Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İİN KOŞANLARIN YERİ***
  Mahmud Esat COŞAN .Prof.Dr. U.W.A
 





















******* ANAP eski milletvekili İlhan Kesici


Kasıt olabilir

, Mahmud Esad Coşan Hocaefendi'nin ölümünden üzüntü duyduğunu belirterek, kazada kasıt ihtimalinin olduğunu söyledi.

Kesici, "Avustralya'nın altyapısını biliyoruz. Altyapısı çok düzenli. Kazada arabası bir TIR tarafından sıkıştırılmış. Böyle bir şeyin olması çok güç, bu nedenle böyle bir kazada kasıt ihtimali üzerinde dururum. Zaten akla gelen ilk şey de o. Duyduğumuz kadarıyla karşı yönden gelmekte olan bir tırın diğer yöne geçmesi sonucu trafik kazası olmuş. Oysa gidenler bilirler. Sdney'deki yollar çok geniş ve gelişmiştir. Altı şeritli gidiş, 6 şerit geliş şeklindedir yollar. Bu gibi yerlerde tarafik kazası olması demek yarı kıyamet kopmuş gibi birşeydir. Belki gerçekten de böyle bir kaza oldu. Ancak neden oldu, niye oldu diye düşünmemiz lazım." dedi.

Nuri İMRE / İSTANBUL(cha)






 




 
kimden
Abdurrahim Barın tugra113@gmail.com
 
kime
 

tarih
02 Kasım 2007 10:50
 
konu
Muzaffer ÖZÇELİK
 
 
 
 
 02 11 2007
 
 
 
Sayn ÖZÇELİK
 
Nasılsınız.
 
İLHAN Ailesine Başsağlığı ve sabırlar diliyorum.
 
      Tırmanan,Başaran,Bölüşen Toplumuna LİDER Kardeşimizin kaybına ,üzüldük.
 Herald sun da Sn. Eşiyle yapılan haberi , sitenizden okudum.
Bence ölüm şeklinde bir gariplik var gibi.
Orada(Dobbo) daha önce  Prf.Esat COŞAN ve Prf. Damadı da garip bir
trafik kazasında
vefat etmişlerdi.

Orayı bilen  bir parlamenterimiz *
 (Sn.Ilhan KESİCİ)
 *garip kaza* hakkında

ilginç bir yorum yapmıştı.

    ***6 gidiş 6 gelişli yola gündüz ters giren TIR a
    ***imkansız demişti.(EK.)
 
Rah.  Prf.COŞAN  10 yıldır insanlığa, islam veTürk  toplumuna hizmete
gayret eden İNANÇ  ÖNDERİ idi.
Rah.İLHAN da etegrasyonlu örnek Aile yaşamı,başarılı iş hayatı yardım
kurumu  ile,dengeleri sağlamış TOPLUM ÖNDERİ idi
2 ÖRNEK  ve ÖNDER şahsiyetin ilginç kaybı  insanlık adına üzdü,düşündürdü.
Konunun araştırılıp ortaya konması tüm tarafları rahatlatır, geleceği
açısından yararlı olur diye düşünüyorum.
Saygılarımla.

Abdurrahim BARIN
E.Ask. İSTANBUL
(Sn ÖZÇELİK mailimi
Sn.İLHAN Ailesinede
iletiniz lütfen.)

EK :
Kas�t olabilir
ANAP eski milletvekili �lhan Kesici, Mahmud Esad Co�an Hocaefendi'nin
�l�m�nden �z�nt� duydu�unu belirterek, kazada kas�t ihtimalinin
oldu�unu s�yledi.
Kesici, "Avustralya'n�n altyap�s�n� biliyoruz. Altyap�s� �ok d�zenli.
Kazada arabas� bir TIR taraf�ndan s�k��t�r�lm��. B�yle bir �eyin
olmas� �ok g��, bu nedenle b�yle bir kazada kas�t ihtimali �zerinde
dururum. Zaten akla gelen ilk �ey de o. Duydu�umuz kadar�yla kar��
y�nden gelmekte olan bir t�r�n di�er y�ne ge�mesi sonucu trafik kazas�
olmu�. Oysa gidenler bilirler. Sdney'deki yollar �ok geni� ve
geli�mi�tir. Alt� �eritli gidi�, 6 �erit geli� �eklindedir yollar. Bu
gibi yerlerde tarafik kazas� olmas� demek yar� k�yamet kopmu� gibi
bir�eydir. Belki ger�ekten de b�yle bir kaza oldu. Ancak neden oldu,
niye oldu diye d���nmemiz laz�m." dedi.
Nuri �MRE / �STANBUL(cha)




Gazete Manşetleri 5 Şubat 2001 Akit
HAKK’A YÜRÜDÜ

Prof. Esad Coşan; vatanından 16 bin kilometre uzakta, İslâm’a hizmet yolunda Hakk’a yürüdü
HAKK’I TEBLİĞ YOLUNDA CAN VERDİ

Bir süredir Avustralya’da yaşayan Prof. Dr. Esad Coşan Avustralya’da geçirdiği trafik kazasında vefat etti. Esad Coşan Hocaefendi ile birlikte damadı Prof. Dr. Ali Yücel Uyarel de, Hakk’ın rahmetine kavuştu. Prof. Dr. M. Esad Coşan Hocaefendi’nin ve damadının vefat ettiği kazaya, uyuyan bir TIR şoförünün sebep olduğu bildirildi. Hocaefendi ve otomobilde bulunanların yine Hakk’ı tebliğ etmek için konferans vermek üzere yola çıktıkları bildirildi.
İSLÂM ALEMİNİN BAŞI SAĞOLSUN

Avustralya’da yaşayan Türkler tarafından kısa sürede duyulan olay büyük bir üzüntüye sebep olurken, sevenleri ve dostları Sidney ve Melbourne’dan, Dubbo’ya akın ettiler. Esad Coşan Hocaefendi’nin vefat haberi sabahın erken saatlerinde Türkiye’ye ulaşırken, bütün Müslümanlar üzüntüye boğuldu. Esad Coşan Hocaefendi’nin kardeşi Mithat Coşan, “İslâm Alemi’nin başı sağolsun” dedi. Mithat Coşan, cenazenin nerede defnedileceği konusunun tam netlik kazanmadığını, ağırlıklı görüşün Avustralya’da defni yönünde olduğunu ifade etti.
SİYASİLER: ÜZÜNTÜMÜZ BÜYÜK

Kutan: Büyük üzüntü içindeyim. Yazıcıoğlu: Allah gani gani rahmet eylesin. Özal: Mümtaz bir insandı.


SYDNEY
Bir süredir Avustralya’da yaşayan Prof. Dr. Esad Coşan Avustralya’da geçirdiği trafik kazasında vefat etti.
Esad Coşan Hocaefendi ile birlikte damadı Prof. Dr. Ali Yücel Uyarel, bölgede lokanta işiyle uğraşan Hüseyin Kara ve Cevdet isimli bir Türk’ün içinde bulunduğu otomobil, New South Wales eyaleti sınırları içinde yer alan Sydney’e 5 saatlik mesafedeki Dubbo’da sabah saatlerinde karşı yönden gelmekte olan bir kamyonla çarpıştı. Kazada Prof. Dr. Esad Coşan ağır yaralanırken, damadı Prof. Dr. Ali Yücel Uyarel olay yerinde hayatını kaybetti.
Dubbo Hastanesi’ne yaralı olarak kaldırılan Coşan Hocaefendi, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak Hakk’ın rahmetine kavuştu. Kazada yaralanan Hüseyin Kara ve Cevdet isimli Türk ise yaralı olarak kurtuldular.
Prof. Dr. Esad Coşan’ın Dubbo’daki yakınlarından alınan bilgiye göre, Dubbo yakınlarında karşı yönden gelen kamyon ile çarpışan otomobildeki yolculardan Esad Coşan’ın damadı Prof. Dr. Ali Yücel Uyarel kaza yerinde hayatını kaybetti.
Avustralya’da yaşayan Türkler tarafından kısa sürede duyulan olay büyük bir üzüntüye sebep olurken, sevenleri ve dostları Sidney ve Melbourne’dan, Dubbo’ya akın ettiler.
Son zamanlarda Türkler’in ticaret ve ikamet için tercih ettikleri yerlerden birisi olan Dubbo, geçtiğimiz günlerde yaşanan fırtına sebebiyle adını dünyaya duyurmuştu.
Cenazelerin hastaneden ne zaman alınacağı ve nereye defnedileceği yakınları tarafından daha sonra kararlaştırılacak.
TIR ŞOFÖRÜ UYUMUŞ
Dün, yerel saatle öğle üzeri geçirdiği trafik kazasında vefat eden Prof. Dr. M. Esad Coşan Hocaefendi’nin de vefat ettiği kazaya, uyuyan bir TIR şoförünün sebep olduğu bildirildi. Esad Coşan’ın yakınındaki isimlerden İsmail Sait Bakkal, yaptığı açıklamada, olayın yerel saatle 11.30-12.00 sırasında Sydney’e 5 saatlik mesafede Griffith ve Dubbo arasındaki otobanda meydana geldiğini söyledi. Sait Bakkal; kazaya, karşı yönden gelen ve Avustralyalı yetkililer tarafından “direksiyon başında uyuduğu” açıklanan bir TIR şoförünün sebebiyet verdiğini söyledi.
Bakkal; Esad Hocaefendi ve damadı Ali Yücel Uyarel’in vefat ettiği kazada arabayı kullanan Cevdet Taşkın ve yanında bulunan Hüseyin Kara’nın yaralı olarak hastaneye kaldırıldığını belirterek, acılarının büyük olduğunu söyledi. İsmail Sait Bakkal, cenazenin nereye defnedileceğinin henüz netlik kazanmadığını, ailesinin isteğine göre karar vereceklerini ifade etti. Sait Bakkal, yerel saatle bugün sabah cenazenin Dubbo’dan Sydney’e, oradan da Hocaefendi’nin Avustralya’da ikamet ettiği Brisbane getirileceğini bildirdi. Öte yandan, Prof. Dr. Esad Coşan Hocaefendi’nin vefatı üzerine dün Avustralya’ya gitmesi beklenen oğlu Nurettin Coşan, eşinin rahatsızlanarak hastaneye kaldırılması sebebiyle Avustralya’ya uçuşunu bir süre tehir etti.
Türkiye’de çok geniş ve hayırlı hizmetlerde bulunan Prof. Esad Coşan Hocaefendi, “Yeni, geniş ve parlak ufuklar” vaadettiğine inandığı, “Müslümanlar için çok önemli ülkelerden biri” olarak gördüğü Avustralya’da Hakk’ın rahmetine


Gönüllerimize taht kurmuştu

Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocefendi 4 Şubat 2001 tarihinde Avustralya yerel saatiyle 12’de, Türkiye saati ile dün 04.00 sıralarında Avustralya Sidney yakınlarında elim bir trafik kazası neticesinde hayatını kaybetti.
Kazada yanlarında bulunan damadı Prof. Dr. Ali Yücel Uyarel de vefat etti.
Fikir, görüşleri ile gönüllere taht kuran Mahmud Esad Coşan, 1997’den itibaren Avustralya başta olmak üzere ABD ve Avrupa ülkelerinde konferans, sohbet, yayın ve çeşitli kurumsal faaliyetlerle insanlığın sevgi ve güzel ahlakının gelişmesi için yoğun çabalar sarfediyordu.
Prof. Dr. M. Esad Coşan Hocaefendi, Çanakkale’nin Ayvacık İlçesi’nin Ahmetçi köyünde 14 Nisan 1938’de dünyaya geldi. 1950’de Vezneciler İlkokulu’nu, 1956’da da Vefa Lisesi’ni bitirdi ve aynı yıl, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap-Fars filolojisine girdi. Arap Dili ve Edebiyatı, İran Dili ve Edebiyatı, Orta Çağ Tarihi ile Türk-İslâm Sanatı sertifikaları aldı.
“Lebid bin Rebia’nın Muallakası” konulu mezuniyet tezi ile 1960’da pekiyi dereceyle mezun oldu. Ankara’da 1960’da girdikleri Klasik-Dini Türkçe Metinler Kürsüsü’ndeki asistanlık sınavını birincilikle kazandı. Asistanlığının ilk yıllarında fakülte yayın kurulunda iki yıl sekreterlik görevinde bulundu.
1965 yılında “XV. Yüzyıl Şairlerinden Hatiboğlu Muhammed ve Eserleri” konulu teziyle “İlahiyat Doktoru” oldu. 1967-68 yıllarında Ankara Yükseliş Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu’nda “Türkçe ve Hümaniter Bilgiler” dersleri verdi. Askerliğini 1972-73 yılları arasında, İstanbul Tuzla ve Ağrı Patnos’ta yedek subay olarak tamamladı. “Hacı Bektaş-ı Veli’nin Makâlâtı” konulu teziyle 1973’te “İlahiyat Doçenti” unvanını aldı. 6 Nisan 1973’de Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk-İslam Edebiyatı Kürsüsü öğretim üyeliğine atandı ve kürsü başkanlığını üstlendi.
1977-80 yılları arasında Sakarya Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi’nde Türk Dili ve Hümaniter Bilgiler dersi hocalığı yaptı. 1982’de, “İbrahim-i Müteferrika ve Risale-i İslamiyye” isimli takdim teziyle İlahiyat Profesörü olan Mahmud Esad Coşan Hocaefendi yurtdışında çeşitli üniversitelerde misafir öğretim üyeliklerinde bulundu.
1977’de Mehmed Zahid Kotku Hazretleri’nin direktifiyle Hadis sohbetlerine başlayan Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocaefendi, 13 Kasım 1980’de Kotku Hazretleri’nin vefatı sonrasında, onun hizmetlerini devam ettirdi.
33 adet yayınlanmış kitabı bulunan Mahmud Esad Coşan Hocaefendi, gençlere yönelik İslâm dergisi ile aile hayatına yönelik Kadın ve Aile Dergisi ve FM frekansından yayın yapan Akra FM’in yıllardır faaliyetlerini sürdürmesinin büyük teşvikçisiydi.
1987’de kendi isteğiyle emekliye ayrılan Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocaefendi, konferans, sohbet, yayın ve çeşitli kurumsal faaliyetlerle yoğun bir şekilde eğitim çalışmalarını sürdürüyordu. 1997’den itibaren Avustralya başta olmak üzere ABD ve Avrupa ülkelerinde bulunan Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocaefendi, kendisini insanlığın sevgi ve güzel ahlakının gelişmesine adamıştı.
Türkiye üzüntüye boğuldu

İSTANBUL/ANKARA
Esad Coşan Hocaefendi’nin ölüm haber sabahın erken saatlerinde Türkiye’ye ulaşırken, bütün Müslümanlar üzüntüye boğuldu. Esad Coşan Hocaefendi’nin kardeşi Mithat Coşan, “İslâm Alemi’nin başı sağolsun” dedi. Mithat Coşan, cenazenin nerede defnedileceği konusunun tam netlik kazanmadığını, ağırlıklı görüşün Avustralya’da defni yönünde olduğunu ifade etti.
BİNLERCE MÜSLÜMAN EVİNE KOŞTU
Coşan Hocaefendi’nin babasının ve kardeşinin yaşadığı İstanbul Çamlıca’daki evin içinde ve önünde izdiham yaşandı. Üzüntülerini dile getirmek için eve koşan binlerce Müslüman sokaklara sığmadı. Coşan Hocaefendi’ye yakınlığıyla bilinen AKRA FM normal yayınını keserek, gün boyu Kur’an-ı Kerim yayını yaptı.
KUTAN: ÜZÜNTÜ İÇİNDEYİM
FP lideri Recai Kutan, partisinin Genel İdare Kurulu toplantısı sırasında gazetecilerin, Esad Coşan’ın vefatı ile ilgili soruları üzerine başsağlığı dileğinde bulundu. Coşan ile yaklaşık 50 yıllık hukuku bulunduğunu anlatan Kutan, “İstanbul Teknik Üniversitesi’nde (İTÜ) talebe olduğum dönemde tanışıyorduk. Bir alim, bir fazıl, bir kâmil zat idi. Kaybından dolayı büyük üzüntü içindeyim” dedi. Ölüm haberi alır almaz Coşan’ın kardeşi ile sabah telefon görüşmesi yaptığını belirten Kutan, cenazenin Türkiye’ye getirilip getirilmeyeceğinin henüz belli olmadığını söyledi.
YAZICIOĞLU: ALLAH GANİ GANİ RAHMET EYLESİN
BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu da, Esad Coşan’ın ölümünden büyük üzüntü duyduğunu belirtti. Yazıcıoğlu şunları söyledi: “Esad Coşan, çok değerli bir fikir ve ilim adamıydı. Gerçekten büyük bir mütefekkir idi. Büyük üzüntü duydum, Allah gani gani rahmet eylesin. Esad Coşan ve Ali Uyarel’e Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.”
UZUNKAYA: ALİM BİR İNSANDI
FP Samsun Milletvekili Musa Uzunkaya ise, Coşan’ın vefatıyla ilgili olarak şunları dile getirdi: “Fevkalade üzüldüm. Çok sevdiğimiz, saydığımız, değer verdiğimiz müstesna bir hocamızdı.”
ÖZAL: MÜMTAZ BİR İNSANDI
Demokrat Parti Genel Başkanı Korkut Özal ise, “Kendisini, benim Ankara’ya geldiğim 1960’lı yıllarından beri tanıyordum. İlmi ve insani değerleri bakımından mümtüz bir insandı. Kendisini saygıyla yâd ediyorum. Türk siyasetine doğrudan bir ilgisi yoktu ama herkes onu severdi şeklinde konuştu.
Ömrünü hizmete adadı

Mahmud Esad Coşan Hocaefendi, yurtiçi ve yurtdışında basın-yayın, eğitim, kültür-sanat, sağlık, sesli ve görüntülü yayıncılık gibi, hayatın her sahasını kavrayan çok yönlü vakıf, dernek ve şirketin kuruculuğunda öncülük yaparak, her türlü müessesenin kurulmasına önderlik etti ve hizmet sahasını genişletti. Esad Coşan Hocaefendi, her vesileyle bu memlekete ve dine yapılacak en büyük hizmetin basın kanalıyla olduğunun altını çizdi. Özellikle Avustralya’daki hizmetleri ve sohbetleri sırasında dile getirdiği bir başka gerçek de, Güneydoğu Asya ülkelerine hizmetlerin genişletilmesi noktasıydı. 27 yıllık üniversite hocalığını terkettiği günden beri Avrupa, Amerika ve Avustralya başta olmak üzere birçok ülkede konferanslar verdi, aile eğitim kampları düzenledi. Coşan Hocaefendi’nin eğitim ve medyadaki vizyonu, özellikle son 2-3 yıl içinde internet üzerinde yapılan yayın ve neşriyatlarla farklı ve geniş mecralara da ulaşmaya başladı. Bu amaçla Uzay-İslâm Okulu adı altında internette e-mail ve sohbet grupları oluşturulması, sanal ortamda hadis, tefsir dersleri verilmesi gibi çağdaş ve yeni hizmetlere de vesile oldu.

Vakıflar ve dernekler kurdu

Mehmed Zahid Kotku Efendi’nin emri üzerine kurduğu “Hakyol Vakfı”nın çalışmalarıyla bizzat ilgilendi, muhtelif yerlerde şubeler açtırdı. Eğitim ve yardımlaşma faaliyetini yaygınlaştırmak için çalışmalar yaptı. Sanat ve kültürle ilgili çalışmalar yapmak üzere “İlim Kültür ve Sanat Vakfı”nı, sağlık hizmetleri için “Sağlık Vakfı”nı kurdurdu. Hanımların eğitimi ile ilgili olarak “Hanım Dernekleri”nin, çevre ile ilgili çalışmalar yapmak üzere “İlim, Ahlak, Kültür ve Çevre Dernekleri”nin kurulmasını ve yaygınlaştırılmasını teşvik etti. Bu çalışmalarla, toplumun güzel amaçlar için bir araya gelmesini, organize olmasını sağlamaya gayret gösterdi.
Vakıflara ait harabe haline gelmiş birtakım ecdat yadigârı eserlerin tamir ve tecdidiyle ilgilendi, onların gayesine uygun olarak tekrar faaliyete geçmesini temin etti: Ahmed Kamil Tekkesi, Selami Mustafa Efendi Tekkesi, Şeyh Murad Efendi Dergâhı, Kanuni zamanında yapılan ve şimdi Şadiye Hatun Teşhis Kliniği’nin hizmet verdiği külliye gibi.

5 dergi ve 1 radyo O’nun eseri

Eğitimin yaygınlaştırılması için basın ve yayın çalışmalarıyla ilgilendi. 1983 Eylül’ünde “İslâm” dergisini, 1985 Nisan’ında da “Kadın ve Aile” ile “İlim ve Sanat” dergilerini yayınlanmaya başladı. Daha sonra “Gülçocuk” dergisi çıkartıldı. Sağlık ve bilimle ilgili konularda ise “Panzehir” dergisi yayınlandı. Halen “Vefa Yayıncılık” adına yayınlanan bu dergilerle yakından ilgilendi, makaleler yazdı. Kitap yayıncılığı için “Seha Neşriyat” adlı bir yayınevi kurdurdu, çeşitli dini, edebi, tarihi, kültürel eserler neşredildi. Ayrıca burada yazarlarla okuyucuları tanıştırmak, görüş alışverişini sağlamak üzere sohbet ve kültürel faaliyetler tertip etti. Yayıncılığın geliştirilmesi, haftalık ve günlük yayınlara geçilebilmesi için çalışmalar başlattı. Onun gayretleriyle Ahsen Matbaası tesis edildi, dizgi tesisleri kuruldu. Sesli ve görüntülü yayıncılık alanında hizmet etmek, milli ve manevi değerlerimize uygun yayınlar yapmak üzere “Ak-Radyo (AKRA/FM)” adı altında bir müessesenin kurulmasına öncülük etti (1992). Halen İstanbul, Ankara, İzmir, Konya, Adapazarı, Denizli başta olmak üzere yüzden fazla merkezden radyo yayınları yapılıyor. Ayrıca uydudan yayın yapan radyo dünyanın birçok yerinden dinlenilebiliyor. Kaliteli bir eğitimi temin etmek amacıyla, özel eğitim kurumlarının kurulmasını teşvik etti. Çeşitli illerde ilkokul öncesi, ilkokul ve orta öğrenime yönelik eğitim tesisleri kurdurdu
.
Esad Hoca Hakk’a Yürüdü

Allah rahmet eylesin

Fikirleriyle ve eserleriyle insanlığa ışık tutan büyük İslam alimi Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocaefendi, dün Avusturalya’nın Sidney kenti yakınlarında geçirdiği elim bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Avustralyalı yetkililer, kazaya uyuyan Tır şoförünün neden olduğunu açıkladı.

HABER MERKEZİ

Büyük İslam Alimi Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocaefendi, dün Avusturalya’nın Sidney kenti yakınlarında geçirdiği elim bir trafik kazasında hayatını kaybetti.

Esad Coşan Hocaefendi ile birlikte damadı Prof. Dr. Ali Yücel Uyarel Hüseyin Kara ve Cevdet isimli bir Türk’ün de içinde bulunduğu otomobil, New South Wales eyaleti sınırları içerisinde yer alan Sdney’e 5 saatlik mesafedeki Dubbo’da karşı yönden gelmekte olan bir kamyonla çarpıştı. Kazada, Esad Coşan Hocaefendi yaralanırken, damadı Ali Yücel Uyarel olay yerinde vefat etti. Dubbo şehrinin hastanesine kaldırılan ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Esad Coşan Hocaefendi Hakkın rahmetine kavuştu. Aynı araçta bulunan Hüseyin Kara ve Cevdet isimli iki kişi de yaralandı.

Fikirleriyle ve eserleriyle insanlığa ışık tutan Esad Coşan Hocaefendi’nin Meldon’dan, Dubbo şehrinde bulunan dergahlarını ziyaret etmek için yola çıktığı, fakat seyahat esnasında bu üzücü olayın meydana geldiği bildirildi. Halkımız tarafından çok sevilen büyük İslam Alimi Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan Hocaefendi’nin vefatını öğrenen Avustralya’da yaşayan Türkler, sevenleri ve dostları Sidney ve Melbourne’den Dubbo’ya akın ettiler. İnsanların İslam’ı öğrenmesi ve Kur’an’ı anlayabilmesi için büyük mücadeleler veren Hocaefendi, yaptığı hizmetlerle çok sayıda insanı etkilemişti. 1997’den itibaren Avustralya başta olmak üzere ABD ve Avrupa ülkelerinde bulunan Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocaefendi kendisini insanlığın sevgi ve güzel ahlakının gelişmesine adamıştı.

Büyük hizmetleri oldu

Mahmud Esad Coşan Hocaefendi, yurt içi ve dışında basın-yayın, eğitim, kültür-sanat, sağlık, sesli ve görüntülü yayıncılık gibi, hayatın her sahasını kavrayan çok yönlü vakıf, dernek ve şirketin kuruculuğunda öncülük yaparak, her türlü müessesenin kurulmasına önderlik etti ve hizmet sahasını genişletti. Esad Coşan Hocaefendi her vesileyle bu memlekete ve dine yapılacak en büyük hizmetin basın kanalıyla olduğunun altını çizdi. Özellikle Avustralya’daki hizmetleri ve sohbetleri sırasında dile getirdiği bir başka gerçekte Güneydoğu Asya Ülkeleri’ne hizmetlerin genişletilmesi noktasıydı. 27 yıllık üniversite hocalığını terk ettiği günden beri Avrupa, Amerika ülkeleri ve Avustrulya başta olmak üzere bir çok ülkede konferanslar verdi, aile eğitim kampları düzenledi.

Coşan Hocaefendi’nin eğitim ve medyadaki vizyonu, özellikle son 2-3 yıl içinde internet üzerinde yapılan yayın ve neşriyatlarla farklı ve geniş mecralara da ulaşmaya başladı. Bu amaçla, Uzayñİslam Okulu adı altında internet e-mail ve sohbet grupları oluşturulması, sanal ortamda hadis, tefsir dersleri verilmesi gibi çağdaş ve yeni hizmetlere de vesile oldu.

Vakıflar kurdu

Mehmed Zahid Kotku Efendi’nin emri üzerine kurduğu “Hakyol Vakfı”nın çalışmalarıyla bizzat ilgilendi, muhtelif yerlerde şubeler açtırdı. Eğitim ve yardımlaşma faaliyetini yaygınlaştırmak için çalışmalar yaptı. Sanat ve kültürle ilgili çalışmalar yapmak üzere “İlim Kültür ve Sanat Vakfı” nı, sağlık hizmetleri için “Sağlık Vakfı”nı kurdurdu. Hanımların eğitimi ile ilgili olarak “Hanım Dernekleri”nin; çevre ile ilgili çalışmalar yapmak üzere “İlim, Ahlak, Kültür ve Çevre Dernekleri”nin kurulmasını ve yaygınlaştırılmasını teşvik etti. Bu çalışmalarla, toplumun güzel amaçlar için bir araya gelmesini, organize olmasını sağlamaya çalıştı.

Vakıflara ait harabe haline gelmiş bir takım ecdad yadigarı eserlerin tamir ve tecdidiyle ilgilendi; onların gayesine uygun olarak tekrar faaliyete geçmesini temin etti: Ahmed Kamil Tekkesi, Selami Mustafa Efendi Tekkesi, Şeyh Murad Efendi Dergahı, Kanuni zamanında yapılan ve şimdi Şadiye Hatun Teşhis Kliniğinin hizmet verdiği külliye gibi.

5 dergi 1 radyo

Eğitimin yaygınlaştırılması için basın ve yayın çalışmalarıyla ilgilendi. 1983 Eylül’ünde “İslam” dergisini, 1985 nisanında “Kadın ve Aile” ve “İlim ve Sanat” dergisi yayınlanmaya başladı. Daha sonra “Gülçocuk” dergisi çıkartıldı. Sağlık va bilimle ilgili konularda ise “Panzehir” dergisi yayınlandı. Halen “Vefa Yayıncılık” adına yayınlanan bu dergilerle yakından ilgilendi, makaleler yazdı.

Kitap yayıncılığı için “Seha Neşriyatı” kurdurdu; çeşitli dini, edebi, tarihi, kültürel eserler neşredildi. Ayrıca burada, yazarlarla okuyucuları tanıştırmak, görüş alışverişini sağlamak üzere sohbet ve kültürel faaliyetler tertip etti. Yayıncılığın geliştirilmesi, haftalık ve günlük yayınlara geçilebilmesi için çalışmalar başlattı. Onun gayretleriyle Ahsen Matbaası tesis edildi, dizgi tesisleri kuruldu.

Sesli ve görüntülü yayıncılık alanında hizmet etmek, milli ve manevi değerlerimize uygun yayınlar yapmak üzere “Ak-Radyo (AKRA)” adı altında bir müessesenin kurulmasına öncülük etti. Halen İstanbul, Ankara, İzmir, Konya, Adapazarı, Denizli başta olmak üzere yüzden fazla merkezden radyo yayınları yapılıyor. Ayrıca uydudan yayın yapan radyo dünyanın birçok yerinden de dinlenebiliyor. Kaliteli bir eğitimi temin etmek amacıyla, özel eğitim kurumlarının kurulmasını teşvik etti. Çeşitli illerde ilkokul öncesi, ilkokul ve orta öğrenime yönelik eğitim tesisleri kurdurdu.
HOCAEFENDİ KİMDİR?

Prof. Dr. M. Esad Coşan Hocaefendi, Çanakkale’nin Ayvacık İlçesi’nin Ahmetçe Köyü’nde 14 Nisan 1938 yılında dünyaya geldi. 1950’de Vezneciler İlkokulu’nu, 1956’da da Vefa Lisesi’ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap-Fars filolojisine girdi. Arap Dili ve Edebiyatı, İran Dili ve Edebiyatı, Orta Çağ Tarihi ile Türk-İslam Sanatı sertifikaları aldı. “Lebid bin Rebia’nın Muallakası” konulu mezuniyet tezi ile 1960’da mezun oldu. Ankara’a 1960’da girdikleri Klasik-Dini Türkçe Metinler Kürsüsü’ndeki asistanlık sınavını birincilikle kazandı. Asistanlığının ilk yıllarında fakülte yayın kurulunda iki yıl sekreterlik görevinde bulundu. 1965 Yılında “XV. Yüzyıl Şairlerinden Hatiboğlu Muhammed ve Eserleri” konulu teziyle “İlahiyat Doktoru” oldu. 1967-68 yıllarında Ankara Yükseliş Mühendislik ve Mimarlık Özel Yüksek Okulu’nda “Türkçe ve Hümaniter Bilgiler” dersleri verdi. Askerliğini 1972-73 yılları arasında, İstanbul Tuzla ve Ağrı Patnos’ta yedek subay olarak tamamladı. “Hacı Bektaş-ı Veli’nin Makalatı” konulu teziyle 1973’te “İlahiyat Doçenti” ünvanını aldı. 16 Nisan 1973’de Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk-İslam Edebiyatı Kürsüsü öğretim üyeliğine atandı ve kürsü başkanlığını üstlendi. 1977-80 yılları arasında Sakarya Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi’nde Türk Dili ve Hümaniter Bilgiler dersi hocalığı yaptı. 1982’de, “İbrahim-i Müteferrika Ve Risale-i İslamiyye” isimli takdim teziyle İlahiyat Profesörü olan Mahmud Es’ad Coşan Hocaefendi yurt dışında çeşitli üniversitelerde misafir öğretim üyeliklerinde bulundu. 1977’de Mehmed Zahid Kotku hazretlerinin emirleriyle Hadis sohbetlerine başlayan Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocaefendi, 13 Kasım 1980’de hocasının vefatıyla, onun emirleri doğrultusunda hizmetleri üstlenmişti. 1987’de kendi isteğiyle emekliye ayrılan Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan Hocaefendi, konferans, sohbet, yayın ve çeşitli kurumsal faaliyetlerle yoğun bir şekilde eğitim çalışmalarını sürdürüyordu.
Baba evinde hüzün

Prof. Dr. Esad Çoşan Hocaefendi’nin vefat haberi üzerine yakınları ve sevenleri Küçükçamlıcada’daki baba evine akın etti.

Allah dostu, büyük alim Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocaefendi’nin vefat haberi üzerine yakınları ve sevenleri Küçükçamlıca’daki baba evine akın etti.

Baba Hafız Halil Necati Coşan’ın evi, Aziz Mahmud Hüdai Çilehane Camii’nin bulunduğu Küçük Çamlıca semti toplumun her kesiminden vatandaşlarla dolup taştı. Vatandaşlar merhumun babası Hafız Halil Necati Efendi, amcaları ve oğlu Nurettin Coşan’a taziyede bulundular.

Çilehane Camii içinde ve önünde toplanan sevenlerinin sık sık birbirlerine sarılarak ağlamaları ve birbirlerini teselli etmeleri dikkat çekti. Vatandaşların büyük bir şok yaşadıkları ve habere inanmakta güçlük çektikleri gözlendi.

Ayrıca Coşan’ın sekreterya işlerini yürüten Necmi Sarıyer’i arayan parti liderleri, siyasiler, akademisyenler ve işadamları da taziyelerini bildirdiler.

Naaş Avustralya’da kalabilir

Hocaefendienin naaşının, babasının ve hanımının Türkiye’ye getirilmesi arzusuna rağmen Avustralya’da defnedilmesi ihtimalinin güçlü olduğu belirtildi. Avustralya’da yürürlükte olan kanuna göre yurtdışına çıkarılması gereken cenazelerin bozulmaması için iç organlarının çıkarılması gerekiyor. Yakınlarının bu sebepten naaşın Avustralya’da defnedilmesine razı olabilecekleri belirtiliyor.

Öte yandan Coşan’ın yakınları vefatı ile ilgili son bilgileri internet ve Akra FM’den kamuoyuna duyuruyorlar.

Babası vefat etti zannettim

Coşan’ı gençliğinden itibaren tanıyan baba dostu Halit Açıyor (85) haberi aldığı andaki duygularını şöyle anlattı: “Babası Necati Efendi Hoca komşumdur. Her gün görüşüyoruz. Yaşı büyük olan bir o ve ben kaldık. Sabah sokaktaki arabaları görünce ‘Necati Efendi vefat etti herhalde’ diye düşündüm. Haber geldi. Babası değil oğlu Esat Efendi vefat etmiş. Duyunca yıkıldım.”

Cümlesi hıçkırıklarla kesilen Halit dede, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Geçen Medine’ye gitmiştim. Orada duran bizim çocuğa sordum, ‘Geldi mi’ diye. ‘Daha umreye gelmedi’ dedi. Görüşmek nasip olmadı.”

Dilipak: Bizim diasporamız öldü

Gazeteci yazar Abdurrahman Dilipak, Çilehane önünde yaptığı açıklamada, “Bizim diasporamızda öldü. İlim, hikmet, kardeşlik anlamında büyük hizmetleri olan biriydi. Ülke geleceği için büyük hayalleri vardı. Bu hayaller onu sevenler için manevi bir miras olacaktır zannediyorum” dedi.

Coşan’ın sevenleri Hocaefendi ile ilgili duygu ve düşüncelerini şöyle anlattı:

Ahmet Akın Çığmen-Dinadamı (55): Avustralya’ya gitmeden önce görüştük. Çok çalışkandı, İslam’a hizmet için her an gecesini gündüzüne katıyordu. Bir caminin açılışına giderken vefat ettiği için gidişi de Allah yolunda olmuştur. Bir şeyhin damadı idi. Babası da büyük alimlere hizmet etmiş büyük bir zattır. Şehit sayılması için çok sebepler var. Abdestle gezmesi, Allah yolunda cami açılışına giderken vefat etmesi gibi. Onun vesilesi ile birçok insan hidayete erdi.

Selahattin Semiz- (38): Çok büyük üzüntü ve şaşkınlık içerisindeyiz. Vefatın kardeşlerimizi üzüntüye sevkettiği kadar rahmetlinin işaret ettiği hedeflere ulaşmak için azimlerini artıracağını yeni bir gayret vereceğini düşünüyorum.

Kamil Erenel-Serbest (36): Herkesin kolu kanadı kırık durumda. Perişan bir haldeyiz. Yeri doldurulamaz. Bundan sonra bize bıraktığı eserler ile yaşamaya çalışacağız.

İnsanlar mahrum olmasın diye...

Avustralya Kotku Federasyonu adına kendi imzasıyla yayınladığı “Hedefimiz” başlıklı yazısında Coşan Hocaefendi şunları yazdı: Peygamberimizi ve onun varisleri olan evliyaullahı sevmek gerektiğinden biz de şeyhimizi çok seviyoruz, hasreti kalbimizi günden güne daha çok yakıyor. Onun aziz hatırasına ne yapsak azdır diye düşünüyoruz. İnşaallah Türkiye’yi, Asya’yı, Afrika’yı, Avrupa’yı, Amerika’yı, Avustralya’yı, hatta dünyayı, fezayı Kotku dergahlarıyla, ilim ve irfan merkezleriyle dolduracağız; camiler, okullar, yurtlar, kolejler açacağız; parklar bahçeler, korular tesis edeceğiz; çeşmeler, köprüler, yollar, yaptıracağız, kütüphaneler kuracağız, kitaplar yayınlayacağız yeni yeni radyo-televizyon müesseseleri açacağız. Hep Allah rızası için, Ras°lullah Efendimizin aşkıyla, evliyaullah hürmetiyle, ümmete hizmet duygusuyla,... ta ki herkes ilmin, irfanın, şeriat-ı garrı’nın, yüce Kur’an’ın, pak tasavvufun, güzel ahlakın, maddi ve manevi kemalatın değerini, önemini gözden kaçırmasın, gafil ve cahil kalmasın, dünyada ve ahirette me’yus ve mahrum olmasın diye.
Dost'a Gitti

Prof. Esad Coşan Hocaefendi Hakk'ın rahmetine kavuştu. Prof. Çoşan Hocaefendi ve damadı Prof. Ali Yücel Uyarel dün Avustralya'da geçirdikleri elim bir trafik kazası sonucu hayatlarını kaybettiler. Hocaefendinin vefatı Türkiye ve Avustralya'da büyük bir üzüntüyle karşılandı

Damadı Prof. Ali Yücel Uyarel, Hüseyin Kara ve Cevdet isimli yakınlarıyla birlikte yola çıkan Prof. Esad Coşan Hocaefendi'nin içinde bulunduğu otomobil, Avusturalya'nın New South Wales eyaleti sınırları içinde yer alan Dubbo'da Türkiye saati ile sabah 04.00 sıralarında karşı şeritten gelen bir TIR'la çarpıştı. Aracın ön koltuğunda oturan Prof. Coşan ağır yaralanırken, damadı Prof. Uyarel olay yerinde hayatını kaybetti. Dubbo Hastanesi'ne kaldırılan Prof. Coşan ise tüm tıbbî müdahalelere rağmen kurtarılmayarak 63 yaşında hayata veda etti.


TIR şoförü uyuyordu
Prof. Dr. M. Esat Çoşan Hocaefendi'nin vefat ettiği kazaya, uyuyan bir TIR şöförünün sebep olduğu bildirildi. Esat Çoşan'ın yakınındaki isimlerden İsmail Sait Bakkal, kazaya karşı yönden gelen ve Avustralyalı yetkililer tarafından 'uyuduğu' açıklanan bir TIR şöförünün sebebiyet verdiğini belirtti. İsmail Sait Bakkal cenazenin nereye defnedileceğinin henüz netlik kazanmadığını, ailesinin isteğine göre karar vereceklerini ifade etti. Said Bakkal, yerel saatle bu sabah cenazenin Dubbo'dan, Sydney'e oradan da Hocaefendi'nin Avustralya'da ikamet ettiği Brisban'e getirileceğini bildirdi.

Bu arada Hocaefendi'nin İstanbul'da yaşayan oğlu Nurettin Coşan'ın olay üzerine rahatsızlık geçirdiği öğrenildi.


Hayır için çalıştı
Mehmed Zahid Kotku Efendi'ye intisap eden Prof. Esad Coşan 1977'den itibaren İskenderpaşa Camii'nde, dergahın eğitim kitabı olan Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevî'nin "Ramûz el- Ehâdis" adlı hadis kitabından hadis dersleri vermeye başladı. Mehmed Zahit Kotku Hocaefendi'nin 13 Kasım 1980 günü vefatından sonra, cemaatin eğitimiyle ve her türlü meselesiyle ilgilenme, tebliğ ve irşad görevini üstlendi. Onun döneminde hadis derslerine ilgi daha da arttı. Cemaat yer bulamadığı için camiye ilaveler yapıldı. Ayrıca Ankara, İzmir, Bursa, Sapanca, İzmit ve Eskişehir'de mûtad hadis dersleri başlatıldı. Yurt içi ve dışında basın-yayın, eğitim, kültür-sanat, sağlık, sesli ve görüntülü yayıncılık gibi, hayatın her sahasını kavrayan çok yönlü vakıf, dernek ve şirketin kuruculuğunu yaptı. Mehmed Zahid Kotku Efendi'nin emri üzerine kurduğu "Hakyol Vakfı"nın çalışmalarıyla bizzat ilgilendi, muhtelif yerlerde şubeler açtırdı.
Hocaefendi sohbeti esas aldı
Eğitim ve yardımlaşma faaliyetini yaygınlaştırmak için çalışmalar yaptı. Sanat ve kültürle ilgili çalışmalar yapmak üzere "İlim Kültür ve Sanat Vakfı" nı, sağlık hizmetleri için "Sağlık Vakfı"nı kurdurdu. Hanımların eğitimi ile ilgili olarak "Hanım Dernekleri"nin; çevre ile ilgili çalışmalar yapmak üzere "İlim, Ahlak, Kültür ve Çevre Dernekleri"nin kurulmasını ve yaygınlaştırılmasını teşvik etti. Vakıflar'a ait harabe haline gelmiş birtakım ecdad yadigarı eserlerin tamir ve tecdidiyle ilgilendi. Eğitimin yaygınlaştırılması için basın ve yayın çalışmalarıyla ilgilendi. 1983 Eylülü'nde "İslam" dergisini, 1985 nisanında "Kadın ve Aile" ve "İlim ve Sanat" dergisi yayınlanmaya başladı. Daha sonra "Gülçocuk" dergisi çıkartıldı. Sağlık ve bilimle ilgili konularda ise "Panzehir" dergisi yayınlandı. Kaliteli bir eğitimi temin etmek amacıyla, özel eğitim kurumlarının kurulmasını teşvik etti. Çeşitli illerde ilkokul öncesi, ilkokul ve orta öğrenime yönelik eğitim tesisleri kurdurdu. Yurtdışındaki Müslümanlar'la diyaloğu sağlamak amacıyla "İskenderpaşa Turizm (İSPA)" adı altında bir seyahat acentası kurulmasına öncülük etti. İlmi seviyesi yüksek hocalar yetiştirmek amacıyla İstabul'da, Ankara'da, Konya'da ve Bursa'da hadis ve fıkıh enstitüleri açtırdı. Buralarda İlahiyat Fakülteleri'nde okuyan veya mezun olan kimselere, özel hocalardan Arapça, hadis, tefsir ve fıkıh dersleri verdirilmesini temin etti. Sohbetlerine yurt içinde yurt dışında büyük ilgi gösterilmesi ve çeşitli yerlere davet edilmesi, onun çok seyahat etmesine neden oldu. Avrupa'da, Kuzey Amerika'da, Afrika'da, Orta Asya ve Avustralya'da pekçok ziyaretler, vaazlar, sohbetler yaptı; eğitim programlarına katıldı. Her yıl hac ve umre dolayısıyla değişik ülkelerden gelen Müslümanlar'la görüştü, diyalog kurdu. Hakkı ve hayrı, iyiyi ve güzeli tebliğ etme yönünde şumüllü ve verimli çalışma yapmaktan bir an bile geri kalmadı. Çevresini bu tür çalışmalara teşvik etti.

Prof. Dr. Mahmut Esad Coşan 14 Nisan 1938 yılında Çanakkale'nin Ayvacık İlçesi'nin Ahmetçe Köyü'nde dünyaya geldi. Üç yaşında İstanbul'a giden Prof. Coşan ilk, orta, lise ve üniversite öğrenimini İstanbul'da yaptı.

1960 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap-Fars Filolojisi Bölümü'nü bitiren Coşan Hocaefendi, aynı yıl Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Klasik-Dini Türkçe Metinler Kürsüsü'ne asistan olarak girdi. 1965 yılında XV. Yüzyıl şairlerinden olan "Hatiboğlu Muhammed ve Eserleri" konusundaki doktora tezini bitirdi. 1972-1973'de yedeksubay olarak askerlik görevini tamamladı. 1973'de "Hacı Bektaş-ı Veli, Makâlât" adlı doçentlik tezi ile doçentlik ünvanını aldı ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ne öğretim üyesi olarak tayin edildi. 1977- 1980 yıllarında Sakarya Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi'nde Türk Dili ve Edebiyatı dersleri verdi. 1982'de "İbrahim-i Müteferrika ve Risale-i İslamiyye" isimli takdim teziyle ilahiyat profesörlüğüne yükseldi. 1987 yılında emekliliğini isteyerek üniversiteden ayrıldı. Mehmet Zahid Kotku Efendi'nin damadı olan Prof. Coşan 1997'den itibaren başta Avustralya olmak üzere ABD ve Avrupa ülkelerinde bulundu. Arapça, Farsça, Almanca ve İngilizce bilen Hocaefendi'nin 30'u aşkın kitabı, binlerce makalesi bulunuyor.



Soru işareti olabilir.
Bu arada Merkez Valisi Recep Yazıcıoğlu ise, Esad Coşan Hocaefendi'nin ölümü konusunda bilgisinin olmadığı belirterek, "Bu tip kazalarda her zaman istifham olmuştur " dedi. İstanbul'da yapılan Avukatlar Forumu'na katılan Yazıcıoğlu, basın mensuplarının, Esad Coşan Hocaefendi'nin trafik kazasında ölümüyle ilgili sorusuna, "Konu hakkında bir bilgim yok. Ancak, bu tip olaylarda ve kazalarda Türkiye'de bir her zaman istifham olmuştur. Bu konuda da olabilir " şeklinde cevap verdi.

Barış adamını kaybettik

Recai Kutan: Prof. Dr Esat Coşan ile yaklaşık 50 yıllık hukukum vardı. Bir alim, bir fazıl, bir kamil zat idi. Kaybından dolayı fevkalede üzüntü içindeyim. BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ise Esat Çoşan Hocaefendi'nin ölümünden büyük üzüntü duyduğunu kaydetti.
Erdem Beyazıt: Toplumu yönlendiren nadir kişilerden biriydi. Büyük bir mektebin devam ettiricisiydi. Milletimizin başı sağolsun.
Bülent Arınç: "Esad Çoşan Hoca, bu ülke için iyi olanı yapmaya çalıştı. Vefatı sevenlerini olduğu kadar bizleri de ziyadesiyle üzdü. Şimdi herkes onun yaptıklarını ve onu daha iyi anlayacaktır"
Tayyip Erdoğan: Ülkemizin büyük alimlerinden, değerli bir ilim ve barış adamını kaybettik. Kendileri sadece Türkiye'de değil, ülke dışında da önemli hizmetler vermiş mümtaz bir şahsiyetti. Allah rahmet eylesin. Muhterem hocamızın ülke içi ve ülke dışında yetiştirdiği onbinlerce talebe onun ilim ve ahlakiyle ahlaklandı. Ömrü toplumsal kutuplaşmaları ortadan kaldırmak ve sosyal barışa katkıda bulunmakla geçti.
Nazif Gürdoğan: Türkiye'nin siyaset, eğitim ve kültür dünyasının "Görünmeyen Üniversite"si olan İskenderpaşa Dergahı'nın gönül mimarlarındandı.
Hasan Celal Güzel: Millet bu zor günde bir evladını daha kaybetmiştir. Hocaefendi, kendisine daha da ihtiyaç duyulan bir dönemde aramızdan ayrılmıştır. Son yıllarda yaşanan gelişmeler ve İslami kesim, içinde bulunduğu zorlukları ancak Esad Çoşan Hocaefendi gibi insanlar sayesinde aşmaya çalışmıştır.
Lütfi Yalman: Hocaefendi hayatı boyunca hep uğraşlar içinde oldu. Avustralya'ya hizmet aşkı ile gitmişti. Allah yolunda, hizmet aşkı ile yanan bir gönlün vefatını görmek bizi fazlasıyla üzdü.
Recep Kırış: Hacefendi'nin vefatı herkesi olduğu gibi bizi de derinden yaraladı. Kendisini hep hizmet yolunda ve hizmet aşkı ile gördük. Milletimiz yaptıklarını daha da iyi anlayacaktır.
Osman Sarı: Çok değerli bir bilim adamıydı. Disiplinli, sabırlı, hoşgörülü, kendisi gibi düşünmeyenlere karşı gayet hoşgörülü gördüm kendisini. Türkiye'yi çok özlediğini haber alıyorduk. Şüphesiz burada, Türkiye'deki olumsuz siyasal gelişmelerin ülkenin aydınları üzerindeki olumsuz etkilerini görüyoruz.
Gurbette Vuslat
Hicran içinde göçtü

1997'den itibaren yurtdışında yaşamak zorunda kalan Prof. Dr. M. Esad Coşan ile damadı Avustralya'da trafik kazasında hayatlarını kaybettiler.

Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocaefendi, dün Avustralya yerel saatiyle 12'de, Türkiye saati ile 04.00 sıralarında Sydney yakınlarında elim bir trafik kazası neticesinde hayata gözlerini yumdu. Kazada yanlarında bulunan damadı Prof. Dr. Ali Yücel Uyarel de vefat etti.

Coşan'la birlikte damadı Prof. Dr. Ali Yücel Uyarel, bölgede kebap işiyle uğraşan Hüseyin Kara ve Cevdet isimli bir Türk'ün içinde bulunduğu otomobil, New South Wales eyaleti sınırları içinde yer alan Sydney'e 5 saatlik mesafedeki Dubbo'da sabah saatlerinde karşı yönden gelmekte olan bir kamyonla çarpıştı. Kazada Prof. Dr. M. Esad Coşan ağır yaralanırken, damadı Prof. Dr. Ali Yücel Uyarel olay yerinde hayatını kaybetti. Dubbo Hastanesi'ne kaldırılan Coşan, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamazken, Hüseyin Kara ve Cevdet isimli Türkler yaralı olarak kurtuldu.

Avustralya'da yaşayan Türkler tarafından kısa sürede duyulan olay büyük bir üzüntüye sebep oldu. Sevenleri ve dostları Sydney ve Melbourne'den Dubbo'ya akın ettiler. Son zamanlarda Türklerin ticaret ve ikamet için tercih ettikleri yerlerden birisi olan Dubbo, geçtiğimiz günlerde yaşanan fırtına sebebiyle adını dünyaya duyurmuştu.

Gönül sultanları arasında yer alan M. Esad Coşan, 1997'den itibaren Avustralya başta olmak üzere ABD ve Avrupa ülkelerinde konferans, sohbet, yayın ve çeşitli kurumsal faaliyetlerle insanlığın sevgi ve güzel ahlakının gelişmesi için yoğun çabalar sarfediyordu.

M. Esad Coşan kimdir?

Coşan Hocaefendi, Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinin Ahmetçe köyünde 14 Nisan 1938'de dünyaya geldi. 1950'de Vezneciler İlkokulu'nu, 1956'da da Vefa Lisesi'ni bitirdi ve aynı yıl İÜ Edebiyat Fakültesi Arap-Fars Filolojisi'ne girdi. "Lebid bin Rebia'nın Muallakası" konulu mezuniyet tezi ile 1960'ta pekiyi dereceyle mezun oldu. Ankara'da 1960'da girdiği Klasik Dini Türkçe Metinler Kürsüsü'ndeki asistanlık sınavını birincilikle kazandı. 1965'te "İlahiyat Doktoru" oldu. Askerliğini 1972–73 yılları arasında, İstanbul Tuzla ve Ağrı Patnos'ta yedek subay olarak tamamladı. 1973'te "İlahiyat Doçenti" unvanını aldı.

1977–80 yılları arasında Sakarya Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi'nde Türk dili ve hümaniter bilgiler dersi hocalığı yaptı. 1982'de, ilahiyat profesörü olan Coşan Hocaefendi, yurtdışında üniversitelerde misafir öğretim üyeliklerinde bulundu.

24 yıldır sohbet ediyordu

1977'de Mehmed Zahid Kotku Hazretleri'nin emirleriyle hadis sohbetlerine başlayan Coşan Hocaefendi, 13 Kasım 1980'de hocasısının vefatıyla, onun emirleri doğrultusunda hizmetleri üstlenmişti. 33 tane yayınlanmış kitabı bulunan Coşan Hocaefendi, 1987'de kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Coşan Hocaefendi, 28 Şubat sürecinin getirdiği baskılar neticesinde yurtdışında yaşamak zorunda kalmıştı. Coşan, Uzay–İslam Okulu adı altında internet e-mail ve sohbet grupları oluşturulması, sanal ortamda hadis, tefsir dersleri verilmesi gibi çağdaş ve yeni hizmetlere de vesile oldu.

Avustralya'da kalabilir

Coşan'ın naaşının, babasının ve hanımının Türkiye'ye getirilmesi arzusuna rağmen Avustralya'da defnedilmesi ihtimalinin güçlü olduğu belirtildi.

Avustralya'da yürürlükte olan kanuna göre yurtdışına çıkarılması gereken cenazelerin bozulmaması için iç organlarının çıkarılması gerekiyor. Yakınlarının bu sebepten naaşın Avustralya'da defnedilmesine razı olabilecekleri belirtiliyor. Coşan'a yakın isimlerden İsmail Sait Bakkal, olayın Sydney'e 5 saatlik mesafede Griffith ve Dubbo arasındaki otobanda meydana geldiğini belirterek, kazaya karşı yönden gelen ve yetkililer tarafından uyuduğu açıklanan bir tIr şöförünün sebebiyet verdiğini söyledi. İsmail Sait Bakkal cenazenin nereye defnedileceğinin henüz netlik kazanmadığını belirtti. Coşan'ın vefatı üzerine dün Avustralya'ya gitmesi beklenen oğlu Nurettin Coşan, eşinin rahatsızlanarak hastaneye kaldırılması sebebiyle Avustralya'ya gidişini tehir etti.

Öte yandan Coşan'ın yakınları vefatı ile ilgili son bilgileri internetten duyuruluyor. Coşan ile ilgili bazı site adresleri ise şöyle: www.iskenderpasa.com,

www.kotku.org.au,

www.kotku.net,

www.aitco.com/guldeste/

www.hacegan.com.

Kasıt olabilir

ANAP eski milletvekili İlhan Kesici, Mahmud Esad Coşan Hocaefendi'nin ölümünden üzüntü duyduğunu belirterek, kazada kasıt ihtimalinin olduğunu söyledi.

Kesici, "Avustralya'nın altyapısını biliyoruz. Altyapısı çok düzenli. Kazada arabası bir TIR tarafından sıkıştırılmış. Böyle bir şeyin olması çok güç, bu nedenle böyle bir kazada kasıt ihtimali üzerinde dururum. Zaten akla gelen ilk şey de o. Duyduğumuz kadarıyla karşı yönden gelmekte olan bir tırın diğer yöne geçmesi sonucu trafik kazası olmuş. Oysa gidenler bilirler. Sdney'deki yollar çok geniş ve gelişmiştir. Altı şeritli gidiş, 6 şerit geliş şeklindedir yollar. Bu gibi yerlerde tarafik kazası olması demek yarı kıyamet kopmuş gibi birşeydir. Belki gerçekten de böyle bir kaza oldu. Ancak neden oldu, niye oldu diye düşünmemiz lazım." dedi.

Nuri İMRE / İSTANBUL(cha)

Coşan ile 50 yıllık hukukumuz vardı

Fazilet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, gazetecilerin Prof. Dr. M. Esat Coşan'ın Avustralya'da geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybettiği yolundaki haberler bulunduğunu belirtmeleri üzerine, başsağlığı dileğinde bulundu.

Coşan ile yaklaşık 50 yıllık hukuku bulunduğunu anlatan Kutan, "Bir alim, bir fazıl, bir kamil zat idi. Kaybından dolayı fevkalede üzüntü içindeyim." dedi. Ölüm haberini alır almaz Coşan'ın kardeşi ile telefon görüşmesi yaptığını bildiren Kutan, cenazenin Türkiye'ye getirilip getirilmeyeceğinin henüz belli olmadığını söyledi.

Baba evinde hüzün

Prof. Dr. Mahmud Esad Coşan Hocaefendi'nin vefat haberi üzerine yakınları ve sevenleri Küçükçamlıca'daki baba evine akın etti.

Baba Hafız Halil Necati Coşan'ın evi ile Aziz Mahmud Hüdai Çilehane Camii'nin bulunduğu Küçükçamlıca semti toplumun her kesiminden vatandaşlarla dolup taştı. Vatandaşlar merhumun babası Hafız Halil Necati Efendi, amcaları ve oğlu Nurettin Coşan'a taziyede bulundular.

Çilehane Camii içinde ve önünde toplanan sevenlerinin sık sık birbirlerine sarılarak ağlamaları ve birbirlerini teselli etmeleri dikkat çekti. Vatandaşların büyük bir şok yaşadıkları ve habere inanmakta güçlük çektikleri gözlendi.

Ayrıca Coşan'ın sekreterya işlerini yürüten Necmi Sarıyer'i arayan parti liderleri, siyasiler, akademisyenler ve işadamları taziyelerini bildirdiler.

'Babası vefat etti' zannettim

Coşan'ı gençliğinden itibaren tanıyan baba dostu Halit Açıyor (85) haberi aldığı andaki duygularını şöyle anlattı: "Babası Necati Efendi Hoca komşumdur. Her gün görüşüyoruz. Yaşı büyük olan bir o ve ben kaldık. Sabah sokaktaki arabaları görünce 'Necati Efendi vefat etti herhalde' diye düşündüm. Haber geldi. Babası değil oğlu Esad Efendi vefat etmiş. Duyunca yıkıldım."

'Diasporamız öldü'

Gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak, Çilehane önünde yaptığı açıklamada, "Bizim diasporamız da öldü. İlim, hikmet, kardeşlik anlamında büyük hizmetleri olan biriydi. Ülke geleceği için büyük hayalleri vardı. Bu hayaller onu sevenler için manevi bir miras olacaktır zannediyorum." dedi.

Coşan'ın sevenleri, Hocaefendi ile ilgili duygu ve düşüncelerini şöyle anlattı:

Ahmet Akın Çığmen—(55): Avustralya'ya gitmeden önce görüştük. Çok çalışkandı, İslam'a hizmet için her an gecesini gündüzüne katıyordu. Bir caminin açılışına giderken vefat ettiği için gidişi de Allah yolunda olmuştur. Bir şeyhin damadı idi. Babası da büyük alimlere hizmet etmiş büyük bir zattır. Şehit sayılması için çok sebepler var. Abdestle gezmesi, Allah yolunda cami açılışına giderken vefat etmesi gibi. Onun vesilesi ile birçok insan hidayete erdi.

Selahattin Semiz— (38): Çok büyük üzüntü ve şaşkınlık içerisindeyiz. Vefatının kardeşlerimizi üzüntüye sevk ettiği kadar rahmetlinin işaret ettiği hedeflere ulaşmak için azimlerini artıracağını, yeni bir gayret vereceğini düşünüyorum.

Kamil Erenel—(36): Herkesin kolu kanadı kırık durumda. Perişan bir haldeyiz. Yeri doldurulamaz. Bundan sonra bize bıraktığı eserler ile yaşamaya çalışacağız. (Onur Kaya - Mükremin Albayrak / İSTANBUL (cha)









Pensilvenya’da Hasret Sona Erdi
04 Ocak 2011 Salı
Pensilvenya’da Hasret Sona Erdi
Kim hayırlı bir işi başlatırsa; öldükten sonra da bu hayırlı iş devam ettiği müddetçe sevap hanesi dolar taşar o kimsenin.  Büyükler bu yüzden bir çok hayırlı teşebbüslerde bulunmuşlar ve unutulmaz olmuşlardır.
Merhum Prof. Dr. Es’ad Coşan Hocaefendi; yıllar önce gerek Türkiye’de ve gerekse Dünyanın bir çok ülkesinde, o ana kadar Türkiye’li Müslümanların (dindar kesimin) hiçde alışık olmadığı bir işe girişiyordu. 5 YILDIZLI Otellerdeki Aile kampları.
Evet merhum Coşan HE yazları Uludağ’da, kışları da genelde Ege ve Akdeniz sahillerinde 500 kişiyle ailecek muhteşem kamplar yapmaya başlamıştı. Bu kamplarda hanımlar 3-4 gün yemek, bulaşık, çamaşır derdi olmadan rahat ediyor çocuklar gönüllerince eğleniyor ve bilgileniyor, beyler programlara katılıyor, yeni dostluklar oluşuyor, hulasa herkes kamp sonunda büyük bir memnuniyet ve enerjiyle ayrılıyordu.
Bundan tam 17 yıl evvel ABD’de bu kamplar başladı. Hem de senede iki defa (yaz ve kış) ve kesintisiz o tarihten beri devam ediyor.
Coşan Hocaefendi’nin talebeleri ABD’de UWA (United World Alliance) adında bir vakıf kurmuşlar. Kampı UWA organize etti. Bu yılki kampa beni de davet ettiler. Seve seve gittim. İyiki de gitmişim. Yediğin içtiğin senin olsun kampta gördüklerini anlat bize dediğinizi duyar gibiyim. Hayhay.
Bir defa birçok dostu yeniden görme fırsatım oldu. Dolu dolu bir kamp yapmışlardı UWA’yı tebrik ettim doğrusu.
Es'ad Coşan HE her zaman geniş ve büyük düşünürdü. Dünyaya ve diğer müslümanlara açılın derdi sürekli. Talebeleri de buna uymuşlar ve konuşmacıları sadece Türkler’den değil HE‘nin de arzusu doğrultusunda diğer müslümanlardan da seçmişlerdi. Irak asıllı Psikolog Al-Haşimi, kamp boyunca gerek beylerin, gerek hanımların ve dahi gerekse çocukların gözdesi oldu. Konusuna bu kadar vakıf bir Psikologu daha önce hiç görmemiştim.
Yine Gana’li İmam Osaka’nın Kur’an kıraati ve sohbetleri herkesi mest etti. Kendisi de ‘ABD’degördüğüm en başarılı ve organizeli ikinci gurupsunuz’ dedi.
Konuşmacılar arasında Washington DC Din Ateşesi Prof Mehmet Paçacı ve New York Din Ateşesi Dr. Süleyman Duman Beyler de vardı.  Mehmet Paçacı Diyanet İşlerinin ABD Maryland’de yaptıracaği en büyük külliyeyi maket eşliğinde gösterdi katılımcılara. Yaklaşık 80 milyon Dolara mal oalcak bu proje bittiğinde; hem ABD’deki ilk Osmanlı Modeli bir cami olacak ve hemde Türklere ait en büyük bir külliye tamamlanmış olacak.
Cuma namazını da kıldıran ve Diyanet İşlerinin yeni konumunu detaylı bir şekilde anlatan Süleyman Duman Bey ise; ara ara duygulandı ve yeni Diyanet Yasasının DEVRİM NİTELİĞİNDE olduğunu söyledi ve ardından müjdeyi de verdi. Diyanet artık yurt dışına göndereceği imamları; o ülkenin yabancı dilini öğretip öyle gönderecek. Zira İstanbul ve Ankara’da bu yüzden İngilizce ve Almanca İlahiyat eğitimi başlıyor.
Kampta duygu, hasret ve özlemin zirveye çıktığı program ise merhum Es’ad Coşan HE’nin YAD edildiği program oldu. Türkiye’den ABD’ye misafir öğretim üyesi olarak gelen Prof. Arif Ankaralı, Springfield’den Doç Dr. Tuncay Bayrak, Troy’dan Dr. Mehmet Demiroğlu, New York’tan İbrahim Sınmazışık, Boston’dan Kemal Bozkurt, Delaware’den katılan Murat Köse’nin moderatörlüğünde iki saate yakın Hocaefendiyle ilgili hatıralarını ve özlemlerini paylaştılar.
Kampta çocuklara yönelik program ise görmeye değerdi. Tüm aileler yavrularının maharetlerini takip ettiler.
Zakat Foundation’un sponsorluğunda meşhur Amish’lerin at arabalarıyla tüm aileler güzel bir kısa seyahatte yaptılar.
Kuzey Amerika’nın (Kanada dahil) birçok eyaletinden bu soğuk kış mevsiminde bir araya gelen bu güzide topluluk Mayıs ayı sonunda yapılacak Yaz kampı için şimdiden sözleştiler.
Eğer benden bir güzel tavsiye bekliyorsanız; derimki bu yaz kampına şimdiden yer ayırtın. Yerinizi nasıl mı ayırtacaksınız? Cevap aşağıda efenim.
kamp-new-toplu.jpg
Katı lı mcı lar toplu halde
alhasemi-new.jpg
 Psikolog Dr. AlHasimi ben kimim sunumunu yaparken.
kp-new-araba.jpg
Habername GYY Kemal Bozkurt Amishlerin At Arabası nda ailecek geziyorlar
at-arabasi-new.jpg
156852_494514928484_790083484_5943382_4672491_n.jpg
Ebubekir Tuncer Imam Osaka ile beraber
campday2-069.jpg
 
Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
























 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1162741 ziyaretçi (2539780 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc