Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İİN KOŞANLARIN YERİ***
  Zihin Kontrol Grubu
 












Scientology tarikatının ünlü Türk müritleri var
Tutkun Akbaş
Yedi kıtada kilisesi, 10 milyon üyesi var, 120 ülkede örgütlüler. Scientology tarikatının Türkiye sorumlusu Zafer Yılmaz ilk aşamada olduklarını ve tüm ülkeye yayılmayı hedeflediklerini söyleyip ekliyor: İkinci aşamada milletvekillerine ulaşılacak..
BAŞLARKEN

Dünya 2000'li yıllara giriş yaptığında küreselleşme olgusu yeryüzünün kodlarını her anlamda değiştirdi. Buyeni süreçte kutsal dinlerin dışında yeni inançlar, gizemli tarikatlar tüm dünyada etkisini hissettirmeye başladı. 2000 yılından bu yana Türkiye de bu garip ve gizemli tarikatların ilgi alanına girdi. Tom Cruise ve John Travolta gibi Hollywood yıldızlarının üyesi olduğu Scientology tarikatı şu an Türkiye'de ciddi bir etkinlik kazanma yolunda ilerliyor. İki yıl önce İstanbul'da bir otel odasındaki seks ayinleriyle gündeme gelen dünyanın en sapkın tarikatı Rael'in de hedefi Türkiye... Eski çağın gizemli bilgilerini taşıdıklarını iddia eden Altın Şafak Hermetik Cemiyeti, bilinmeyen bir varlıktan haber aldığını öne süren bir kadının kurduğu Ramtha tarikatı ve binlerce üyesine toplu düğün yapan Moon tarikatının da yolu artık Türkiye'den geçiyor. Bunların yanı sıra Hint felsefesinin ilginç tarikatları Brahma Kumaris, Hare Krishna da Türkiye'de epeydir faaliyetlerini yürütüyorlar. Bunlara bir de paganistleri eklemek gerek. Dünya Pagan Federasyonu'nun Türkiye temsilciliği de gizliden gizliye faaliyet içinde. Küresel tarikatların Türkiye operasyonları dışında, bu ülkeden de ilginç yapılar ortaya çıktı. Sınırsız seks taraftarı Yeşil Yol tarikatı bunlardan biri. Görünen o ki, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de yeni inanç sistemleri ve garip tarikatları çok fazla konuşacağız.
Tom Cruise, Katie Holmes, John Travolta, Dustin Hoffman gibi pek çok Hollywood yıldızının üyesi olduğu Scientology, dünyada ayrı bir din kategorisinde tutuluyor. Scientology'nin kuralları, hiyerarşisi, ilişki biçimleri ve gerçekte tarikata girildiğinde insanların neler yaşadığı asla bilinmiyor. Scientology'nin dışarıya verdiği görüntü dışında gerçek yüzünü hep sakladığı düşünülüyor. Adeta bir devlet gibi onlarca değişik örgüte bölünmüş olan tarikatın istihbarat servisi gibi çalışan birimleri bile var. Scientology, üyeleri tarafından dışarıya, insanın ruhunun özgürleşmesi, bir yaşam bilimi olarak sunuluyor.

ZİHİN KONTROLÜ CİHAZI
Türklere yönelik 2005 yılında başlatılan çalışmaları, Almanya'da yaşayan Türk işadamı Zafer Yılmaz ve Umut Duman yürütüyor. Kurulduğu ABD'den sonra dünyadaki en etkili Scientology merkezlerinden biri olan Almanya üzerinden yürütülen çalışmalarda hep gurbetçi Türklerin etkili rolü göze çarpıyor. Altı yaşında gittiği Almanya'da tornacılıktan gelip atom santralleri, boru hatları yenileme gibi projeler gerçekleştiren bir şirket kurarak yılda 15 milyon dolarlık ciro yapacak güce gelen 41 yaşındaki Zafer Yılmaz, Türkiye'deki Scientology çalışmalarının koordinatörü. Almanya'daki Scientology kiliselerine bağlı Türkler iki ülke arasında yoğun bir trafik içinde. Çünkü 1989'dan bu yana Scientology üyesi olan Zafer Yılmaz'ın deyimiyle, "Türkiye'yi ve Türk halkını da kurtarmak" amacındalar. Hayatta daha başarılı olma, her insanın şu anda olduğundan daha yetenekli hale gelebileceği vaadinde bulunuluyor. İşte bu vaatlerini tarikat ilginç bir aletle gerçekleştiriyor. İnsan vücuduna 1.5 voltluk elektrik verilerek zihin kontrol aleti gibi çalışan, yalan makinesine benzetilen E-Metre aygıtı. Tarikatın Türkiye sorumluları Zafer Yılmaz ve Umut Duman E-metre aletini ilk kez SABAH için sergilediler. Elle tutulan iki metal silindir üzerinden verilen 1.5 voltluk elektrik akımıyla, adına auditor dedikleri denetçi tarafından uygulanan sistemle tarikata girecek kişinin geçmişinden arınması, berrak hale gelmesinde ilk adım atılıyor.

DEPREMZELER FİŞLENDİ
Scientology tarikatı Türkiye'ye ilk kez 1999 yılındaki büyük deprem sırasında ilgi duymaya başladı. Tarikatın Türkiye sorumlularından Umut Duman'ın davetiyle Scientology'nin Kızılhaç'ı denebilecek Volunteer Ministers adlı yardım kuruluşundan dört kişi depremin bölgesine giderek 500 civarında Türk'ün kayıtlarını alıyor. Duman, Scientology teknikleriyle depremzedelere yardım edip kayıt çalışmalarıyla ilgili şunları söylüyor: "1999'da Türkiye'de deprem oldu. Scientology'den bana ulaştılar, ne yapalım diye? O dönemde Scientolog'lar Türkiye'ye geldi. Bazı uygulamalar yaptılar. Bize de gösterdiler. Yardımlarda bulundular. 500 insanın kayıtları alındı o dönem. Assist dediğimiz yardım teknolojisi uygulandı." Scientology tarikatının Türkiye faaliyetlerini anlatan Umut Duman ilginç bir bilgi daha veriyor. O da, tarikatın öğretilerini benimseyen ve hatta Almanya'dan gelen auditorler aracılığıyla seanslara giren bazı ünlüler olduğu. Ancak bu isimleri, tarikatın gizlilik kuralları gereği açıklamaktan kaçınıyor. Umut Duman ayrıca tarikatın şu an Türkiye'de aktif 30 civarında üyesinin bulunduğunu ve eğitim süreçlerinin devam ettiğini söylüyor. Zafer Yılmaz, çeviriler tamamlandığında özellikle siyasetçiler ve milletvekillerine yönelik ziyaretlerde bulunmayı düşündüklerini söylüyor. Konuyla ilgili olarak, "Milletvekilleri, ünlülere yönelik çalışmalarımız olacak. İlk etapta bu kitapların tercüme aşaması bitsin. Bu insanlara Türkçe dilinde hitap etmek zorundayım" açıklamasını yapıyor.
Haberin fotoğrafları
İLİŞKİLİ HABERLER
Scientology tarikatının ünlü Türk müritleri var
'Herkesle düşüp kalkm



Kur'an ayetlerini manyetik elektriğe dönüştürecek  
Kubilay Aktaş
Bilinçaltımız her gün binlerce gizli ya da açık mesajla bir bombardıman yaşıyor. Reklam, müzik ve siyasi amaçlı kullanılan bu tekniğin olumlu yönde de kullanılabileceği gerçeğine işaret eden Kubilay Aktaş, üstelik kişiye özel hazırlanan telkinlerle olumsuz durumların ortadan kaldırılabileceği fikrinde.
 

Bu telkinleri Kur'an-ı Kerim ayetleri, Cevşen, esmalar ve Peygamber Efendimiz'e (sas) Cibrîl-i Emîn ile beraber semadan bir hediye olarak indirilen ve Hz. Ali tarafından nazmedildiği bildirilen 'Celcelutiyye' duası ile uygulayan Aktaş, henüz ilkokulda iken astral çıkışlar yaşadığını belirtiyor. Üniversitede iken manevî konularla ilgilenmeye başlayan ve özellikle Risale-i Nur'daki 15. ve 29. sözlerin ilgisini çekmesiyle manevî alanda incelemeler yapan Aktaş, kendisinde olan biten hadiselerin nedenini bu şekilde öğrendiğini ifade ediyor. Son beş yıldır Doğu ve özellikle Hint felsefesiyle de ilgilenen Aktaş, "Doğu sadece bu işin maneviyat ayağını almış, dünyayı soyutlamış. Batı felsefesi ise sadece dünyayı hedef alıyor. İslam ise tam anlamıyla iki âlem arasında denge sağlıyor." diyor. İstanbul Mecidiyeköy'de bulunan Tarih ve Kültür Araştırmaları Derneği'nde seminerler düzenleyerek manevî telkinlerde bulunan eğitmen-yazar, yaptığı telkin eğitiminin kişisel gelişimin İslamî versiyonu olmadığını, bunun mana sultanlarının yapıp tavsiye ettiği şeylerin teknolojik düzeyde ve tasavvufta konumlandırılmasına dayandığını ifade ediyor.

100 m²'ye Kur'an'dan elektrik enerjisi

"Risale-i Nur Külliyatı beni işleyen, Mevlânâ da parlatan bir manadır. Benim yaptığım çalışmaların misyonu, insanın Doğu öğretilerine gitmesi yerine İslam'da çok fazla olan bu tür şifa kapılarını gösterip anlatmak." diyen Aktaş, psikologlardan farkının, reçete yerine ayetler yazarak kişilere telkinde bulunmak olduğunu anlatıyor. Ona göre, Kur'an'ın 'Allah zahirde ve batında size ayetlerini gösterecektir. Siz de bilip tanıyacaksınız.' ayetinde hareketle, asıl reiki (Doğu felsefesinde meditasyon yöntemi) birbirimize yaptığımız dualar ve tefekkürdür.

"Celcelutiyye bütün bu felsefelerdeki enerji çalışmalarının ismidir. İnsanın batınında kalmış istidatların ve yetilerin en güzel şekilde dengede kullanılmasıdır. Kişisel gelişimlerde gazlar vardır, Celcelutiyye bu gazın yanına fren ve debriyajı da koyuyor. Bütün bu Doğu öğretileri insanı firavunlaştırırken o tehlikeli yola sapmadan nefsinizin de hakkını vererek, onu dönüştürerek bir insan yapıyor." diyen Aktaş, eğitimlerin sonucunda çok olumlu sonuçların alındığını belirtiyor.

Bilinçaltına gönderilen gizli kayıtların yani sublimanel tekniğinin zaten kullanılan bir teknik olduğunu belirten eğitimci-yazar, bu subliminallerin altında psikologları kiralayıp secret'ler, özgüvenle ilgili şeyler yazmak yerine Kur'an'daki ayetleri yerleştiriyor.

Teknik kısaca şöyle: Kur'an-ı Kerim ayetleri ve esmalar bir ritimle okunuyor. Bu kayıt 8-12 hertz dalga boyuna, beynin alfa dalga boyutuna getiriliyor ve istenen müziğin altına yerleştiriliyor. Bu frekanslar insandaki klasörleri tetiklemek suretiyle bir denge sağlıyor. Sekiz aylık bir eğitim süreci dışında isterseniz bunun için hazırlanmış CD'leri üçer kez 21 günlük süreyle dinleyerek de bu telkinleri kendinize yapabiliyorsunuz.

Aktaş'ın üzerinde çalıştığı bir konu ise kendi deyişiyle 'dünyayı sarsacak' bir manyetik cihaz. "Bu asrın savaşı manyetik yani bilinçaltı savaşları. Şu an öyle bir cihaz yaptırıyoruz ki, Kur'an ayetlerini o cihaza yükleyip manyetik elektriğe dönüştürerek manyetik alana yayacağız. Kişisel bazda herkes 100 metrekareye bu iyi enerjiyi yayabilecek. Negatif ses ve görüntüler nasıl bizim bilinçaltımızı etkiliyor ve bize farklı telkinler veriyorsa (buna vesvese diyoruz) bizim yapacağımız çalışmayla pozitif bir enerji yayılacak." diyen Aktaş'ın "Gizli Telkinle Kur'an Terapisi" ve Dr. Hakan Yalman'la birlikte yazdıkları "Sözlerin ve Renklerin Gizemi" adlı iki kitabı var. s.zengin@zaman.com.tr

     
H. SALİH ZENGİN
30 Ekim 2009, Cuma




 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1163115 ziyaretçi (2541296 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc