Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İİN KOŞANLARIN YERİ***
  Kadir SÜTCÜ
 







Evinde karınca kolonisi kurdu, depremleri önceden biliyor  
Evinde 24 karınca kolonisi kuran öğretmen Kadir Sütçü, depremleri önceden tahmin ediyor.
 
 

Karıncaların yuvadan kaçma, sağa sola devrilme, ateş üzerindeymiş gibi yürüme, yol şaşırma, kasılma, havale geçirme gibi davranış bozukluklarıyla ve sebepsiz ölümleriyle İstanbul'da deprem olup olmayacağını ve depremin büyüklüğünü tahmin eden Sütçü, her ile "koloni takip merkezi" kurulması gerektiğini vurguluyor ve iddia ediyor; "Deprem Önceden bilinebilir!" Biz de son tahminlerini test ettik ve o hafta içinde gerçekleşen 6 depremi de önceden bildiğine tanık olduk!

Olası bir İstanbul depremini tahmin etmek İçin evinde 24 karınca kolonisi kurmasıyla basına yansıyan öğretmen Kadir Sütçü, şimdi karıncaların yanı sıra uydu fotoğraflarından da deprem tahmini yapıyor. 1 Temmuz 2007 tarihinden beri her gün web sitesinde karıncalardan yola çıkarak yaptığı deprem tahminlerini yayınlayan Sütçü, İki aydır da uydudan deprem bulutlarını takip ederek tahminlerde bulunuyor. Biz de bir haftalığına bu tahminlerinin tutup tutmadığını izledik. Antalya, Bilecik, Çin, Sumatra ve Ege Denizi için yaptığı tahminlerin hepsi gerçekleşti.

Basında "karıncalarla depremi bilen adam" olarak tanınan ve İstanbul Sarıyer İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nde Eğitici Bilişim Teknolojileri Formatör öğretmeni olarak görev yapan Sütçü, karıncaların deprem Öncesi gösterdiği 15 rutin hareket olduğunu ve bu hareketlere göre depremin büyüklüğünün tahmin edilebileceğini söylüyor. 11 Kasım 1999 tarihinden bu yana, altı saat aralıklarla karıncalarını gözlemleyen ve durumlarını not eden Sütçü, Tokat Gaziosmanpaşa Ziraat Fakültesi ve Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu. Baltalimanı'ndaki evinde ziyaret ettiğimiz Sütçü, bize çalışmalarını, tahmin yöntemlerini ve deprem tahmini yapmaya nasıl başladığını anlattı. Sütçü'nün hikâyesi bir erik ağacı ile başlıyor: "11 Kasım 1999 günü bahçemde gezerken, karıncaların yuvalarından kaçıp erik ağacının gövdesine dolandıklarını gördüm. Ziraatçı olduğum İçin dikkatimi çekti tabii. Ertesi gün 12 Kasım'da Düzce depremi oldu, O günden sonra gözümü karıncalardan ayırmamaya karar verdim. Yarısı bahçemde, yansı evde ve her birinde biner marangoz karınca olmak üzere 24 kolonim var. Dokuz yıldır Kandilli Rasathanesinin deprem kayıtlarıyla karıncalarımın hareketlerini karşılaştırıyorum. Depremden birkaç gün önce sıra dışı davranırlarda bulunduklarını tespit ettim."

KARINCALARIN 15 KRİTİK HAREKETİ!

Peki Kadir Sütçü'nün mikroskop yardımıyla incelediği bu karınca hareketleri neler? Karıncaların ilk sıra dışı hareketi elbette yuvadan dışarı çıkmaları. Ardından düşme, sağa sola devrilme, ateş üzerindeymiş gibi yürüme, yol şaşırma, dağınık yürüme, yuva ağzında kümeleşme, kasılma, uyuşukluk ve havale geçirme hareketleri geliyor. Bu hareketler, 4.0 büyüklüğüne kadar olan önemsiz bir depreme işaret ediyor. 4.0 ile 5.0 arası depremlerin öncesinde ise saydığımız tüm sıra dışı davranışların yanı sıra, sebepsiz yere her koloniden yüzde 20-30 civarında karınca ölüyor. 5.0 ile 6.0 büyüklük aralığındaki depremlerden önce de sıra dışı davranışlara yüzde 40-50 oranında ölüm ekleniyor. Depremin büyüklüğü 7.0'a vuruyorsa bu oran yüzde 60') buluyor. 7.0 üzeri depremlerden Önce İse kolonilerdeki karıncaların yüzde SO'i nedensizce ölüyor. Bu toplu ölümden önce yıldız şeklinde bir küme oluşturan karıncalar ölüme de hep birlikte gidiyor. Sütçü, karıncaların depremden önce yeraltından gelen elektromanyetik dalgalanmalardan rahatsız olarak bu tür sıra dışı davranışlarda bulunduklarını ve öldüklerini söylüyor.

KARINCALARI KUVARS ÇARPIYOR

Sütçü'nün bu açıklaması akla yatkın. Üstelik bilimsel desteği de var. Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği bölümünden emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Uğur Kaynak'ın www.sismikaktivite.org adresinde yayımlanan "Üç deprem bulutu" başlıklı makalesinde, Sütçü'nün ''elektromanyetik dalgalanma" dediği durum şöyle anlatılıyor: "Deprem yaklaştığında gerilen ve bükülen kayalann içerisindeki SiO2 bile§İmli kristaller, moleküllerindeki silisyum atomlarının elektron yörüngelerinden, atomların dışına çok miktarlarda elektron fışkırtırlar." İşte buna, yani kristal yapıdaki cisimlerin kendilerine dışarıdan uygulanan basınç miktarı ile orantılı olarak elektrik üretme özelliğine "piezoelektrik" olay deniyor. SiCVnİn saf hali olan ve yeryüzünde fazlaca bulunan "kuvars" kristali, fay hatlarında "piezoelektrik" olaya sebep oluyor. Prof. Dr. Uğur Kaynak, makalesinde bu durumu kolay anlaşılabilmesi için şöyle açıklamış:

ÇAKAR ÇAKMAZ ÇAKAN ÇAKMAK

"Piezoelektrik olayın en güzel uygulaması, ilk geldiğinde 'çakar çakmaz çakan çakmak' diye reklamı yapılan manyetolu çakmaklarda görülebilir. Ancak bu tertibata Türkiye'de yanlışlıkla manyetolu çakmak adı verilmiştir. Dikkat ederseniz çakmağın İçerisinde döndürülen bîr manyeto olmayıp, onun yerine, tepesine küçük bir çekiçle vurulan bir kuvars kristali vardır. Minicik bir çakmak İçerisindeki minicik bîr kuvars kristali, parmağınızdan aldığı mekanik enerji ile, yaklaşık 15-20 bin voltluk bir elektrik yükü atlaması (şerare) oluşturduğuna göre, varın siz bir fay zonundaki milyarlarca ton kuvars kristali eğilip büküldüğünde, ne kadar elektron fışkırtır hesap edin. Kısacası, levhaların hareketi dolayısı İle gerilim altında kalan deprem odaklanndaki (fay zonlarındaki) kayaç gerginliği dayanılmaz düzeylere çıktığında, yani depreme az bir zaman kala, hem magnetik hem de elektrostatik enerji salınımları olur."

KARINCALAR GÖNEN DEPREMİNİ BİLMİŞTİ

Sütcü'nün karıncaların ölümüne sebep olduğunu söylediği "elektromanyetik dalgalanma", Prof. Kaynak'ın söz ettiği "piezoeiektrik olay" olabilir. Karıncaların bu olayı depremden birkaç gün önce hissetmeleri, hareketlerini takip ederek depremden korunmamızı sağlayabilir. Sütcü'nün karıncalarıyla Önceden tahminde bulunduğu ve beş saat öncesinden basma mail atarak haber verdiği en etkili deprem, 10 Haziran 2008'de Balıkesir Gönen'de meydana gelen ve İstanbul'da da hissedilen 4.9 büyüklüğündeki deprem.

UYDUDAN DEPREM BULUTLARINI DA İZLİYOR

Kadir Sütçü, karıncaların yanı sıra bir yıldır da uydudan bulut fotoğraflarını takip ederek çeşitli ülkeler İçin deprem tahminlerinde bulunuyor.

Uydudan veya çıplak gözle görülen ince uzun bulutların deprem habercisi olduğunu söyleyen Sütçü, günlük olarak sitesine tahminlerini yazıyor. Bu tahminler üç-beş gün İçinde genellikle tutuyor. Buna bizim de şahit olduğumuzu söylememiz bu noktada yanlış olmaz. Kendisiyle röportaj yaptığımız gün (24 Aralık), Antalya ve Balıkesir civarında hafif şiddette depremler olacağını söylemişti. Ertesi gün Antalya'da ve Bilecik'te deprem olduğunu Kandilli Rasathanesi'nin web sitesinden gördük. Sütçü bu görüşmemiz sırasında yurtdışına yönelik olarak da bir tahminde bulunmuş, bir gün önce farkına vardığı Hindistan'dan Çin'e kadar uzanan ince bulutu uydu görüntüsü üzerinden bize de göstererek, Çin'de 4.0-5.0 büyüklüğünde bir deprem olacağını iddia etmişti, iki gün sonra 26 Aralık'ta gerçekten de Çin ve Pakistan'da iddia ettiği şiddet aralıklarında iki deprem gerçekleşti. 27 Aralık tarihinde de Endonezya, Sumatra'da 5.5-6.5 büyüklüğünde deprem olacağını söylemişti ki, 30 Aralık'ta Sumatra'nın kuzeyinde 5.9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Sütcü'nün 28 Aralık'ta Ege denizi açıklarında ve Yunanistan'da 4.0'dan büyük bir deprem olacağı tahmini ise, hemen ertesi gün Ege denizinde gerçekleşen 5.2 büyüklüğündeki deprem ile gerçekleşmiş oldu. Merak edenler www.dkos.org adresinden Sütcü'nün günlük tahminlerini okuyup, bu tahminlerin gerçekleşip gerçekleşmediğini takip edebilir. Bilim adamları da yıllardır uydu fotoğraflarından ve gözle takip edilebilen alçak bulutlardan deprem tahmini yapabilme konusunda çalışıyor. NASA ve DEME-TER projesi tarafından desteklenen İngiltere Meteodeprem Araştırma Merkezi Başkanı Ronald Karel, deprem bulutları üzerine çalışan en tanınmış isimlerden. Prof. Dr. Uğur Kaynak'ın "Üç deprem bulutu" başlıklı makalesinde de bu ince ve uzun deprem bulutlarına "piezoeiektrik olay" denen elektron fışkırmalarının sebep olduğu anlatılıyor.

SÜTÇÜ'NÜN TAHMİNLERİNİ ABD DE İSTİYOR!

Amerika Birleşik Devletleri Jeolojik Araştırmalar Departmanı (USGS) da Kadir Sütcü'nün çalışmalarını yakından takip ediyor. 27 Kasım 2008'de Panama'nın Costa Rica sınırı yakınlarında meydana gelen 6.2 şiddetindeki depremi 10 gün öncesinden tahmin eden Sütçü, bu tahminini bir rapor halinde e-mail aracılığıyla USGS'ye göndermiş. USGS yetkilileri ise bunun üzerine Sütçü'den ABD deprem tahminlerini devamlı olarak kendileriyle paylaşmasını talep etmiş. Sütçü, ABD üzerindeki tahminlerini artık USSS yetkililerine gönderiyor. Sütcü'nün, linda@usgs.gov mail hesabıyla yaptığı yazışmaları kendi güzlerimizle de gördük.

'HER İLE KOLONİ TAKİP MERKEZİ KURULMALI"

Kadir Sütçü, karıncalar ve bulutlar üzerine yaptığı çalışmalarını 1 Aralık 2008 tarihinde Sarıyer ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne verdi. İlçe tarafından İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne, oradan da Millî Eğitim Bakanlığı Projeler Kurulu'na gönderilen çalışmalar, eğer uygun görülürse Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığına iletilecek. Kadir Sütçü, eğer görevlendirilirse seve seve çalışmalarına devam edeceğini söylüyor ve her ile karınca kolonisi takip merkezleri kurulması gerektiğini belirtiyor. (Aktüel dergisi)

 
08 Ocak 2009, Perşemb



********

Deprem öncesi değişen hayvan davranışlarından en önemlisi karıncalarda görülüyor. Bir apartmanın üçüncü katında aniden çoğalan karıncaların dikkatlice izlenmesi öneriliyor. Çünkü, karıncalar deprem öncesi yuvalarını terk ediyor, ateş üstünde gibi yürüyor, zincir oluşturuyor ve küme küme toplanıyorlar. Kümelerdeki karıncaların yüzde 80'inin ölmesi depremin 6.5-7.0
şiddetinde olacağını işaret ediyor.*******




Kadir SÜTÇÜ
Saygılar
05056823779
 
Beni 937 Gün Takip Eden Değerli Site Ziyaretçilerim;
 
Hiç bir çıkar gözetmeksizin çalışmak kaydıyla, çalışmalarımı noktalayıp dünyadaki tüm insanların faydalanabilmesi için Projeyi bilim adamlarımıza devretmek istiyorum. Olası İstanbul Depremi Meydana Gelmeden 5 Gün Öncesinden Haber Verecek Olan Sistem Geliştirilmiştir. Dünyadaki tüm insanların en kısa zamanda bu sistemi öğrenebilmesi için TV Kanallarında yapılacak açık oturumlarda projeyi anlatmaya ve onlara belgelerle ispatlamaya hazırım. Sizler artık bu noktada açık oturumların yapılabilmesi için yayın organlarını harekete geçirmeniz gerekmektedir.
Saygılarımla.
 
NOT: Bu saatten itibaren dünyada depremlerden CANLILAR ÖLÜRSE bu ölümlerden bizlerde sorumlu olacağımızı bilerek hareket etmeliyiz. Sistemin bir gün önce hayata geçirilmesi depremlerden canlıların ölmemesini sağlayacakır.




EVİNİ RASATHANEYE ÇEVİRDİ 17 Ağustos 2008 Pazar > İSTANBUL - Osman SAĞIRLI EVDE 24 YUVA Karıncaların depremi önceden haber verdiğini söyleyen Kadir Sütçü, evinde oluşturduğu 24 yuvada günlük gözlemler yapıyor. Kandilli’yle Marmara Denizi’nden komşu olan Türkiye’nin ilk sivil rasathanesinin sahibi Kadir Sütçü, deprem uzmanları ile amansız bir mücadele veriyor... Telefonla küs olduğumuz anlardan biri... Ama nasıl ısrarcı, adeta yırtınıyor! İş arasında çalan telefonlardan oldum olası haz etmem. Açsam mı açmasam mı Nereye açmıyorsun? Yurttan sesler korosu gibi bağırıyor. Elim ahizeye uzanıyor... Alooo! - Beyefendi! Dün aradım bana inanmadınız. Bakın deprem oldu! - Af edersiniz kimi aradınız? - Siz gazeteci değil misiniz? Halkı bilgilendirme mesuliyetiniz yok mu? İnternetten Kandilli’nin sayfasına girin bakın, işte deprem oldu!” Buna benzer telefonlara alışığız, eli mahkum muhatap olacağız. Kimi arayıp, “yabancı istihbarat örgütleri beynime çip yerleştirdi, takip ediliyorum” der, kimi de “bırakın beni petrol bulayım” diye sallar. Burayı patent enstitüsü mü sanıyorlar bilmem, define bulanların gıkı çıkmıyor ama... Karşımızdakini incitmemeye özen gösteriyoruz. Bazılarına Bakırköy’ün, bazılarına da TÜBİTAK’ın numarasını verip vedalaşıyoruz... Ancak telefondaki sesin sahibi iki kategoriye de oturmuyor. Sitemleri sineye çekip, mevzuya giriyoruz. ÖĞRETMENİN FENDİ... Adı Kadir Sütçü... Eğitim Fakültesi İngilizce Bölümü ve Ziraat Fakültesi’nden mezunmuş. Öğretmenlik yapıyor. Kararlaştırdığımız saatte Baltalimanı’ndaki tek katlı evinin bahçe kapısındayım. Ben öyle fanuslar içinde özenle korunan karıncalar falan göreceğim umuduyla “şunlara bir baksak” diyorum. Kadir Bey gayet sakin... “Bir soluklan hele” diyor, “Acelen ne? Bak bir iki tanesi tura çıkmış geziyor. Çay içelim yatak odasında, banyoda, şu koltuğun arkasında mutfağın köşesinde evin içinde muhtelif yerlerde 12 yuva mevcut, 12 de bahçede, hepsini görürsün, kaçmıyor ya.” Başlıyor anlatmaya: “17 Ağustos depreminde Alanya’daydım. Depremin etkisini İstanbul’a dönerken yolda gördüklerimle hissettim. Fakat 11 Kasım 1999 günü bahçemdeki erik ağacını karıncaların, petekten kaçan arıların ağaçlara sardığı gibi sarmış olduğunu gördüm. Ziraat Fakültesi mezunu olduğumdan dolayı da bu durumu sıra dışı bir davranış olarak değerlendirdim. Ertesi gün 12 Kasım’da Düzce depremi oldu. İstanbul sallandı. O tarihten itibaren karıncaları izlemeye aldım.” Türkiye’de gitmediği uzman, çalmadığı kapı kalmadığından lakin her kapı bir öncekine göre daha gürültülü bir şekilde suratına kapandığından bahsediyor... Hasılı İngilizce bilmenin avantajını kullanıp internet üzerinden yabancı sitelere ulaşıyor, aradığını da buluyor. Bu arada karıncalarla ilgili bilgiler topluyor. Netice de karınca kolonileri kurmadan gözlemenin sağlıklı olmayacağına kanaat edip işe koyuluyor. Bir, iki, üç derken bahçede kurduğu koloni sayısı 12’ye ulaşıyor. İmar izni yok, tapu derdi yok. Kışın bahçede karınca takip etmenin güç olduğunu düşünerek 12 koloni de evinde kuruyor. Her birinde 1000 karınca...Başlıyor yuvaları izlemeye... Bir elinde kağıt bir elinde kalem, bir öncekinden farklı gördüğü her yuvayı bir bir not ediyor. Ardından da yakın civarda olan depremleri takip edip notları ile karşılaştırıyor. Dile kolay tam 7 sene bu koşuşturmaca sürüyor. 6038 İSABETLİ TAHMİN! “Karıncılar yuvayı terk ediyorsa, yiyeceklere ilgisiz kalıyorsa, koloniler kümeleniyorsa, yollarını şaşırıyorlarsa, sinirli ve telaşlı bir şekilde geziyorlarsa, yolda giderken düşüyorlarsa” deprem geliyor sonucuna varıyor...” Bununla da kalmıyor hangi yuvalardaki hareketliliğin nerede kaç şiddetinde depremin habercisi olduğunu da tecrübe ediniyor zamanla. Ve ‘bu iş tamam’ dediğinde depremle ilgili kim varsa kapısını çalıp durumu anlatıyor. Kim bilir belki de “tebrik, aferin” bekliyor. Kimi ‘biz seni ararız’ diyor, kimi ‘git işine kardeşim’ diyerek dudak büküyor. O da bu sistemi internet üzerinden yayınlamaya karar veriyor. Karıncalar söylüyor o yazıyor. Daha şimdiden 6038’i bulan raporda, 2.4 şiddetindeki tahmini bile yeri ile birlikte yazıyor. Sonuçta ne mi oluyor? Rasathane sonuçları çıktıkça tahminlerin altında bir satır daha ekleniyor. Kısacası her seferinde rüştünü ispat ediyor. Dört ayaklı sensör Kadir Sütçü’nün bahçesinde lakayt bir şekilde beni izleyen köpek göz doldurmuyor. Ammavelakin, Kadir Bey bunu ret ediyor. “Hiç olur mu” diyor, “O bir uzman, sadece deprem olacağı zaman havlar. Aman sussun ben razıyım!..” Merceğe takılanlar Çaylar bitiyor, söz bitmiyor... Kitabi bilgiyi pratiğe dökme zamanı geliyor. Mahir karıncaları yuvalarında da göstermek istiyor. Elde mercek başlıyoruz oda oda dolaşmaya, Kah Ankara-Çorum, kah Ege-Yunanistan’dan bilgi veren karınca istasyonlarını inceliyoruz. Çok anlarmışım gibi; “3 numara temiz, 5 numarada kısmen yoğunlaşma var. Bazıları sersemleşmiş” gibi bilgiler veriyor. “2 milim karıncanın sersemleştiğini nasıl anladın?” diyeceksin. Neticede 24 koloniye “mercek tutuyoruz”. O günkü kanaatlere göre Balıkesir’de 3-3.5 arasında deprem bekliyor. Ancak ben yazmıyorum, panik çıkarsa altından kalkamam... “Müneccim değilim” Kadir Sütçü, bugüne kadar önceden internet sayfasına aktardığı İzmir, Yunanistan, Ankara, Çorum, Balıkesir, hatta 2.4’lük Kemerburgaz’daki isabetli tahmin raporlarına rağmen insanların olayı kabullenemediklerine şaşırıyor. “Söylediklerime niye inanmazlar ki?” diye içerliyor. Bilim adamlarının “beyin küçüldükçe algılama şiddeti büyür” tespitini hatırlatıyor. “Ben müneccim değilim ki! Depremden önce elektromanyetik dalgalanmalar olur. Karıncalar bunu hissediyor ve kaçıyorlar.” Kadir Bey, sadece merakını gidermek üzere başladığı işin bu kadar yorucu olacağını düşünemediğinden dem vuruyor... Uzun sözün kısası şimdilik 40-41.5 enlem 26-30 boylam arasını takip edebiliyor. Acaba diyorum, “Çeşitli yerlere karınca istasyonları kurulsa... Bilgiler bilgilere eklense de geliştirilmeye çalışılsa...”




KUTLAMA
   Gelen Kutusu 
Yıldız ekle  <tugra113@gmail.com> 9 Ekim 2008 10:14
Kime: kadirs33@hotmail.com CS_INSTRUCTION_3
                       Kadir Bey.
        Nasılsınız.


İnanç kültürümüze göre ,iyi olmanın şartı ,
karşılıksız, önce karşısındakini  düşünmek;
 VERMEK -PAYLAŞMAKTIR.

Bu kriterlere göre
Siz iyi bir kişisiniz.

 Beni pek yanıltmayan öngörülerime göre; sizinde tahmi etmeyeceğiniz kadar
temiz gayretleriniz insanların DUA larıyla yükselecek, ilerleyecek.

Aynı düşüncelerle  www.hiziracil.tr.gg -iyilerin sitesini amatörcede olsa
 yaralanılması için açtım,sizide ekledim.

Aynı düşünceleri paylaşan  yüreklerde  organize olmalı,
iyiliklerin paylaşımın  yaygınlaşması adına.

 Sizin için yapabileceklerim adına,isteklerinizi beklerim.

Şahsınız ve Ailenize sağlık başarı huzurlar dilerim .

Saygılarımla.

Abdurrahim BARIN
E.Ask.
0216 5184148
05323631895
www.hiziracil.tr.
Yanıtla | Tümünü yanıtla | Yönlendir | Yazdır | Çöp kutusuna gönder | Orijinali göster

Yıldız ekle 
kadir sütçü
<kadirs33@hotmail.com>
9 Ekim 2008 10:16
Kime: Abdurrahim Barın <tugra113@gmail.com> CS_INSTRUCTION_3
Teşekkür ederim.

> Date: Thu, 9 Oct 2008 10:14:48 +0300
> From: tugra113@gmail.com
> To: kadirs33@hotmail.com
> Subject: KUTLAMA








 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1103932 ziyaretçi (2337603 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc