Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İÇİN KOŞANLARIN YERİ***
  Bayram ŞAHİN Gönüllü
 




Gönüllülük kervanına siz de katılın  
Bayram Şahin, Sierre Leone'li 20 yetimin, beslenme, barınma, sağlık ve eğitim masraflarını karşılıyor.
Lübnan'daki Filistin kampına çocuğuyla birlikte yardım götüren Yurtseven ailesi, Afrika'daki yetimlere el uzatan Bayram Şahin ve Nijer'deki hastanelerde her türlü görevi üstlenen Ceyda-Emrah Altuntecim çifti...
 
 
Onlar, gönüllüler kervanının sadece birkaç ismi. Yokluğun, yoksulluğun ne olduğunu yerinde gördüler ve ellerinden geleni yaptılar. Siz de bukervanına katılabilir, bir yetimin başını okşayabilirsiniz.
Yurtseven ailesi, 2008 yılının Kurban Bayramı'nda 12 yaşındaki oğulları Berat'la birlikte Lübnan'daki Filistin mülteci kamplarını ziyarete gider. Daha önce pek çok Filistinliyi tedavi eden Doktor Mevlit Yurtseven, bir yardım kuruluşu organizasyonuyla bu geziye çıkar ve oğlunu da götürmeye karar verir. Gönüllü doktor, çoğunlukla çocukların ve kadınların kaldığı kamplarda 'çocuk olma' halini oğlunun da görmesini ister. Dört gün süren gezide, ülkedeki 12 mülteci kampından Marilyas, Baddawi, Bourj el Barange, El Hilweh ve Mia Mia kamplarını dolaşırlar. Kamplar, bizim büyükşehirlerdeki 'gecekondu' diye adlandırdığımız bölgeler gibidir. Sokaklar o kadar dardır ki, iki kişi bir tabutu evden çıkaramaz.
Yolculuklarının üçüncü gününde Türkiye'den gelen yardımlarla yapılan Fatih Sultan Mehmet Eğitim Merkezi'ni ziyaret ederler. Merkezin müdürü, 2006'daki savaşta Türkiye'den bir ailenin gönderdiği plastik şişedeki barbunyaları hâlâ sakladıklarını gösterir. Aile, arefe günü kampta iftar açmaya gider. Oğulları Berat, ikram edilen kızarmış tavuğun yalnızca kendilerine verildiğini zanneder. Bu yüzden yemeğe elini dahi sürmez, ta ki kamptaki herkese aynı menünün ikram edildiğini görünceye dek. Küçük gönüllüye kamplarla ilgili hislerini sorduğumuzda cevabı, 'Utandım' oluyor. Yaşıtlarının kendinden et istemesine, mezarlıkları oyun alanlarına çevirmelerine çok üzülür. Annesi Sema Hanım'a göre aynı dili konuşmasa da oğlunun oradaki çocuklarla göz teması kurmuş olması dahi önemli. Ailecek çıktıkları bu yolculukta herkes payına düşeni alır. Türkiye'ye döndüklerinde uzun bir süre gördüklerinin etkisinden sıyrılamazlar. Yurtseven ailesi, "Yardım etmeye gittik, asıl yardım gören biz olduk." diyor.
Afrikalı çocukların Türk babası
55 yaşındaki Hacı Bayram Şahin, Sierre Leone'li 20 yetim çocuğun beslenme, barınma, sağlık ve eğitim masraflarını karşılamak için samimiyetle çalışıyor. Şahin, yetimlere tek başına destek çıkmıyor ama onlarla ilgilenecek kimseleri buluyor. Proje 4 sene önce ortaya çıkmış. Gönüllülük konusunda hassas arkadaşlarıyla "Dünyada en fakir ülke neresi?" diye düşünürken Afrika'daki Sierre Leone'nin BM'ye göre dünyanın en yoksul 4 ülkesi içinde olduğunu öğrenirler. Şahin ve arkadaşları ilk olarak 2006 yılında ziyaret ederler Sierre Leone'yi. Fakirlik karşısında dehşete düşerler. Sokaklarından lağımlar akan başkente günde yalnızca 2 saat elektrik verilir. Su yalnızca umumi çeşmelerden ve kuyulardan temin edilir. Sierre Leone, dünyada çocuk ölümlerinde de ikinci sıradadır. Ortalama ömür 40 yıldır.
Ülkede 1992-2002 yılları arasında süren iç savaş "Kanlı Elmas" filmine dahi konu edilir. Meşhur "Afrikalı Çocuk Askerler" fotoğraflarının birçoğu Liberya ve burada çekilmiş. Sokakta iki kolu olmayan insanların sayısı oldukça fazla. Bu insanlar, iç savaş sırasında çocuklarını savaşa göndermedikleri için isyancılar tarafından kolları kesilen ebeveynlerdir aslında. İşadamı Hacı Bayram Şahin, her sene yaptığı ziyaretlerde, 8-14 yaş arasındaki yetimlerle buluşur ve onlara hediyeler alır. Çocukların "Babamız bizi gezmeye götürmeye geldi." dediği Şahin, Türkiye elçisi gibi karşılanıyor.
Bayram Bey, yetimlerin eğitim gördüğü bir okulun da finansmanıdır aynı zamanda. Yürüttükleri projede amaç çocuklara, üniversite eğitimlerini tamamlayana dek destek çıkmak, onları ülkelerine hizmet etmeye hazır hale getirmektir. Şahin, "Gemiler dolusu yiyecek yollasak da fakirliği engelleyemeyiz, ama eğitim görmelerine yardımcı olarak ülkelerine faydalı bireyler yetiştirebiliriz." diyor. Şahin'in, çocuklardan biriyle sohbet ederken sorduğu, "Sence ülkenizin en büyük problemi ne?" sorusuna, "Yemek" cevabını alması onu çok etkiler.
377 bin kişiye bir doktor düşüyor
Söz Afrika'dan açılmışken, Kara Kıta'nın yokluklar içindeki başka bir ülkesi Nijer'e yolu düşen Ceyda ve Emrah Altuntecim çiftinden bahsetmemek eksik kalır. Emrah Bey kişisel gelişim, Ceyda Hanım ise insan kaynakları ve kalite uzmanıdır. Çift, "Afrika Katarakt Projesi" isimli organizasyonda ameliyatlara katılır, hasta bakar, yemek yaparlar. Arkadaş vesilesiyle ortak oldukları proje boyunca, 12 gün Afrika'da kalırlar. Kâh yemeklerine dev sinekler düşer, kâh tişörtlerinin içinden çekirgeler çıkar. Yer aldıkları ekip, Age ve Taseu'daki iki hastanede hizmet verir. 377 bin kişiye 1 doktorun düştüğü Age'de, diş ve hidrosel ameliyatları yapılır.

Gönüllülük kervanına siz de katılın  
 
 

Ceyda Hanım, katarakt ameliyatlarında hemşirelik görevi üstlenir. Ayrıca hasta kayıtlarını tutar. Bu işlem sırasında özellikle yaşlı hastaların gerçek yaşını bilmediğini anlar. Nijer'de 18 yaşına gelmeden nüfus cüzdanı çıkarmak yasal değildir. Gördükleri arasında onu etkileyen, aklına kazınan olaylar çok. Bir gün ameliyat masasından kalkıp hararetle bir şeyler söyleyen 80 yaşındaki kadını da unutamıyor. Bir türlü masaya oturtamadıkları yaşlı kadının dua ettiğini tercüman vesilesiyle öğrenir. İlk geldikleri günden beri şehrin sokaklarında el ele yürüyen erkekler de çiftin ilgisini çeker. Ceyda Hanım, önyargıyla ülkede ne kadar çok eşcinsel olduğunu düşünür. Fakat sonradan öğrenir; gözleri görmeyen insan sayısı öyle çoktur ki bu şekilde birbirlerine yol göstermektedirler.

Mustafa Emin ve kamerası

İlk gönüllü gezisine 18 yaşında çıkan Mustafa Emin Büyükcoşkun, Boğaziçi Üniversitesi Tarih bölümü öğrencisi. Büyükcoşkun, liseden itibaren İHH İnsani Yardım Vakfı'nın organizasyonlarını takip eder. Görevi, yardım ekibini ve yapılanları kameraya almaktır. Genç yaşında tanıştığı yardım organizasyonlarıyla 5 ülke gezer. Onu en çok Brezilya'da ziyaret ettikleri Bahiya eyaleti etkiler. Amerika'ya ilk köle ticaretinin başladığı limanın bulunduğu bu bölge, bir zamanlar hippilerin de uğrak yeridir. Bu kölelerden kalan duaların, trigonometrik hesapların, resmi belgelerin bulunduğu eyalet arşivlerini ziyaret ederler. Kölelerin eğitimli olduğunu bilmek onu şaşırtır. Burası, Brezilya'daki yerli Müslüman nüfusun en yoğun bulunduğu eyalettir.

Mustafa Emin'i 2008'de Azerbaycan'da ziyaret ettiği Çeçen mülteci kampında gördüğü manzara da oldukça sarsar. Azeri devletinin görmezden geldiği, sahip çıkmadığı bu kamplar, Türk vakfının yardımlarıyla ayakta kalır. Kameranın gerçeği aktarma özelliğinin yanında kullananı yabancılaşmaya iten 'de facto' durumu da inkâr etmez genç gönüllü. Bu yüzden kimi zaman kamerayı elinden bırakır ya da başkasına verir.

Hemşirelik mesleğinin anası Florance Nightingale, "kimsesizlerin kimsesi olmak istiyorum" diyerek yaşamı anlamlı kılmanın yolunun yardım etmekten geçtiğini anlayanlardan... Elbette yardım etmek için uzak ülkelere gitmek gerekmiyor. Bu yolda herkes kendi güzergâhını belirleme lüksüne sahip...

***

Topraklar sedye, ağaçlar serumluk

Emrah Bey'in Age'deki vazifesi ameliyat esnasında hastalara ışık tutmaktır. Dışarıdan bakıldığında çok basit görülebilecek bu yardım, Afrika şartlarında oldukça kıymetlidir. Taşınabilir lambayı gereken yerde tutar. Elektriklerin kesildiği bir gün müdahale odasında iki operasyon birden yapılır. O esnada Altuntecim'in başındaki kafa lambası dışında odada aydınlatma yoktur. Hastalar çığlık çığlığadır. Işık doğum yapan kadına yönelir, kafa lambasıyla operasyon gerçekleştirilir.

Ameliyat dışında da görev alan Emrah Bey, başka bir doktor arkadaşıyla hastalara 'serum ağacı' hazırlar. Ağaç dallarına serumları astıkları bu düzenekte insanlar gövdenin yanı başına uzanırlar. Serum ağaçları bir bakıma hastane yatakhanesi görevi görür. Altuntecim'e göre bu yardım gezisinde kimin kimden yardım gördüğü sorusunun cevabı biraz karışık!

***

Ceyda ve Emrah Altuntecim, 12 gün kaldıkları Nijer'de ağaçları serumluğa dönüştürmüşler.

***

Sema Yurtseven (solda), "Lübnan'daki Filistin kampına yardıma gittik, asıl yardım gören biz olduk." diyor.

***

Mustafa Emin (sağda), Brezilya'da köle ticaretinin ilk başladığı Bahiya'daki manzaralardan çok etkilenmiş. ZAMAN





 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1112389 ziyaretçi (2384682 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc