Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İ«İN KOŞANLARIN YERİ***
  Vermeyi Öğrenmek
 


Vermeyi öğreniniz
 
  •  Prof. Dr. Fevzi Karakoç Büyük bir sanatçı, önemli bir ressamdır. Halen Yeditepe Üniversitesi Grafik Bölümünün Başkanıdır
  • Üzerinde en çok konuşulan ve yapabilmek için arzu duyulan şey; vermek ve paylaşmaktır.Ama gerçekleştirilmesi en zor olan iş de vermek veya sahip olduğun şeyleri paylaşmaktır. İnsanlar vermek için olanakları yokken başkaları versin diye hep vermenin faziletinden söz ederler. Ama kendileri verebilecek şeylere sahip oldukları zaman ise elleri vermeye ve paylaşmaya bir türlü gidemez. Hatta insanlar kazandıkça vermek düşüncesinden daha çok uzaklaşıp daha hasis oluyorlar. Sayın Fevzi Karakoç bu konuda ilginç bir örnek verdi: “Biz öğrenciyken solculuk modası vardı. Hepimiz solcuyduk. Aramızda fikri uğruna silahlı mücadelelere girenler, hatta ölenler vardı. Hiç kimsenin kişisel malı olmamasını tüm üretim araçlarının topluma ait olmasını, üretilecek ve sahip olunabilecek her şeyin eşit olarak paylaştırılmasını savunurduk. O zamanlar bu savunmanın çok ünlü genç liderleri vardı. Sonra üniversiteyi bitirdik, iş yaşamına girdik. Öğrencilik döneminde çok hızlı solcu olan arkadaşlardan bazılarının iş yaşamında çok başarılı olduklarını, çok kazandıklarını gördük. Fakir kalanlar hâlâ solcuydu ama zengin olanların hepsi solculuğu unutmuş, kendilerini daha çok kazanmaya ve daha çok sahip olmaya odaklamışlardı. Hatta bir bölümünün çalışanlarını sigorta ettirmediklerini, işçi haklarını tam olarak vermediklerini, sendikalarla anlaşmazlığa düştüklerini izledik”
    Verelim, paylaşalım diye konuşmak ayrı, verebilmek ayrı bir kültürdür. Geçenlerde zengin bir hayırseverden söz ediliyordu. Arkadaşlarıma “Aile şirketinde çocuklarımla birlikte çalışıyoruz. Her şeyimiz ortaktır. Artık ben hiçbir hayır işi yapmıyorum. Aile varlığı içinden oğlumun, kızımın, gelinimin ve damadımın hayır yapmalarını teşvik ediyorum. Vermeye alışsınlar ve vermeyi öğrensinler istiyorum” demiş. Tebrik edilmesi gereken bir davranış. Kazanan çok, ama verebilen o kadar değil. Büyük emeklerle kazanılan paraları çıkarıp başkaları için harcamak çok zor bir şeydir. Çok farklı bir görgü, bilinç ve alışkanlık ister. Hele varlığını çalışmaktan ve üretmekten değil de paradan ve paranın işletilmesinden elde edenler ise hiç veremezler. Çünkü para onlar için tek değer, tek güç haline gelmiştir. Vermeye alışkın insan her verdiğinden ve yaptığı her hizmetten mutluluk duyar. Ama onlar vermeye mecbur oldukları her kuruştan ıstırap duyar, acı çekerler. Paralarını kendi canları için dahi kullanamazlar, yiyemez, giyemez, harcayamazlar. Moliere’in “Cimri”si bu tip insanları hicveden güzel bir örnektir.
    Mutlu yaşamayı istiyorsanız, kendinize bir eğitim programı hazırlayınız. Vermeyi ve paylaşmayı öğreniniz. Veren ve paylaşan insanları örnek alıp izleyiniz. Yaşamınızın en güzel, en verimli ve en önemli eğitimi olabilir.
  •  

     
      *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1199603 ziyaretçi (2653331 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
     
    haberler haberler


    Google Arama
    Sitemde Arama
    Yaşam ve İnsanlar

    İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
    Namaz Kılan Minik ile burakesc
    GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc
    Bu web sitesi Łcretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
    ‹cretsiz kaydol