Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İ«İN KOŞANLARIN YERİ***
  ADALET ISLAM PADİŞAH ŞEYHÜLISLAM
 







Yapılan hata ve gafilane hareketlere son derece celalli olan
Yavuz Sultan Selim’in,

İslâm’ın kıldan ince, kılıçtan keskin ölçüsü karşısındaki
halini anlatan misal…

Yavuz Sultan Selîm Han,
yapılan hatâ ve gâfilâne hareketlere karşı son derece celâlli bir pâdişahtı.

Ancak bu celâli de,
cemâli gibi
Allâh’ın emirleri dâiresinde âdeta eriyip yok olmuştu.

Ondaki Allâh korkusu her şeyin üzerindeydi.


Bir seferinde, hazinedeki ihmallerinden dolayı
vâkî olan hırsızlık sebebiyle

yaklaşık kırk kişinin öldürülmelerini emretmişti.

Durumu öğrenen Şeyhulislâm Zenbilli Ali Efendi,

karar icrâ edilmeden
buna mânî olabilmek için alelacele
ve destur bile almadan

Yavuz’un yanına vardı.

Hâdisenin aslını bir de Sultan’dan dinledi

. Yavuz:

“–Efendi Hazretleri! Duyduklarınız doğrudur,

ancak sizin devlet işlerine karışmaya hakkınız yoktur…”

şeklinde sert bir cevap verdi.


YAVUZ SULTAN SELİM’İ SAKİNLEŞTİREN SÖZ

Bunun üzerine Şeyhulislâm Zenbilli Ali Efendi,

aynı sertlikle şu mukâbelede bulundu:

“–Sultanım!
Ben size şer’î hükümleri bildirmeye geldim.

Zîrâ bizim vazîfemiz
sizin âhiretinizi korumaktır…”

Yüce İslâm’ın kıldan ince,
kılıçtan keskin ölçüsü karşısında
sâkinleşen
Yavuz Sultan Selîm Han:

“–Umûmî ahvâlin düzelmesi için
bir fırkanın öldürülmesine
cevaz yok mudur?”

diye sordu.

Zenbilli Ali Efendi:

“–Bunların öldürülmesi ile
âlemin düzelmesi arasında
bir alâka yoktur.

Suçlarına göre cezâ gerekir…” dedi.


Koca orduları dize getiren pâdişah,

başını önüne eğdi ve

kararını geri aldı.


Bundan son derece memnûn olan Zenbilli,

tam huzûrdan ayrılıyordu ki, tekrar geri döndü.

Kendisine merakla bakan Yavuz’a:

“–Sultanım!

Birinci talebim,

dînimizin hükmünü teblîğden ibâretti.

İkinci bir talebim daha var ki,

bu da sâdece bir ricâdır…”
dedi ve ilâve etti:

“–Sultanım!
Bu mücrimlerin suçları kendilerine âittir.

Ancak onlar,

hapisteyken mâsum âilelerine kim bakacak?

Dolayısıyla sizden ricam,

verilecek cezâ bitene kadar

bu mücrimlerin âilelerine nafaka bağlamanızdır.

Bu ikinci talebi de yerine getiren Yavuz,

hiç şüphesiz ki farkında olduğu ilâhî mes’ûliyetin îcâbını îfâ ediyordu. 


” (Bkz. Mustafa Nûri Paşa, Netâicü’l-Vukûât, Ankara 1987, c. I-II, s. 90-91)

Kaynak O N TOPBAŞ

 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1088890 ziyaretçi (2279229 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc