Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İİN KOŞANLARIN YERİ***
  TEHLİKELİ TRAFİK RİŞK HARİTASI
 



1) 2)





  Trafiğin sosyolojisini açıklayan ‘Trafik Risk Haritası Araştırması’na göre Emniyet kemeri takmamak erkeklik ve cesaret göstergesi
TUĞBA KAPLAN   -   28 Ekim 2012  
 
Ülkemizde sürekli artış gösteren trafik kazalarına, sebepleri her ne kadar biliniyor olsa da bir türlü çözüm bulunamıyor. Geçtiğimiz haftalarda yayınlanan Türkiye Trafik Risk Haritası Araştırması, bazı sorunlara çözüm de üretiyor. Rapor, bugüne kadar kalıplaşmış, “Kadınlar kötü sürücüdür.” tezini de çürütüyor.
Trafik kazalarının en çok yaşandığı ülkelerden biri olmamız sebebiyle, bu konuda yapılan araştırmalar ve yayınlanan raporlar hayli fazla. En son Liberty Sigorta’nın Bahçeşehir Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Narlı ve Yeditepe Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aykut Toros’a yaptırdığı ‘Türkiye Trafik Risk Haritası Araştırması’, geçtiğimiz haftalarda açıklandı. Raporda özellikle trafik kazalarının en yoğun olduğu illerin yanı sıra trafikte kadın-erkek davranışları, hız ihlali ve emniyet kemeri takmamayla ilgili sonuçlar da yer alıyor. Sosyolog Nilüfer Narlı ve Liberty Sigorta Genel Müdürü Ragıp Yergin’le raporun sonuçlarını konuştuk.
Bugüne kadar trafik kazaları ve sebepleriyle ilgili birçok anket ya da araştırma yapıldığını biliyoruz. Prof. Dr. Nilüfer Narlı’ya göre bu çalışmayı farklı kılan ise sürücülerle anket yapılmamış olması. Araştırma sürücünün beyanına değil, uzaktan gözlenmesine dayanıyor. Türkiye’nin 81 ilinde aynı anda yapılan araştırma bu özelliğiyle ilk. Şimdiye kadar Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileriyle rapor hazırladıklarını söyleyen Narlı’ya göre gözlem yöntemi daha güvenilir ve gerçekçi. Çünkü gözlem ekiplerinin bulunduğu noktalar, sürücülerin daha az trafik kontrolü olduğunu varsaydıkları yerler. Buralarda daha çok ihlal yapılıyor.
Nilüfer Narlı, bu gözlemden yola çıkarak sürücü tiplerini ‘iç ve dış odak kontrollü’ olarak ikiye ayırıyor. İç odak kontrollü insanlar, trafik kurallarına uyuyor, kendi canını ve başkalarının canını tehlikeye atmaktan uzak duruyor. Dış odak kontrollü insanlarda ise bir başkası onu kontrol etmediği sürece ya da denetlemenin olmadığı yollarda kuralları ihlal edebilme eğilimi artıyor. Dolayısıyla kendilerini ve başkalarını riske atabiliyorlar.
Tedbirsizliğe kadercilik kılıfı giydiriliyor
Araştırma sonuçları, Türkiye’nin yüzde 70’inin emniyet kemeri kullanmadığını, bu oranın bazı illerde yüzde 96’ya kadar yükseldiğini gösteriyor. Nilüfer Narlı emniyet kemeri takmama oranının yüksek olmasını, tedbirsiz bir toplum olmamıza bağlıyor. Ona göre birçok insan tedbirsizliğini kadercilikle örtüyor, sorumsuzluğuna kadercilik kılıfı giydiriyor.
Narlı, emniyet kemeri takmayan bir erkek sürücüye dair izlenimlerini şöyle anlatıyor: “Sürücüye niçin kemer takmadığını sorduğumda, ‘Asıl kemer takarsam bana garip bakarlar.’ diye cevap verdi. Kemer takmamayı erkeklik ve cesaret göstergesi olarak görüyordu. Bir de ‘Bu ülkede o kadar çok risk var ki; kemer taksam n’olur, takmasam n’olur. Zaten riskler içinde yaşıyoruz.’ diyordu. Üstelik emniyet kemeri takmadığında, sinyal vermesin diye de yapay bir başlık kullanıyordu.”
‘Kurallara uyarsam, kaza yaparım’
Rapora göre Türkiye’de yaşanan trafik kazalarının genel olarak dört temel sebebi var: Hız limitlerine uymama, hatalı sollama, öndeki aracı yakından takip etme ve alkollü, uykulu, yorgun araç kullanma. Hız kuralına uymama, bir sürücünün saldırgan davranışlarda bulunma eğilimiyle ilgili. Tabii bu tutumda sürücünün cinsiyeti, yaşı, içinde yaşadığı kültür ile aracının markası, modeli ve beygir gücü gibi özellikleri  etkili oluyor. Prof. Dr. Nilüfer Narlı saldırgan sürücü eğilimi taşıyanların hem hız ihlali yaptığını hem de trafikte sinyal verme, hatalı sollama gibi farklı kuralları da ihlal etme eğilimine sahip olduğunu belirtiyor. Mesela sinyal vermeyen birine bunun nedeni sorulduğunda, “Ben zaten çok iyi araba kullanıyorum, versem de vermesem de bana bir şey olmaz.” cevabını veriyor. Ya da trafik kurallarını ihlal eden birçok sürücü, “Ben kurallara uyarsam kaza yaparım, İstanbul şartlarında trafik kurallarına uyup da ne yapalım!” diyor.
Kadın sürücüyle karşılaşırsanız güvendesiniz
Raporun en dikkat çeken kısmının kadın-erkek davranışlarının irdelendiği bölüm olduğunu söylemek mümkün. Kadınların trafikteki en büyük kaza sebebi olarak görüldüğü dönemler bu raporla mazide kalıyor. Nilüfer Narlı, kadın sürücülerin erkek sürücülere oranla daha dikkatli olduğunu ve dünyadaki literatürün de bunu gösterdiğini söylüyor. Erkeklerin trafikte daha dikkatsiz olduğunu gözlemleyen Narlı, “Kadın sürücü kötü sürücüdür tezi artık çürüdü, şehir efsanesi oldu. Baktığınızda kadınların daha az kaza yaptığı ve kurallara daha çok uyduğunu görmek mümkün.” diyor. Ülke genelinde kazaların yüzde 93 gibi büyük bir oranı erkek sürücüler tarafından yapılıyor. Erkeklerin yüzde 71’inin, kadınların ise yüzde 41’inin emniyet kemeri takma kuralına uymadığı görülüyor. Fakat Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kadınların emniyet kemeri takmadığı hatta erkeklerle aynı orana yaklaştığı görülüyor. Narlı, buna toplumsal ve kültürel algının sebep olduğunu düşünüyor.
Türkiye genelindeki tüm araçlar gözlemlendiğinde, kadınlar erkeklere göre hız kuralını daha az ihlal ederken, Kuzeydoğu Anadolu ve Doğu Karadeniz’de kadınlar erkeklerden daha hızlı araba kullanıyor.
Trafikte yaptırımlar yetersiz
Trafik kazalarının sıkça yaşanmasında, hukuki yaptırım ve cezalarının yetersizliği de büyük rol oynuyor. Hukuksal olarak kesin ve geri dönüşü olmayan uygulanmaların eksikliğine vurgu yapan Ragıp Yergin, Amerika’da polis sürücüyü  durdurduğunda arabasından çıkarsa ya da 50 km’yi geçerse hapis cezası almasını örnek veriyor. Ona göre bunlar ciddi yaptırımlar ve hiçbir şekilde toleransı yok. Kamyon sürücüleri 70 km’yi geçince bir daha direksuyon başına geçemiyor. Yani kimseye başkasını öldürme izni verilmiyor. Türkiye’de ise sürücüler, araçtan inip ceza kesen polis memuruyla pazarlığa tutuşuyor. Sosyal sorumluluk projelerine ve kampanyalara ihtiyaç olduğunu söyleyen Nilüfer Narlı, bu konuda bir teklifte bulunuyor: “Keşke başbakanımız ‘Ben emniyet kemeri takmadan araç kullanmıyorum.’ dese. Bu çok önemli bir model olur.” Narlı, Türkiye’de insanların saygı duyduğu liderlerin bu tür kampanyalarda ve kamu spotlarında yer almasının önemli olduğunu söylüyor. Trafik kazalarında medyaya da büyük görev düştüğüne inanan Narlı, basının trafik kazalarında kullandığı dili tasvip etmiyor. Ona göre, “Kamyon gelin arabasını biçti” ya da “Trafik canavarı olmayalım” tarzı haberler bu kazaları normalleştiriyor.
Bayramda Edirne-Adana ve Samsun-Ağrı hattına dikkat!
Malum bugün bayramın son günü. Türkiye’nin risk yol haritası raporunu hazırlayan Prof. Dr. Nilüfer Narlı ve Liberty Sigorta Genel Müdürü Ragıp Yergin, bayram vesilesiyle şehir dışına çıkanlara birtakım tavsiyelerde bulunuyor. Özellikle Edirne-Adana ve Samsun-Ağrı hattı üzerinden gelecek sürücülerin bu noktalara dikkat etmesi gerektiğini belirtiyorlar. Çünkü bu hatlar, kaza riski yüksek güzergahları kapsıyor. Trafikteki sorunların kişinin kendi özelliklerinden kaynaklandığını düşünen Ragıp Yergin, “Trafikte iç kontrolümüzü unutmayalım.” diyor. Yergin’e göre trafik problemleri, dış kontrollerin yanı sıra insanların vicdanıyla çözülmesi gereken bir konu. İnsan sadece kendi hayatından değil, başkalarının hayatlarından da sorumlu. Yergin, Liberty International Yol Güvenliğinden Sorumlu Yönetici Direktörü David Melton’ın sözlerini hatırlatıyor: “Türkiye’de hiçbir araç şeritleri takip etmiyor. Şerit yokmuş gibi davranıyor ya da tampon tampona takiple kazalara neden oluyorlar. Aslında insanlar trafik kazalarında ölmüyor. Onları siz öldürüyorsunuz. Biz trafik kazasında öldüler, diyoruz. Bu yanlış. Bizzat biz olmasak bile yakınlarımız, bir başkasının ölümüne sebep olabiliyor.” 


 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1153707 ziyaretçi (2515829 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc