Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İİN KOŞANLARIN YERİ***
  İZZETBEGOVİÇ SIRRI
 










SEFER Mİ ZAFER Mİ? .

Hz. Ali için anlatılır.

Bir kaleyi kuşatmışlar,
düştü düşecek; ama akşam namazı vakti girmiş.

Hz. Ali demiş ki:

- “Yarınız saldırmaya devam etsin,
yarınız da namazını kılsın; vakti kaçırmayın.

” Komutan mukâbele etmiş:
- “Efendim! Düştü düşecek...
Bekleyelim biraz daha; ondan sonra kılarız.”

Hz Ali'nin verdiği cevap çok ilginçtir:

- “Uğruna savaştığımız değerleri ihmal ederek
zafer kazanmanın hiçbir anlamı yoktur.”

Yani bir şey için savaşıyoruz;

ancak başarı,
zafer için uğruna savaştığımız şeyden vazgeçersek,
o zafer hiledir.

Zafer kazanmak zorunda değiliz ki...;
sefere çıkmakla;

başka bir deyişle vazifemizi yapmakla mükellefiz.

Nereden çıktı bilmiyorum ama
Müslümanların çağdaş dünyadaki en önemli sorunlarından biri zafere,
sonuca odaklanmak;
onun için bu vurgu, yoğunlaşma, hedefimizi
bir an evvel tahsil etme hırsı bizi
ahlaksız kılıyor.

Hasat için her türlü hileyi yapıyoruz.

Lise öğrencileri gibiyiz kısaca;
on almak için odaklanırsan, kaçınılmaz olarak kopya çekersin.

“... İlla on alacağım!”
Alma... Çalış, ne kadarını hak ediyorsan onu al, değil mi?


Biliyorsunuz,

Aliya altı kişiyle başladı bu işe;
savaş bittiğinde
120 bin kişilik bir ordusu vardı.

Ordusunda hatırı sayılır miktarda Hıristiyan mevcuttu.

Günümüz Müslümanları bu konuyu düşünmek zorunda;

elbette o dönemde Bosna'daki şartları dikkate alarak...

“Nasıl oluyor da,
müslüman Bosna ordusunda hatırı sayılı miktarda Hıristiyan olabilir?”

Cevap açık;

Aliya’dan dolayı...


Bir Korgenerali,
Hıristiyan bir albaya hakaret ediyor;
dinî terminoloji kullanarak...

Albay şikâyette bulunuyor.
Şikâyet üzerine
Aliya mahkeme kurulmasını istiyor. Diyorlar ki,

- “Henüz savaş halindeyiz.
Korgeneral bu... Askerler arasında sıkıntı çıkabilir.

” Aliya;
“Eğer adaletten vazgeçeceksek,
savaşı kaybedelim;
biz ne uğurda, ne için savaşıyoruz...”
diye cevap veriyor.

Bizim Müslüman olarak en önemli sorunlarımızdan bir tanesi,
uğruna savaştığımız değerleri

zafer için ihmal etmemiz, iptal etmemizdir.

Temsil, kolay bir iş değildir gençler;
emin olun temsil, kolay bir iş değil.

Bu, sonuç odaklı,
başarıya odaklı çalışma,
hareket etme psikolojisinden kurtulmamız lazım.

Vazifemizi yaptığımızın bilincinde olmalıyız.

Elbette planlar, programlar olur; fakat bunları somutlaştırmamız gerek.

Çünkü sufîler gibi şöyle düşünüyorum:

Gelecek odaklı çalışmak,

Cenâb-ı Hakk’a şirk koşmaktır.


Sen, kaderin takdirini bilemezsin...
İnşallah elde edersin;

elbette maddî ve manevî gücünün son sınırlarına kadar çalış;

ancak sonucu tahsil için hile yapma...

Eskilerin tabiriyle:

“Belki kaybetmek,
mağlup olmak;
bu yolda muzaffer olmaktır,

nereden bileceksin.

” Prof. Dr. İhsan FAZLIOĞLU

 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1088253 ziyaretçi (2277765 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc