Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İ«İN KOŞANLARIN YERİ***
  Mehmet ALAGAŞ-Büyüklenme, -Sahte Tevazu.-Ah Kocalarımız
 













EMANET(SAHTE) DUYGULAR

Ne gariptir ki, bazı kardeşlerimizde eğreti bir tevazu görüntüsü vardır. Müslümanlar arası ilişkilerde, bu kardeşlerimiz diğer kardeşlerimize karşı zoraki ve yapmacık bir tevazu göstermektedirler. Başlarını, diğer kardeşlerimizin başları hizasına indirmişlerdir ama, sanki çok yukarılarda olan başlarını, çok aşağılara indirmenin zorluğunu yaşıyor gibidirler!. Muhataplarının seviyesine inebilmek için, iki-üç büklüm değil,sanki sekiz büklüm olmuşlardır!.
Cahili değer ölçüsü ile kendilerini diğer müslümanlardan çok farklı ve büyük kabul eden bu kimseler; İslam, büyüklenmeyi kınadığı için büyüklenmeyi nahoş görmekteler ve büyüktenmekten içtinap etmektedirler. Böylesi kimseler, iç dünyalarında kendilerini büyük görmelerine rağmen, kabullendikleri bu büyüklüğü, emanet ve eğreti bir tevazuyla örtmeye çalışmakta­dırlar.
Halbuki Kur'an'ı Kerim'de; büyüklenmeyi kınayan ayetler beyan edildiği gibi, büyük olmadığımızı zikreden ayetler de beyan edilmektedir. Bu Rabbani hükümleri kavrayan müslüman, büyüklenmekten içtinap etmek için değil, büyük olmadığını idrak ettiği için büyüklenmez.Ne olduğunu, neden yaratıldığını, nelere ve kime muhtaç olduğunu bildiği için büyüklenmez.
Rabbimizin katında kendisinin ve kardeşlerinin du­rumunun ne olduğunu, ne olacağını bilmediği için, bile­meyeceği için kibirlenmez. Bunları bilse, hiç kibirlen­mez!.
Kendisinden tezahür eden hayırların Allah'tan, şerlerin ise nefsinden olduğunu tefekkür eder. Allah'ın lütfettiği hayırları nefsine malederek övünmenin; kendi­sinin yaratmadığı ay ile, güneş ile, kainat île övünmek gibi abes ve haksız bir tavır olduğunu anlar.
Güzelin çirkine, sağlamın sakata, görenin amaya karşı büyüklenmesîni, kibirlenme­sini, haksız ve iğrenç bir tavır olarak kabul eder.
Gözleri görmeyen bir amayı, kendisine göz veren Allah'ın yarattığını bilir. Allah'ın verdiği nimetleri bir kibir vesilese değil, bir şükür vesilisi olarak kabul eder.
Kendisine verilen hayırların, kardeşlerine de veril­mesi için dua eder.
"Hayırlar Rabbimden, şerler nefsimden olduğuna göre; Ben, ben diyerek, elimdeki şerlerle mi övünece­ğim" der.
Bilir bir damla sudan yaratıldığını, bir her an Allah'a muhtaç olduğunu..
Tuvaletteki halini düşünür. Yediği nimetlerin ne olduğunu düşünür. Tuvalette iken kendisini düşünür, kendisini görür. Nefsine dönerek;
"Ey nefsim bak haline, bak halimize.! Görmüyor musun nasıl bir mahluk olduğunu? Kibirlenmek istiyorsan, kibirlen bu halinle! Büyüklenmek istiyorsan, büyüklen bu halinle!." diyerek seslenir. Diğer necasetle birlikte, kibirlenmek gibi necis tavırları da tuvalete terkeder.
Namazında "Allahuekber" diyerek, Allah'ı büyükleyen bu insan, namazın dışında kendisini büyüklemez. Namazdaki kimliği ile namaz dışındaki kimliği arasında bir fark olmaz. Namazda alnını ve burnunu toprağa ko­yarken, namaz dışında göğe doğru yükseltmez.

Mehmed Alagaş - İŞARET YAZILARI


KOCALARINI BAHANE EDENLER...

Günümüzdeki birçok kadının,Allah'a kulluk hususunda öne sürdükleri bir mazeret ise, İslam üzere olmayan veya İslami duyarlılığı bulunmayan kocalarıdır. Bu kadınlar İslami davetlerle karşılaştıkları zaman, bu davetleri genellikle kabul ettiklerini belirtirler ve bu bilinçsiz tastiğin hemen arkasından "Ahh şu kocalarımız!." diyerek, kocalarını büyük bir mazeret olarak ileri sürerler. Bu şaşkınlar aynı mazereti İlahi huzurda da savunabileceklerini düşünmektedirler. Allah (c.c.)'a karşı boyunlarını bükerek "Ya Rabbi!. Kocalarımız müslüman olsalardı, hiç şüphesiz ki bizler de müslüman olurduk!. Fakat bizim kocalarımız şöyle şöyle insanlardı. İçki içerler ve bizlere eziyet ederlerdi. Bizler de bu nedenle onlara uyduk ve Sana kulluk edemedik!." dedikleri zaman, bu mazeretlerinin geçerli olacağını zannederler!. Oysa Allah (c.c.), iman etmelerine rağmen bu durumda olan bütün kadınlara Firavun'un karısını örnek vermektedir.,
Allah, iman etmekte olanlara da Firavun'un karısını örnek olarak verdi. Hani demişti ki; "Rabbim bana kendi katında, cennette bir ev yap; beni Firavun'dan ve onun yaptıklarından kurtar ve beni o zalimler topluluğundan da kurtar."
66 Tahrim 11
Lütfen düşünelim!.
Zamanımızdaki hangi koca, bütün kavmine ilahlık taslayan, binlerce erkek çocuğunu vahşice boğazlatan, mucizelerle karşılaşmasına rağmen küfründe inat eden Firavun'dan daha kötüdür!. İşte böyle bir Firavunun karısı olan mü'mine validemiz, böylesi şartlarda dahi Allah'a yönelmekte ve Allah'a sığınmaktadır. Kocası olan Firavun'un yaptığı bütün zulümlerden kendisini beri tutmaya çalışan, gücü nisbetince Allah'ı zikredip, Allah'a kulluk eden bu mümtaz validemiz, kocalarını mazaret olarak ileri süren bütün kadınlara örnek olarak verilmekte ve kendilerini "Sizin kocalarınız, Firavun'dan daha mı kötüydü?" sorusuyla karşı karşıya getirilmektedirler. Tabi ki cevapsız kalacak bir sorudur bu!.

Mehmed Alagaş - KADIN




IN ONURU


ŞER GÖRÜLENDE HAYIR,HAYIR GÖRÜLENDE ŞER OLABİLİR Mİ?

Şanı yüce rabbimizin hayır olarak beyan ettiği herşey hayrın ta kendisi,şer olarak beyan ettiği her şeyde şerrin ta kendisidir.
“Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey,sizin için hayırlıdır ve olur ki,sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir.” beyanında(ayetinde) hoş görülen veya hoş görülmeyen şeyler,naklin yani ilahi vahyin değil,bizlerde bulunan nefsin ve akılın hoş görüp,görmediği şeylerdir.Dolayısıyla ayet-i kerimeye sadık kalarak şu şekilde anlamamız gerekir;“nakli olarak değil,akli ve nefsi olarak değerlendirip hoş gördüğümüz şeylerde şer,hoşumuza gitmeyen şeylerde ise hayır olabilir.


Mehmed Alagaş - TARTIŞILAN SORULAR

 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1113885 ziyaretçi (2394209 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc