Başbakan Erdoğan: "Savunma sanayimiz artık dünya çapında" derken yabancı konuklar da..
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan "NATO üyeliğinde 57. yılına ulaşan Türkiye, içinde bulunduğumuz coğrafyada bir istikrar unsuru olarak yer almakta ve uluslararası toplumun huzur ve refahına çok önemli katkılar sağlamaktadır" dedi.
Başbakan Erdoğan, TÜYAP Fuar Merkezi'nde düzenlenen 9. IDEF Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı'nın açılış töreninde yaptığı konuşmada, bu yıl 9.'su düzenlenen fuarın, 1993 yılından günümüze 2 yılda bir gerçekleştirilen başarılı bir organizasyon olduğunu söyledi.
Fuarın, Türk ve dünya savunma sanayisinin önde gelen buluşma mekanlarından biri haline geldiğini ifade eden Erdoğan, bu başarılı organizasyonda emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara ve her yıl artan bir sayıyla fuara katılan yerli ve yabancı savunma sanayisi temsilcilerine teşekkür etti.
Erdoğan, soğuk savaş sonrasında ve 11 Eylül 2001'deki terör eylemlerinin ardından, Orta Doğu ve Türkiye'nin yakın bölgesinde büyük değişimlerin yaşandığına işaret ederek, şöyle konuştu:
"Bu ve benzeri gelişmeler neticesinde tehdit kavramı değiştiği gibi, savunma ve güvenlik algılamaları da önemli ölçüde değişmiştir. NATO üyeliğinde 57. yılına ulaşan Türkiye, içinde bulunduğumuz coğrafyada bir istikrar unsuru olarak yer almakta ve uluslararası toplumun huzur ve refahına çok önemli katkılar sağlamaktadır. Türkiye, hem bölgesinde hem de küresel ölçekte her zaman barışa vurgu yapmış bir ülkedir. Zira içinde bulunduğumuz zor coğrafyanın barış ve istikrara kavuşması hiç şüphesiz küresel barış ve istikrara da katkı sağlayacaktır. Bölgesel barışı tehdit etme noktasında Türkiye özellikle son dö nemde önemli sorumluluklar üstlenmiştir."
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin, 1 Ocak 2009'dan itibaren Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin geçici üyeliğine seçildiğini, bu ay başında İstanbul'da toplanan Medeniyetler İttifakı 2. Forumu'nun İstanbul'dan bütün dünyaya bir kez daha barış ve diyalog çağrısını yinelediğini hatırlattı.
Türkiye'nin, Kafkasya bölgesinde güvenlik sorunlarının aşılması, Pakistan ve Afganistan arasında müzakerelerin devam etmesi, Suriye-İsrail, Filistin-İsrail anlaşmazlığının çözüme kavuşturulması, Lübnan'ın istikrara kavuşturulması gibi birçok alanda barışa hizmet sağlayacak roller üstlendiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin, komşularıyla on yıllardır süregelen anlaşmazlıkların çözüme kavuşturulması noktasında da aktif bir politika yürüttüğünü kaydetti.
Erdoğan, "Ancak bütün bunların yanında bu zor coğrafyada barış ve güvenliğimizi korumak için Silahlı Kuvvetlerimizi güçlü ve donanımlı tutmak zorunda olduğumuzun da bilincindeyiz" dedi.
Türkiye'nin yaklaşık 30 yıl boyunca ülke dışından ve içinden yapılan terör saldırılarına maruz kaldığını anlatan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Kuzey Irak'taki istikrarsızlıktan beslenen terör örgütü, aynı zamanda Avrupa başta olmak üzere bazı ülkelerden gizli ya da açık destek bulmuş, uyuşturucudan silah kaçakçılığına kadar birçok illegal faaliyet yürüterek, sadece Türkiye için değil tüm insanlık için habis bir ur olduğunu ortaya koymuş tur. Terörizme karşı ortaya koyduğumuz çok boyutlu mücadele stratejisiyle, bu yolda önemli mesafeler aldık. Kararlı bir duruş sergiledik. Bölgemizde barışın, güvenliğin, istikrarın sağlanması için askeri imkanlarımızı da barışın hizmetine sunuyor ve bu noktada hayati önemde sorumluluklar üstleniyoruz."
Erdoğan, mevcut imkanları sadece ülke savunmasında değil, aynı zamanda BM misyonlarına ve barışı koruma operasyonlarına yönelik olarak da değerlendirdiklerini, Bosna Hersek, Kosova, Afganistan, Sudan ve Lübnan'da icra edilen barışı destekleme harekatlarına aktif olarak iştirak ettiklerini anlattı.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en son, Aden Körfezi'nde güvenliği sağlamak amacıyla görev üstlendiğini anımsatan Erdoğan, "Başarıyla yürü ttüğümüz ve katkı sağladığımız bu operasyonlar, Türkiye olarak barışa verdiğimiz önemin somut ifadeleridir" diye konuştu.
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ülkemizin savunma ve güvenlik ihtiyaçları değerlendirildiğinde, savunma sanayimizin stratejik önemi ve önceliği ortaya çıkıyor. Savunma sanayimiz devletimizin desteği, özel sektörün dinamizmi ve uluslararası işbirliği faaliyetleri neticesinde, son yıllarda büyük atılımlar gerçekleştirdi. Gelişen teknoloji altyapısından istifade eden savunma sanayi sektörü özgün teknoloji ürünlerini geliştirebilen bir aşamaya ulaştı.
Hükümetimiz, öncelikle ihtiyaçlarını yurt içinden karşılamaya büyük önem veriyor ve bu yönde önemli yatırımlara imza atıyor. Savunma sanayi firmalarımız, zırhlı muharebe ve deniz araçlarından havacılığa, elektronikten yazılıma, silah ve mühimmattan lojistiğe kadar geniş ürün yelpazesiyle dünya çapında kabul gören bir seviyeye ulaş mış bulunuyor.
Amacımız, savunma sanayi alanında sahip olduğumuz kabiliyeti siz değerli dost ve müttefik ülke temsilcileriyle paylaşmak ve aynı şekilde sizlerin sahip olduğu kıymetli tecrübelerden istifade etmektir. Ülkelerimiz arasındaki savunma sanayi işbirliğimizi güçlendirmemiz, uluslararası barış ve istikrarın korunmasına müşterek katkılarda bulunmamızı ve karşılaştığımız ortak sorunları birlikte gidermemizi sağlayacaktır."
Başbakan Erdoğan, fuarın Türk katılımcılar için ba şarılı geçmesini de dileyerek, fuarda yer alan yerli ve yabancı tüm savunma sanayi kuruluşlarının çalışmalarının barış ve istikrara vesile olması temennisinde bulundu.
Erdoğan'ın konuşması sırasında bazı yabancıların gözleri kapalı dinlemesi kameralardan kaçmadı.