İşte tam da bu nokta; aklın durduğu, fizik kurallarının yetersiz, sosyolojik, psikolojik tanımlamaların aciz kaldığı bir alan…
İzahtan vareste, müspet bilimin açıklayamadığı, aklı aşan bir olguyu, akla danışarak çözmek bana akıllıca gelmiyor.
Peki, ne?
Muhafazakar ve dürüst bir yakınım bana, “Başbakan Erdoğan’ın başarısı ve sağlığı için 60 kişi aralıksız olarak 24 saat Kur’anı Kerim okuyor. Tesiri yüksek olsun diye bunu Başbakan’dan bile gizli yapıyorlar.” deyince, ruhum, aklıyla bir türlü bulamadığı yanıtı aldı.
Detay sorular sorunca, sustu. İçine kapandı.
Tüm çabama rağmen, “Bu kadar biliyorum.” diyerek beni geçiştirdi.
Aldığım ip uçlarıyla şu bilgilere ulaştım;
Başbakan Erdoğan’a Nakşi İskenderpaşa Dergahı ve Risale-i Nur Talebelerinden oluşan 60 kişilik hafız gurubu nöbetleşerek aralıksız 24 saat Kur’an-ı Kerim okuyor.
Erdoğan için yalnızca Kur’an okunmuyor. Her gün 100 İstiğfar, 100 Salatü Selam’ın ardından Allah’ın Celle Celaluhu, Er Rauf, El Muhyi isimlerinin her biri 489 kez okunuyor. Başbakan için Kur’an ve Esma’ül Hüsna okuyan hafızlar, İstanbul, Ankara, Kırıkkale ve Yozgat’ta yaşıyorlar.
Hayatım boyunca her iki mahallenin baskısına aldırış etmeden yazmaya çalıştım.
Bu yazıma muhtemelen bir mahalleden, “Mistik yazılar bunlar.” eleştirilerini de göze alarak diyorum ki, “Başbakan Erdoğan’ı gıyabında okunan dualar koruyor.”
(Talat Atilla-Güneş)