Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İİN KOŞANLARIN YERİ***
  ABD YE BAĞLILIK YEMİNİ
 






  • ABD’ye bağlılık yemini

    Mahmut Toptaş

    Tanıdığınız veya tanımadığınız bir Müslüman’ın şu aşağıdaki yemini yaptığını duysanız ne dersiniz?

    Yeminin metni:

    “Burada, önünüzde, şimdiye kadar
    tabiiyetinde bulunduğum her türlü
    devlet tabiiyeti ve egemenliğini
    reddettiğime;
    Bundan böyle ABD Anayasası’nı ve yasalarını 
    iç ve dış düşmanlara karşı savunacağıma;
    ABD’ye bağlılık ve sadakat göstereceğime;
    Kanunun gerektirdiği hallerde
    ABD ordusuna hizmet vereceğime;
    Kanunun gerektirdiği durumda
    sivil yönetim altında 
    ulusal önemi olan işlerde çalışacağıma
    ve bu yükümlülükleri özgür bir şekilde
    akıl sağlığım yerinde ve
    samimi olarak üstleneceğime
    Yemin Ederim
    Tanrı yardımcım olsun.”

    Bu yemin, Amerika vatandaşlığına kabul edilenlerin kabul töreninde yapması gereken yeminmiş. Yemini yapan kişi, daha önce hangi millettense ona olan bağlılığından koptuğunu ve o eski devletinin egemenliğini reddettiğini söylüyor. ABD yasalarını iç ve dış düşmanlara karşı savunacağına söz veriyor.

     

    Gerekirse ABD ordusunda görev alacağına yemin ediyor. ABB vatandaşlığını elde edenlerin hepsini aynı kabul etmek doğru değil. Herkesin, her ülke insanının, her dinden ve ırktan insanların orada kalma sebebi birbirinden ayrıdır. Bütün bu ayrı niyetli insanların yaptığı yeminin metni ise aynıdır. İyi bir Müslüman’ın çok iyi niyetlerle yaptığı bu yemin bile sakıncalıdır. Kâfiri koruyacağına, kâfirliğini de koruyacağına yemin ediyor. “Yemin sayılmaz” fetvası alanlar, söz vermenin ne anlama geldiğini hayatında duymamış, sözünde durmanın tadını almamış, ahde vefanın ne demek olduğunu görmemiş insanlarımızdır.

    Yani “benim niyetim başka, dilim başka” diyenlerden tarih boyunca başarılı bir tek insan görülmemiştir. Kâfir kanmış görünür ve kendi hedefi doğrultusunda onu kullanır. İşi bitince de gereğini yapar. Sevgili Peygamberimiz’in elçiliğini yapan Abdullah b. Huzafetü’s-Sehmi, bir gün Rumlara esir olur. Orada büyük işkenceler yapılır. Hatta devlet başkanı demiş ki; “Dininden dön, Hıristiyan ol, kızımı da sana vereyim, mülküme de ortak edeyim.” Yani bu ülkeyi sen yönet diyor. Abdullah diyor ki; “Eğer Rum diyarının tamamını versen, gücün yetse de Arap diyarının tamamını versen ve bana da bir göz açıp kapayıncaya kadar kâfirliği teklif etsen ben buna razı olmam.” İşte ihlas bu. Büyük kazanlar getirip ateşin üzerine koyuyorlar, içine su koymuyorlar, Abdullah’ın arkadaşlarından birini canlı olarak kazanın içine koyuyorlar, bir anda etleri ile kemikleri birbirinden ayrılıveriyor. Ondan sonra Abdullah’ı alıyorlar, kazanın içerisine iple sarkıtıyorlar. Abdullah ağlıyormuş; Kral “herhalde Hıristiyan olacak” diyerek durduruyor. “Niçin ağladın?” diyor. Abdullah diyor ki; “Bir tek canım var. O bir can da birkaç dakika içerisinde yok olup gidecek. Benim üzüldüğüm şu. Keşke benim saçım adedince başım olsaydı da Allah yolunda o başların hepsini ben verseydim. Saçımın adedince başımın olmadığına ben üzülüyorum” diyor. Hıristiyan kral onu hapse attırıyor. Yemek olarak hiçbir şey vermiyorlar. Üç gün sonra tam olarak acıktıklarında biraz domuz etinden yiyecekle şarap gönderiyor.  Abdullah, bunları da yemiyor. Kral niçin yemediğini soruyor. Abdullah diyor ki, “Bunlar bana helal. Çünkü zaruret var. Zaruret anında domuz etini yemek, şarabı içmek helaldir. Ancak sana, kâfir olacağım ümidinin kokusunu dahi vermem. Bunun için yemedim.” diyor. Yiğitliğini gören kral, onu saygıyla karşılıyor ve serbest bırakıyor. Medine’ye gelince Sevgili Peygamberimiz’in övgüsüne kavuşuyor. (İbni Hacer el-Askalani, el-İsabe, Abdullah maddesi ve diğer tarih kitapları)

    Kâr gavur olacağımız ümidini vermediğimiz gibi ümidin kokusunu dahi vermememiz lazım. Efendim beş dakikalığına onların dediğini diyeyim.” değil, bir göçıp kapaıncaya kadar Allah inancından uzak kalmamaya dikkat edeceğiz. Can derdi olduğunda 

     

    Kur’an ruhsat veriyor:

    “Mü’minler, mü’minlerden başka kâfirleri dost (ve yönetici) edinmesinler. Kim bunu yaparsa, ona Allah’tan hiçbir şey yoktur. Ancak onlardan sakınmak için dost görünmeniz başka. Allah sizi kendisiyle sakındırır. Ve dönüş Allah’adır.” (Al-i İmran Sûresi, ayet 3/28) Ama konforumuz kısılmasın diye bir anlığına bile dinden çıkılmaz. Hiçbir Müslüman, İslam düşmanı ABD kanunlarını koruyacağı hakkında söz veremez, verenin de sözü kâfir yanında da, Müslüman yanında da geçerli olmaz.

    Peygamberimiz (s.a.v) bir duasında:

    “Allah’ım, rahmetini umuyorum, bir göz açıp kapayıncaya kadar beni bana bırakma. Bütün işlerimi ıslah et. Senden başka yaratan, yaşatan ve yöneten yoktur” duasıdır. (Ebu Davud, Sünen, K. Edep, Bab Babü ma yekulu iza esbaha, hadis 4426)

    # DİĞER MAKALELERİ
















     
    Türkiye’den ABD’ye Göç Dalgası: Ünlü Sanatçılar Dahi Ülkeyi Terk Etmek İstiyor

    Avukat Nurhayat Kınay, New Jersey eyaletinde Türkiye’den Amerika’ya yerleşenlere ve bölgede yaşayan yerleşik Türk nüfusa göçmenlik hukuku danışmanlığı yapıyor.

    İstanbul Barosu’na 40 yılı aşkın bir süredir verdiği hizmet nedeniyle geçtiğimiz ay onur ödülü alan Kınay, kurduğu, “Amerika Muhtarlığı” adlı internet sitesi ve sosyal medyaaracılığıyla da Türkiye’den Amerika’ya yerleşmek isteyen kişilere yardımcı oluyor.

    Türkiye’den Amerika’ya artan yerleşme isteğinde yaşanan patlamanın kendisini üzdüğünü ifade eden Kınay, “Dolayısıyla bu da beni çok üzmeye başladı. Benim ülkemdeki insanların böylesine tedirgin yaşamaları her vatandaş gibi beni de üzüyor. 

    Türkiye’den çok sayıda Amerika’ya yerleşme talebiyle karşı karşıya kaldıklarını belirten Kınay, “Türkiye’de maddi durumu çok iyi olan şarkıcılar, sanatçılar bile buraya gelmek istiyorlar. Sadece çocuklarını o korku ortamında yetiştirmek istemediklerinden. Vatandaşlar burada nasıl bir yol izleyeceklerini, ‘Türklere yönelik mi iş yapmamız gerekir? Yoksa araba yıkama yeri mi açalım?’ gibi sorular soruyorlar. Parası olan Türkler EB-5 vizesi var, ona ilgi gösteriyorlar. Amerikan hükümetinin kurduğu projelere ortak olup bu ülkeye gelmek istiyorlar ve onun araştırmasını yapmamı istiyorlar. Maddi durumu çok iyi olmayanlar da E1 – E2 vizesi alarak yatırım yapmak için gelmeye çalışıyorlar. Bunları da oradaki evlerini satarak yapacaklar,” dedi.




    Amerika’nın Sesi’ne konuşan Kınay, son 7-8 ayda Amerika’ya yerleşmek isteyen Türkler’in sayısında patlama yaşandığını söyledi. Kınay, “Özellikle Facebook sayfamıza bu günlerde, ‘Amerika’ya nasıl yerleşebiliriz?’, ’Nasıl gelebiliriz?’ ,’Vize aldıktan sonra zorluklarımız nelerdir?’ gibi sorulan sorularda korkunç bir artış oldu,” dedi.



    18.12.2016

    Amerika’da doğan bebeklerin otomatik olarak vatandaşlığa hak kazanması, “doğum turizmi” adı verilen ve sürekli büyüyen bir sektör yarattı.

    Doğum turizmiyle ilgili resmi rakamlar mevcut değil. Ancak Center for Immigration Studies (CIS) - Göç Çalışmaları Merkezi, her yıl 36 binden fazla kadının doğum yapmak üzere Amerika’ya giriş yaptığını tahmin ediyor. CIS, doğum turizminden en fazla faydalanan ülkelerin Çin, Tayvan, Kore, Nijerya, Türkiye, Rusya, Brezilya ve Meksika olduğunu kaydediyor.




    Bakan Şimşek İngiliz vatandaşı çıktı



    Eski Başbakan Tansu Çiller ile FP milletvekili Merve Kavakçı'nın ABD vatandaşı olduğunun ortaya çıkmasının ardından, bu kez AKP'nin ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'in İngiliz vatandaşı olduğu ortaya çıktı.


    RIZA ZELYURT

    ABD pasaportu taşımak için ABD vatandaşı olmak gerekiyor. Yani, baba Amerika’ya karşıymış gibi bağırıyor ama çocuklarına ABD pasaportu almak için onları Amerikan vatandaşı yapıyor...



    0 Mayıs 2000 tarihli, Elazığ’da yayınlanan ve Erbakan’a yakınlığı ile bilinen El-Aziz Gazetesi’nden Vahit Şekerci;

    Gül Amerikan vatandaşı olduğunu neden gizliyor” başlığı altında Abdullah Gül’ün de, Tayyip Erdoğan’ın da ABD vatandaşı olduğunu yazıyordu: “1997’nin başlarında, önce Tayyip Erdoğan Amerikan rüyasını gerçekleştirdi ve ABD vatandaşlığına geçti. Erdoğan’ı daha sonra Abdullah Gül izledi ve böylece Gül için ABD serüveni başlamış oldu…”


    Amerikan Vatandaşlığı

    AMERIKAN VATANDAŞLIĞI


    Amerikan vatandaşlığı dört şekilde kazanılır: ABD'de doğmuşsanız, ebeveynleriniz ABD vatandaşıysa, vatandaşlığa geçmişseniz veya ebeveynleriniz vatandaşlığa geçmişse.

    ABD vatandaşı olmak için başka ülkelerin vatandaşlığından çıkmanız gerekmektedir ama ülkeniz vatandaşlığınızdan vazgeçmenizi kabul etmeyerek çifte vatandaşlık kazanmanıza izin verebilir.

    ABD göç yasaları karmaşıktır ve insanlar pek çok şekilde kendileri farkına varmadan vatandaşlık almaya hak kazanabilir. Son 50 yıl içinde ülkenin dışında doğan bir çocuğun vatandaş olup olmadığını belirleyen kurallar pek çok kere değişmiştir. Temel kural, ebeveynlerinizden birinin ABD vatandaşı olması ve ABD'de belirli bir süre yaşmış olmasıdır. Eğer ABD vatandaşı olabileceğinizi düşünüyorsanız konsolosluktan doğduğunuz zaman geçerli olan yasanın ayrıntılarını öğrenebilirsiniz.

    Eğer 1952 ve 1986 arasında doğmuşsanız ve ebeveynlerinizden yalnızca biri ABD vatandaşıysa ülkede (en az beşi 14 yaşından sonra olmak üzere) en az on yıl yaşamış olması gereklidir.

    15 Kasım 1986'dan günümüze on yıl ikamet kuralı en az iki yılı 14 yaşından sonra olmak üzere beş yıla inmiştir.

    Ebeveynler ABD vatandaşlığına geçince çocukları da yeşil kartları varsa ve ebeveynleri vatandaşlığa geçtiği tarihte 18 yaşın altındaysa otomatikman aynı hakkı kazanır.
    ABD vatandaşı olunduğunu kanıtlayan belgeler eyalet valiliğinden alınacak doğum sertifikası, ABD pasaportu, vatandaşlık sertifikası veya konsoloslukça verilen doğum kaydını gösteren sertifikadır.

    Amerika sınırları içinde doğan her çocuk ebeveynlerinin ülkesinin yasası ne derse desin otomatikman ABD vatandaşıdır. Yabancı diplomatların ABD'de doğan çocukları bu kuralın istisnalarıdır: onların yabancı ülke topraklarında doğduğu varsayılır.

    VATANDAŞLIĞIA GEÇMEK

    ABD vatandaşlığına geçmek için en az 18 yaşında olmanız ve en az beş yıldır yeşil kart sahibi olmanız gereklidir. Ayrıca iyi ahlaklı bir kişi olmalı (“kötü” ahlakın içine suç işlemekten vergileri ödememeye kadar pek çok şey girebilir), İngilizce bilmeli ve Amerikan siyaseti ve tarihi hakkında bilgi sahibi olmalısınız.

    Beş yıllık bekleme süresinin en az yarısını Amerika'da geçirmelisiniz. Eğer bir yıl veya daha uzun süreliğine ülkeden çıkarsanız Amerika'da o zamana kadar geçirdiğiniz süre sıfırlanır ve beklemeye baştan başlarsınız.

    Vatandaşlığa geçmek için yapılan işlemler çok basittir. INS'ye N-400 formunu doldurarak başvurusunuz. Başvurunuz işleme konduktan sonra (bu bir iki ay ile bir yıl arası sürebilir) tarih ve siyaset bilginiz ve İngilizce bilginizin ölçüleceği bir mülakata çağrılırsınız. Size ABD'nin bağımsızlığını kazandığı tarih, bayrağın üzerindeki yıldızlar ve çizgilerin anlamı, hem başkan hem de başkan yardımcısı görev başındayken ölürse ne olacağı, eyaletinizin valisinin kim olduğu, milli marşın adı ve kimin yazdığı gibi sorular sorulacaktır. Bu sorular vatandaş olmak isteyen insanların yaptıkları şeyi önemsemelerini sağlamak için tasarlanmıştır. Sizi milliyetçi yapmaya çalışmazlar, daha çok yeni ülkeniz hakkında bir şeyler öğrenme zahmetine girerek onu ciddiye almanız beklenmektedir.

    Sürecin son aşaması ABD'ye bağlı kalacağınıza yemin ettiğiniz ve başka vatandaşlıkları terk ettiğiniz yemin törenidir.

    YASA DIŞI BELGELER

    Eskiden sahte bir yeşil kart yapmak için yalnızca bir daktilo, biraz yapıştırıcı, ucuz bir pres makinesi ve polaroid fotoğraf makinesi yeterliydi. Ancak günümüzde son teknolojik gelişmeler sahtekarlığı önlemede başarılı olmaktadır.

    ABD'de olduğu tahmin edilen beş milyon kaçak göçmenin çoğu sahte yeşil kart taşır - ama bütün bunlar artık değişmektedir. 1998'de INS taklit edilemez olduğu düşünülen bir yeşil kart geliştirmek için tam 38 milyon Dolar harcamıştır. 42 başkanın da mikroskopla görülebilen portreleri, Özgürlük Anıtı'nın hologramı ve başka pek çok ileri teknoloji ürünü hokus pokusun yer aldığı yeni kart en kurnaz sahteciyi bile zorlar. Hâlâ 5.000 ila 15.000 Dolar arası parayı gözden çıkarırsanız sahte bir yeşil kart edinebilirsiniz ama devlet kaçak göç konusunda giderek daha çok hassaslaşmaktadır ve sahte belgelerle yakalanırsanız mutlaka sınır dışı edilir, bir daha da ülkeye giremezsiniz. Ayrıca yeşil kart çekilişinde şansınızı artırabileceğini iddia eden sahte “göç danışmanlarına” da dikkat etmelisiniz. Hiçbir başvurularının reddedilmediğini ya da devletle özel bağlantıları olduğunu iddia edeceklerdir. Çekilişe katılmak ücretsiz ve basittir, şansınızı artırmak için ise kimsenin yapabileceği bir şey yoktur.

    ÖZET
    İstediğiniz vizeyi almayı başardığınız zaman onun sınırları içinde kalarak yaşamaya ve çalışmaya dikkat etmelisiniz. Sitemi yanıltmaya çalışarak adınızı karalamanın anlamı yoktur. INS'de sizin adınıza bir dosya açıldığı vakit sizin içinde bulunduğunuz durumu ne kadar iyi bildiklerine ve kuralları çiğnerseniz sizi ne kadar kolaylıkla bulacaklarına şaşarsınız.

    Çok sayıda insanın kalıcı oturma hakkı almadan veya “nihai hedef” vatandaşlığa başvurmadan Amerika'da yıllarca yaşadığını aklınızdan çıkarmayın.

    İlk başvurunuz reddedilirse en iyisi bir avukat tutmaktır. Bu konuda yaygın iki görüş vardır. Bazıları bunun size hiç faydasının dokunmayacağını, sistemin pahalı yardıma ihtiyaç duymadan kolaylıkla kullanılabileceğini söyler. Öte yandan 1.000 ila 3.000 Dolara varlığını bilmediğiniz kapılar önünüzde açılabilir ve aylarca beklemekten kurtulursunuz. Avukatlara dikkat edin ve sizin durumunuzla ilgilenecek niteliklere sahip olduklarından emin olun: ABD konsolosluğundan danışabileceğiniz avukatların bir listesini alabilirsiniz.

     

    2009 yılından beri Washington’daki Georgetown Üniversitesi’nde Uluslararası Siyaset ve Dış Politika konularında eğitim gören Cem Yolbulan, Kampüs Günlüğü’nde Amerika’daki deneyimlerini yazıyor. Bir Türk öğrencinin gözünden Amerikan okul hayatı, eğitim haberleri ve kampüs kültürünü yorumlayacak olan Cem, Türk öğrencilere de tavsiyelerde bulunmaya çalışacak. Georgetown Üniversitesi ve bölge okullarından son gelişmeler ve gündem maddeleri hafta boyunca Kampüs Günlüğü’nde olacak.

    Amerika’da Üniversite Eğitiminin Finansal Boyutu

    Posted March 21st, 2013

    Amerikan üniversitelerinde eğitim, sayısız avantajın yanında çokça soru işaretini de beraberinde getiriyor. Hiç şüphesiz ki, birçok aile için bu soru işaretlerinden en önemlisi işin finansal boyutu. Her zaman Amerikan üniversitelerinin pahalı ücretlerinden bahsedilir, ancak gerçekten bir öğrencinin üniversite öğrenimini Amerika’da sürdürmesi finansal açıdan ne anlama geliyor? Amerikan üniversiteleri ile Türk üniversiteler arasında yıllık ücretler ne kadar değişiyor? Türk öğrenciler için Amerika’da burs olanakları var mı?

    4 binden fazla üniversitesi olan Amerika’da okul ücretleri ve burs imkanları konularında genelleme yapmak pek doğru olmaz. Devlet üniversiteleri ile özel üniversiteler arasında bu konuda büyük bir fark göze çarpmakta. Yabancı öğrenciler için Amerika’da ortalama bir dört yıllık özel üniversitenin ücreti senelik 29 bin dolar civarında seyrediyor. Ortalama ücret devlet üniversiteleri için ise senelik 21 bin dolar civarında. Amerikalı öğrenciler için ise devlet üniversitelerinin yıllık harçları oldukça cüzi olabiliyor. Eğer Amerikalı bir öğrenci, yaşadığı eyalette bir devlet üniversitesine giderse ortalama senelik 8 bin dolar civarı bir ücret ödüyor.

     

    Yukarıda verdiğim rakamlar, Amerika genelinin ortalamaları. Bazı özel üniversitelerin yıllık ücretleri dudak uçuklatan cinsten olabiliyor. Örneğin, US News’a göre New York’taki Columbia Üniversitesi’nin yıllık ücreti 47 bin doları veya New Hampshire’daki Dartmouth Üniversitesi’nin yıllık ücreti 45 bin doları aşıyor.

    Üstelik bunlar sadece eğitim masrafları. Konaklama, kitap, yiyecek ve ulaşım derken Amerika’da eğitim görmenin masrafı daha da yukarılara çıkabiliyor.

    Ancak durum bu kadar da iç karartıcı değil. Uluslararası öğrenciler, burs, avans veya hibe konularında Amerikalılar kadar şanslı olmasa da birçok olanak mevcut. Amerikalı öğrencilerin yarısından fazlası, okul harçları için devletten, üniversitelerinden, özel kurumlardan veya bankalardan yardım alıyor. Bu imkanlar Türk öğrenciler de dahil olmak üzere bütün uluslararası öğrenciler için bir nebze geçerli. Sadece yoğun bir araştırma yapmak gerekiyor.

    Amerikan vatandaşı olmayan öğrenciler için devletten burs almak oldukça zor. Ancak, neredeyse her üniversite yabancı öğrencilere başarı ve ihtiyaç bazlı burs veriyor. Üniversitelerin internet sitelerinde konuyla ilgili detaylı bilgiye ulaşmak mümkün, ayrıca okulların uluslararası öğrenci ofisiyle irtibata geçtiğinizde size rahatlıkla yardımcı oluyorlar. Üstelik, bazı üniversiteler, diğerlerine göre yabancı öğrencilere burs vermeye daha meyilli olabiliyor. Mesela yukarıda bahsettiğimiz Dartmouth Üniversitesi, Amerika’da yabancı öğrencilere en çok burs veren üniversitelerinden biri. Dartmouth, geçtiğimiz yıl 251 yabancı öğrenciye ortalama 49 bin dolar civarı bir burs vermiş. Yani, iyi araştırıldığı takdirde doğrudan üniversitelerden burs bulmak olanaklar dahilinde bir durum.

    Amerikan vatandaşı olmayan ama Amerika’da öğrenim görmek isteyen Türk öğrenciler için birçok kaynak mevcut. Internationalscholarships.comIEFANAFSAscholarshipexperts.comgibi siteler uluslararası öğrencilere finansal kaynak sağlama konusunda yardımcı oluyor. O yüzden, Amerikan üniversitelerinin yüksek harçlarını görüp umutsuzluğa kapılmanın anlamı yok. Görüldüğü üzere, iyi bir araştırma ile ücretleri daha uygun okullar saptanabilir, gerek okulun kendisinden gerekse özel veya devlet kurumlarından çeşitli burslar bulunup, Amerika’da eğitim görmek daha cazip hale getirilebilir.


    YORUM

    ıcah liamsi namarhak says:

    March 23, 2013 at 9:38 pm

    cem çok harikasın. verdigin bilgileri çok begendim. özellikle mali portreyi anlamam konusuna çok büyük katkı sagladın. bu sistemle direk olarak dolaylı bir bagım var ve dolaylı olarak direk bir bagım var. ahh ahh cem herkesin bir derdi var derler. işte amerikan egitim sistemi elime geçirebilecegim en büyük fırsat oldu.böyle bir adımı ve basamagı kırk yıl arasan bulamazsın.

    amerikada okumuş ve okuyan ögencilerin borcu 1 triyon doları aşmış durumda. biz bu borcu amerikan hazinesinin tarafımıza açacagı kredi ile ögrencilerin bankalara olan borcunu kapatacagız. buna karşılık yarısı ögrencilerden ve yarısı federal devletten olmak üzere bu borcu 300 milyar dolar karşılıgında üstlenecegiz. ve bu borcu 100 yıl sonra 1 triyon dolar nakit olarak amerikan hazinesine geri ödeyerek işlemi tamamlamış olacagız. tahminlerime göre borcu daha erken ödeme imkanına kavuşacagız. bu sadece geçerli bir imkan ve araç olarak kısa vade basamaklarımız için gerekli. eger borcu erken ödeme işlemi olursa anlaşmaya iskonto gibi düzenekten oluşan bir tabloyu ekelmeyi planlıyorum. fakat bu şablonu daha tam olarak netleştimedim.

    işin çok yönlü pozitif yanları var. bu sayede ögrenciler ve aileleri rahatlaycak. siyasilerin fazla direniş gösterecegini sanmıyorum. özellikle piyasaya 1 triyon dolar sürülecek olması hem amerika hemde dünya için büyük bir mali avantaj olacak.sayın başkan obama için ve demokratlar için büyük bir kazanım olacak. sorun olabilecek yahüdiler vardı israilin özüe dilemesi ile yahüdi lobisinin fazla sorun çıkarmayacagını planlyorum. ermenileri esamesi kalmadı çok şükür onları boşver.

    biz arkadaş sayılırız. biraz dertleşelim. bu alacagımız parayı the bank of kayseri adınamı alsam yoksa büyük bir konsorsiyum adınamı alsam diye düşünüyorum. yumurtaların hepsini bir sepete koymak yani the bank of kayseri seçenegi bana göre riskli ve gözbebegim için saglam olmayan kaynagı ona yükleyemem. bir konsorsiyum kurarak yumurtaları sayısız bünyeye dagıtsam daha mantıklı olur gibi geliyor. hem bunun birliktelige sorumluluk yüklemesi ile avantajın kullanımının bir ciddiyette birleşmesi bana ve bize daha büyük bir avantaj saglaması mümkün olabilir diye düşünüyorum.

    işin bir de güç yönü var. parayı verenmi kuralı koyacak yoksa imkanı sunanmı kuralı koyacak. gerçekten bu baglamda dengelerin eşit oldugunu düşünüyorum.güç dengeleri hemen hemen yaklaşık aynı burada borular eşit ve mekul düzeyde ötecek diye planlıyorum. bu sistemle aynı paraya başkaları talip olabilir fakat bize kısa vade imkanı tanımayan amerikanın orta ve uzun vade plan programlarından mahrum olacagının gerçeginden dolayı bunu bir risk olarak görmüyoruz.

    konuların farklı oldugu bir plan ve anlaşmayı torba yasa ve onay olarak kongreye taaşımayı düşünüyorum. hep zor düşünmekte hata birde işin yapıcı yönünü ortaya koyarak pozitif düşünceyide zinicre vurmamak lazım.

    sana nasıl hitap edeyimki? şöyle olsun umarım istedigin gibi bir hayatın ve kariyerin olur. kendine iyi bak.

    not= cem imkan bulursan voa binası hakkında bilgi ve resimler göndermeni ricaa ediyorum. artık o bina bizim sayılır.agır lobi faliyetlerimiz için.


     




 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1086409 ziyaretçi (2274323 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc