Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İİN KOŞANLARIN YERİ***
  FINLANDIYA. EĞTIM MODELI
 


19OCAK 2015

Üç yıl önce Londra’da Finlandiyalı birkaç öğretmenle akşam yemeği yemiştik.
Onlar buzu kırıp nasıl banyo yaptıklarını falan anlatırken,
ben konuyu her Türk gibi zorla eğitime getirdim.

“Nasıl yapıyorsunuz da PISA sınavlarında böyle başarılı oluyorsunuz?”
türünden sorular sordum.

Onlar anlattı ben şaşırdım,
ben anlattım onlar şaşırdı.

Zaten bildiğim şeylerdi gerçi ama ilk ağızdan duyunca daha etkili oluyor.

İlkokulda ödevin yasak olduğunu,
günde ortalama 4 saat ders olduğunu,
sınav diye bir şeyin olmadığını falan dinlerken hep şaşırdım.

Onlar da etütleri,
birebir dersleri,
hafta sonu kurslarını,
yazılı yoklama sistemini falan dinlerken şaşırdılar.

İşte böyle şaşkın şaşkın sohbet edip yemek yedik ve ayrıldık.

Ülkemizdeki eğitim sistemini tartışırken
Finlandiya’dan ve PISA sınavlarından bahsetmek artık

“Japonlar yapmış abi” kıvamına gelmiş durumda.

Ama ne kadar klişe olursa olsun, gerçekler değişmiyor.

Şu anda dünyada çoğu ülke eğitimden bahsedilirken dönüp hala
Finlandiya’ya bakıyor.

Biz eğitimin şekliyle, süresiyle falan acayip samimi olmuş durumdayız ama henüz
ruhuyla tanışamadık.

Bu yüzden uzun yıllar eğitim sohbetlerinde
Finlandiya örneğini cümle içinde kullanmaya devam edeceğiz.

Şimdi lütfen “Sıktı artık bu Finlandiya muhabbeti,” demeyin

ve aşağıdaki bilgileri bir kez daha okuyun.

Finlandiya & Türkiye eğitim sistemleri arasındaki 15 fark


1- Biz okula başlama yaşını altı bezli döneme çekmeye çalışıyoruz.
Finlandiya’da ise zorunlu okula başlama yaşı 7.

2- Türkiye’de çocuklar birkaç sokak ötedeki okullarına bile mutlaka servisle gidiyor.
Finlandiya’da ise çocuklar
birinci sınıftan itibaren
okula yürüyerek veya bisikletle gidiyorlar.

Özel durumlar haricinde çocuklar okula aileleri tarafından götürülmüyor.


3- Bizde müfredat ve ders kitapları eğitimin baş aktörleri olarak biliniyor.
Eğitim kalitesindeki zayıflık genelde bu ikisinin suçu olarak görülüyor. Ama

Finlandiya’da çok basit bir müfredat var ve pek değişmiyor.

Öğretmenler okutulacak kitapları kendileri seçiyorlar ama yine de
ortalıkta pek ders kitabı gözükmüyor.

Yani Fin eğitim sisteminde ders kitapları bırakın aktör olmayı,
figüran bile değil
Figüranların başrol oynadığı ülkemiz eğitim sisteminden gişe hasılatı beklemek bu yüzden bir hayal.

4- Türkiye’de birinci sınıf öğrencilerinin velileri

-“Bizim çocuk bugün Matematikten 90 aldı,” diye gururla gezebiliyor.

Resmiyette not verilmiyor olsa bile öğretmenler sağ olsunlar
kendi inisiyatiflerini kullanarak büyük bir özveriyle testler hazırlıyor ve çocuklar
ı sınav dolu bir geleceğe hazırlıyorlar.

Ama Finli öğrencilere okulun
ilk altı yılında asla not verilmiyor.

Buradaki öğrenciler ilk olarak 16 yaşına geldiklerinde ülke genelinde bir sınava giriyorlar.


5- Türkiye’de öğrencilere çöp attırsanız
ertesi gün muhtemelen velileri okulu basıp olay çıkarır.

Ama Finlandiya’da öğrenciler okulun tüm işlerini
nöbetleşe sistemde birlikte yapıyorlar.

Yani Fin okullarında hizmetli yok,
tüm işler öğrenciler tarafından yapılıyor.
Böylece sorumluluk duyguları gelişiyor.

6- Finlandiya’daki okullar öğrencilerin rahat edebileceği şekilde tasarlanıyor
. Sınıflarda yaparak-yaşayarak öğrenme modeline uygun alanlar mevcut.

Binaların fiziksel özellikleri
öğrencilerin evdeymiş gibi rahat etmelerini sağlayacak şekilde düşünülüyor.

Türkiye’de ise her şeye hazır olan öğrenciler yıllardır komutla rahatlıyor.
“Beni rahatta dinleyin” diye bağıran müdürün karşısında ne kadar rahat olunursa tabi…

7- Türkiye’deki özel okullarda ders saati 8.
Ama yetmediği için okul çıkışında etütler, hafta sonu kursları ve özel derslerle bu sayı
günde 12-14 bandını yakalıyor.

Finlandiya’da ise günlük ortalama ders saati 4.

Dünya eğitim ligindeki sıralamamıza baktığımızda,
nitelik ve nicelik kavramlarının ne kadar önemli olduğu gün yüzüne çıkıyor


8- Türkiye’de bütün öğretmenler kendilerini mesleğin zirvesinde görüyor.
Sınav sonuçları kötü geldiğinde genelde öğrenme güçlüğünden bahsediliyor.

Öğretme güçlüğü çeken öğretmenlerin durumu hep sümen altı ediliyor.

Bu yüzden mesleki gelişimle ilgili düzenli bir çalışma yok.

Finli öğretmenler ise haftada en az 2 saat hizmet içi eğitime katılmak zorunda.


9- Türkiye’de, “Hiçbir şey olamazsa, bari öğretmen olsun,” mantığı devam ediyor.

Ama Finlandiya’da öğretmenlik mesleği
toplumun en gözde mesleklerinden bir tanesi!

Öğretmenler master derecesi olanlar arasından seçiliyor.

Lise mezunları arasında öğretmenlik için müracaat edenlerin ancak
yüzde onu öğretmen yetiştirme programına kabul ediliyor.


10- Ülkemizde öğretmen olabilmek için sınavdan geçer puan almak yeterli.

Finlandiya’da ise öğretmen olabilmek için
üç aşamalı bir testten geçmek zorundasınız
. Bu aşamalar arasında mülakat, ders anlatma gibi bölümler de var.

Ülkemizde heykeltıraş olmak isteyenlere bile özel yetenek sınavı uygulanırken

etten kemikten gerçek insanı şekillendirecek olan öğretmenlerin
çoktan seçmeli sorularla
mesleğe kabul edilmesi kabul edilebilir bir şey değil.


11- Finlandiya’da öğretmenlerin gelir düzeyi oldukça iyi.
Kendi mesleği haricinde bir iş yaparak ek gelir elde etmeye çalışan öğretmen
yok denecek kadar az.

Bizde de ek gelir için bir şeyler yapmayan öğretmen yok denecek kadar az

Çünkü aldıkları maaş faturalara bile yetmiyor.
Öğretmenlerin fatura ödemek için başka şeylerle uğraşması neticesinde oluşan durumun faturasını
da bütün millet ödüyor.


12- Türkiye’de en başarılı öğretmen en çok ödev verendir anlayışı hala devam ediyor.


Ama Finlandiya’da öğrencilere ödev verilmiyor.

Öğrenmenin yeri okul olarak görülüyor.

Bu yüzden Finlandiya’da akşamları çocuğunun proje ödevi için kartona boncuk dizen veli yok.


13- Finlandiya’da hiçbir babayiğit resim dersinden öğrenci alıp matematik çalıştıramıyor.

Bizdeyse öğrenciler matematik dersinde sıkılıp defterlerine resim yapıyor.
Sonra matematik öğretmeni çocuğu resim dersinde yakalayıp matematik çalıştırmaya götürüyor.

Döngü bu kadar kısırken,
sistemin üretken bireyler yetiştirmesini beklemek tabi biraz zor oluyor.


14- Bizim sınıflarımızda
eğer bütün öğrenciler yerlerinde oturuyor ve ses çıkmıyorsa,

o sınıfın öğretmeni övgü alıyor.

Ama Finlandiya’da durum tam tersi…

Eğer bir sınıftan hiç ses çıkmıyorsa,

öğrenciler sıralarında oturuyor ve hiç kalkmıyorlarsa

o öğretmen soruşturmaya alınıyor.

Çünkü Fin eğitim sisteminde ders anlatan bir öğretmen yok

. Hep birlikte etkinlik yapan sınıflar var


. Bu yüzden Fin okullarındaki sınıflarda,

“Ayakta gezinme evladım, otur yerine,
” sözü pek duyulmuyor.


15- Finlandiya’daki okulların kantinlerinde
su, süt ve meyveden başka hiçbir şey yok.

Bizdeyse işin suyu çıkmış durumda.

Her teneffüs fıstıklı çikolata yiyen çocukları
8 saat sırada oturtmaya çalışmak öğretmenler için büyük imtihan!

Belki de bu yüzden teneffüste
sınıflardan hızlı boşalma rekoru bizde.

Şimdilik bukadar Biraz moral bozucu oldu ama neyapalım

 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1088265 ziyaretçi (2277927 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc