Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İÇİN KOŞANLARIN YERİ***
  HÜRKUŞ . NASIL DURDURULUYORUZ.Vecihi Hürkuş Çıkıyor .MSB Bak- V.GÖNÜL
 


İlk Türk uçağı Vecihi Hürkuş çıkıyor
Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, insansız hava aracı Anka’nın deneme uçuşlarını yaptığını, projeleri yurtiçinde yapılan ilk Türk uçağının da hangardan çıkmak üzere olduğunu söyledi.
Şerif Erdikici-Tekin Gürbulak’ın haberi
Ege Serbest Bölgesi’nde düzenlenen 2. Küresel Havacılık, Uzay ve Offset Konferansı’nın ikinci gün oturumlarına katılan Gönül, ilk Türk uçağının dizaynının tamamen Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tarafından yapıldığını ve uçağın da ilk Türk şehit pilotlarından Vecihi Hürkuş’un ismini taşıyacağını kaydetti.
“Uçak hangardan çıkmak üzere. Bu bir eğitim uçağı, ama önemli olan, bu teknolojinin Türkiye’ye kazandırılmış olması.
Değişik yerlerde de kullanılması mümkün.” diyen Gönül, milli tank projesinde de Kara Kuvvetleri Komutanlığı ile bu konuda açılan ihaleyi kazanan Otokar firmasının ortak çalıştığını, bütün çabanın yeni tip ve nesil milli bir tank ortaya çıkarılmasına dönük olduğunu etti.
Bakan, bu projede de prototip yapılması safhasında olunduğunu dile getirdi.
Türk savunma sanayiinin son yıllardaki gelişimine dikkati çeken Bakan Gönül’ün verdiği bilgilere göre, geçen yılın sonunda, toplam 12 milyar doların üzerinde offset taahhüdü alınarak bunun 4,5 milyar dolarlık kısmı gerçekleşti.
10 yılda yaklaşık 8 milyar dolarlık offset taahhüdünden faydalanılacak. Savunma sanayii cirosu 2,3 milyar dolara, ihracat 800 milyon dolara, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarının karşılanma oranı yüzde 45′e ulaştı.
Bunun 2011′de yüzde 50′ye ulaşacağını aktaran Gönül, hazır araç ve silah ithalatının yüzde 10′a düştüğünü kaydetti.
Şu anda uçak sanayiinde yalnızca dışarıdan gönderilen F16 montajı değil, Awacs uçağının tamamı yapılıyor. Yeni F16 plusların üretimi ve motoru TEİ’de (Tusaş Motor Sanayii AŞ) yapılacak.
 TUSAŞ ve Aselsan birleşerek helikopterlerin ve uçakların kullandığı bilgisayarları yapıyor.
Türkiye’nin, dahil olduğu F-35 Müşterek Saldırı Uçağı projesi kapsamında üretimini yapacağı parçaların önemli bölümü Ege Serbest Bölgesi’nde kurulacak tesislerden karşılanacak.
Uçağın motor parçaları için Kale Grubu ile Pratt&Whitney ortaklığı, 2012 başında üretime başlayacak. Hollandalı Foker Elmo şirketi F-35 için özel tasarımlı kablo üretecek.
F-35 Projesi için yapılacak yatırımlarda orta vadede bine yakın kişinin istihdam edilebileceği belirtiliyor.
zaman
Haberin Etiketleri: hurkus da son durum, tsk milli tank, h, türkiyenin yeni milli silahları, türkiyede silah sanayi, türk yerli uçagı ile ilgili yeni haberler, türk silah sanayinde son gelişmeler, tsk mili proje, t, milli uçak projesi, milli uçak çalışmaları, milli uçak, milli ucak, ilk ve son uçak, hürkuşun son durumu, hürkuş eğitim uçağında son durum, hürkuş eğitim uçağı, vecihi hürkuş uçuş ile ilgili çalışmaları
Kategori: EkonomiEklenme Tarihi: Eki 8th, 2010









Hürkuş'un ibretlik hikayesi


İlk yerli uçak Hürkuş görücüye çıkarken, Türkiye'nin uçak üretimi girişimlerinin ilginç bir şekilde engellendiği, her aşaması derslerle dolu süreç...






Başbakan'ın zafer işareti yaptığı HÜRKUŞ'a adı verilen Vecihi Hürkuş, ilk yerli uçağı üreten isim. Ancak ne uçağına lisans verildi ne kurduğu filoya ruhsat. Hürkuş bu yolda yalnız değildi. Sanayici Nuri Demirağ da ilk havaalanını, ilk uçak fabrikasını kurdu. O da her adımda görünmez bir el tarafından engellendi.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından üretilen Türkiye'nin yerli uçağı HÜRKUŞ, geçtiğimiz günlerde görücüye çıktı. İki yıl sonra Türk semalarındaki yerini alacak. Törene Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Necdet Özel de katılmış, duygulu anlar yaşanmıştı. Oysa Türkiye'nin ilk uçak tecrübesi bu değil. 80 yıl önce Vecihi Hürkuş'la başlayan, Nuri Demirağ'la devam eden uçak üretimi girişimleri ilginç bir şekilde engellendi. İşte her aşaması derslerle dolu o sürecin hikayesi...

HÜRKUŞ adını, cumhuriyet tarihimizin en önemli “tayyareci”lerinden Vecihi Hürkuş'tan aldı. Hayatını uçmaya adamış Hürkuş bütün ömrünü Türkiye havacılığını geliştirmek için harcamıştı. Daha 1928 yılında ilk uçağını yapmış ve bu uçakla Çekoslovakya'dan Türkiye'ye uçarak dönmeyi başarmıştı. 1969'da vefatına kadar da havacılıkla ilgili bütün projelerin içinde yer almış, varını yoğunu bu uğurda harcamıştı.

İLK UÇAK FABRİKASI

Hürkuş hayalci değildi. Hayata geçirmeye çalıştığı işler kar getirecek projelerdi. İlk yerli sivil uçağı yaptı. Uçuş lisansı vermediler. Türk Hava Yolları'nın uçmadığı noktalara sefer düzenlemek için havayolu şirketi kurdu, ruhsat vermediler. Havayoluyla posta dağıtımı için 8 uçaklık filo kurdu, önce bu işe izin çıktı, ardından 7 uçağını seferden alıkoydular. Hürkuş bütün hayatı boyunca kendisini sürekli çelmeleyen bürokrasiyle uğraşmak zorunda kaldı. Vecihi Hürkuş bu yolda yalnız değildi. Cumhuriyet'in ilk müteahhitlerinden, müteşebbis ve sanayici Nuri Demirağ da uçmaya gönül vermiş, ilk havaalanını, ilk uçak fabrikasını kurmuş, uçuş okulu açmış bir isimdi. Demirağ da attığı her adımda görünmez bir el tarafından engellenmiş, teşebbüsleri akim bırakılmıştı. Demirağ, Hürkuş'la tanışmış, Kadıköy'de bir hangarda Vecihi Hürkuş'un yaptığı ikinci uçağın da finansörü olmuştu. Demirağ 1930'lu yılların başlarında Hürkuş'a uçak yapması için 5 bin lira vermişti. Hürkuş da uçağı başarıyla tamamlamıştı. AK Parti Sivas milletvekili Nursuna Memecan'ın dedesi, Koç ailesinden Ali Koç'un eşi Nevbahar Koç ile Melike Demirağ'ın büyük amcası, ünlü sinemacı ve AND Film'in sahibi Turgut Demirağ'ın amcası Mehmet Nuri Demirağ, kardeşi Abdurrahman Naci gibi Sivas Divriği'de doğmuştu. Yörenin meşhur ailelerinden Mühürdarzadelere mensuptu. Ailenin bilinen tarihi 18. yüzyıl sonuna kadar uzanıyordu. Mehmet Nuri Bey, 1886 yılında Mühürdarzade Ömer Bey'in oğlu olarak dünyaya gelmişti. Bölgenin yargıcı yani adalet dağıtıcısıydı. 1889 yılında attan düşerek ölenÖmer Bey, yeni doğan oğlu Abdurrahman Naci'yi göremedi. Babasını henüz üç yaşındayken kaybeden küçük Mehmet Nuri, annesi Ayşe Hanım'ın himayesinde otodidakt (kendini yetiştirme, sırfmeraktan kaynaklanan bir girişimle keşifler yapabilme) olarak yetişmişti. Rüştiye eğitimini Divriği'de yaptı ve sonraları aynı okula öğretmen oldu. 1903 yılında, 17 yaşındayken, Ziraat Bankası'nın açtığı sınavda başarı göstererek aynı bankanın Kangal Şubesi'nde çalışmaya başladı, 1904'te Koçgiri Şubesi'ne atandı.Mehmet Nuri Bey 1909'da ‘Büyük Kıtlık' baş gösterince depolarda bırakılan buğday ve cinsi tahılı kişisel inisiyatifini kullanarak halka uygun bedelle satınca hakkında soruşturma açılmış, fakat gerçek ortaya çıkınca ödüllendirilmişti.

İLK TÜRK SİGARA KÂĞIDINI ÜRETTİ

Girişimci bir ruha sahip olanMehmet Nuri Bey 1910'da,Maliye Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanıp bankacılıktanmaliyememurluğuna geçmişti. Görevi sırasında yetkisi altındaki Taksim Kışlası ve Talimhane'yi isteyen Fransızlar'a karşı gelecek ve bu yerlerin elden çıkmasını engelleyecekti. Kısa zaman sonra Hasköy Mal Müdürlüğü'ne getirilenMehmet Nuri Bey, Maliye Mektebi Alisi'nde gece derslerine katılarak yüksek öğrenimini de tamamladı. 1918'de I. Dünya Savaşı günlerinin sona ermesiyle birlikte 32 yaşındayken Maliye Müfettişi oldu. Divriği ile alakasını kesmeyerek, Beşiktaş'ta Serencebey'e yerleşti. Fakat daha görevinin ilk yılında (1918) Maliye'nin Tatavla Şubesi'ni denetlerken işgal kuvvetlerine bağlı subayların ağır hakaretine uğradı ve memurluktan istifa etti. Mehmet Nuri Bey, artık ticaret yapmanın yollarını aramaya başlamıştı. Biriktirdiği 56 Osmanlı altınıyla genellikle yabancıların tekelinde olan sigara kağıdı işine girdi. İlk Türk sigara kağıdı yapımını başlattı.Ürettiği sigara kağıdına “Türk Zaferi” adını verdi.

İNÖNÜ'YE KIZDI PARTİ KURDU

Mehmet Nuri Demirağ, 1945'te Cumhuriyet tarihinde üçüncü kez çok partili hayata geçişte ilk muhalefet partisi olan Milli Kalkınma Partisi'nin kurucuları arasında yer alır ve genel başkanlığı üstlenir. 1946'da, seçimlere katılan ancak başarı gösteremeyen partinin basın tarafından engellendiğini düşünen Demirağ, birmatbaa kurarak 100 bin satcak bir gazete planlamış fakat bu hiçbir zaman gerçekleşmemiştir. Demirağ, 1948'de,Milli Kalkınma Partisi'nin propagandası için bir radyo istasyonu kurmak ister fakat buna da izin verilmez. 1946 seçimlerinde CHP ile Demokrat Parti'nin çetin seçimmücadelesinde başarılı olamayan Demirağ'ın partisi günden güne eriyerek siyasi sahadan tamamen silinir. Milletvekilliği hevesinden vazgeçmeyen Demirağ, 1954 seçimlerinde DP'den SivasMilletvekili olarak TBMM'ye girer. 1957 yılında, Meclis'te kötü gidişi ağır bir dille eleştiren tarihi bir konuşma yapar. Çalışanlar arasındaki ücret adaletsizliğinin ve uçurumunun kapatılmasını isteyen yasa teklifini sunar. Fakat Meclis'teki hayatı uzun sürmez, 13 Kasım 1957'de vefat eder.

ATATÜRK'ÜN ÖVDÜĞÜ PROJE

Mehmet Nuri Bey, asıl başarılarını Cumhuriyet'in ilanından sonra sağlar. 1926'da, demiryolu yapımıyla görevlendirilen Fransız şirketi üstlendiği işi bırakınca hiç anlamadığı bu işi üstlenir. Devlet memuriyetinde inşaat mühendisi olarak çalışan kardeşi Abdurrahman Naci Bey'imemurluktan ayırarak birlikte çalışmaya başlar. 1931'de Asya'yı Avrupa'ya bağlayacak ‘Boğaz Köprüsü' projesini başlatır. ABD'denmühendisler getirtip dört yıl sürecek araştırmalarının sonucunda hazırladığı projeyi yaver Salih Bozok aracılığıyla Atatürk'e sunar. Atatürk'ün çok beğendiği ve hükümete gönderdiği proje reddedilir. Bu durum Nuri Bey'i durdurmaz, çalışmalarını çeşitlendirir.

ANADOLUYU DEMİR AĞLARLA ÖRDÜ

Önce Samsun'dan Erzurum'a kadar olan bölgede geçtiği yerleri demir ağlarla örecek, arkasından Fevzipaşa-Diyarbakır, Afyon-Antalya, Sivas-Erzurum, Irmak-Filyos hatlarında 1012 kilometrelik demiryolu inşa edecektir. 1933'te doğup büyüdüğü Divriği'ye enerji sağlama planlarını yaparken (ki bu 1966'dan sonra hareket alanı bulacaktır) Keban Barajı projesini ilk kez dile getirir. Bursa'da Sümerbank Merinos Fabrikası'nın yapımına girişir, 1934'te, yabancıların tekel oluşturarak çimentoyu 33 liraya satmaya başladıklarını görünce çimento fabrikası kurmak ister, ürettiği çimentoyu 13 liraya satmayı önerdiği halde fabrika kurmasına izin verilmez. Fakat aynı yıl Atatürk başarılarından dolayı ona ve kardeşi Abdurrahman Naci Bey'e “Demirağ” soyadını verir. Ardından İzmit SEKÂ Kağıt Fabrikası'nın temeli atılır. İstanbul'a yapılacak sebze hali binası inşaatı Demirağ kardeşlere verilir.

AVRUPA'NIN EN MODERN ALANI

1936'da, Beşiktaş Serencebey'deki evde ‘Nuri Demirağ Uçak Atölyesi'ni açan Demirağ kardeşler bu iş için kurulacak fabrikanın yeri için memleketleri Divriği'yi düşünürler ama hesapları tutmaz. Mehmet Nuri Demirağ, böylece Türk havacılık sanayiinin ilk temellerini tek başına atmış olur. İlk iş olarak on yıllık devreyi kapsayan plan hazırlatır. Bu program gereği, Beşiktaş Barbaros Hayrettin İskelesi'nin yanında Tayyare Etüd Atölyesi'ni kurar. Bugünkü Deniz Müzesi'nin yerindeki atölye dev bir fabrika haline gelir. Yeşilköy'de geniş bir düzlük üzerine kurulu Elmas Paşa Çiftliği'ni uçakların iniş ve kalkışına uygun bir havameydanı yapmak üzere satın alır. Burada 1000x1300 metre boyutlarında düz bir havaalanı inşa ettirir. Bunun bir benzeri o sıralarda Avrupa'nın en modern havaalanı olan Hollanda Amsterdam'da vardır. 1937-38 yılı içinde Türk Hava Kurumu yeni fabrikaya 10 okul uçağı ve 65 planör siparişi verir.

1941 AĞUSTOSUNDA DİVRİĞİ'YE UÇTU

İstanbul fabrikalarında yapılan ilk yerli Türk uçağı, 1941 Ağustos'unda Demirağ'ın doğduğu yer olan Divriği'ye uçarak gidip gelmiştir. Nuri Bey, aynı yılın eylül ayında on iki uçaklık filoyu Bursa, Kütahya, Eskişehir, Ankara, Konya, Adana, Elazığ veMalatya rotasında uçurarak halka kendi uçaklarımızla göklerimizi koruyabileceğimizi göstermiştir. Nu.D 38 adı verilen bu yolcu uçağı, tamamen Türk mühendis ve işçilerinin ortaya çıkardıkları Türk tipi bir uçaktır. Altı kişilik yolcu uçağının çift pilot kumandası bulunmaktadır. Saatte 325 km hız yapabilmekte ve 1000 kmmesafeyle havada kalabilmektedir. Buna rağmen THK , bu uçakları almaktan vazgeçer.

Ben mütevazıyım kardeşim sosyetik

Nuri Demirağ'ın kardeşi Abdurrahman Naci Demirağ iş hayatına ağabeyiyle birlikte atıldı. Ancak bir müddet sonra iki kardeşin yolları ayrıldı. Nuri Demirağ, röportajlarında kardeşiyle aralarında soğukluk olduğunu söylüyor ancak altını çizerek küs olmadıklarını da belirtiyordu. Nuri Demirağ, gazetecilere zengin olduktan sonra muhafazakar ve mütevazı çizgisinden sapmadığını ama kardeşinin “sosyetik” olduğu bilgisini veriyordu

Yeğeni sinemacı oldu

Abdurrahman Naci Demirağ'ın oğlu Turgut Naci Demirağ bir dönem Türk sinemasının en ünlü ismiydi. ABD'de sinema eğitimi almış, Türkiye'ye dönünce de babasının adının baş harflerinden oluşan AND filmi kurmuştu. Yapımcı, yönetmen ve senarist Turgut Demirağ caz sanatçısı Rüçhan Çamay ile evlenmişti. Çiftin bu evlilikten Melike isminde bir kızları oldu. Bu çocuk sonraki yılların ünlü pop müzik şarkıcısı ve sinema oyuncusu Melike Demirağ'dan başkası değildi. Demirağ'ın Muhteşem adında bir kardeşi vardı. Turgut Demirağ daha sonra Afet Tuğbay'la evlendi.

Bugün





 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1153881 ziyaretçi (2516748 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc