Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İİN KOŞANLARIN YERİ***
  MAHMUT F AKŞİT
 

Mahmut F Aksit

1967 yılında Denizli’de doğan

Prof. Dr. Mahmut F. AKŞİT,


1991 yılında Boğaziçi Üniversitesi
Makine Mühendisliği Bölümü’nden Lisans derecesi ile mezun olmuştur.

Akademik çalışmalarını

ABD Troy, NY’da bulunan Rensselaer Polytechnic Institute’da sürdüren Sn.AKŞİT,

Makina ve Havacılık Mühendisliği Bölümünden 1993 yılında
Yüksek Lisans [MSc],
1998 yılında da Doktora
[PhD] derecelerini tamamla
2004 yılında Doçent
, 2015 yılındaProfesörlük unvanlarını aldı.

ABD bulunduğu sırada General Electric Corporate ArGe Merkezi’nde
10 yıl boyunca sırasıyla
Consultant Research Engineer,
Senior Researcher,
Static Seals Manager ve son olarak da
Advanced Seals Research Team Leader olarak görev yaptı.

Sn. AKŞİT 2001 yılında Türkiye’ye dönerek

GebzeYüksek Teknoloji Enstitüsü’nde
Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölüm Başkanlığı görevini yürüttü.


 Kariyerine 2003 yılından itibaren
Sabancı Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği Bölümünde devam eden Sn. Akşit
2016 yılında Profesörlük unvanını almıştır.

Profesör Akşit, 2013 yılı Aralık ayında
TEI (TUSAŞ Uçak Motor Sanayi A.Ş.)
Genel Müdürlüğü’ne atanmış olup
halen bu görevinin yanında


MILRES Milli Rüzgar Türbini Geliştirilmesi Projesi Başkanlığı,
ESAC Eskişehir Havacılık Kümelenmesi Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı ve
Uluslararası Gaz Türbini Enstitüsü Isı Transferi Teknik Komitesi üyeliği görevlerini de yürütmektedir.

Profesör Akşit’in Uçak Motorları,
Gaz ve Buhar Türbinleri konularında 25 yılı aşkın tecrübesi,


16 değişik ülkede yayınlanmış 60’ın üzerinde patentleri,

150’ye yakın makale, tebliğ,

NASA ve


NATO teknik raporları ve benzeri bilimsel yayınları bulunmaktadır.

 

Ana Sayfa


 



TEI'nin en başarılı personeline ödül - Kokpit Aero

İlk malzeme test ve araştırma laboratuvarı açıldı
NASA'yı reddetti TEİ'yi başarıdan başarıya koşturuyor
NASA'yı reddetti TEİ'yi başarıdan başarıya koşturuyor
NASA'dan aldığı çok gizli toplantılara katılma teklifini reddeden TEİ Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Akşit, Yeni Şafak yazarı Mehmet Acet'e çarpıcı açıklamalar yaptı.
TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI) Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Akşit, kurumunu zirveye taşıdı. 2013’te siparişe bağlanmış iş hacmi 1,05 milyar dolar iken, bu rakam 2018’de 4,6 milyar dolara ulaşmış durumda.
YERLİ TASARIM MOTOR ÜRTETİMİNE GEÇİLDİ
TEİ’de, tamamen yerli tasarım motor üretimine geçildi. ANKA’nın motoru çıktı, ilk etapta yerli helikopter üzerinde denenecek olan yerli jet motorlarının da testi yapılıyor. Akşit ile konuşan Yeni Şafak yazarı Mehmet Acet, bu sevindirici gelişmeleri aktardı.
ÜST LİGE YÜKSELDİK
Acet, "İsteyen için zor diye bir şey yoktur" başlıklı bugünkü yazısında Akşit'in açıklamalarına yer verdi.  Akşit'in “Daha önce Polonya-Ukrayna seviyesinde iken artık Fransa-Almanya seviyesine yükseldik.” sözlerini paylaşan yazar, Akşit'in ABD'de kalma fırsatını neden teptiğini böyle anlattı:
ÇOCUKLARINI TÜRKİYE'DE YETİŞTİRMEK İSTEDİ
"ABD’de kariyerinin zirvesindeyken, NASA’dan ‘classified-çok gizli’ toplantılara katılma teklifi aldığında, çocuklarını Türkiye’deki kültür ortamında yetiştirme niyetini dile getirip, Amerikan vatandaşlığına bu nedenle geçmediğini ifade ederek reddetmiş.
“Kızım lise çağına geldiğinde toplanıp Türkiye’ye döndük” diyor. Bugünlerde yerlilik, millilik kavramlarını yerli yerine oturtmak için bir yerlerde bir takım tartışmalar yapılıyorsa eğer, bu örneği de gündeme almalarını öneririm.
NASA SORUSUNA DİKKAT ÇEKEN YANIT
Dikkatimi çektiği için, sordum: “Reddetmek yerine NASA’nın çok gizli toplantılarına katılıp oradan elde ettiğiniz bilgileri de Türkiye’ye getirseniz olmaz mıydı” diye.
Akşit, “Bu etik olmazdı” diye cevap verip ekledi: “Başkalarından çalıp getirdiğiniz bilgiler, sizi bir yere getirmez. Önemli olan kendi imkânlarınızla, oluşturacağınız ortamla bu ilerlemeyi sağlamak. Şu anda burada (TEİ’de) bunu yapıyoruz.”
İnsanları hak ettikleri kadar övmek gerekir. Mahmut Akşit’le ilgili kullandığım bu cümlelerin ne anlama geldiğinin yazının ilerleyen bölümlerinde daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum. Ama o safhaya gelmeden önce, bir bilgi daha vereyim.
GURUR VEREN BİYOGRAFİ
Kendisinin biyografisinden küçük bir kesit:
“Profesör Akşit’in, uçak motorları, gaz ve buhar türbinleri konularında 25 yılı aşkın tecrübesi, 16 değişik ülkede yayınlanmış 60’ın üzerinde patentleri, 150’ye yakın makale, tebliğ, NASA ve NATO teknik raporları ve benzeri bilimsel yayınları bulunmaktadır.”

Tusaş Motor Sanayii A.Ş. Genel Müdürü Doç. Dr. Mahmut F. AKŞİT: Türk Havacılık sektörü geleceğe daha emin ve umutla bakabilmektedir

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Türk havacılık sektörünün önemli oyuncularından biri olan TEI, uzun yıllar sonucunda elde ettiği tecrübe doğrultusunda, savunma sanayindeki yerini aldı. TEI’nin Ulusal ve uluslararası boyutta gerçekleştirdiği çalışmalar ile ilgili görüşlerini aldığımız Tusaş Motor Sanayii A.Ş. Genel Müdürü Doç. Dr. Mahmut F. AKŞİT, önemli açıklamalarda bulundu.  

 

 

 

Türk havacılık sektörünün geldiği noktayı özetler misiniz?

Türk Havacılık sektörü son dönemde artan bir ivme ile hepimizin gözbebeği haline gelmiştir. Sektör firmalarının ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın koordinasyonu ile belirlenen hedefler, yapılan vizyon buluşmaları ile ortaya çıkarılan sorunlar ve bunların çözümüne yönelik oluşturulan stratejiler neticesinde Türk Havacılık sektörü geleceğe daha emin ve umutla bakabilmektedir. Artık Türk Savunma ve Havacılık sektörü dünya ölçeğinde dikkat çeken, rekabetçi ve yeni standartlar belirleyen ürünleri ortaya çıkmaya başlamıştır.

Yaşadığımız gelişmelere sadece üretim açısından bakmamak gerekir diye düşünüyorum. Havacılık sektörünün gelişiminde yaşanan büyümenin bir diğer nedeni de bugün Türk sivil havacılığının erişmiş olduğu filo ve uçuş ağı noktalarıdır. Bu çapta organizasyonları başarıyla gerçekleştiren, ödüller alan bir sivil havacılık sektöründen bahsedebiliyor olmak, sanayicisinden, yatırımcısına, idarecisinden son kullanıcısına kadar herkes için övünç kaynağıdır.

TEI olarak havacılık alanındaki bugünkü durumunuz ve hedeflerinizle ilgili bilgi verir misiniz?

Bugün uluslararası çapta pek çok sertifika ve yeterlilik belgesine sahip olan TEI, dünyada aranan, tercih edilen ve örnek alınan bir firma haline gelmiştir. TEI, 1500’ü aşkın çalışanıyla ülkemizin lider, dünyanın önde gelen motor ve parça imalatçısı konumundadır. 250’den fazla AR-GE personelimiz, çalışmalarını Eskişehir merkezimizde, Gebze’de bulunan Türkiye Teknoloji Merkezi’nde ve 2014 yılı sonunda açılana İstanbul ve Ankara mühendislik ofislerimizde sürdürmektedir.

Öncelikle geçtiğimiz yılın kısa bir özetini yapmak gerekirse, 2014 bizim için hedeflerimiz doğrultusunda öngördüğümüz büyüme değerlerini yakaladığımız bir yıl oldu. Mevcut imalat kalemlerimizden farklı olarak 2014 yılında 34 adet yeni parçaimalatını başarıyla gerçekleştirerek ürün yelpazemizi geliştirmeye devam ettik. İmalat satışlarında bir önceki yıla göre %12,7 büyüme yakaladık. Bu büyüme ivmesi ve sektörün genel değerlendirilmesi neticesinde 2015 yılında 300 Milyon USD üzerinde satış hedefimiz bulunmakta.

Türk Silahli Kuvvetleri envanterine Haziran ayında giren A400 M uçağının TP400 motor modüllerinin seri üretim fazına devam ediyoruz. GenX ve LEAP motorlarında kullanılacak blisk ve spool parçalarının üretimini TEI’de yapıyoruz. Bu imalat teknolojilerine sahip dünyanın sayılı şirketlerinden biri olmak bizim için büyük gurur kaynağı. Ayrıca Bahreyn Hava Kuvvetlerine ait F110-GE-100B motorlarının modüllerinin ENSIP Bakımı ve SLEP Revizyonlarını TEI’de yapmaya devam ediyoruz. NATO AWACS uçaklarına güç veren TF33 motorlarının depo seviyesi bakımları da sürdürdüğümüz uluslararası projeler arasında. Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile birlikte yürütülen ANKA insansız hava aracı motorları ile ilgili tasarım çalışmalarına başlanmış olup, yine 2015 yılı içerisinde programın neticelendirilmesi planlanmıştır. Bunların haricinde yürütülen birçok tasarım ve imalat projelerimiz mevcuttur.

Son olarak; gökyüzünde gördüğünüz uçakların yarısından fazlasının TEI’nin ürettiği parçalarla uçmakta olduğunu paylaşmak isterim. Sanırım bu durum geldiğimiz noktayı en iyi şekilde özetliyor.

Uluslararası arenada TEI’nin konumunu aktarır mısınız?

TEI, uluslararası piyasada mükemmel kalite ve zamanında teslim skorları ile tanınan bir firma haline gelmiştir. Uluslararası müşterilerimiz arasında GE Aviation, Rolls-Royce Kuzey Amerika, DRS, Techspace, Rolls-Royce Almanya, ITP, Snecma, IAMCO, Bahreyn Silahlı Kuvvetleri, Suudi Arabistan Hava Kuvvetleri ve Samsung gibi büyük ve önemli kuruluşların olması, uluslararasındaki konumumuz hakkında bilgi vermektedir. Tahribatsız muayene ve özel işlemlerde 42 konuda yeterlilik belgesine sahip olarak bu anlamda sektörde dünyada ilk 10 firma arasında bulunmaktayız.

TEI sahip olduğu imalat kabiliyeti ve teknolojisiyle hatasız üretilen siparişlerini ve sağladığı bakım onarım hizmetlerini zamanında teslim etmesiyle öne çıkmakta, bu ayrıcalığı sayesinde sivil havacılığın yanı sıra NATO gibi uluslararası otoritelerin, bakım ve onarım konularında tercihi haline gelmektedir. Bu konudaki başarılarımızın bir sebebi de 6 Sigma kalite sisteminin etkin bir şekilde uygulanarak hataların önüne geçilmesidir. Bu büyüklükte bir müşteri portföyüne hizmet sunabilmek, sıkı bir programın uygulanmasını zorunlu kılmaktadır.

Türkiye son dönemde kendi milli uçağını ve helikopterini yapmak istiyor. Bu açıdan TEI’nin bu çalışmalarda alacağı rolle ilgili bilgi verir misiniz?

Motor üretiminin birinci adımı tasarımdan geçmektedir. Bu sebeple tasarım konusu çok önem verdiğimiz bir konu. Öz kaynaklarımız ile yürüttüğümüz projeler, TÜBİTAK projeleri, SANTEZ projeleri, Avrupa Birliği Projeleri ile motor tasarımı konusunda bilgi birikimi ve altyapımızı güçlendiriyoruz.

Yapmış olduğumuz AR-GE yatırımları ve çalışmaları neticesinde 2014 yılında Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 3.’sü düzenlenen AR-GE merkezleri zirvesinde, Savunma ve Havacılık sektöründe 1.’lik ödülüne layık görüldük. Bu alandaki çalışmalarımız ve yatırımlarımızı arttırarak tasarım konusunda da uluslararası çapta bilinen bir firma olma yolundaki gayretimize devam edeceğiz.

GE gibi uluslararası tecrübeye sahip bir firmanın ortağı olmanızın size kattığı avantajları aktarır mısınız?

Takdir edersiniz ki havacılık; en ileri teknolojinin kullanıldığı ve kalite standartlarının en üst seviyede olduğu sektörlerden biri. Böyle kritik bir alanda tecrübe ve know-how sahibi GE gibi bir ortağımız olması bizim için büyük bir avantaj oldu. Türk Genel Maksat Helikopter Programı’nda seçimin Sikorsky’den yana yapılması sonucunda, GE Aviation lisansı altında 236 adet T700-TEI-701D turboşaft motorunun %50’sinden fazlasına denk gelen, 60’ın üzerinde değişik parçasının üretilmesi,  bu motorların montajı, nihai testi, kalifikasyonu, konfigürasyon yönetimi ve Entegre Lojistik Destek hizmetlerinden TEI sorumlu olacaktır. GE Aviation gibi alanında lider bir firmanın ortağı olmak bu projede TEI’ye büyük katkı sağlayacaktır. Ayrıca yeni nesil motorlarda son dönemlerde kullanılmaya başlanan yüksek geometrik karmaşıklığa sahip blisk ve spool parçaları, TEI ve GE Aviaition arasında imzalanan anlaşmayla TEI’de üretilmeye başlanmıştır.

Bunun yanında TEI – GE Aviation ortak girişimi ile kurulan Türkiye Teknoloji Merkezi (TTM), hem bizim hem de ülkemiz için büyük bir kazançtır. GE Aviation’ın dünyadaki 9 mühendislik merkezinden biri olan TTM’de 300’e yakın Türk mühendisi GE Aviation’ın sadece ticari ve askeri uçak motorları için değil, gemi ve endüstriyel motorları için de tasarım ve teknoloji geliştirme faaliyetleri yürütmektedir.

Sadece uçak motorunu tek başına üretmenin yeterli olmadığı; teknoloji, belirli standartlarda üretim, ekonomik ve kendi pazarınının oluşturulması gerektiğinin üzerinde duruluyor. Bu konuda yaptığınız çalışmalarla ilgili bilgi verir misiniz?

Savunma ve havacılık sanayii bileşenlerine baktığımızda entegre bir yapıya sahip olduğunu görmekteyiz. Bir nühai ürün, yüzlerce firmanın üretim yaptığı, binlerce alt ürünün yer aldığı bir tedarik zinciriyle üretilmekte. Savunma ve havacılık sektörü, KOBİ'lerin ve kümelerin önemli rol oynadığı geniş bir lojistik ağı aynı zamanda. Ve bu ağ, günümüzde tüm dünyayı kapsamakta. Savunma sektörü için, uluslararası işbirliği önemli olmaktan ziyade gerekli.

Hem TEI olarak, hem de ESAC Havacılık Kümelenmesinin aktif üyesi olarak yerli alt yüklenici ve tedarikçilerimizin üretim ve kalite kabiliyet ve imkanlarını geliştirici destek programları uygulamaktayız. Sertifika sahibi olan KOBİ sayısının artmasına yönelik bu programlar sayesinde kaliteli ürün imalatının daha geniş bir yelpazede yapımını, oluşan alt tedarik zincirinin kalite ile birlikte yükselmesini sağlamaktayız.

Savunma sanayinde de başarılı olabilmek için askeri alanın dışında sivil alana da hizmet etmenin öneminden bahsediliyor. Bu açıdan TEI’yi değerlendirir misiniz?

Sivil Havacılık ülkemizde ve dünyada giderek

daha ulaşılabilir ve daha çok tercih edilen bir hale gelmiştir. Gelecek 20 yılda dünya genelinde havayolunu kullanan yolcu sayısının %4.2 , havayolu trafiğinin %5.6 , kargo trafiğinin ise % 4,7 artması öngörülmektedir. TEI’nin 2014 yılı verilerine bakacak olursak, toplam 262 milyon dolarlık satışımızın %74’ünün sivil, %26’sının askeri alanda gerçekleştiğini görmekteyiz. Bu da sizin bahsettiğiniz, sivil alana hizmet sağlamanın öneminin bir göstergesi olsa gerek. Ancak satışımızın büyük çoğunluğunu sivil satışlar oluştursa da, sözlerimin başında da vurguladığım gibi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarına cevap vermek bizim en büyük önceliklerimizden biridir. 

 

 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1086409 ziyaretçi (2274376 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc