Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İİN KOŞANLARIN YERİ***
  İHA İNSANSIZ HAVA ARACI YERLİ.BAYRAKTAR . engeller . Özdemir BAYRAKTAR
 



İsrail'in Rakibi Türk Teknolojisini Kim Engelliyor?

İlker Akgüngör - Vatan Gazetesi










Yerli Heron birilerini rahatsızmı  etti?
- YouTube











 
www.youtube.com/watch?v=4Wat4ZLNLkE
Jun 5, 2012 - Uploaded by haberseyretcom
http://haberseyret.com Boğazı kesilerek öldürülen Bayraktar'ın, İnsansız Hava Uçakları projesi üzerinde çalışan ...



Türk Mühendisler Herondan İyisini Yaptı !
14.11.2014 - 02:30 

İlk milli İHA’lar teslime hazır
Ä°lk milli Ä°HAâlar teslime hazır

BAYKAR
Türk Mühendisler Heron'dan İyisini Yaptı !



Türk Heron Bayraktar, göreve hazır. İsrail'den alınan insansız hava araçlarına ödenen paranın beşte birine üretilen Bayraktar, deneme uçuşlarını başarıyla tamamladı. Araçların İsrail malı araçlardan önemli bir artısı daha var...


Teröre teknolojik olarak çare bulmak isteyen Yarbay Melih Gülova, mühendis Bayraktar ailesinin Gabar Dağı eteklerinde atölye kurmasına ön ayak oldu. Türk Heron ‘Bayraktar’ın öyküsü böyle başladı. Yakında TSK tarafından kullanılacak olan Bayraktar’ların haberleşme kesildiğinde otomatikman yuvaya dönme gibi bir üstünlüğü de var

Geliştirme sürecinde Şırnak 6. İç Güvenlik Tugayı’nda 2 yıl kalarak çalışan Bayraktar kardeşler, bölgeyi inceleyerek Türk ordusunun ihtiyaç duyduğu sistemleri de askeri personel ile birlikte yerinde geliştirmiş.

Milliyet muhabiri Önay Yılmaz, İsrail yapımı Heron’lara rakip olarak Türk mühendisler tarafından imal edilen ve yakında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kullanılacak olan insansız hava aracı (İHA) “Bayraktar”ın, İstanbul’daki üretim merkezine girdi.

Makine yüksek mühendisi Özdemir Bayraktar ve mühendis üç oğlu Selçuk, Haluk ve Ahmet Bayraktar’a ait Baykar Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de 35 kişilik bir ekip tarafından geliştirilen insansız hava aracı “Bayraktar”, Heron’lardan daha ileri bir teknolojiye sahip.

Şirketin Genel Müdürü Haluk Bayraktar, “İhtiyaç doğrultusunda bizden isteneni ürettik. Uçağı ve yakıt deposunu büyüterek menzili 4 bin kilometrenin üstüne çıkabiliriz. Eğer 30 saat havada kalabilecek bir uçak istenirse onu da üretebiliriz” dedi.

 

 

 

 

 

 

Beşte biri fiyatına

Daha önce Türk Silahlı Kuvvetleri için Türk yapımı ilk insansız hava aracı mini tipi “Gözcü” adı verilen 200’e yakın insansız hava aracı ürettiklerini belirten Haluk Bayraktar, şunları söyledi:

“Bu uçaklar 2007’den bu yana Türk Silahlı Kuvvetleri’nde kullanılıyor. ‘Malazgirt’ adı verilen insansız helikopterlerden de ürettik. Şimdi 12 adet Heron muadili sayılabilecek, teknolojisi ondan daha ileri, ağırlığı 450 kilo olan taktik ve operatif sınıfa giren Bayraktar’ları üretiyoruz. Deneme uçuşlarını başarıyla tamamladı ve kabul gördü. Biz bunları, yurtdışından alınan insansız hava araçlarına ödenen paranın beşte birine mal ediyoruz.

Vatanımızı korumak için askerlerimiz şehit olmaya razı oluyorsa, bu ülkenin mühendisleri olarak, bizim de bu silahları milli ve özgün üretmek vazifemiz. Bu başarının en önemli nedeni, TSK’nın uzman çavuşundan en üst düzey komutanlarımıza kadar projeleri sahiplenmesi, büyük fedakârlıklar göstermesi ve büyük oranda projelerin kullanılacağı yerlerde geliştirilmesidir.”

 

 

 

 

 

 

Önemli olan yazılım

Ar-Ge Müdürü Selçuk Bayraktar da, önümüzdeki 15-20 yılda savaş uçaklarının pilotsuz yönetileceğini, bunun çalışmalarına başladıklarını, önemli olan gövdenin değil, uçağın elektronik sisteminin ve yazılımının yapılabilmesi olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

“F-16’ların gövdesi zaten ülkemizde üretiliyor. Önemli olan yazılımdır, elektronik sistemdir. Biz Türk mühendisleri bunu gerçekleştirebilecek düzeydeyiz. Yeter ki bir zamanlar ilk Türk uçağını yapan Vecihi Hürkuş, ilk uçak fabrikasını kuran Nuri Demirağ’a olduğu gibi önümüz kesilmesin. Bağımsız olabilmek ancak teknolojiyle oluyor günümüzde. Teknoloji bu ülkede Milli Güvenlik Kurulu’nun gündemine artık girmeli.”

 

 

 

 

 

 

Üç oğluyla birlikte bu işe gönül verdi

İnsansız hava aracı sistemlerine gönül vermiş bir aileden oluşan Baykar Makina’nın başında baba Özdemir Bayraktar (61) bulunuyor. Özdemir Bayraktar bu projeleri, biri işletme mühendisi, biri endüstri, diğeri de elektronik ve uçak mühendisi olan üç oğluyla yürütüyor. Ailenin en küçüğü Ahmet Bayraktar (27) projelerin idari kısmıyla uğraşıyor. Şirketin genel müdürlüğünü ABD’de Columbia Üniversitesi’nde mastır yapmış endüstri mühendisi Haluk Bayraktar (31), Ar-Ge Müdürlüğünü ise ABD’de Pennsylvania Üniversitesi’nde İHA’lar üzerine mastır ve dünyanın en prestijli teknik üniversitesi MIT’de robotik kontrol sistemleri mastırını yapmış olan eletktronik ve uçak mühendisi Selçuk Bayraktar (30) yürütüyor. TSK ve Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile birlikte geliştirilen mini İHA Gözcü ve döner kanatlı İHA Malazgirt TSK envanterine girmiş.

 

 

 

 

 

 

Projeyi başlattı sonunu göremedi

Baba Özdemir Bayraktar, projenin Gabar Dağı’nda nasıl doğduğunu şöyle anlattı: “2 binli yıllarda Şırnak 6. İç Güvenlik Tugayı’na gitmiştik. Oradaki komutanlardan Yarbay Melih Gülova, bize şehitlerin kanlarını gösterdi. Bu teröre teknolojik anlamda da çözüm bulmaya çalıştıklarını söyledi. Ben de, ‘Biz kendi adımıza elimizden geleni yaparız; ama siz benim teklifimi kabul edebilecek misiniz?’ diye sordum. ‘Nedir?’ dedi komutan Gülova. ‘Bana burada atölye kurmamı sağlayın, ben de size teknolojik olarak destek vereyim’ dedim. Komutan düşündü, taşındı arkadaşlarıyla görüştü ve inisayitifini kullanarak bizim Tugay’ın bulunduğu Gabar Dağı’nın eteklerinde atölye kurmamızı sağladı. İşte bu insansız hava araçları projesi böyle başladı. Sonra o değerli komutan Yarbay Melih Gülova, 2007 Haziran ayında teröristlerce uzaktan patlatılan bir bombayla şehit düştü. Bu projeler bu başarılar aslında onların eseridir.”

 

 

 

 

 

 

İHA’ların özellikleri

 

 

 

 

 

 

Haberleşme kaybolduğunda otomatik şekilde eve dönüyor

-Bayraktar (Heron muadili İHA): 14 saat uçabiliyor. 25 bin feet yükseğe çıkabiliyor. Dış gövdesi karbon-kevlar alaşımlı zırh malzemesinden yapıldı. 600 kilometreden yayın yaparak elde ettiği görüntüleri istenilen merkeze gönderiyor. Heron’larda olduğu gibi kalkış iniş, uçuş sırasında yerde bulunan ve el kumandasıyla uçağı yöneten pilota ihtiyaç duymuyor. Tamamen otomatik olarak kendisi inip kalkabiliyor. Agresif manevralar yapabiliyor.

Baykar tarafından geliştirilen yazılımda 1 milyon satırdan fazla kod bulunuyor. Hedef tespit hassasiyeti dünyadaki muadillerinden daha yüksek. Türkiye’ye kuş uçuşu 90 kilometre olan PKK’nın Kandil kampı üstünde saatlerce keşif uçuşu yapıp istihbarat görüntüsü aktarabilecek yeteneğe sahip. Haberleşme kaybolduğunda otomatik olarak eve dönüp, yine otomatik bir şekilde kendi kendine inebiliyor. Bu özellik de Heron’da bulunmuyor. Bayraktar, termal kamerasıyla gece de görüntü alabiliyor.

-Malazgirt (mini insansız helikopter): Boy 1.2 metre. Menzili 20 km. Operasyonel irtifa 3.600 feet. İrtifa tavanı 12.000 feet. Uçuş süresi 90 dakika. Yükleri termal kamera ve gündüz kamerası. Otomatik uçuş özellikleri bulunuyor.




 

 

 

 

 

 

-Gözcü (mini insansız hava aracı):

 Boy 1.2 metre.

Menzil 15 km.

Seyir hızı 55 km/saat.


Operasyonel irtifa 3.000 feet.

İrtifa tavanı 12.000 feet.

Uçuş süresi 60 dakika.

Kanat açıklığı 2 metre.

 Elden atışla kalkıyor.

Paraşütle gövde üzerine inebiliyor.

Termal ve ,

gündüz kamerasına sahip.


 

milliyet



'Aşkım biz küçüktük!'


'Aşkım biz küçüktük!'

 

TSK için insansız hava aracı yapan şirketin çalışanı ve sahibinin yeğeni hunharca öldürüldü
Başbakan'ın talimat verdiği cinayet ile Münevver Karabulut cinayetiyle ilgilenen aynı ekip ilgilenecek...

TSK için insansız hava araçları yapan Özdemir Bayraktar’ın şirketinde muhasebeci olarak çalışan yeğeni Mehmet Mert Bayraktar, önceki gün Sarıyer’deki evinde boğazı kesilerek vahşice öldürüldü. Başbakan, siyaset yıllarından arkadaşı olan Bayraktar‘ın yeğeninin cinayetinin çözülmesi için talimat verdi ve özel ekip kuruldu.

Sarıyer Maden Mahallesi Emlak Konutları Sitesi A-11 Daire 7’de önceki gün meydana gelen olayda, 8 ay önce Merve Bayraktar ile dünya evine giren muhasebeci Mehmet Mert Bayraktar (28) hasta olduğu için sabah işe gitmedi. Sabah saatlerinde eşini işe yollayan ve hasta olduğu içinde ilaçlarını alıp uyuduğu belirtilen Bayraktar, eve giren iki kişi tarafından önce darp edildi. Daha sonra boğazı kesilerek öldürüldü. Hasta olduğu için işe gitmeyen Mehmet Mert Bayraktar’ı telefonlara cevap vermeyince durumundan şüphelenerek çilingirle eve giren babası Ömer Bayraktar buldu.

Darp edilip boğazı kesildi

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kullandığı yerli malı insansız hava uçakları üreten Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve makine yüksek mühendisi Özdemir Bayraktar’ın yeğeni olan Mehmet Mert Bayraktar’ın cesedinin bulunması üzerine olay yerine gelen polisler, evden herhangi bir şey çalınmadığını tespit etti. İki kişi tarafından önce darp edilen sonra da boğazı kesilerek öldürülen Mehmet Mert Bayraktar’ın cinayetini çözmek için polis harekete geçti.

Başbakan bilgilendirildi

Öldürülen Mert Bayraktar’ın amcası Özdemir Bayraktar’ın 1990’lı yıllarda siyaset yaptığı öğrenilirken aynı zamanda Başbakan Erdoğan ile arkadaş olduğu, bu nedenle cinayetle ilgili bilgilerin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a da iletildiği öğrenildi. Ankara’dan gelen emirle Adalet Bakanlığı’nın konunun hassas olduğunu bildirmesi üzerine yapılan otopsiye Adli Tıp Kurumu Başkanı Doç. Dr. Haluk İnce de katıldı. Yapılan otopside Bayraktar’ın boynunda iki çizik olduğu tespit edildi ancak otopsiyi yapan doktorun boynundaki kesiğe neden olan aletin ne olduğunu saptayamadığı öğrenildi.

Kapısı zorlanmamış

Cinayetle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği bünyesinde özel bir ekip kuruldu. Olay yerinde inceleme yapan polis ekipleri, Bayraktar’ın ölü bulunduğu dairenin kapısında herhangi bir zorlama olmadığını tespit ederken, bu nedenle cinayeti işleyen kişinin Bayraktar tarafından tanınan ve eve alınan bir kişi olduğu ihtimali üzerinde duruyor. Kurulan özel ekibin, yaklaşık 8 ay önce evlenen muhasebeci Mehmet Emin Bayraktar’ın özel yaşamını da incelediği ve soruşturmanın çok yönlü sürdürüldüğü öğrenildi.

Telefonları inceleniyor

Cinayetle ilgili tüm delilleri mercek altına alan polis, genç adamın telefon kayıtlarını da incelemeye aldı. Mert Bayraktar’ın öldürülmeden önce son olarak telefonda görüştüğü bir kişiyi tespit eden polis, bu kişinin peşine düştü. Polis bu kişinin cinayetle ilgili olduğu şüphesi üzerinde duruyor. Mehmet Mert Bayraktar’ın cenazesi dün, Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsinin ardından yakınları tarafından alınarak Sarıyer’de öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Garipçe Köyü Mezarlığı’nda toprağa verildi.

‘Aşkım, biz daha çok küçüktük’

Cenaze namazı sırasında, caminin korkuluklarına çıkarak “On yıl birbirimizi bekledik aşkım. Biz daha çok küçüktük. O şehit oldu” diye ağlayan acılı eş Merve Bayraktar, çevredekilere duygusal anlar yaşattı. 

Amcası taziyeleri kabul etti

Törende taziyeleri kabul eden amca Özdemir Bayraktar, cinayetin nedeniyle ilgili bir şey bilmediklerini söyledi. İHA’nın üreticisi olan olan amca Bayraktar, “İşinizle ilgili bir tehdit alıyor muydunuz?” sorusuna “Somut bir şey yok” diye cevap verdi.

İlk Türk İHA’yı yaptılar

Baykar Grubu adını Kale ile ortak geliştirdikleri insansız hava aracı ‘Bayraktar’ ile duyurdu. Türk Silahlı Kuvvetleri’nden 400 adet sipariş alan Bayraktar pilotsuz uçaklar halen başta Güneydoğu olmak üzere aktif olarak kullanılıyor. Elden atılan uçak, elektrik motoru ile sessiz uçarak 20 kilometre menzili ile yer istasyonuna yüksek çözünürlükte görüntü yolluyor. Geçen yıl sonunda Türk Silahlı Kuvvetleri aynı grubun geliştirdiği “Çaldıran” tipi daha büyük insansız hava aracı siparişi de verdi. Baykar Grubu halen bu proje üzerinde çalışıyor. Özdemir Bayraktar’ın oğulları İHA’yı böyle tanıtmıştı.

Sarıyer'de boğazı kesilerek öldürülen 28 yaşındaki Mehmet Mert Bayraktar, Sarıyer Ali Kethuda Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. İnsansız Hava Uçakları Projesi üzerine görev yapan amca Özdemir Bayraktar, somut bir tehdit almadığını söyledi.

Sarıyer'deki evinde boğazı kesilerek öldürülen Mehmet Mert Bayraktar'ın cenazesi, Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsinin ardından Sarıyer Ali Kethuda Camii'ne getirildi. Öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazına ailesi, yakınları, arkadaşları, Halkın Kurtuluş Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş ile çok sayıda Sarıyerli katıldı. Cenaze namazı öncesi baba Ömer Bayraktar ve amca Özdemir Bayraktar taziyeleri kabul etti. İnsansız Hava Uçakları Projesi üzerine görev yaptığı öğrenilen amca Bayraktar, basın mensuplarının cinayetle ilgili sorularını cevapladı.

Basın mensuplarının, "Yaptığınız işle alakalı bir tehdit alıyor muydunuz?" şeklindeki sorusuna Bayraktar, "Polis araştırıyor, bakalım ne bulacak?" diye cevap verdi. Tehdit alıp almadığına yönelik sorulara da Bayraktar, "Somut bir şey yoktu." karşılığını verdi.

Oğlunun cesedini kendisinin bulduğunu belirten Baba Ömer Bayraktar ise "Katletmişler yatağının içinde. Kalkmasına bile fırsat vermeden katletmişler." dedi. Oğlunun herhangi bir tehdit almadığını kaydeden baba Bayraktar, kardeşiyle ilgili iddialara da "Herhangi bir şey yoktu. Bilmiyoruz, ne olduğunu bilmiyoruz. Ne söylesek boş. Polis araştırıyor. Herhalde bir şeyler çıkarır." şeklinde cevap verdi.

Yakınları tarafından sakinleştirilmeye çalışılan Mehmet Berk Bayraktar'ın eşi ise uzun süre gözyaşlarını tutamadı. Bayraktar'ın arkadaşları da cenaze namazı öncesi tabuta sarılarak uzun süre gözyaşı döktü. Halkın Kurtuluş Partisi (HAS Parti) Genel BaşkanıNuman Kurtulmuş'un da saf tuttuğu cenaze namazının ardından Bayraktar Garipçe Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Cenaze namazı sonrasında basın mensuplarının sorularını cevaplayan Numan Kurtulmuş, Bayraktar ailesinin, çok yakın tanıdıkları bir aile olduğunu söyledi. Kurtulmuş, "Allah rahmet eylesin, Allah sabırlar versin. Gencecik bir kardeşimiz. Hem babası hem amcası. Meselenin ne olduğunu bilmiyoruz. Hunharca bir cinayet." diye konuştu. Amca Özdemir Bayraktar'la ilgili iddiaların sorulması üzerine Kurtulmuş,"Cenazede bunları konuşmanın yeri değil. Allah rahmet eylesin. Hakikat zaten ortaya çıkar inşallah kısa süre içerisinde. suçlularda kimlerse onlarda cezalarını bulurlar." ifadelerini kullandı.



ozdemir bayraktar - Katilin kimliÄi belirlendi
  •  
  •  

  • İsrail'in Rakibi Türk Teknolojisini Kim Engelliyor?

    İlker Akgüngör - Vatan Gazetesi
  •  

  •  Kale-Baykar ortaklığında geliştirilen ilk Türk Taktik İnsansız Hava Aracı Çaldıran, bugüne kadar yapılan testlerde 100 saatin üstünde başarılı uçuş yaptı. Çaldıran’ın resmi test uçuşu Sinop Erfelek’te 29 Eylül 2009’da tamamlandı. Proje aşamasında TSK tarafından 24 adet alınacağı belirtilen, Ocak 2010’da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Başkanlığı’nda yapılan Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve Savunma Sanayi Müsteşarı Murat Bayar’ın katıldığı Savunma Sanayi İcra Komitesi Toplantısı’nda 12 adet Çaldıran alımı için görüşmelerin başlaması kararı verildi. Ancak ne olduysa bu aşamadan sonra oldu.

    Şimdi şirketi ne arayan ne de soran var.


  • (Açık İstihbarat : Silah sanayinin ve ilgili bürokrasinin içine çöreklenmiş kripto İsrail'in elemanları deşifre edildiği takdirde, tarih tekerrür etmeyecektir. Bayraktar'ların ikinci Hürkuş vakası olmaları yönündeki en büyük engel tavandan gelen bütün engellemelere rağmen tabanın verdiği destek olacaktır. 
    Not: Haberin başlığı içeriği daha iyi yansıtması için değiştirilmiştir. )


    ---------------------------------------------------------------------------------------------

    11 askerin şehit olduğu Gediktepe saldırısından sonra çok tartışılan İsrail yapımı insansız hava aracı HERON’un, Türk yapımı rakibi ÇALDIRAN yaklaşık 10 aydır seri üretime hazır vaziyette hangarda bekletiliyor.

    Çaldıran’ı Genelkurmay’ın isteği üzerine geliştiren Baykar firması, Heron’a meydan okuyor.
     
    İsrail yapımı Heron’la ilgili belirsizlik devam ederken, yazılım ve elektronik altyapısı dahil her şeyi Türk yapımı insansız hava aracı Çaldıran’ın uçuş ve seri üretime hazır halde 10 aydır hangarda bekletildiği ortaya çıktı. 

    2000 yılından beri geliştirme sürecinde çok sayıda bürokratik engellerle karşılaşan projenin önündeki son engel, Türkiye’nin İsrail’den aldığı Heron ya da ABD’den almak istediği Predatör’den talep edilmeyen ve kimden alınacağı belli olmayan uçuş sertifikası. 

    Devletin zirvesi onayladı

    Kale-Baykar ortaklığında geliştirilen ilk Türk Taktik İnsansız Hava Aracı Çaldıran, bugüne kadar yapılan testlerde 100 saatin üstünde başarılı uçuş yaptı. Çaldıran’ın resmi test uçuşu Sinop Erfelek’te 29 Eylül 2009’da tamamlandı. Proje aşamasında TSK tarafından 24 adet alınacağı belirtilen, Ocak 2010’da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Başkanlığı’nda yapılan Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ile Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve Savunma Sanayi Müsteşarı Murat Bayar’ın katıldığı Savunma Sanayi İcra Komitesi Toplantısı’nda 12 adet Çaldıran alımı için görüşmelerin başlaması kararı verildi. Ancak ne olduysa bu aşamadan sonra oldu. 

    Şimdi şirketi ne arayan ne de soran var. 

    Baykar Makina Genel Müdürü Haluk Bayraktar, 

    “Bizden kimseden istenmeyen NATO tarafından İnsansız Hava Aracı Sistemleri Uçuşa Elverişlilik Sertifikası isteniyor. Ancak bu konu işe başlarken verilen şartnamede de yoktu. Bu sertifikayı kimden ya da nereden alacağımız da belli değil”

    diye konuştu. 

    Menzil artırılabilir 

    Baykar Makina Genel Müdürü Haluk Bayraktar, VATAN’a, 

    “Türkiye’nin ihtiyaçları doğrultusunda bizden 10 saat uçan ve 18 bin feet yükseğe çıkan İHA İstemişlerdi. Uçağı ve yakıt deposunu büyüterek menzil 3 bin km.’nin üstüne çıkabilir. Elektronik altyapı ve yazılımı daha büyük bir uçağa koyup onu da uçururuz. 30 saat havada kalacak uçak istenseydi onu da üretirdik” 

    dedi. 

    Kandil üzerinde saatlerce uçabilir

    Karbon-kevlar alaşımlı zırh malzemesinden dış gövdeye sahip Çaldıran 600 kilometreden yayın yaparak elde ettiği görüntüleri istenilen merkeze gönderiyor. 

    35 kişilik bir ekip tarafından geliştirilen Çaldıran’ı, Heron’lardan çok daha ileri bir teknolojiye sahip. Çaldıran Heron’larda olduğu gibi kalkış iniş, uçuş sırasında yerde bulunan bir pilota ihtiyaç duymuyor. Agresif manevralar yapabilen Çaldıran için Baykar tarafından geliştirilen yazılımda 1 milyon satırdan fazla kod bulunuyor. 

    Hedef tespit hassasiyeti Heron’dandaha yüksek olan Çaldıran, Türkiye’ye kuş uçuşu 90 km. olan PKK’nın Kandil Kampı üstünde saatlerce keşif uçuşu yapıp istihbarat görüntüsü aktarabilecek. Haberleşme kaybında ise Çaldıran otomatik olarak eve dönüp, inebiliyor. Bu özellik Heron’larda yok. Termal kamerasıyla gece de görüntü alabilen Çaldıran için Baykar Makina fiyat açıklamasa da tanesi yaklaşık 20 milyon dolar olan Heron’un 5’te birine malolduğu belirtiliyor.

    Vecihi Hürkuş da engellenmişti

    Genel Müdür Haluk Bayraktar, 

    “1930’da ilk Türk uçağını yapan Vecihi Hürkuş’tan da sertifika istendi. Türkiye’de verecek kurum olmadığı için Hürkuş uçağını söküp tren vagonlarıyla Çekoslavakya’ya gönderdi. Oradan aldığı sertifikayla uçağı uçurabildi. Şimdi yine tarih tekerrür ediyor” 

    dedi. Son günlerdeki tartışmalara dikkat çeken Bayraktar, 

    “Bu tip çalışmalar aslında bir bağımsızlık savaşıdır. Çaldıran şu anda uçuşa hazır, görev bekliyor. Yoksa geçtiğimiz günlerde yaşadığımız istihbarat zaafı gibi durumları daha çok yaşarız. Önümüzdeki 15-20 yılda pilotlu savaş uçağı kalmayacak. Bundan sonraki hedefimiz silahlı İHA üretmek” 

    diye konuştu. 

    Gözcü de onların eseri

    İnsansız hava aracı sistemlerine gönül vermiş bir aileden oluşan Baykar Makina’nın başında mühendis olan Özdemir Bayraktar (61) bulunuyor. 

    Özdemir Bayraktar projeyi biri işletme eğitimi almış diğer ikisi mühendis iki oğluyla yürütüyor. 

    Ailenin en küçüğü Ahmet Bayraktar (27) projelerin idari kısmıyla uğraşırken, İHA projelerinde şirketin genel müdürü olan ABD’de Columbia Üniversitesi’nde master yapmış endüstri mühendisi Haluk Bayraktar (31) ve yine ABD’de Pennsylvania’da Üniversitesi’nde İHA’lar üzerine master ve dünyanın en prestijli teknik üniversitesi MIT’de robotik kontrol sistemleri doktorası yapmış olan elektronik mühendisi Selçuk Bayraktar (30) öne çıkıyor. 

    Baykar Makina Ege Bölgesi’nde yapılan Efes-2010 Tatbikatı’nda kullanılan Türk yapımı ilk İnsansız Hava Aracı Gözcü’nün de üreticisi. 

    Geliştirme sürecinde Şırnak 6. İç Güvenlik Tugayı’nda 2 yıl kalarak çalışan Bayraktar kardeşler bölgeyi inceleyerek, Türk Ordusu’nun ihtiyaç duyduğu sistemleri de yerinde geliştirmiş. TSK ve Savunma Sanayi Müşteşarlığı ile birlikte geliştirilen mini İHA Gözcü’den 148, döner kanatlı İHA Malazgirt’ten ise 4 adet TSK envanterine girdi. 

  • 2 Eylül 2010





    BAYKAR

    Bayraktar Ailesinin

    Türkiye’yi Gururlandıran Başarısı



    Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Makine Yüksek Mühendisi Özdemir Bayraktar, ülke için pilotsuz uçaklar üretmeye karar verdiğinde, ABD'de University of Pennsylvania'da insansız uçaklar üzerine master, Massachusetts Institute of Technology'de (MIT) robotik kontrol sistemleri konusunda doktora yapan ortanca oğlu Selçuk'un Türkiye'ye dönmesini bekledi.

    Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Makine Yüksek Mühendisi Özdemir Bayraktar, ülke için pilotsuz uçaklar üretmeye karar verdiğinde, ABD'de University of Pennsylvania'da insansız uçaklar üzerine master, Massachusetts Institute of Technology'de (MIT) robotik kontrol sistemleri konusunda doktora yapan ortanca oğlu Selçuk'un Türkiye'ye dönmesini bekledi. Işık Lisesi mezunu, ODTÜ Endüstri mühendisi 31 yaşındaki Haluk Bayraktar ise Columbia Üniversitesi'nde yüksek lisansını tamamlamış ve doktoraya başlamıştı. Ailenin en küçük oğlu Ahmet Bayraktar ise Işık Üniversitesi İşletme Bölümü'nden mezun olmuştu. Yani ekip hazırdı...

    1981'de Özdemir Bayraktar tarafından kurulan bu aile şirketi kısaca Bayraktar kardeşleri simgeleyen kısaltma adıyla "Baykar" olarak hayata geçti. Otomotiv sanayine hizmet amacıyla kurulan şirket, baba Özdemir'in havacılık sevgisi-merakı, ülkenin ihtiyacı ve çocuklarının aldığı eğitimlerle paralel, yepyeni bir yöne doğru yola çıktı.

    Geleceğin teknolojisi Bayraktar ailesinin çalışmalarında, mutlu sona ulaşırken Işık Üniversitesi ve Işık Liseli iki isminde başrolde olduğu bu başarı hikayesinde aile adına sorularımıza yanıtlayan iki Işıklı'ya Haluk ve Ahmet Bayraktar'a da teşekkür ediyoruz.

    Öncelikle Bayraktar fikri ve projesi nasıl gelişti, Bayraktar ailesinin dört erkeğini aynı projede buluşturan heyecan yada duygu neydi?

    C: Haluk Bayraktar: Baykar Makina Özdemir Bayraktar tarafından 1981 yılında Otomotiv Sanayi'ne hizmet amaçlı kurulmuş bir firmadır. "Hava araçlarına ve havacılığa meraklı bir aile yapımız var. Babamız amatör uçak pilotu, çocukluk yıllarımızda bu anlamda kısa uçuş tecrübeleri yaşamakla birlikte radyo kumandalı model uçak hobileri ile uğraşırdık. Daha çocuk yaşlarda iken babamızın yanında oturur, onun hobi olarak farklı farklı uçak projelerinin çizimini yaparken izlerdik. Yıllar sonra ailenin tüm fertlerinin üniversite eğitimini tamamlaması sonrasında özellikle ortanca kardeşimiz olan Selçuk Bayraktar'ın Amerika Birleşik Devletleri tarafından burslu olarak master eğitimini yürüttüğü esnada Amerikan Piyade üssü olan Fort Bening'de dünyada ilk kez ufak uçaklarla otomatik formasyon uçuşunu gerçekleştirmesi, bizim bu alanda ülkemizde, bu teknolojinin geliştirilmesine yönelik adım atmamızı sağladı.

    Havacılık bugün dünyada en son teknolojilerin kullanıldığı bir alan, aynı zamanda çok titiz, hassas ve yoğun tempoda çalışma gerektiriyor. Havacılık tarihine de baktığımızda ilk uçağı keşfeden Wright kardeşler veya ilk balonu keşfeden Montgolfier kardeşler vb. birbirlerine yakın aile bireylerinin bir araya gelmesiyle sağlanan önemli buluşlar olarak görülür. Bizde Bayraktar Kardeşler olarak geleceğin havacılık teknolojisinde en önemli yere sahip olacak olan "İnsansız Hava Aracı" teknolojilerinde ülkemizi en ileri seviyeye ulaştırmak ideali ve vizyonu ile yola çıktık.

    Ülkemiz havacılık tarihinde çok önemli adımlar atılmıştır ama bir noktadan sonra bu açılımlar kesintiye uğramıştır. 1990'lı yıllardan bu yana artık havacılıkta önemli paradigma değişimlerinin yaşanmaktadır. Silikon teknolojisinde yaşanan gelişmeler, artık uçakların pilotsuz bir şekilde tamamen bilgisayar kontrollü olacak şekilde kumanda edilebilmesine imkan tanımaktadır. Algılayıcı (Sensör) ünitelerin minyatürleşmesi, her 1.5 yılda bir Moore Kuralına göre bilgisayar işlemci hızlarının ikiye katlaması artık pilotun yaptığı görevleri yavaş yavaş bilgisayarlara terk edilmesi olanağını beraberinde getirmiştir. Pilotsuz uçaklar veya insansız hava araçları teknolojinin sağladığı bu olanaklarla 2000'li yılların sonrasında yoğun olarak kullanılmaya başlanmıştır. Amerika gibi havacılıkta en ileri olan ülkeler 20-30 yıl içerisinde artık geleceğin hava filolarının tamamen insansız olacağını vizyon raporlarında ifade etmektedirler.

    İnsansız Hava Araçlarının geleceğin teknolojisi olması, ağır sanayi yatırımı istememesi, beyin sermayesi ve tasarım odaklı bir anlayışla önemli açılımlar yapılabileceği düşüncesi ile Bayraktar Ailesi olarak bu alanda çalışmalarımıza başladık. İlk olarak hedefimiz uçak gövdesi yapmak yerine özellikle en kritik bileşenler olan elektronik ve yazılım sistemleri konusuna yoğunlaştık. Aile fertlerimiz ile birlikte bir Ar-Ge ekibi kurduk ve 4 yıl boyunca tamamen Ar-Ge faaliyetleri yürüttük. Bu konunun havacılığın geleceği açısından ve daha da önemlisi ülkemiz açısından havacılık teknolojisini son noktada yakalama imkanı sunması gibi duygu ve düşüncelerle bu alanda çalışmalarımıza başladık.

    Baba ve oğulları olarak Türkiye'de bir ilke imza attınız ve soyadınızı taşıyan bir savunma aracını TSK'ya kazandırırken, bu ülke için çok önemli bir hizmeti gerçekleştirmiş oldunuz neler hissediyorsunuz?

    C:Haluk Bayraktar: Tamamen kendi özkaynaklarımızla gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge çalışmaları sonucunda ilk olarak Bayraktar Mini İnsansız Hava Aracı (İHA) Sistemi'ni geliştirdik. 2007 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri Envanterine girdi ve de Türkiye Cumhuriyeti tarihinde envantere giren ilk milli ve özgün hava aracı sistemi olma unvanına erişmiştir. Mini Sınıfı uçaklardan 150 adeti başarıyla teslim ettik, 200'ün üstünde kullanıcı personel eğitimi verdik. Bu uçaklar yakın menzil gece ve gündüz keşif maksatlı kullanılan ve tamamen otomatik uçuş özelliklerine sahip. Kendi sınıfında dünyadaki rakiplerinden birçok üstün özelliği var, çünkü bizzat Ar-Ge ekibimiz TSK personeli ile kullanım şartlarını görerek, yaşayarak sistemi geliştirdi. Bayraktar Mini İHA 15.000 üzerinde uçuş sortisine sahip yoğun olarak kullanılmaktadır.

    Yine dünyada ilk kez ordumuz tarafından kullanılan Malazgirt mini robotik helikopter sistemini geliştirerek silahlı kuvvetlerimizin kullanımına sunduk. En son projemizde taktik sınıfı, havada 14 saat kalabilen, 200 km menzilli bugün İsrail'den tedarik edilen Heron'ların yerine kullanılabilecek Taktik İnsansız Hava Aracı Sistemi. Hangardan çıktığı andan itibaren otomatik olarak pist başına gidip, kalkıyor ve otomatik bir şekilde uçuşunu ve inişini gece gündüz gerçekleştirebiliyor.

    Geliştirdiğimiz sistemlerin operasyonel olarak kullanılıyor olması, Türk mühendisliği adına bizim bir gurur kaynağı. Yapacak daha çok işimizin olduğunun farkındayız. Aynı zamanda geliştirdiğimiz uçaklar, bu ülkenin bir insanının tırnağının acımasına engel olabiliyorsa bu bizim için en büyük şereftir. Bu projelerin ülkemiz açısından önemli bir kıvılcım etkisine sahip olduğunu düşünüyoruz, bizim gibi aile firmaların kendi mütevazi imkanları ile gerçekleştirdiği bu projelerin örnek olacağını, bunun gibi daha nice çok değerli açılımların olacağına inanıyoruz.

    Bu ailenin değerli annesinin bu sürece katkısı neler oldu?

    C: Haluk Bayraktar: Annemiz İstanbul  İktisat mezunu, yıllarca Sinai Kalkınma Bankasında Bilgisayar Programcısı olarak çalışmış aynı zamanda bizimle ilgilenmiş, dünya vizyonuna sahip entelektüel kişiliğini, kazanımlarını bize aktarmaya çalışmıştır. Kendisi hala bize destek olmak için firmamızın finans muhasebe biriminde, işlerin idaresinde görev almaktadır.

    Aracın yapımı ne kadar sürede ve nasıl bir çalışma disiplini içinde gerçekleştirildi? Görev dağılımı neye göre ve nasıl yapıldı?

    C: Haluk Bayraktar: 2004 yılından bu yana Ar-Ge ekibimizle çalışmalarımız devam etmekte. Beş ana mühendislik disiplininde Elektronik, Bilgisayar, Uçak, Makina ve Robotik Mühendisliği alanında faaliyetlerimiz mevcut. Ailemizden herkes kendi kabiliyeti ile ilgili alanlarda görev alıyor. KOBİ ölçeğinde firma olmamız gereği belli durumlarda görevler birbirine yakınlaşabiliyor. Yüksek düzeyde disiplinli çalışma ve de mesai saat kavramı olmadan projelerin ve proje de yer alan iş yüklerinin zamanında tamamlanması için tüm personel ne kadar çalışılması gerekiyorsa o kadar çalışıyor. Özellikle proje teslimat öncesi dönemlerde gece sabahlara kadar çalışıldığı çok olmuştur.

     Nasıl Işık Üniversiteli oldunuz?  Sizin dışında tüm aile teknik üniversite mezunu, bir Işıklı olarak  proje içindeki yerinizden bahseder misiniz? Nelerden sorumluydunuz ve bir Işıklı olmanın bu görevde,  size katkısı neler oldu?

    C: Ahmet Bayraktar: Ağabeyim Haluk Bayraktar'ın Işık Lisesi'nden mezuniyeti,  benim Işık Üniversiteli olmam da son derece büyük etken oldu. Ailem, eğitim kalitesi ve disiplini ile ilgili çok olumlu düşüncelere sahip olduğundan benim de Işıklı olmamı tercih ettiler.

    2005 yılında Işık İşletme bölümü mezunuyum, aslında ailede mühendislik dışında eğitim formasyonuna sahip olmam iş idaresinde projelerle ilgili kararların oluşturulması süreçlerinde önemli katkı sağladı. Ben projenin sözleşme aşamasında, şirket finansman yönetimi, satın alım, lojistik yönetim süreçlerinde görev almaktayım. Işıklı olmamın bana kattığı en önemli fayda dünya vizyonu sahibi akademisyen hocalarımızdan ders almış olmamdır. Hocalarım ve okul yöneticilerim ile olan iletişiminde bana karşı yaklaşımları, samimiyetleri benim için motivasyon olmuştur. Ağabeyim Haluk Bayraktar'da Işık Lisesi'ni dereceyle bitirmiş bir insan ve ikimizde Işıklı olmanın verdiği disiplinin hayatımızda önemli bir yere sahip olduğunu düşünüyoruz.

    Mühendis bakış açısı ile belirli girdiler ile elde edeceğiniz sonuçlar yaklaşık olarak şunlar şunlardır diyerek hareket edilir, ama işletme eğitiminde işin mekanistik boyutlarının ötesinde insan unsurunu da ele alarak yönetim bilimi eğitimi alınıyor. Ayrıca yürütülen tüm faaliyetlerin hukuki sorumluluk açısından yönleri bulunuyor. Birçok proje hayata geçirilebilir ama finansal açıdan veya işletme açısında bunların fizibl olması gerekiyor. Dolayısıyla salt mühendislik bakış açısı kendi başına bu tür projelerin başarıyla sonuçlanması için gerek şart ama yeter şart olmuyor.

    Yeni  üniversite adaylarına bir Işıklı olarak neler tavsiye edersiniz?

    C: Ahmet Bayraktar: Okul hayatı esnasında, gerçek hayat pratiğine yönelik stajlar olsun, yarı zamanlı ofis işleri ile olsun bir şekilde piyasa dinamikleri ile tanışmaları, ilgili sanayi veya sektör lerdeki durumların farkında olmaları son derece önemli. Okulumuzdaki sosyal aktivitelerle bu imkanlar öğrencilere sunulmaktadır. Klüp çalışmaları içerisinde yer alarak ekip halinde çalışma kabiliyetinin gelişmesi, somut proje yarışmalarına ekip olarak hazırlanma vb. faaliyetler çok önemli kazanımları beraberinde getirmektedir.

    S-Ahmet Bayraktar: Bu proje sonrasındaki hedefleriniz nelerdir?

    C: Ahmet Bayraktar: Yürüttüğümüz projeler uzun soluklu olan projeler. Mini Sınıfı Uçak ve Helikopterler seri imalata girmiş durumda, bu projelerin 20 yıllık Lojistik süreçleri mevcut. Ayrıca seri imalat aşamasında gelmiş Taktik İnsansız Hava Aracı Sistemi'ne ilişkin yoğun bir seri üretim aşaması, sonrasında eğitim ve lojistik aşamaları bizi bekliyor. Yine bu alanda daha farklı projelerimizde mevcut elimizden geldiğince bu projeleri de devreye almayı planlıyoruz.

      Yarbay Melih Gülova Şırnak'ı kendisi istemişti   
    Yarbay Melih Gülova Şırnak'ı kendisi istemişti
    Yarbay Melih Gülova, Manisa'da bir arkadaşının oğlunun sünettinde neşeyle dans etmişti. Gülovo'nun kızı Naz (sağda) 5.5 yaşında yetim kaldı. 



  •  

    11/06/2007 (5381 kişi okudu)

    DHA - MANİSA - Şırnak'ta uzaktan kumandalı bombayla şehit düşen Yarbay Melih Gülova, dün Şırnak'taki törenle Manisa'ya uğurlandı. Doğu hizmeti için Şırnak'ı seçen Piyade Yarbay Gülova'nın kızı Naz beş buçuk yaşında babasız kaldı. 
    Bursalı 43 yaşındaki Gülova, askerlik hayatında üçüncü kez şark hizmetine gitti. Manisa 1. Piyade Er Eğitim Tugayı'ndaki görevinden, geçen ağustos ayında rütbe aldıktan sonra kendi isteğiyle doğuya tayin oldu. En kritik bölgelerden Şırnak'ı, gitmek istediği yerler arasında ilk sırada tercih etti. Gülova'nın, Celal Bayar Üniversitesi'nde yardımcı doçent olan 10 yıllık eşi Asena Gülova ile tek çocukları 5.5 yaşındaki Naz, Manisa'da kalmıştı. 
    37 yaşındaki Asena Gülova eşinin acı haberini önceki gece, hafta sonunu geçirmek için gittiği Foça'daki askeri kampta öğrendi. Haberi, Manisa'dan gelen görevli askerler, beraberlerinde bir sağlık ekibi varken verdi. Bayılan Gülova, bir süre Foça Devlet Hastanesi'nde kontrol altında tutulduktan sonra annesinin Manisa'daki evine getirildi. Başında bir dahiliye uzmanı, psikiyatr, bir hemşire ve sağlık memuru da hazır bekletildi. 
    Dört yaşındayken annesini kaybeden şehit Gülova'nın kızı, Naz da beş buçuk yaşında yetim kaldı.. Naz'a acı haberin ne zaman, nasıl verileceği, psikologların görüşüyle belirlenecek. Yarbay Gülova'nın, kardeşi Yüzbaşı Selçuk Gülova da halen Çanakkale'de görevli. Yakınları, Yarbay Gülova'nın sıcak ve iz bırakan karizmatik bir kişiliği olduğunu anlatıyor. 
     

    Törende hassasiyet 
    Şehit Gülova'nın cenazesi bugün öğlen Manisa'daki Hatuniye Camii'nde kılınacak cenaze namazı ardından askeri törenle Alaybey Şehitliği'nde toprağa verilecek. Aile, törene katılanlardan, kalabalığın hiçbir parti adına slogan atılmamasını istedi. Asena Gülova'yı ziyaret eden Vali Refik Arslan Öztürk de çıkışta, cenaze törenine halkın hassasiyetini istedi, "Siyasi tavır olmaksızın saygı sunulursa buradan çıkaracak dersler vardır" dedi.



     
    Şırnak’ta yaralı yakalanan PKK’lı, Yarbay Melih Gülova’nın katili çıktı

    05 Ocak 2009
     

    Özgür CEBE/DİYARBAKIR, (DHA)

    ŞIRNAK’ın Küpeli Dağı’nda yaralı yakalanan ‘Serdar’ kod adlı PKK’lı S.Y.’nin 2007 yılında Güçlükonak İlçesi’nde Yarbay Melih Gülova, Binbaşı Ramazan Armutçuoğlu ile üsteğmen Gökhan Yavuz’un da aralarında bulunduğu 7 askerin şehit olduğu, 21 askerin de yaralandığı olayında silah kullandığı ortaya çıktı. S.Y. hakkında 8 kez ağırlaştırılmış ömürboyu hapis, 21 askeri yaralamaktan da toplam 480 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı. S.Y. ile birlikte aynı çatışmada yakalanan İran uyruklu B.Ş.’nin de 1 kez ağırlaştırılmış ömürboyu hapis, 120 yıl hapis cezasına çarptırılması istendi. 
    Küpeli Dağı Sırmalıdağ Çalakertiği Mevkii’nde 4’ü kadın 6 PKK’lının öldüğü çatışmada İran uyruklu B.Ş. ile birlikte 4 ay önce yaralı ele geçen ve Şırnak Askeri Hastanesinde tedavisi yapıldıktan sonra Diyarbakır’a getirilen 27 yaşındaki PKK’lı S.Y.’nin örgütün Küpeli Dağı özel kuvvetler sorumlusu olduğu ortaya çıktı. İddianamede, S.Y.’nin 11 yaşındayken 1993 yılında ailesiyle birlikte Şırnak’ın Uludere İlçesi’nin Bağlıca Köyü’nden Irak’ın Zaho kentine göç ettikleri, buradan Mahmur Mülteci Kampı’na yerleştikleri, bu kampta Kürtçe eğitim gördüğü, Abdullah Öcalan’ın yakalanmasından etkilenerek 5 arkadaşıyla birlikte PKK’ya katıldığı, örgüt içinde özel kuvvetler adı verilen birime seçildiği ve çatışmalara katılmak amacıyla Türkiye'ye sızıp Küpeli Dağı’na geldiği belirtildi. 

    ÖLÜM SİLAHLARINDA PARMAK İZİ BULUNDU 
    İddianamede, PKK’lı S.Y’nin 9 Haziran 2007’de Şırnak’ın Güçlükonak İlçesi’ndeki Akçay 6’ıncı Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı’na bağlı Akdizgin Piyade Bölük Komutanlığı ile Damlarca Bölük Komutanlığı arasındaki yola uzaktan kumandalı mayın döşenip Yarbay Melih Gülova, Binbaşı Ramazan Armutçuoğlu, er Hasan Güreşen’in şehit edilmesi eyleminde bizzat bombayı patlatan kişi olduğu olay yerinden elde edilen parmak izi örneklerinden tespit edildi. S.Y.’nin ayrıca 13 Kasım 2007 günü Küpeli Dağı’nda üsteğmen Gökhan Yavuz, Piyade Onbaşı Özkan Kılıç, erler Gürkan Soylu ve Erdem Yüce’nin şehit edilmesi ile çeşitli tarihlerde 8’i rütbeli 21 askerin yaralanması eylemlerine bizzat katıldığı ve bu eylemlerde Biksi makinalı tüfek, roketatar kullandığına dair çatışma sonrası elde edilen mühhimat artıklarındaki parmak izlerinden tespit edildi. 

    REKOR CEZALAR İSTENDİ 

    Sanığın son olarak Küpeli Dağı’nda 6 PKK’lının öldüğü çatışmada İranlı B.Ş. ile birlikte yaralı ele geçtiği, bu nedenle ülke birliği ve bütünlüğünü bozmak, 7 askeri şehit etmek suçlarından toplam 8 kez ağırlaştırılmış ömürboyu hapis, 21 askeri yaralamaktan da, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye tam teşebbüs etmek suçundan 20’şer yıl olmak üzere 420 yıl, 6 ayrı eylemde patlayıcı madde bulundurmak ve silah kullanmak suçundan da 6 kez 10’ar yıldan 60 yıl olmak üzere toplam 480 yıl hapisle cezalandırılması istendi. 
      İddianamede, İran’in Xoyi şehrinde doğan B.Ş.’nin, çobanlık yaparken örgüte katıldığı, Zap Kampı’nda askeri eğitim aldıktan sonra Gabar Dağı’na geldiği, 6 PKK’lının öldürüldüğü çatışmada kendisinin ise sağ ele geçtiği, taşıdığı kalaşnikofla 5 askeri yaraladığı için 5 kez adam öldürmeye teşebbüs ve silah kullanmak suçundan 120 yıl hapis, ayrıca ülke birliği ve bütünlüğünü bozmak suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istendi. 2 PKK’lının da yargılanmalarına önümüzdeki günlerde başlanacak.




    ÅHT YRB MELÄ°H GÃLOVA ÃEVRÄ°MLÄ° Ä°LKÃÄRETÄ°M OKULU










    ŞEHİT YARBAY MELH GÜLOVA İLKÖĞRETİM OKULU ŞIRNAK<<<          TIKLA
    ÅHT YRB MELÄ°H GÃLOVA ÃEVRÄ°MLÄ° Ä°LKÃÄRETÄ°M OKULU


















    SON SÖZ :

    > + SON   SÖZ + <

    GEÇMİŞTE 
    VECİHİ HÜRKUŞ,
    NURİ DEMİRAĞ ,
    NURİ KİLLİGİL,  

    GÜNÜMÜZDE ,
    ASELSAN MÜHENDİSLERİ  SAV.SAN .DE 5 GÜZEL İNSAN, 
    MEHMET MERT BAYRAKTAR,
    YARBAY MELİH GÜLOVA ,
    ALB BELGÜTAY VARIMLI 
    MUHSİN YAZICIOĞLU


       ÖLÜMLERİ  
    *YETKİLİLERCE *
    AYDINLATILIP  KATİLLERİ
    CEZALANDIRILMADAN  

    PROF.DR.NEJAT VEZİROĞLU ,
    DR.MUSTAFA  HATİPOĞLU

    MUZAFFER  AVCI

    http://www.hidrojenenerjihareketi.tr.gg 


    NBC UZM. ERHAN DOĞUDAN 
    SAV.SAN.NBC - KBRN KORUYUCU MLZ...
    ENF SAV.SİSTEMLERİ


    MADDİ MANEVİ ,
    KARŞILK  BEKLEMEDEN
    BEDELLER ÖDEYEREK

    ÜLKEMİZ  İNSANIMIZI
    REFAH -HUZUR İÇİNDE YAŞATMAK ADINA 
    YÜZÜMÜZÜ AĞARTMAK,
    DÜNYA LİDERLİĞİNE OYNAMAK İÇİN
    GAYRET GÖSTERMİŞLERDİR.

     BU TEMİZ DÜRÜST  İNSANLARI VE ÇALIŞMALARINI ENGELLEYEN DIŞ -İÇ- İŞBİRLİKÇİ, YANDAŞ VE LOBİLERİN
    GİZLİ-AÇIK-DOLAYLI  ENGELLEME ÇALIŞMALAR

    *YETKİLİLERCE  AYDINLATILMADAN*



    SAVUNMA SANAYİİ ŞEFFAFLAŞMADAN
    ŞEHİTLERİMİZİN KEMİKLERİ SIZLAR.  

    *ZENGİN ÜLKENİN FAKİR BEKÇİLERİ*

     OLMAYA DEVAM ETTİRİLİR,

    *VARLIK İÇİNDE YOKLUK ÇEKMEYE *

    DEVAM EDERİZ 




     

      GELİN  HEP BERABER 


      ÜLKEMİZ
    GÖZ  BEBEĞİMİZ
    SİLAHLI KUVVETLERİMİZ İÇİN ,

    GİZLİ AÇIK ,
    TÜM ENGELELERE  KARŞI
    GAYRETLERE  OMUZ  VERELİM,ÇALIŞALIM.




    >İLK ADIM



    GELİN
    ÖNCE

    >>>----*TANIŞ OLALIM,

    +++      İŞİ KOLAY TUTALIM

    +BU DÜNYA KİMSEYE KALMAZ+


      > GAYRET BİZDEN, <

      <TAKDİR ALLAHDAN>







    T.C.
    ° T.C. 
    MŞEİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI
    ŞIRNAK - GÜÇLÜKONAK - ŞEHIT YARBAY MELIH GÜLOVA İLKOKULU
    LLÃ EÄÄ°TÄ°M BAKANLIÄI
    ÅIRNAK - GÃÃLÃKONAK - ÅEHIT YARBAY MELIH GÃLOVA Ä°LKOKULU

 





 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1112362 ziyaretçi (2383721 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc