Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İÇİN KOŞANLARIN YERİ***
  TÜRKİYE HAVA SAVUNMA SİSTEMİ
 







Bakan Yılmaz, Türkiye'nin ürettiği SOM füzesinin

motorunun Fransa'dan alındığını belirterek,

sözlerini şöyle sürdürdü:

"SOM füzesini bir yere ihraç etmek istediğinizde,

Fransa

'bendeki olan motoru,

üçüncü ülkelere ihraçedemezsin'

diye bir kısıt koyduğunda,

kendi ürününüzü de satamıyorsunuz.

Demek ki bütün malzemeleri içinde bulunan,

yazılım, motor, kamera dahil,

hangi sistem olursa olsun,

en ufacık bir sistem bile olsa,

o sistemin yüzde 95'i sizin

ama

yüzde 5'i yabancı.

O yabancılıktan dolayı yüzde 95'i ihraç edemiyorsun.

Dolayısıyla yüzde 100'ü yakalamak bizim hedefimiz."









Milli füze savunma sistemi '5-10 yıl sonra'

Türkiye milli füze savunma sistemini 5-10 yılda kurabilecek. Meclis Savunma Komisyonu'na brifing veren Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, kamuoyunda füze ihalesi olarak bilinen Türk Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi ihalesinin iptal edilme gerekçesini 'sürekli bağımlılıktan kurtulmak' olarak açıkladı.


[Fotoğraf: Reuters - Arşiv]

Muhabir

Yakın çevresi gelişmiş füze sistemleri olan ülkelerle çevrili Türkiye, 2006-2015 yılları boyunca gündeminde olan füze savunma sistemi ihalesini milli sistemini kurabilmek için iptal etti. Ancak böyle bir sistemi kurabilmesi için 5 -10 yıl gerekecek.

Meclis Savunma Komisyonu'na brifing veren Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, 15 Kasım 2015 tarihinde Başbakanlık kaynakları tarafından iptal edildiği açıklanan füze ihalesinin (T-LORAMIDS -Türk Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi) iptali konusunda komisyona şunları söyledi:

"İhaleyi iptal ettik kararımızın anlamı şu: Biz milli bir projeyi başlattık. Yani Patriottan daha iyi bir sistemi  şu anda Çin ile konuştuğumuz sistemden daha iyi bir sistemi geliştirmek üzere gayretlerimizi başlattık. Ama 'bu faaliyet 3 yılda sonuçlanır biz hava savunma sistemi kurarız' dersek çok aşırı iyimser bir şey söylemiş olurum. Bu 5 -10 yıl marjında olacak bir şeydir"

Savunma Sanayii Müsteşarı ihalenin iptal edilme gerekçesini ise şöyle açıkladı:

"Böyle bir sistem alındığında bunların sürekli idamesi, yazılımların güncellenmesi gibi bir dizi teknolojik unsur var. Orada biz her üç dört yılda bir bir ülkenin kapısını çalıp veya herhangi bir ülkeye bağlı kalabilirdik. Yenileme, modernizasyon gibi faaliyetlerde sürekli bağımlılık, bizim uzun vadede stratejik olarak çok arzu ettiğimiz bir şey değil."

Demir ihalenin iptal gerekçelerinden bir başkasını da 'caydırıcılık' olarak anlattı. Balistik füzeye karşı koruma sisteminin 20 km olduğunu söyleyen Savunma Sanayii Müsteşarı, "Kaç tane sistemi nereye koyacaksınız? Biz dört sistemden konuşuyorduk. Türkiye'nin neresini ne kadar savunacaksınız şu anda."dedi. Müsteşar ayrıca sadece savunma sistemiyle bir ülkenin caydırıcı olmasının zor olduğunu bu nedenle taaruz sistemlerinin de geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Savunma Sanayii Müsteşarı, Türkiye'nin hava savunma sistemi konusunda başlangıçta güney bölgesine yoğunlaştığı söyledi. Rusya ile yaşanan kriz sonrasında kuzeyin de düşünülmesi gerekebileceğini belirten Demir, " Hava savunma şemsiyemizi tamamen oluşturalım dediğimizde çok sayıda sisteme ihtiyacımız var. Madem öyle çok sayıda sisteme ihtiyacımız var. O halde biz milli bir projeyi derhal başlatalım dedik. Şu anda onu yapıyoruz" dedi.

Demir, Türkiye'nin acil ihtiyaç duyması halinde Patriotların gelebileceğini belirtti,  milli sistemin kuruluşuna ilişkin şunları söyledi:

"Biz üç sene sonra böyle bir sistemi geliştirip koyacağız diye aşırı iyimser bir şey söylemiyoruz. Çünkü bilgi seviyemiz, teknoloji seviyemiz malum. Ama beş on yıl marjında tatmin edilebilir seviyede bir hava savunma sistemi oluşturduğumuzda artık üç dört sistemde bağımlı değil, sistem sayısı milli olduğu için daha çok artırabilecek bir yönteme doğru gideceğiz."

Füze ihalesinin geçmişi

T-LORAMIDS projesi ihalesine; Haziran 2006'da Savunma Sanayii İcra Kurulu toplantısında karar verildi. Aynı yıl fizibilite ve teklifler çağrı dosyasını hazırlamak için çalışmalara başlandı. 2008'de ihaleye çıkma kararı alındı. 2010 yılında da teknik şartnameleri içeren Teklife Çağrı Dosyası yayınlandı.

T-LORAMIDS projesi ihalesine; ABD'nin Patriot sistemi, Rus S300-S400 füzeleri, Çin'in FD-2000 füzesi ve İtalyan-Fransız ortaklığıyla geliştirilen Samp-T sistemi yarıştı.

2012 yılında ortaya çıkan teknik puantaj sıralamasında Çin firması CPMIEC 4 milyar dolar olarak öngörülen ihalede, 3,4 milyar dolar ile en uygun teklifi veren şirket oldu, birinci sırada yer aldı. Çin Türkiye'nin önemsediği ortak üretim ve yerli katkı oranını yüzde 30'a çıkarmayı da kabul etti.

Ancak CPMIEC firmasının İran'a silah satışı yüzünden ABD'nin yaptırım listesinde olması ihaleyi tartışmalı hale getirdi. ABD ve NATO'dan Türkiye'ye eleştiri ve uyarılar yöneltildi.

Başbakanlık kaynakları ise 15 Kasım 2015 tarihinde, Türkiye'nin kendi füze programını kurmayı planladığını açıkladı. Kaynaklar, Çin'in kazandığı ihalenin iptal edildiğini, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da iptal kararını onayladığını söyledi.

Türkiye'nin etrafı füzelerle çevrili

İran üç bin km’lik bir mesafeye füze atma kapasitesine sahip. Yani Tahran’dan atılacak füzelerle İstanbul vurabilecek durumda. Suriye rejiminin elinde de  menzili 700-800 km’yi bulan füzeler var. Türkiye bu silahlara karşı kendini ancak Amerika’nın onay vermesi  halinde NATO’dan gönderilecek, ödünç Patriot  sistemleriyle savunabilecek durumda.

Kaynak: Al Jazeera

TÜRKİYE'NİN
SAVUNMASIZ HAVASISoğuk Savaş döneminde Doğu Bloku’nda yer alan ülkeler ileri teknolojiye sahip füzeler geliştirdi. Rusya, Kuzey Kore, Çin gibi ülkeler çoğu zaman teknoloji paylaşımı yaparak gelişmiş silahlar ürettiler. Suriye, İran gibi Türkiye’ye komşu ülkeler de kimyasal, biyolojik hatta nükleer başlık taşıyabilen uzun menzilli balistik füzeleri kolaylıkla edinebildi. Ayrıca savunma amacıyla satın aldıkları bazı füze sistemlerini de yaptıkları geliştirmeler ile saldırı amaçlı silahlar haline getirdiler. Bunlar arasında en çok bilineni, Körfez Savaşı döneminde Saddam Hüseyin’in kullandığı SCUD füzeleri. Suriye ve İran’ın elinde Sovyetler Birliği döneminde geliştirilen bu füzelerden çok sayıda var. Berkeley Üniversitesi’nde ulusal güvenlik stratejileri dersi veren Dr. Jim Bonomo, mobil fırlatıcılardan harekete geçirildikleri için SCUD füzelerinin ordulara büyük avantaj sağladığının altını çiziyor. Al Jazeera’ye konuşan Bonomo, orijinal SCUD füzelerinin 300 kilometreye kadar ulaşabildiğini ancak Suriye’dekilerin menzilinin bazı güncellemelerle 500 kilometreye kadar çıkabildiğini söylüyor. İran’daki SCUD füzeleri ise 2500 kilometre uzaktaki hedefleri vurabilecek kapasitede. Bonomo’ya göre, Suriye’nin elindeki SCUD füzelerinin etki alanına Ankara dahil Türkiye’nin büyük kısmı giriyor. İran’daki füzeler ise Türkiye’nin her yerini vurabilme kapasitesine sahip. Daha kısa menzile ve alçak irtifaya sahip, ancak hedefi çok daha hassasiyetle vurabilen yeni teknoloji ürünü Rus S300 füzeleri de Suriye’nin Türkiye sınırına yakın bölgelerine yerleştirilmiş durumda.
FÜZE TEHDİDİ

Asker sayısı açısından NATO’nun ABD’den sonra ikinci büyük ordusu olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kendisine ait füze savunma sistemi yok. Alçak (HİSAR-A) ve orta (HİSAR-O) irtifa sistemlerini 2006’da kendi üretmeye karar verdi ancak süreç çok yavaş ilerliyor, henüz üretim tamamlanmadı. Füze savunma sistemi ihtiyacının Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı Savunma Sanayii Müsteşarlığı’na bağlı olarak giderilmesine Türkiye’de ilk kez Şubat 2006’da karar verildi. 2007’de ilgili kurumlardan bilgi istendi, 25 Eylül 2008’de de ihale açıldı. Orta ve alçak irtifa füze savunma sistemlerinin Türkiye’de üretilmesi kararından dört yıl sonra, 15 Haziran 2010’da ihale ASELSAN ve ROKETSAN’a verildi. Tam bir yıl sonra, Haziran 2011’de imzalar atıldı ve çalışmalar başladı. Çalışmalar 2011’de başladı ancak Türkiye’nin bu sistemleri ilk kez üretiyor olması nedeniyle teknik ve mühendislik alanında sorunlar yaşanıyor. HİSAR-A ve HİSAR-O sistemlerinin üretim ve test aşamasının tamamlanıp Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterine girmesi için 2017 yılı öngörülüyor.
Sistemlerin komuta kontrol ve atış kontrol sistemleri NATO’nun iletişim sistemine de dâhil edilecek. Ancak en son gelişmeler gösterdi ki, Türkiye her an füzelere karşı yalnız başına ve savunmasız kalabilir. Zira Türkiye’ye Patriot gönderen NATO ülkeleri “tehdit yok” deyip bataryalarını geri çekme kararı aldı. Al Jazeera’ye konuşan MEF Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı, savunma sanayi konuları üzerine çalışan Prof. Mustafa Kibaroğlu, NATO’nun Türkiye’ye hava savunma sistemi desteği yeterince güven veremediğini söylüyor: “Bu konu ABD ile yıllarca görüşüldü. ABD’nin ‘birlikte yapalım’ yaklaşımlarını da, sözün ötesine geçmediği için tatmin edici bulmamış olabilir Ankara. 1991’de NATO’dan batarya istediği zaman herkes ayak sürüdü, çok zor ve geç geldi. Bir kısmı ıskartaya çıkmış uçaklardı. 2003’teki savaştan önce de batılı ülkeler ‘Bu savaş ABD’nin gereksiz müdahalesinden çıkacaktır, meşru bir savaş olma kuralını yerine getirmediği için biz Türkiye’ye karşı NATO yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda değiliz’ demişti. Geçmişte NATO Türkiye’nin kendisini tehdit altında hissettiği her zaman yeterince güvence veremedi.”Batının bu füzelere karşı geliştirdiği savunma sisteminin adı ise Patriot. ABD’nin ürettiği Patriot’lar hedeflerini 20 ila 80 kilometre içinde yakalıyor. Ancak bu füzelerin 1991 Körfez Savaşı’nda ve 2003 Irak Savaşı’nda hedefleri ıskaladığı görülmüştü. Yani Patriot’lar bile Rus füzelerine sahip ülkelere karşı yeterli koruma sağlamıyor. MİLLİ PROJELERTürkiye'nin hava savunma sistemi yok‘S300’lere karşı ‘Patriot’lar

Kahramanmaraş'ta kurulu Alman Patriot bataryası (Kaynak: AA)

Türkiye batıdan ve doğudan gelişmiş füze sistemleri ile çevrelenmiş durumda. Ancak tüm bu tehditlere rağmen herhangi bir savunma sistemi yok. Türkiye NATO’ya mahkum durumda. Gerekli olduğunda NATO ülkeleri Türkiye’ye Patriot bataryaları gönderiyor. Bu iki kez yaşandı. 1991 Körfez Savaşı’nda ve 2013’te Suriye tehdidine karşı.

Orta irtifa hava savunma füzesi HİSAR-O, 22 Temmuz 2014’te ilk kez denendi. Aksaray’da yapılan ilk test uçuşunda herhangi bir sorun çıkmayan füze, 10 bin metre yükseklikteki hedefleri vurabilecek. Toplam menzil ise 25 kilometre. Füzenin hedefleri uçaklar, helikopterler, seyir füzeleri, insansız hava araçları ve havadan karaya füzeler olacak. Alçak irtifa hava savunma füzesi HİSAR-A’nın ilk denemesi de 6 Ekim 2013’te Tuz Gölü’nde yapıldı. HİSAR-A’nın menzili 10 kilometreye kadar uzanıyor, en yüksek irtifa ise 5 bin metre. Füzenin hedefleri HİSAR-O füzesinin hedefleriyle aynı. Yani bu sistemler, uzun menzilli balistik füzelere karşı yetersiz. Bunun için gelişmiş hava savunma sistemine ihtiyaç var.

Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi HİSAR-A 2013 test atışı. (Kaynak: SSM )

Türkiye uzun menzilli füze savunma sistemi açığını kapatmak üzere Eylül 2013’te açılan füze savunma sistemi ihalesi açtı. İhalede ABD'nin Patriot sistemi, Rus S300-S400 füzeleri, Çin'in FD-2000 füzesi ve İtalyan-Fransız ortaklığındaki Eurosam firması tarafından geliştirilen Samp-T sistemi yarışıyordu. Çin devlet firması CPMIEC kazandı. 4 milyar dolar olarak öngörülen savunma sistemi ihalesinde Çinli firma 3 milyar doların altında teklif verdi, “Ortak üretim yapalım” dedi. Türkiye'nin şartları arasında yüzde 50 yerli üretim şartı da vardı. Kararda, ortak üretim fikri ve teknoloji transferi maddeleri etkili oldu.
ÇİN FÜZESİ

Balistik füzelere karşı kurulacak hava savunma sistemi için anlaşılan CPMIEC, İran'a silah sattığı için ABD'nin yaptırım listesinde. ABD ve NATO hem bu sebeple hem de NATO sistemiyle ilgili bilgilerin entegrasyon sırasında Çin’in eline geçeceği kaygısıyla anlaşmaya karşı çıktı. Bu da sürecin yaklaşık iki yıl geçmesine rağmen ilerleyememesinde etkili oldu. Bu süreçte ihalede ikinci olan Eurosam ile, Fransa Devlet Başkanı Hollande’ın Ocak 2014’te Türkiye’ye yaptığı ziyaretin ardından tekrar görüşülmeye başlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eylül 2014’te son durumla ilgili şunları söyledi: “Gerek ortak üretim, gerek know how meselesinde daha sonra bazı uyuşmazlıklar çıktı Çin ile aramızda. Şu anda buna rağmen arkadaşlar görüşmeye devam ediyor ama ikinci sıradaki Fransa yeni tekliflerle önümüze geldi. Şu anda Fransa ile görüşmelerimiz sürüyor. Çünkü burada bizim için ortak üretim çok çok önemli.” Görüşmeler sürerken ABD, 2013 sonunda 2014 yılı savunma bütçesine, NATO fonlarının Çin füze savunma sistemlerine entegrasyon için kullanılamayacağı hükmünü de ekledi. Dönemin Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz hava savunma füze sistemi projesinin, NATO’ya entegre edilmeyeceğini söyledi. ABD’nin hamlesinden yaklaşık bir yıl sonra açıklama yapan Yılmaz, sistemin sadece milli sistemlere entegre edilerek kullanılacağı bilgisini verdi. Ancak Çinli firmaya ilişkin itirazlar sürerken ve sistemle ilgili henüz anlaşmaya varılmamışken, ABD ve Almanya Türkiye’deki Patriot’ları geri çekme kararı aldı. Buna göre Türkiye’deki görev süresi dolan iki adet Alman Patriot bataryası Ekim ayında, ABD bataryaları da Ocak 2016’da Türkiye’den çekilecek. Geriye Adana’da Hollanda’nın yerini alan iki adet İspanyol bataryası kalacak. ABD ise bataryaları geri çekeceğini belirttiği açıklamasında, ihtiyaç halinde bir hafta içinde Patriot’ların yeniden konuşlandırılabileceğini, bu esnada Aegis gemilerinin Türkiye’yi koruma kapasitesine sahip olduğunu duyurdu. Türkiye nasıl korunacak?

Suriye’nin hava savunma ve balistik füze gücü Rusya’dan satın alınan silah sistemlerine dayanıyor. Sovyetler Birliği Doğu Bloku ülkeleri arasında en gelişmiş füze sistemini Suriye’ye yerleştirmişti. Soğuk Savaş döneminde alınan bu silahların zaman içinde yenilenmesi ve güncellenmesi sayesinde Suriye, iç savaşa kadar Ortadoğu’da en güçlü hava savunma sistemine sahip ülkelerden biriydi. İç savaş sonrası hazırlanan raporlar, net bir şekilde bilinmemekle birlikte bu kapasitenin düşmüş olabileceğini, bazı kısa menzilli füze sistemlerinin muhaliflerin eline geçmiş olabileceğini gösteriyor. Amerikan Askeri Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamlamasının ardından ABD ordusuna bağlı istihbaratçı olarak Ortadoğu’da uzun yıllar çalışan Sean O’Connor’un 2010’da hazırladığı ve son olarak 2014 Mayıs’ta güncellenen rapora göre, Suriye’nin karadan havaya atılan füze sistemi Ortadoğu’nun en güçlü sistemlerinden biri. Bu sistemi oluşturmasının asıl nedeni İsrail’di. Şam yönetimi yapılan savaşlar sonrasında hava gücünün etkinliğini görmüş, savunmasını güçlendirirken, saldırı füzeleri ile de caydırıcılığını arttırmak istemişti. Ülkelerin savunma kapasiteleri ve askeri varlıklarını gösteren güvenilir kaynaklardan Global Security, Suriye hava savunma ağının 22 erken uyarı radar merkezinden oluştuğu bilgisini veriyor. Suriye’nin karadan havaya füze sisteminin en geniş kapasiteli altı parçası Humus, Halep, Şam, Akdeniz kıyısı ve İsrail sınırında BM kontrolünde olan Golan Tepeleri yakınlarında konuşlu. Bunlardan Türkiye sınırına en yakın olan, Halep’e konuşlanmış olan sistem. Sovyet zamanında üretilen ve sıklıkla güncellenen bu sistem, modern bir tehditle karşı karşıya kaldığında yeterli olmayabilir. Ancak yine de Lübnan, İsrail, Ürdün ve Türkiye gibi komşularının sınırları içerisine saldırı yapma kapasitesine sahip. Hava kuvvetlerine bağlı Hava Savunma Komutası’na ait 131 füze bataryası bulunuyor. Bu bataryalarda diğerlerine göre daha uzun menzilli füzeler var. Sovyetler zamanında alınan ve güncellenen S-75, S-125 ve S-200 füzeleri var. Bunlara ek olarak 2K12 sistemi de bazı bölgelere yerleştirilmiş durumda. 1983’te dönemin ABD Başkanı Ronald Reagan, uzun menzilli nükleer başlıklı balistik füzeleri etkisiz kılmak ve dünyanın birçok yerindeki ABD üssünü bu tehdide karşı korumak amacıyla ‘füze kalkanı’ oluşturma projesini başlattı. Ancak Rusya’nın şiddetli itirazları ve diplomasi trafiğinin sürmesi sebebiyle süreç 2008’e kadar uzadı. 2008’deki NATO zirvesinde Polonya ve Çek Cumhuriyeti’ne uzun menzilli; Türkiye, Yunanistan ve Bulgaristan’a kısa menzilli füze savunma sistemi konuşlandırılacağı deklare edildi. Türkiye’de Malatya’ya konuşlandırılan erken uyarı radar sistemi, 2011’de devreye girdi. ABD Ulusal Füze Savunma Sistemi’nin bir parçası olan Aegis gemisindeki önleyici füzelerin gerekli hallerde kullanılması için, tehdit altındaki ülkenin civarındaki denizlere kaydırılması kararlaştırıldı. İspanya’nın Rota kenti açıklarında dört adet Aegis gemisi bulunuyor. Bu gemiler dörder aylık sürelerde Doğu Akdeniz’de devriye gezerek olası tehditlere karşı caydırıcı görev yapıyor. Aegis gemisinin korumasına ‘yeterli’ demek ise Bonomo’ya göre anlaşılması zor bir durum. İran’dan gelebilecek uzun menzilli füzelere karşı koruma öngören bu gemi, diğer pek çok savunma sistemi gibi ‘kusursuz değil’.
SURİYE'NİN FÜZE GÜCÜ

S-75
S-75 füzeleri, merkezden gelen komutla harekete geçen, 45 km menzilli, 25 bin metre uçuş seviyesine çıkabilen, tek hedefe yönelik 65 metre yanılma payı olan füzeler. S-75 füzelerinin bir kısmı Hatay’ın güneyinde, Türkiye sınırına yaklaşık 45 km yakınlıkta bulunuyor. S-125
S-125 füzeleri ise aynı anda dört hedefe yönelik olarak tek bataryadan atılabiliyor. Menzili 14 km olan bu füzelerin yanılma payı ise daha düşük, manevra yeteneği daha gelişmiş. Bu füzeler Türkiye’ye yönelik tehdit oluşturmuyor. S-200
S200 füzeleri aynı anda dört hedefi vurabilen, Sovyet Rusya’nın ürettiği en gelişmiş füzelerden. Menzili 400 km’ye kadar çıkabilen füzelerin uçuş yüksekliği de 40 bin metre. Hata payı da yüzde 1’in altında. S-200 füzeleri çoğunlukla İsrail sınırına yerleştirilmiş olsa da, Hama yakınlarındaki bataryadan atılması halinde Malatya, Kayseri, Mardin ve hatta Antalya il sınırlarına kadar erişebilecek menzile sahip. 2K12
2K12’ler ise yine Sovyet Rusya döneminde karadan yapılacak saldırılara karşı birlikleri korumak üzere Suriye’ye konuşlandırıldı. Sisteme ait radarlar 50 km’ye kadar izleme kapasitesine sahip ancak füzelerin menzili 24 km ile sınırlı. 2K12’ler yoğun olarak Lübnan ve Golan Tepeleri sınırlarında bulunuyor. SCUD
Suriye’de bunlara ek olarak Sovyet Rusya yapımı balistik füze olan SCUD füzeleri de envantere kayıtlı. Şam civarında konuşlu Sovyet Rusya ve Kuzey Kore menşeili SCUD-B füzesinin menzili 320 kilometre. 1974’te satın alındıktan sonra Rusya’dan teknoloji transferi de yapıldığı için Suriye’nin kendi SCUD füzesini üretme kapasitesi de oluştu. 2011’de başlayan savaşa kadar Suriye’de yaklaşık 200 SCUD-B füzesinin bulunduğu, bunların bir kısmında kimyasal başlık kullanıldığını biliniyordu. SCUD-B’nin yanında Suriye’nin Kuzey Kore’den aldığı 600 kilometre menzilli SCUD-C füzeleri de var. Bu füzelerin mobil fırlatıcıları bulunduğundan, kullanım sırasında istenilen bölgeye konuşlandırılabiliyor. İç savaş sırasında Türkiye sınırının tamamına yakını muhaliflerin eline geçti. Ancak bu füzeler, hâlâ Esed rejiminin elinde bulunan Lazkiye veya Halep kırsalından, olası bir saldırı halinde Ankara’ya kolayca ulaşabilecek menzile sahip.

S-200 (Kaynak: wikipedia )
SCUD (Kaynak: wikipedia )

ABD Barış Enstitüsü’ne göre, Ortadoğu bölgesinde en fazla ve en çeşitli balistik füzeye sahip ülke İran. İsrail daha güçlü ve uzun menzilli balistik füzeye sahip ancak sayı ve çeşitlilik açısından İran kadar çok füzesi yok. İran, aynı zamanda nükleer başlığa sahip olmadan 2 bin kilometre menzilli füzeyi üreten ilk ülke. Uzun menzilli füzelere sahip olmakla birlikte, bunların doğruluk payının yeterince yüksek olmaması ve konvansiyonel başlıklara sahip olması nedeniyle, olası bir savaşta belirleyici olmayabilir. Ancak yine de Doğu Avrupa’dan Orta Asya ülkelerine kadar olan bölgede ciddi bir tehdit unsuru. 1979 devriminden önce Batı’nın da desteğiyle bölgedeki en güçlü hava kuvvetlerine sahip olan İran, devrim sonrası eğitimlerin, yedek parçaların yetersizliği ve teknoloji eksikliği sebebiyle füze geliştirme yoluna gitti. İran’ın füze sistemlerini asıl geliştirdiği dönem ise 1980-1988 arası Irak-İran savaşına denk geliyor. Irak’a karşı kullanmak üzere Sovyet yapımı SCUD füzelerini satın alan İran, 300 kilometre menzilli bu füzeleri Irak’a karşı ilk kez 1985 yılında kullandı.
İRAN'IN FÜZELERİ

ŞAHAP
Şahap Farsça ‘meteor’ anlamına geliyor. Sıvı yakıtla çalışan bu füzeler 1980’lerin sonundan beri İran’ın envanterine kayıtlı. Üç farklı modeli bulunuyor: Şahap-1 füzeleri, Sovyet yapımı SCUD-B’den geliştirildi ve menzili 300 kilometreye kadar çıkıyor. Şahap-2 füzeleri ise SCUD-C’den geliştirildi ve menzili 500 kilometre. İran istihbaratının açıklamasına göre 2010 yılında İran’ın 300’e yakın Şahap-1 ve 2 füzesi vardı ve bu füzelerle komşu ülkeleri hedef alma kapasitesine sahipti. Şahap-3’ler ise Kuzey Kore yapımı Nodong balistik füzelerinden geliştirildi. Şahap füzeleri arasında en uzun menzile sahip olan Şahap-3’ler, 2 bin kilometreye kadar olan hedefleri 800 kiloluk başlıklarla vurma kapasitesine sahip. Mobil rampalardan ateşlenebilen Şahap füzeleri Romanya, Yunanistan, Kazakistan, Pakistan, Körfez ülkeleri ve Türkiye’yi kapsayan çok geniş bir alan için ciddi bir tehdit oluşturuyor. İran’ın nükleer başlık üretmesi halinde bu tehdidin boyutu çok daha büyüyecek. Avrupa ülkeleri ve ABD, nükleer anlaşma sağlandıktan sonra, sıkı kontrollerin de sürmesi halinde bu tehdidin yakın zamanda gelişmeyeceğine inanıyor. Balistik füzelerin şimdilik konuşlandırıldığı ve test aşamasında kulanılan alanlar ise Baktaran, İmam Ali, Tebriz, Şahrud, Semnan ve Mashat bölgeleri. GADR-1
Şahap-3’ün manevra kapasitesini arttırmak için geliştirilen ve 2007’den itibaren test atışlarına başlanan Gadr-1 füzelerinin de menzili 2 bin kilometreye kadar çıkıyor. SAÇİL
Farsça ‘pişmiş çömlek’ anlamına gelen Saçil füzelerinin stratejik avantajları, Şahap’lara oranla daha fazla. Örneğin hazırlanması saatler değil, sadece dakikalar alıyor. İran bu füzeleri ‘ilk yüzde yüz yerli yapım füze’ olarak tanıtıyor. Saçil’lerin menzili 2 bin kilometreye kadar uzuyor. İlk kez 2008’de test edilen Saçil füzesinin geliştirilmiş versiyonu da Saçil-2 adıyla 2009’da test atışlarına başladı. Ancak 2011’de test atışlarına ara verildi. İran 2017’de bu füzeleri kullanılabilir hale getirmeyi planlıyor. FECR-3
2006’dan bu yana operasyonel olan Fecr-3 füzeleri de yaklaşık 2000 kilometre menzile sahip. Bu çok başlıklı füzeler aynı anda birden fazla hedefe odaklanabiliyor. Fecr-3 füzeleri, çok daha kısa menzilli ancak yine çok başlıklı olan ve Hamas ve Hizbullah tarafından kullanılan Fecr füzelerinin geliştirilmiş versiyonu.

ŞAHAP-2 (Kaynak: wikipedia )
SAÇİL (Kaynak: wikipedia )



 


 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1190614 ziyaretçi (2634885 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol