Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İÇİN KOŞANLARIN YERİ***
  Peygamberimizde Uçurtma Uçurdu
 



Uçurtma sevdalısı adamın havalara uçuran hikâyesi!  
Gökyüzünde rüzgârın hükmüyle bir o yana bir bu yana savrulsa da, ip sonsuzluğa doğru uçup gitmesine izin vermese de, özgürlüğün ta kendisidir uçurtma. Çocuksu bir ruhtur göğe yükselen. Yaş da malzeme de fark etmez. Bir çocuğun defter yaprağından kıvrılmış kâğıda kuyruk tutturarak yaptığı uçurtması da, koca koca adamların ince çıtalı, rengârenk kuyruklu uçurtmayı göğe salmaları da aynı hazzı tattırır.
 
 

Böylesi bir tutkunun ömür boyu bağımlıları var elbette. 51 yaşındaki Mehmet Naci Öksüz gibi. Uçurtmacılar Derneği Başkanı Öksüz, Üsküdar sokaklarında uçurduğu uçurtmaların peşini bu yaşa kadar bırakmamış. Çocukluğunda başlayan uçurtma sevdasını başkalarına aktarabilmenin uğraşını vermiş.

Mehmet Naci Öksüz, ortaokulda dersleri iyi gitmeyince babasının isteğiyle terzi çırağı olmuş. Ama uçurtma sevdası uçup gitmemiş içinden. Yaşı 20'yi aşınca 'Bu heyecanı, bu hazzı herkes tatmalı.' diyerek terziliği bırakıp uçurtma imalâtına başlamış. Bakmış ki uçurtmayı tanıtmanın, sevdirmenin yolu biraraya gelmekten geçiyor, Türkiye'de bir ilki gerçekleştirmeye karar vermiş. 1984 yılında Türkiye Çocuk Dergisi'yle ortaklaşa bir uçurtma yarışı düzenlemiş. Sonra uçurtma sevdalılarını biraraya getirecek bir dernek kurma hevesine kapılmış. Fakat dernekler masasından hantal bürokrasinin 'Yürü git, bir uçurtma derneğimiz kalmıştı zaten!' cevabını almış. Üzülmüş ama pes etmemiş Öksüz.

1986 yılında Eyüp Kardeş Uçurtmacılar Birliği'ni kurmuş. Etrafına topladığı uçurtma sevenlerle birçok etkinlik düzenlemiş. 1991 yılında Hollanda'daki uluslararası uçurtma festivaline katılmış. Öksüz, "Uçurtmanın çocukluğumdaki üç çıta, bir kâğıt olmadığını burada anladım." diyor. Uçurtma heyecanının çocuksuluğuna profesyonelliğin eklendiğine şahit olmuş. Uluslararası alandaki bu tecrübe, işe daha bir sarılmasına vesile olmuş. Ama asıl uçurtma sevdasına dair mutluluğu 2005 yılında yaşamış. Yıllar önce onu hayal kırıklığına uğratan ufku dar bürokrasi, biraz olsun gelişme kaydettiğinden, Uçurtmacılar Derneği'ni kurmuş. Amatör sevdayı insanlara profesyonelce işlemenin kolaylığıyla tanışmış böylece. Uçurtma Müzesi kurmuş mesela. 16 ülkeden gelen 700'ün üzerinde uçurtma modelini sergilemeye başlamış Üsküdar'daki müzede. Bir de uçurtma atölyesi kurmuş müzeye.

'Uçurtmayı vurmasınlar'

Mehmet Naci Öksüz, uçurtma sevdasını yaklaşık iki ay önce Silivri Açık Cezaevi'nde mahkûmlara uçurtma yapmayı öğreterek farklı bir alana taşımış. Birlikte yaptıkları uçurtmaları uçurmuşlar ve uçurtmalarına 'Özgürlük istediğini değil, hak ettiğini yapmaktır.' yazılı mektup göndermişler. Uçurtmaya mektup göndermenin ne anlama geldiğini ise şöyle anlatıyor Öksüz: "Uçurtmayı havalandırdıktan sonra makaradan göğe yükselen ipe dileklerin yazıldığı bir mektup tutuşturulur. O mektup uçurtmaya kadar ipin üzerinde yükselir."

Öksüz, uçurtmanın sokak oyunları kültürünün önemli parçalarından biri olduğunu anlatıyor ve: "Çocukların pek çoğu uçurtma uçurmanın tadını yaşamadan büyüyor. Saklambaçlar, sek sekler yok artık. Evde tek başına bilgisayar oyunu oynamak var malesef. Oysaki uçurtma, o çocukların hayal edip de gidemediği bulutların arkasına gidiyor. Çocuklar bu heyecanı yaşamalı." diyor.

Uçurtmacılar Derneği başkanının şimdiki hedefi 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul'da gökyüzü, özgürlük ve çocukluk kavramlarını buluşturan bir etkinliğe imza atmak. Bu amaçla 'Sanat Gökyüzüyle Buluşuyor' adlı bir proje hazırlıyor. Proje kapsamında kendi alanında usta sanatçılar, çeşitli tasarımlar yapacak. Uçurtmaları da kendileri havalandıracak. Proje aynı zamanda Asya ve Avrupa'yı uçurtmayla buluşturacak.


Peygamberimiz de uçurtma uçurmuş!

Uçurtmacılar Derneği Başkanı Mehmet Naci Öksüz, uçurtmalardan bahsederken ilginç bir bilgi veriyor. Hz. Muhammed'in de çocukluğunda uçurtma uçurduğunu söylüyor. Öksüz, bu bilgiyi Martin Lings'in yazdığı Hz. Muhammed'in Hayatı kitabından okuduğunu söylüyor. Peygamberimizin uçurtma uçurduğunu anlatan bölüm, kitapta şöyle geçiyor: "Altı yaşına geldiğinde, annesi onu Yesrib'deki akrabalarına ziyarete götürmeye karar verdi. Kuzeye giden bir kervana katıldılar, yanlarında iki deve vardı, birinde Hz. Amine, diğerinde cariye ile Hz. Muhammed (s.a.v.) gidiyordu. Daha sonraları çocuk, beraber kaldıkları Hazrecli akrabalarının yanında nasıl uçurtma uçurmayı ve havuzda yüzmeyi öğrendiğini hatırlayıp anlatırdı." ZAMAN

AYTEN KAYA






 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1198993 ziyaretçi (2651620 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol