştık.

1) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yalçıntaş’ın tutuklanmasına giden süreçten haberdar mıydı?
Başbakanlık kaynaklarının verdiği bilgilere göre Erdoğan konuya vakıf. Çünkü Yalçıntaş’ın hakimlere rüşvet verdiği iddiasıyla ilgili ilk inceleme Adalet Bakanlığı tarafından yapılıyor. Başbakan’ın Yargıtay hassasiyeti sebebiyle de her aşamada bilgi veriliyor.

2) Murat Yalçıntaş, İstanbul’un Başkanı. Kavga konusu olan fuar alanı İstanbul’da. Ama tutuklayan mahkeme Ankara’da. Neden?

2007 Şubat ayında aynı konuyla ilgili olarak Ceyda Erem gözaltına alınmıştı. Erem’in şirketine o vakit baskın yapan kurum İstanbul Mali Polisi’ydi. Suçlama sahte belge düzenlemeyle ilgiliydi. Erem Mahkemeye çıktı, tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Yani serbest kaldı.
İstanbul Mali Polisi’ni ihbar ve şikayetler yoluyla yönlendiren kurumun İTO yönetimi olduğu iddia ediliyor.
Aradan üç yıl geçti, bu defa Yalçıntaş tutuklandı. Hem de Ankara’da…
Çünkü soruşturmayı bizzat Emniyet Genel Müdürlüğü yaptı. Davayı Ankara Savcılarından Mehmet Tamöz açtı. Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi de Yalçıntaş ile beraberindeki eski Yargıtay üyesi ve diğer kişileri tutukladı.

3) Adalet Bakanlığı’na 2008 yılı Nisan ayında bir ihbar mektubu ulaştı. A. Aydın imzalı mektupta Erem’in hakimlere ve Yargıtay üyelerine rüşvet verdiği iddia ediliyordu. Dönemin Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin inceleme başlattı. Adalet müfettişi rüşvetin vaki olduğunu, ancak rüşvet verenin Erem değil İTO yönetimi olduğunu tespit eden bir rapor hazırladı. Adalet Teftiş Kurulu’nun tespitleri suç duyurusuna dönüştü. Suç duyurusu ise Ankara Cumhuriyet Savcılığına yapıldı. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ise teknik takip yoluyla Adalet müfettişleri ile Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun tespitlerini delillendirdi. En azından polis kaynakları böyle söylüyor.

****

Detaylar ilginç ama daha ilginç olan kişiler arasındaki münasebetler.

Başbakan Erdoğan’ın Murat Yalçıntaş’tan hoşlanmadığı biliniyor.

Yalçıntaş, Başbakan’dan açık mekanlarda aleni azar işitti.
Neden, niye?

 

Başbakanlık kaynaklarına göre Erdoğan

, “siyaseten”

Yalçıntaş’tan hoşlanmıyor.



Çünkü Yalçıntaş giderek ve giderek
 

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na en yakın isimlerden biri haline geldi.



Yalçıntaş, İTO Başkanlığı’nın yanı sıra TOBB’da Hisarcıklıoğlu’nun yardımcısı olarak görev yapıyor. Hisarcıklıoğlu’nun da Erem’le kavga meselesini yakından takip ettiği belirtiliyor.
Yalçıntaş, TOBB’da adliyelik olan başkan yardımcılarından ikincisi oluyor. Diğer Başkan Yardımcısı Faik Yavuz, kurbanlık etlerle ilgili soruşturma yüzünden halen mahkemelik. Hakkında çok ciddi iddialar var.
Yalçıntaş’ın Demokrat Parti’yle gereğinden daha fazla ilgilendiği ve Başbakan’ın da buna tepki gösterdiği iddiası kulaktan kulağa yayılan bir dedikodu. Peki, Yalçıntaş’ın arkasında kimler var?

Kulislere yansıyan bilgilere göre; meselenin düğüm noktası aslında Rifat Hisarcıkoğlu. Hisarcıklıoğlu’nun TOBB’daki Başkanlık görevi 3 yıl sonra doluyor. Bir daha başkan seçilme imkanı da yok. Hisarcıklıoğlu yakın çevresine bile sürekli “siyasetten uzak duracağım” diye konuşuyor. Bununla birlikte Hisarcıklıoğlu “Birileri beni iterse siyasete hayır demem” mesajları da veriyor.

 

Başbakan’ın da bu mesajlardan haberdar ve rahatsız olduğu belirtiliyor.




Murat Yalçıntaş
Tahliye
- Showtv | Vidivodo.com

   Murat Yalçıntaş Tahliye - Showtv | Vidivodo.com          





 

EPDK`dan Murat Yalçıntaş`a elektrikte faaliyet yasağı
24.08.2014 Enerji Günlüğü


Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK), 7`si HES, 2`si RES olmak üzere 9 elektrik üretim lisansını daha iptal etti, yatırımcıların 11.2 milyon liralık teminatı yandı. Aralarında eski İTO Başkanı Murat Yalçıntaş ile ortağı Ali Gür`ün de bulunduğu en az 26 kişiye 3yıllığına elektrik lisansı başvuru yasağı geldi

Murat Yalçıntaş çobanlıktan vazgeçti peki ne yapacak
Murat Yalçıntaş planlarını anlatırken çoban olmaktan bahsetmişti ondan vazgeçti peki şimdi ne yapacak?
25 Mayıs 2013 / 





 Yaşadığım bazı olaylar bana


birikimlerin mutlaka kayda geçirilmesi gerektiğini hatırlattı. 

40 günlük hapishane sürecimden sonra hayatı algılayışım,

önceliklerim değişti.

İnsan ilişkisinin, dostluğun, sevginin

hayattaki en önemli şeyler olduğunu anladım.

Hayatta her şey gelip geçici ama

insani ilişkiler öyle değil.

Mesela tutuklanmamdan bir gün önce

ABD’de Türk ve Amerikalı bakanlarla, genelkurmay başkanlarıyla

aynı sofrada yemek yiyor, fikir alışverişlerinde bulunuyorduk.


Bu önemlidir, evet ama bu olaydan tam 24 saat sonra

ben Ankara’da, emniyet müdürlüğünde,

bir küçük odada,

bir gazete kağıdının üzerinde lahmacun yiyordum.

Orada anlıyorsunuz ki,

sahip olduğunuz ve önemli bulduğunuz pek çok şey bir anda yok olabiliyor.

Yok olmayan tek şey,

benim sadece yüzümü görebilmek için

48 saat o kapıda bekleyen dostlarımdı.

İnsanın asıl zenginliği bu.


  Murat Bey  bizde

*Nevzat Hocamızın Sürekli Gönül Takipçileriyiz;
*Sizinde
 






  İstanbul Ticaret Odası Başkanı (İTO) Murat Yalçıntaş’ın 8 yıllık görev süresinin son iki yılında tuttuğu gezi notları ‘Bende Kalmasın’ adıyla Doğan Kitap’tan çıktı. 29 Mayıs’ta İTO’da görev süresi dolacak olan Yalçıntaş ‘veda’sını ve neler yapacağını anlattı...

TMSF Akşam, Güneş, Alem FM ve SKY Türk'e el koydu

Bir kitap yazdığınızı duyduğumda bunun kesinlikle ekonomi üzerine olacağını düşünmüştüm, yanıldım. Başkalarını da şaşırttınız mı böyle?

Ekonomi kitabını herkes yazıyor, konuşuyor, anlatıyor ama sadece ilgisi o yönde olanlar okuyor. Ben zaten nerede ne yenir, neresi görülürün ötesinde, o ülkenin kültürünü, insanlarının psikolojisini, örf ve adetlerini ve pek tabii oradalardaki iş fırsatlarını kaleme aldım. Önceleri kendim için yazıyordum. Tarihe not düşmek, unutmamak... Sonra dostlarımın tavsiyesiyle bir blog açtım ve yazdıklarımı orada yayınladım. Okuyanlar beğenince de bir kitap fikri doğdu. Bilgi en önemli hazine ve kolay elde edilmiyor. Ben bu seyahatleri İTO’nun imkânları ile yaptım ve öğrendiklerim bende kalmasın, paylaşayım dedim. Kitabın ismi de buradan çıktı zaten.

Kaç seyahat oldu?

Yüzlerce... Ama son iki yılda yazabildiklerimin sayısı 18. Sadece yurtdışı değil, yurtiçi de var. Yazmayı çok arzu ettiğim ama bir türlü kaleme alamadığım seyahatlerim de oldu. Saraybosna, Cezayir, ABD, Nepal, Hong Kong...

Tutuklanma etkiledi...

Sekiz yıldır görevdesiniz, neden sadece son iki yılı yazdınız?

Yaşadığım bazı olaylar bana birikimlerin mutlaka kayda geçirilmesi gerektiğini hatırlattı. 40 günlük hapishane sürecimden sonra hayatı algılayışım, önceliklerim değişti. İnsan ilişkisinin, dostluğun, sevginin hayattaki en önemli şeyler olduğunu anladım. Hayatta her şey gelip geçici ama insani ilişkiler öyle değil. Mesela tutuklanmamdan bir gün önce ABD’de Türk ve Amerikalı bakanlarla, genelkurmay başkanlarıyla aynı sofrada yemek yiyor, fikir alışverişlerinde bulunuyorduk. Bu önemlidir, evet ama bu olaydan tam 24 saat sonra ben Ankara’da, emniyet müdürlüğünde, bir küçük odada, bir gazete kağıdının üzerinde lahmacun yiyordum. Orada anlıyorsunuz ki, sahip olduğunuz ve önemli bulduğunuz pek çok şey bir anda yok olabiliyor. Yok olmayan tek şey, benim sadece yüzümü görebilmek için 48 saat o kapıda bekleyen dostlarımdı. İnsanın asıl zenginliği bu.

Daha önce sıradan gördüğünüz şeyler kıymetlendi, öyle mi?

Evet. Başka bir şey daha oldu, herkesin gördüğü şeylerin arkasını da görmeye başladım. Mesela bir ülkeyi görüyor ve kalkınmış’, barış veya savaş içinde diye değerlendiriyorsunuz. Bu, herkesin görebileceği. Ama ben bunun arkasını anlamaya ve anlatmaya çalıştım. Nedenini, algısını, insanlarını... Bunları görmeye başlayınca önyargılarım yıkıldı. Onların hayatımızı ne kadar yönlendirdiğini fark ettim. Bir ülkenin dış görünüşü aslınde bir cila. Ben o boyanın altını öğrenmeye çalıştım.

Bunun için vakit bulabildiniz mi?

Bir iş, bir amaç gidiyorsunuz. Orada konuşacağınız insanlar, elde etmeyi umduğunuz sonuçlar var. Dolayısıyla ön hazırlık yapabilmek için gitmeden dersinize çalışıyorsunuz. Seyahatlerimiz kısa süreli ve ardı ardına toplantılarla dolu olduğu için ben gezip görebilmek adına hep uykumdan fedakârlık gösterdim.

Bu notları kaleme almanızda size yardım eden biri oldu?

Hayır, kendim yazdım. Kitaptaki fotoğrafları da kendim çektim. Hatta benim olduğum fotoğraflar da yanımdakiler tarafından ama yine benim makinemle çekildi.

‘BAŞLARINA DİKİLDİM, KİTABIMI ALDIRDIM’

Kitabınızı rafta görmek nasıl bir duyguydu?

Kitap geçen cumartesi günü çıktı. Yolumun üzerindeki ilk kitabevine girdim. Baktım, ‘yeni çıkanlar’ bölümünde duruyor. İki üniversite öğrencisi de tam kitabımın önünde, yanlarına yaklaştım, “Eğer iyi bir kitap arıyorsanız, size şu kitabı tavsiye edebilirim. Çok güzel bir seyahat kitabıdır” dedim. Yüzüme büyük bir şaşkınlıkla baktılar. Kitabın kapağında fotoğrafım olduğu için devam etmek durumunda kaldım: “Benim kitabım, ben yazdım, ilk kez bugün raflarda...” “Hayırlı olsun” dediler ama ben başlarında dikildiğimden dolayı da bir tane almak zorunda kaldılar.

İmzalasaydınız bari?

Artık onu da söyleyemedim utancımdan...

Kitapta fotoğraflara da yer veren Yalçıntaş, burada bağımsızlık yanlılarının Kanada hükümetine karşı protestosunda görülüyor.

Gözyaşları aktı

Kitap görev sürenizin bitmesine yakın çıktı. Bu planlı mıydı?

Yok, dediğim gibi bu gezilerin hepsi İTO Başkanı sıfatıyla yaptığım geziler. Görevimle birlikte bu geziler de bitti. Böylece kitap haline getirmek daha kolay oldu.

Aynı zamanda bir veda mı bu?

Öyle de algılanabilir tabii.

Ticaret Odası’ndaki son günleriniz. Ne hissediyorsunuz?

8 sene İstanbul iş alemine başkanlık yapmak çok büyük onur. Bunu bana yaşatan İstanbul iş alemine şükran borçluyum ve umarım onlara hakkıyla hizmet edebilmişimdir.

Bu röportaja İTO personeline verdiğiniz veda davetinden sonra geldiniz. Orada ne hissettiniz?

Duygusal anlar yaşandı tabii. Hem personel hem de ben... Gözyaşları da aktı. Kolay değil, sekiz sene birlikte çalıştık. Zaten duygusal bir insanım, bugün de duygulandım.

Çobanlıktan vazgeçti, hoca olmaya niyetli

İTO Başkanlığı’ndan ayrıldıktan sonraki planlarınızı anlatırken bir ara çoban olmaktan bahsettiniz? Sonra üniversitede hoca olmaktan... Karar verdiniz mi ne yapacağınıza?

Çoban olma arzum çok tepki çekti. Oysa zaten hayvancılık yapıyorum, yeşillik yetiştiriyorum ama benim buralardan gitme fikrim çevremin hoşuna gitmedi. İnsanlar bunu yapmaya hakkım olmadığını söyledi. Herkes aynı şeyi söylüyorsa onda bir hikmet vardır. Israrcı olmamak lazım. Planlarımı tekrar gözden geçirdim. Kendi işlerimi devam ettireceğim tabii ama ilimle bilimle iç içe olabilmek, birikimlerimi gençlere aktarabilmek için üniversitede ders verme fikrim hâlâ geçerli. Bir yandan da hayatın ne göstereceğini bilemeyiz...



Başımı alıp gidemem

Belki uzun ve bu kez rahat bir seyahat?

Benim öyle alıp başımı dünya turuna çıkayım durumum olmayacak. TOBB’daki başkan yardımcılığı görevim ağustos ayına kadar devam edecek. DEİK’te bir görevim var, devam ediyor. Diğer yandan da kendi işlerim var zaten.

Görev sürenizin dolmasıyla üzerinizden büyük bir yük kalkacak mı?

Yük değil ama sorumluluk kalkacak diyebiliriz.

Milliyet       

 






http://www.vidivodo.com/video/murat-yalcintas-tahliye-showtv/474074

 






 

 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1198990 ziyaretçi (2651512 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol