Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İÇİN KOŞANLARIN YERİ***
  İsmet ÜNER. GEMAK
 







İsmet ÜNER




Birol ÜNER

GEMAK GEMİ İNŞ. SAN. TİC. A.Ş. Tersanelr Cad. No:38 34940 Tuzla/İST. 0216 581 23 00   0216 395 06 85 http://www.gemak.com


Gemak Gemi

Tersane
Gemak Gemi gemi tamirinde akla gelen ilk isim...
Gemi tamirinde 40 yılı aşan tecrübesiyle yaklaşık 1500 gemiyi bakım-onarımdan geçiren
Gemak, yeni inşada Tuzla Gemi olarak 20. gemisini suya indirmeye hazırlanıyor…
Gemak Gemi, 1969 yılında Haliç’te küçük bir tersane olarak kuruldu. Gemi tamirinde uzmanlaşan Gemak, 1980’li yıllarda Tuzla’ya taşındı. Bakım onarım işlerinin yanı sıra, yeni inşa olarak Üner 1 isimli 6500 dwt’luk bir kuru yük gemisi ve toplam 11 adet çeşitli römorkör, pilot ve palamar botu inşa eden firma, 2000 yılında Tuzla Gemi’nin hisselerini satın alarak tekrar yeni inşa gemiler yapmaya başladı. Gemak Gemi, 14 dönümü kapalı, toplam 27 dönüm alanda, 233x37 ve  170x26,3 metre boyutlarında iki yüzer havuzuyla, bugüne kadar yaklaşık 1500 gemiye tamir hizmeti verdi.
Tuzla Gemi ise 11 dönümü kapalı, toplam 79 dönüm alanda 260x53 metre boyutlarındaki kuru havuzu ve 200x43,5 metre büyüklüğündeki kızağı ile bir taraftan gemi tamir ederken diğer taraftan 20. gemisini suya indirmeye hazırlanıyor.



Gemak Gemi’nin Tuzla’daki tersanesini gezip, Gemak Ticaretten Sorumlu Grup Başkan Yardımcısı Caner Ararat’tan Gemak Gemi ve Tuzla Gemi hakkında detaylı bilgi aldık. Ararat, Gemak’ın kuruluşundan bugüne kadar olan çalışmalar, gemi tamiri ve yeni inşa gemi iş süreçlerindeki farklılıklar ve piyasadaki son durum hakkında dergimize şu açıklamalarda bulundu.

1997 yılında büyük tonajlı gemi havuzlamaya başladık
“Gemak Tersanesi 1969 yılında İsmet Üner tarafından Haliç’te küçük bir tersane olarak kuruldu. Gemi tamiri ve inşaatı olarak başlayan çalışmalarda, gemiler rıhtıma çekilerek su üstü tamirleri yapılıyordu. Sektörümüzün duayenlerinden Gemi İnşa Yüksek Mühendisi olan İsmet Bey, 70’li yaşlarına rağmen halen tersanemize hemen hergün gelerek çalışmalarına devam ediyor. İsmet Bey’in oğlu Birol Üner, Gemak Grup’un Ceo’su olarak grubun çalışmalarını koordine ediyor.  Gemak Tersanesi, 1980’li yıllarda hazineden 49 yıllığına kiralanan Tuzla’daki bugünkü arazisine taşındı. Tersanenin alt ve üst yapı inşaatı devam ederken bir yandan gemi tamiri yapılıyordu. Ufak çapta gemi yapabilmek için kızak inşa edildi. Üner 1 isimli 6500 dwt’luk bir kuru yük gemisi bu kızakta yapıldı. İsmet Bey’in bu gemiyle birlikte armatörlük tecrübesi de olmuş. Fakat 85’li yıllardaki kriz nedeniyle Üner 1 satılmak zorunda kalınınca armatörlük işi tamamen bırakılarak gemi inşaa ve tamirine dönüldü.  1990’lı yıllarda toplam 11 adet römorkör, pilot ve palamar botu inşa edildi. Bu araçların suya indirilmesi için bir sistem düşünüldü. Bugünkü kullandığımız yüzer havuzun ilk fikri de bu şekilde ortaya çıktı.  O tarihlerde Tuzla ve yakın çevresinde Pendik Tersanesi ve Erkal Tersanesi dışında yüzer havuz bulunmuyordu. 1994 yılında son halini alan ilk havuzun yapımına başlandı. Bu havuzla birlikte Gemak tam anlamıyla gemi tamir işine soyundu."


Gemak Ticaret’ten Sorumlu
Grup Başkan Yardımcısı Caner Ararat


“1996 yılında İtalya’dan atıl durumdaki bir yüzer havuzu satın aldık. Panamax boyutlarında 230 metre boyunda gemi havuzlayan bu havuzu, İtalya’da iki parçaya ayırıp, çekerek Tuzla’ya getirdik. Havuz birleştirmedeki tecrübemizi kullanıp havuzu birleştirdik. Bakım onarımını yapıp, havuzu RİNA klâslı hale getirdik. 1997 yılının başından itibaren de büyük tonajlı gemi havuzlamaya başladık. Yurt dışından gemi getirerek bugüne kadar sürdürdüğümüz tamir, bakım-onarım çalışmalarımız, bu yıllardan itibaren hız kazanmaya başladı.”

Tuzla Gemi’yi satın alarak yeni inşa gemiler yapmaya başladık
“2000 yıllara geldiğimizde bir fırsat doğdu. Yeni inşaa gemiler yapan Tuzla Gemi Endüstrisi A.Ş., kısaca Tuzla Gemi dediğimiz tersanenin hisselerini Gemak satın aldı. Üner 1 ve römorkör inşasından sonra yeni inşaa gemiler yapmak için bu tersanede yeniden bir yapılanmaya gittik. Tuzla Gemi’de büyük çaplı yatırım başlattık; neredeyse tersaneyi sıfırdan inşa ettik. Kızaklar yaparak burada gemi inşaa etmeye başladık. Şansımız da yardım etti, dünyada yeni inşa gemi yapımı büyük bir patlama yaptı. Yatırımlarımızı hızlandırdık, 200 metrelik bir kızak yaptık ve yeni vinçler satın alıp, atölyeleri genişlettik. Siparişlerin yoğunluğunu dikkate alarak 160 metre boyunda, 53 metre genişliğinde bir kuru havuz inşaa ettik. Büyük boy gemi yapma hedefimiz olmadığı için daha büyük boy bir havuz yapmayı da istemedik. Bir yandan gemi inşaa ediyorduk. Dilovası Organize Sanayi Bölgesi’nde yer satın alarak ön imalat tesisleri kurduk. Çelik konstrüksiyon ve boru ön imalatlarını burada yapmaya başladık. Tesisimiz hem Tuzla Gemi’ye, hem de Gemak’a destek veriyordu. 2007 yıllarında havuzumuz ve kızaklarımızla alt yapı yatırımlarını tamamladık. Ciddi bir kadrolaşma yaşadık. Gemak tamire devam ediyordu, Tuzla Gemi yeni inşaa gemiler yapıyordu. İşletme olarak böyle bir ayrım yapmıştık.”

Krizi beklerken yatırım yapıp havuzun boyunu uzattık
“Ancak 2008 yıllarında kriz ortamına girildi. Yeni inşa gemi siparişlerinin 4-5 yılık süreçte büyük bir durgunluk yaşayacağını öngörerek Tuzla Gemi’yi tamire kaydırmayı düşündük. Bir taraftan da yatırıma devam ederek kuru havuzda daha büyük gemi tamirleri yapabilmek için havuzun boyunu 260 metreye çıkarma kararı aldık.”
“Tabii krizi beklerken ilave yatırım yapıp, para harcamak üzücü bir durumdu. Fakat başka çare yoktu.  Havuzun boyunu uzatma çalışmalarını 2009 yılının başlarında tamamladık, Tuzla Gemi’de gemi havuzlama işleri yapmaya başladık. Aframax denilen Karadeniz’den çok geçen ve bizim Gemak’taki yüzer havuzlarımıza sığmayan büyük boy gemileri havuzlayacak duruma geldik. Krizin uzun süreceğini öngörmüştük, yanılmadık. 27 aydır yeni inşa gemi kontratı yapmadık. Nisan 2008 yılında yaptığımız kontrat Tuzla tersanelerinin yaptığı en son kontratlardan biridir.”

Yaklaşık 1500 gemiye tamir hizmeti verdik
“Yıllık 1,5 milyon dwt olan tamir kapasitemizi 3 milyona çıkarmaya çalışıyoruz. Yaklaşık bu rakam 100 gemi tamirine karşılık geliyor.  Gemilerin havuzda kalış süreleri 7 ile 10 gün arasında. Kabaca yılda bir havuza 30 gemi alıyoruz. 3 havuzumuza yılda 90 veya 100 gemi giriyor. Havuzlara gemileri tek tek alıyoruz. Havuzdan çıkan gemilerin rıhtımda işleri devam ediyor. Geçmişe baktığımızda son havuzumuzun olmadığı dönemde yılda 60 gemi havuzluyorduk. Bugüne kadar yaklaşık 1500 civarında gemi tamiri yaptık.”
“Tuzla Gemi’yi 2000 yılında devraldığımızda tersane 22 tekne numarasına kadar gelmişti. Biz 23 numarayla başladık, bugün kızakta 43 numaralı geminin yapımı devam ediyor. Yaklaşık 10 yılda 20 gemi yapmışız. Son gemimiz 15 bin dwt’luk genel kargo gemisini Ağustos ayının sonlarında suya indirip, en geç Kasım ayının sonunda teslim edeceğiz.”

Gemi tamirinde “Gemak” akla gelen ilk isimdir
“Gemi tamiri ile yeni inşa arasında büyük farklar var. Kriz ortamında bile bir takım yükler taşınacağı için gemi tamirinin devam edeceği düşünülebilir. Yeni gemilerinin yapılmadığı bir dönemde, mevcut gemi tamirlerinin artacağı teorik olarak doğru görünüyor. Pratikte bu her zaman böyle olmuyor, en azından biz de böyle olmadı. Gemi tamirinde ciddi bir düşüş oldu. Azalan taleple birlikte rekabet de arttı. Yeni inşaa gemi bulamayan birçok tersane tamire yöneldi. Yalova’da sıfırdan yatırım yapan tersaneler çalışmalarına tamir olarak başladılar, daha doğrusu başlamak zorunda kaldılar.”
“Tamir işleri de bol kepçeden gitmiyor; bu piyasa bir bütün. Yeni gemi siparişi verip de zarar eden veya finansman bulamayan müşteri, tamirde de para harcamak istemiyor. En az, minimum giderlerle gemisini tamirden, klâs onayından geçirmek istiyor. Bizim tamir konusunda birikimimiz uzmanlığımız bu zor koşullar altında elbette bize büyük destek sağlıyor. Gemi tamirinde ‘Gemak’ akla gelen ilk isimdir. Sıfırdan gemi tamirine başlayanların veya yeni inşa gemi yapanların önlerinde mutlaka bir öğrenme süreci olacak. Yeni inşa, çok daha kolay planlanan ve takip edilebilen bir organizasyondur. Sıfırdan yapıldığı için gemiyi istediğiniz gibi dizayn ve organize edebiliyorsunuz; belirli bir üretim hattı var.  Elbette güçlükleri var, ama bunlar gemi tamiri ile kıyaslamak yanlış olur. Gemi tamiri daha çok günlük yaşanan problemlerin, günlük olarak çözümlenmesinin gerektiği bir organizasyondur. Mevcut geminin şartlarına kendinizi adapte etmeniz gerekir. Yeni gemi inşaa,  mevcut standartları ile bir gemiyi yapar. A, B, C müşterileri bir sisteme uyar. Gemi tamirinde ise biz, her müşterinin şartlarına uymak zorundayız. Gemi tipleri tamirde çok çeşitlidir. Aynı anda tanker, kuru yük gemisi, Ro-Ro, römorkör gibi çok değişik tiplerde deniz aracına hizmet vermek zorundasınız.”

 “Şu işi yapamıyoruz” deme gibi bir şansımız yok.
“Gemi tamiriyle ilgili bir satış ve pazarlama departmanımız var. Bu bölüm müşterilere doğrudan veya acenteler, brokerler aracılığıyla ulaşıyor veya müşteriler bizi    buluyor. Talepleri toplayıp, şartnameleri alıp, teklifleri hazırlıyoruz. Burada önemli olan müşterinin sizi tanıması, doğrudan sizinle temasa geçecek bir ‘isminizin’ olması gerekir. Dünyanın önemli marketlerinde sizi temsil eden acentelerinizin olması gerekir. Bunlar piyasayı takip edip, sürekli olarak bölgelerdeki gemileri ve tersaneleri izliyorlar. Gemiler sizin bölgenize yaklaştığı zaman bu talebi alarak iş süreci başlıyor.  Teklif verilip, piyasa ortamında rekabete bakılarak, bu teklif takip ediliyor. Her zaman teklif vereceğiniz gemiyi görme şansınız olmuyor. Özellikle rutin işler için deniz aracını görmek gerekmiyor. Zaten ‘ben gemiyi göreyim derseniz siz bu işi bilmiyorsunuz’ derler. Otomobillerde olduğu gibi belirli sürelerde gemilerde değişmesi gereken parçalar var. Klas kuruluşları, belirli periyotlarda gemilerin içine girerler. Gerek konstrüksiyon, gerekse ekipmanları görerek, belirli testlere tabii tutarlar. Gerekli gördüklerinde ekipmanların içini açarak inceleme yaparlar. Rutin bakımlar dışında bu listeyi genişletmek veya daraltmak tersanelerin kabiliyetlerine kalmıştır. Yoğun çalışan bir tersane için belirli bakımlar artık  sıradan hale gelmiştir. Tersanenin burada organizasyonu ve sistemi nasıl kurduğu önemlidir. Gemi bir şehir gibidir, her an akla gelmedik bir talep ortaya çıkabilir, tersane bunu karşılamak mecburiyetindedir. Boya, elektronik eşya, mobilya, pas gibi birçok şeyin tamirini yapmak durumundayız.  ‘Şu işi yapamıyoruz’ deme gibi bir şansımız yok.”

Maliyetler dibe vurdu, gemi yaptırmak için bu iyi bir fırsat
“Armatör ve müşteri profili açısından denizcilik firmalarının yoğun olduğu Yunanistan, Norveç, Japonya, Singapur, Hong Kong, Hindistan gibi ülkeler ve merkezler uluslararası pazarda öne çıkıyor. Bakım onarım işinde Çin, aynı gemi inşaada olduğu gibi açık ara önde gidiyor. Bugün büyük çaplı bakım onarıma girecek bir gemiyi, armatörü Çin’e götürmenin planlarını yapıyor. Bölgesel şartlarda çalışan, her zaman Çin’e gitme şansı olmayan veya Çin’in kalitesinden memnun olmayan gemiler, dünyanın değişik bölgelerindeki bakım onarım tersanelerinin müşterisi oluyorlar. Kabaca Çin’den kalanları da o bölgeler topluyor şeklinde bir özetleme yapabiliriz.”
“Krizden çıkabilmiş değiliz. Ama ümitliyiz. Yeni inşaada şu anda maliyetler dibe vurmuş durumda. Bu durum mal sahipleri, armatörler ve finans kuruluşları için iyi bir fırsat. 2011 yılının başından itibaren yavaş yavaş yeni inşa siparişlerinin hem bizde, hem global pazarda gelmeye başlayacağına inanıyorum. Bunun sinyallerini de alıyoruz. Bu siparişlerin para bırakıp bırakmayacağı daha sonra değerlendirilecek bir konu.”
“Gemi tamirinde Tuzla’da maalesef bizim rekabet şartlarımız zorlaştı. Bundan 4-5 yıl önce, karşılayabileceğimizin üzerinde bir talep geliyordu. Yeni inşaada da durum böyleydi. Fakat talep azaldı. Armatörler ciddi anlamda gemileri Çin’e çekmeye çalışıyorlar. Bu çok önemli bir sorun, bu sorun artarak devam edecek. Açıkta bekleyen gemiler de henüz iş bulabilmiş değil. Navlunların düşüklüğü ile birlikte armatörler klâs zorunlulukları dışında gemilerini tersanelere getirmiyorlar. Klâslarda ikinci, üçüncü uzatmaları verdikten sonra ancak gemiler mecburen tersanelere geliyor. Gemi tersaneye girdiğinde de minimum iş yaptırmaya çalışıyorlar. Kıran kırana bir pazarlık yaşanıyor. Fiyatlarımızı indirdik ama maliyetler aynı oranda aşağıya inmedi.”

İş bulmakta hiç bu kadar zorlanmamıştık
“Krizin biz hep dezavantajlarıyla karşılaştık. Sac fiyatları 1200 dolarlardan bir ara 500 dolar’a indi, tekrar 700 dolar’a kadar çıktı. Ama bizim elimizde 1200 dolardan alınmış saclar kaldı. Bugün 700 dolar üstünden şarj edeceğiniz fiyatlar bizi pek kurtarmıyor. Armatör halen kriz döneminde 400, 500 dolara satın alabileceği sacın işlenerek saklanacağı tamir fiyatını bizden talep ediyor. Buralarda sıkıntılar var, kâr marjları çok düşük. Fiyatlar genel gider ve maliyetleri ancak karşılayacak noktalarda. Bizi destekleyen hazır bir müşteri portföyümüz, bir adımız, geçmişiniz var ama rekabet şartları gemi tamirine başlayan tersanelerin de artışı ile oldukça ağır hale geldi. Gerçekten çok çaba sarf ediyoruz. İş bulmakta hiç bu kadar zorlanmamıştık. Çok kısa aralıklarla iş planlıyoruz. Bir ay sonrasını görmekte zorlanıyoruz. Yeni inşaa düzelince bu tamire de yansıyacaktır. Bugünkü süreçte tamir bizim ekmek paramız oldu. En azından oradan maaşları ödüyor, karnımızı doyuyoruz. Finansal olarak büyük sıkıntılarımız yok. Ama sonuçta bankalarla çalışıyor, belli ödeme planları doğrultusunda hareket ediyoruz.”

Yeni siparişlerin alımına yönelik destekler bekliyoruz
“Tersaneciler olarak kriz döneminde devletten ilgi gördüğümüzü söyleyebiliriz. Ziraat Bankası aracılığıyla bazı çalışmalar sürdürülüyor, en azından ortada bir çaba var. Bu çalışma sonucunda tersanecilere ulaşan büyük bir katkı olmayacaktır diye düşünüyorum. Yüzde 15’i tamamlanmış yarım kalmış projelerin tamamlanmasına yönelik proje, mal sahibine bir katkı planlıyor. Bu finansal destek birçok yarım kalmış projenin tamamlanmasına yardımcı olacaktır. Tersaneciler ve Gemak olarak yeni siparişlerin alımına yönelik destekler bekliyoruz. Yarım kalmış işlerin durumu faciadır, bunların çözümlenmesi gerekir ama ondan sonra ne olacak? Bugün tek tük gelen yeni inşa siparişlerinde sorulan soru şu: Hangi ödeme şartlarını öneriyorsunuz? Güzel ve özel bir ödeme şartı aranıyor.  Biz 5 kez hak ediş alarak gemiyi bitiriyoruz. Karşılığında da teminat mektubu veriyoruz. Müşteri artık gemi tesliminde ödeme yapmak  istiyor. Çin, müşteriden yüzde 20’lik ön ödemeyi inşa sürecinde, kalan yüzde 80’lik bedeli de gemi tesliminde alıyor. Devlet ve banka desteğinde Çin’in gemi inşaya verdiği böyle bir yardımı elbette biz de çok arzu ediyoruz ama Türkiye ‘nin imkanları buna ne kadar müsait bilemiyorum. Krizden çıkışta buralara takılacağımızı biliyoruz.”



 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ,,, 579221 ziyaretçi.mizsiniz***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc