Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İ«İN KOŞANLARIN YERİ***
  Prof.Dr.Haluk NURBAKİ
 



Muhterem Hocamla

1984  kitap fuarı

için geldiği

Konyada tanışmış

Zafer dergisindeki

Bilim ve İnancı birleştiren

yazılarını uzun yıllar

talip etmiştik.

*Bir yazısını sunuyorum.









"HER GECEYİ KADİR BİL; HER GÖRDÜĞ
ÜNÜ  HIZIR BİL..."


 Afyon'da Hüseyin isminde "Helva Yiyen" namıvla meşhur olmuş tam manasıyla meczup biri yaşardı.

       Sabahtan akşama kadar sokaklarda dolaşır kimse ne konuştuğunu anlamazdı. Yalnız halk Helva Yiyen'in. bir mana tarafının olduğunu bilirdi. Onun saçma gibi gelen cümlelerinin dahi üzerinde dururlardı. Helva Yiyen gecelerini Afyon'daki nöbetçi eczanelerde geçirirdi. Çünkü Afyon çok soğuk olurdu, geceleri de yegane sıcak yer eczanelerdi.

        Benim de tanışmam ecza ne sohbetleriyle başladı. Ben gece ilaç almaya gidince bakııyorum Hüseyin. dostluğumuz biraz derinden gitti ve pek gönülden sevdik birbirimizi.

      Öyle olmuştur ki ben hastaya giderken "Telaş etme hastan nasıl olsa kurtulur." derdi. Bazen de "Boşuna ; gidiyorsun doktor, kendini hazırla." derdi. Bu söylediklerinin hiçbir tanesi de sekmemiştir. Bunları dostluğumuz itibarı ile zenı yabancı saymadığı için söylerdi. Başka birisi bir şey sorduğu zaman mümkün değil söylemezdi.

        Bir gün çok emek verdiğim bir çocuk hastama gidiyordum. Öleceğini de hiç ummuyordum. Babası ateşi çıkar çıkmaz koşup gelmişti bana. O zaman da penisilin yeni çıkmıştı. Ben telaşla eczaneden penisilin alıp giderken "Telaşın boşuna doktor, çocuk gitti." dedi. Eve faytonla yaklaştığım zaman feryat figanı duyunca çocuğun gittiğini anladım. Çok üzülmüştüm.


       Bu Helva Yiyen'in hususiyeti, gündüzleri çocuklar bunu kovalar, taşlarlardı. Kızdırmak için de "Helva Yiyen" diye bağırırlardı. Helva Yiyen ismi oradan kalmıştır. Helva Yiyen kızdıkça söver, çocuklar da büsbütün üzerine varır taşlarlardı.


      Dostluğumuzun derinleşmesine sığınarak bir gün dedim ki "Hüseyin, bu dervişlikten başka iş yok mu? Sabahtan akşama kadar kendini taşlatıyorsun?" "Eh bunu da artık sen çöz. Bu yaptığım, yapılabilecek şeylerin en güzeli, çok güzel bir şey." dedi. Emin olun çözemedim.


          Daha sonra, zaman içerisinde Helva Yiyen dünyasını değiştirdikten çok sonra anladım. Helva Yiyen Taif'te çocukların Peygamber Efendimiz!! (sav) taşlaması sünnetini yapıyordu. Çocukların attığı taşları kendi vücudunda hissederek sünnet-i Muhammedı'yi yerine getiriyordu.


 

         Böyle müthiş bir mana ehliydi Helva Yiyen. Efendimiz'e (sav) karşı olan sevgisi, Efendimiz'e (sav) karşı olan aşkı "madem o taşlanmıştır, ben de taşlanacağım" diye böyle maceralı bir dervişliği seçmişti.

 (Onkolog Doktor Haluk  Nurbaki)







 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1190061 ziyaretçi (2633171 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc
Bu web sitesi Łcretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
‹cretsiz kaydol