Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İ«İN KOŞANLARIN YERİ***
  YARIM İNCİR
 

Evve Bahce Tüplü Ballı Beyaz İncir Fidanı



Incir, Kırmızı Korkak, Meyveler, Tatlı

dried figs - kuru incir stok fotoğraflar ve resimler

“Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı 2015 yılı Ramazan Programı kapsamında Etiyopya’ya gittik..


Necaşi Hazretlerinin torunlarıyla bir arada olmak, Ramazan’da onların yüzünü güldürmek, Ramazan sevincini paylaşmak, sofralarına bir katkı sunmak amacıyla Etiyopya’nın değişik bölgelerinde bulunduk.

Bir iftar vakti, kaldığım yerde ezanla birlikte orucumu açtım. Sofrada, Türkiye’den götürdüğüm biraz Beypazarı kurusu, birkaç hurma ve kuru incir vardı. İftardan sonra akşam namazını kıldım ve çay içmek için bir kenara çekildiğimde, Nureddin isimli bir imam yanıma geldi. Kendisine bir adet kuru incir ikramında bulundum. Hem sohbet ediyor, hem de çaylarımızı yudumluyorduk. Nureddin elindeki incirin yarısını ısırarak;

“Bu ne kadar güzel bir meyve, nedir bu meyve?” diye sordu.

Meyvenin incir olduğunu, ALLAH CC’ın üzerine yemin ettiği

 “Tin” meyvesi olduğunu söyledim. 

Hayretle “İncir bu mu?” dedi ve Besmele çekerek 

“Tîn Suresini” okumaya başladı. Elinde kalan yarım inciri büyük bir hürmet ve saygıyla bir peçeteye sardı. O yarım inciri ne yapacağını sordum kendisine…

“ALLAH CC’ın üzerine yemin ettiği bu inciri evime götüreceğim. Çocuklarımın ağzına birer parça koyacağım. 


Bir ömür damarlarımızda dolaşacak. Bu büyük bir nimet, ALLAH CC bize bu nimeti bahşetti, ne kadar şükretsek azdır.” dedi. 

Ben de, “Siz o yarım inciri yiyin” dedim ve yanımda bulunan bir paket inciri kendisine ikram ettim.

Büyük bir heyecanla paketi alarak; 

“ALLAH CC’a yemin ederim ki hayatımda aldığım en değerli ve en büyük hediye bu oldu. 



Sizler ne kadar büyük insanlarsınız, ne kadar büyük bir milletsiniz. 

3500 kilometre mesafeden buraya geliyorsunuz ve 

ALLAH CC’ın Kur’an-ı Kerim’in de  zikrettiği ve üzerine yemin ettiği bir meyveyle bizi tanıştırıyor ve ikramda bulunuyorsunuz. 

Size ne kadar teşekkür etsek azdır. 

Yıllardır Etiyopya’nın değişik bölgelerinde sofralarımıza katkı sağlıyor, kestiğiniz kurbanlarla bizlere ikramda bulunuyorsunuz. 

Gelecekten ümidini kesmiş olan bizlere birer ışık ve ümit oldunuz. 

ALLAH CC sizlerden razı olsun” dedi. 

Bu duygularla Necaşi Hazretlerinin torunlarıyla vedalaşarak ülkemize döndük.”

 



Bu hatıra kime ne anlatır veya kimler bundan ne ders çıkarır bilmiyorum. 


Yalnız ben kendime söz verdim. İnşaallah bundan sonra, bir incir gördüğümde veya bir incir yediğimde 

“Tîn Sûresini” mutlaka okuyacağım…

 

Hayat kitabımız Kur’an-ı Kerîm’de 95’inci sure. Mekke döneminde inmiştir. 8 ayettir.


Bismillâhirrahmanirrahim.

1- İncire, zeytine,

2- Sina dağına,

3- Ve bu emin beldeye (Mekke’ye) yemin olsun ki;

4- Biz, insanı en güzel bir biçimde yarattık.

5- Sonra çevirdik aşağıların aşağısına kaktık (indirdik).

6- Ancak iman edip yararlı işler yapan kimseler başka. Onlar için kesilmez bir mükâfat vardır.

7- O halde bundan sonra sana dini (hesap gününü) yalanlatan nedir?

8- ALLAH “hâkimlerin hâkimi” değil midir?

 

Amennâ ve saddaknâ… 

İnandık, iman ettik 

RABBİM..

Yaratan ve yaşatan Sensin… 

Din gününün sâhibi Sensin… 

Hâkimler hâkimi Sensin…


Sayısız nimetler içerisinde yaşayan bizler, neden Etiyopyalı Nureddin Hoca gibi bakamıyoruz, 

O’nun gibi göremiyoruz? 

O’nun gibi düşünemiyoruz?

O idrakte olsaydık bir bardak suyu lüzumsuz yere akıtır mıydık? İhtiyacımızdan fazla aldığımız ekmekleri naylon poşetlerde küflendirip, sonra da hiç vicdanımız sızlamadan çöpe atar mıydık? 

Yaşadığımız şu dünyada israf ettiğimiz o nimetlere muhtaç olan milyonlarca insan olduğunu düşünürdük! 

Heder ettiğimiz zenginliklerde diğer insanların ve doğacak bebeklerin de haklarının olduğunu unutmazdık!


Kendisine ikrâm edilen ve hayatında ilk defa gördüğü, ilk defa yediği yarım incir karşılığında şükür olarak Tîn Sûresini okuyan Etiyopyalı Nureddin kardeşimiz, Türkiye’de incir bahçeleri, zeytin bahçeleri olup da kıblesini şaşırmış, kitabından habersiz, israf içersinde uyuşuk gafilleri görse ne derdi acaba?


Yâ RAB..

Sırat-ı müstakimden ayırma bizi… 

İslâm nîmetinden, îman nîmetinden mahrum eyleme… 

Şükründen, zikrinden gâfil kılma bizleri… 







 

Bu güzel ve ibretli incir hikâyesi

Diyanet İşleri Başkanlığı Kurumsal İletişim Müdürlüğü Koordinatörü
Yüksel Sezgin beyden alıntı


 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1571936 ziyaretçi (3506823 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc
Bu web sitesi Łcretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
‹cretsiz kaydol