Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İ«İN KOŞANLARIN YERİ***
  Dünya Hidrojen Enerji Kongre /Fuarı
 



   

HİDROJEN ÇAĞI ARTIK RÜYA DEĞİL GERÇEK …

Bu hafta da sizlere 13 Temmuz 2005 tarihinde İstanbul’da yapılan ve davetli olarak katılmış olduğum Uluslararası Hidrojen Enerjisi Kongresi ve Fuarı’ndaki izlenimlerim hakkında bilgi vereceğim.

13 Temmuz günü Enerji Bakanımız Sn. Dr. Hilmi Güler ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Dr. Kadir Topbaş'ın hazır bulundukları açılış töreninden sonra 3 gün içersinde 350 tebliğ sunumu gerçekleşti. Konferansa değişik ülkelerden ve Türkiye'den 2000 kişi civarında iştirakçi katıldı. Özellikle dış ülkelerden gelen 1200 delege ve hidrojen enerjisi konusunda dünyanın en önde gelen bilim adamlarının ve hidrojen enerjisi konusunda çalışan dünyanın sayılı firma temsilcilerinin de iştirakleri ile konferans son derece verimli bir şekilde tamamlandı. Konferansın yanında yer alan fuarda ise 40'a yakın firma hidrojen enerjisi ile ilgili ürünlerini sergilediler. Bunlar içersinde en dikkat çekicisi ise Hyundai firmasının geliştirmiş olduğu hidrojen enerjisi ile çalışan arabası TUCSON FCEV idi.


Bilindiği gibi son yüzyılda özellikle petrol, doğal gaz ve kömür gibi fosil yakıtların aşırı kullanımı ile dünyamızın ekolojik dengesi bozulmuş, küresel ısınmanın açık belirtileri görülmeye başlanmış, hava kirliliği ve ozon tabakası incelmesi nedenleri ile kanser vakaları artmıştır. Ayrıca gözde enerji kaynağı olan petrolün önümüzdeki yıllarda  tükenebileceği söylentileri bilim dünyasını alternatif  çözümler bulmaya yöneltmiştir. Bütün bunlara tek çözüm olarak, yalnız içinde bulunduğumuz 21. yüzyılın değil bundan sonraki binlerce, milyonlarca yılın çevre dostu tek yakıtı olarak kabul edilen HİDROJEN ENERJİSİ gösterilmektedir.


Peki Hidrojen ve Hidrojen Enerjisi nedir ?

Hidrojen 1500’lü yıllarda keşfedilmiş, 1700’lü yıllarda yanabilme özelliğinin farkına varılmış, evrenin en basit ve en çok bulunan elementi olup, renksiz, kokusuz, havadan 14,4 kez daha hafif ve tamamen zehirsiz bir gazdır. Güneş ve yıldızların termonükleer tepkimeye vermiş olduğu ısının yakıtı hidrojen olup, evrenin temel enerji kaynağıdır.



Isı ve patlama enerjisi gerektiren her alanda kullanımı temiz ve kolay olan hidrojenin yakıt olarak kullanıldığı enerji sistemlerinde, atmosfere atılan ürün sadece su ve su buharı olmaktadır. Hidrojen petrol yakıtlarına göre ortalama 1,33 kat daha verimli yakıttır.

Petrole alternatif denince akla hidrojen, hidrojen denince akla bir Türk geliyor ;
Prof. Dr. Nejat Veziroğlu



Dünya Enerji Konseyi ve Uluslararası Hidrojen Enerjisi Teknolojileri Merkezi'nin (ICHET) Başkanı Prof. Dr. Nejat Veziroğlu, “Hidrojen Ekonomisi” teorisinin fikir babası olup, alternatif enerji kaynakları ile ilgili yaptığı çalışmalar nedeniyle Nobel'e aday gösterilmiştir.

Amerikan kamuoyu onu ‘dünyayı kurtaracak adam’ olarak tanıyor. İlk bakışta biraz abartılı, biraz da fantastik gözüken bu tanım, gerek Prof. Dr. Nejat Veziroğlu’nun 30 yıllık çalışmaları, gerekse de dünyanın gelecekte alternatifsiz olarak yöneleceği hidrojen yakıtı konusunda tartışmasız otorite olması göz önüne alındığında hiç de öyle durmuyor. Her ne kadar Türkiye kamuoyunda çok iyi bilinmese de Prof. Dr. Nejat Veziroğlu dünyanın, özellikle de gelişmiş ülkelerin dikkatini çeken bir isim. 1974 yılından bu yana hidrojenin yakıt olarak kullanılması konusunda çalışmalar yapıyor. Amerikan Kongresi’nden Avustralya Meclisi’ne kadar dünyanın dört bir yanında “temiz ve tükenmez enerji kaynakları” konulu brifingler veriyor, bilimsel çalışmaları koordine ediyor.

Türkiye, tarihi bir fırsat yakaladı.
 Amerika, Japonya ve Avrupa Birliği arasında devam eden ‘hidrojene dönüşüm’ yarışında Türkiye’nin tarihi bir fırsat yakaladığını savunan Prof. Dr. Nejat Veziroğlu’na göre ülkemiz, dünyanın geleceğine yön verme şansına sahip. Avrupa’nın 2030’da, tüm dünyanın da 2070 yılında petrol, doğalgaz gibi enerji kaynaklarından tamamen vazgeçebileceğine dikkat çeken Veziroğlu, Türkiye’nin kurulacak bir enstitü ile dünyanın enerji politikasında nâzım rol oynayabileceğini söylüyor: “BM hidrojene dönüş konusunda danışmanlık yapmamı istediği zaman çok detaylı bir rapor sundum. Teklifim eksiksiz bir enstitünün hem de İstanbul’da kurulması yönündeydi. Türkiye teklifi, endüstriyel merkezlerle az gelişmiş ülkeler arasında bir köprü olacağı için kabul gördü ve Türk hükümeti ile BM arasında görüşmeler başladı.”

Prof. Veziroğlu, Birleşmiş Milletler’de yapılan oylama öncesi üye ülkeleri tek tek dolaşarak Türkiye lehine oy kullanmaları konusunda lobi çalışması yapmıştır. Dünyanın pek çok ülkesinin böyle bir enstitü için talip olduğunu, hatta Japonya’nın 400 milyon dolar gibi bir bütçe ayırdığını söyleyen Veziroğlu, “Bu enstitü hangi ülkedeyse o ülke gelecekte söz sahibi olacak. Başlangıçta 40 milyon dolar gibi bir rakam gerekiyor. Bu rakam çok gözükebilir ancak dönüşü tahmin edilemeyecek kadar büyük. ”

Konferansta Prof. Dr. Veziroğlu, projenin Enerji bakanı Sayın Dr. Hilmi Güler tarafından imzalandığını ve bu enstitünün kurulma görevinin de kendisine verildiğini, Mayıs 2004 ayından beri de bu çalışmaların devam ettiğini ifade etti. Kendisi UNIDO Milletlerarası Hidrojen Enerjisi Teknolojileri Merkezini İstanbul’da kurmuş, hatta Çin, Arjantin, Kanada, Avustralya, Japonya ve Türkiye’de de pilot çalışmalara başladıklarını ifade etmişlerdir. UNIDO Milletlerarası Hidrojen Enerjisi Teknolojileri Merkezi’nin yegane bir merkez olduğunu ifade eden Prof. Veziroğlu bu anlamda Türkiye’nin önemli bir ülke haline geldiğinin altını çizmiştir.
Kaderimizi Değiştirecek Ada

Bozcaada’da yaklaşık 1000 ev hidrojenle ısınacak ve aydınlanacak. Adadaki 60 araçta hidrojenle çalışacak. Birleşmiş Milletler Endüstriyel Kalkınma Örgütü UNIDO, Bozcaada’da kurduğu Rüzgar-Hidrojen Enerjisi Pilot Projesiyle  adada evlerin, taşıma araçlarının ve sanayinin tün enerji ihtiyacının karşılanmasını amaçlıyor.

Proje dünyanın en büyük projesi olarak biliniyor. Bu projeden çıkacak olan sonuç tüm dünyayı yakından ilgilendiriyor. Çünkü bu projeden elde edilecek olan başarı daha büyük projelerin kapısını arayalacak. 30 milyon  $ harcanan ve 5 yıl sürecek olan proje, geleceğin enerjisi hidrojenin kullanımını yaygınlaştıracak.

Yazıma sayın hocam Prof. Dr. Nejat Veziroğlu’nun aynı zamanda kitabının adı olan sihirli sözleriyle son veriyorum. “Dünya Barışı için Türkiye, Dünya Barışı için hidrojen”.

www.elimsangroup.com
              
www.hidrojenturk.com



İSTER MİSİNİZ ?

•   Kamyon ve otobüs dahil her türlü taşıt aracının eksozundan saf su çıkmasını
•   Tertemiz hava solumayı
•   Ülkemizin ithal etmek zorunda olduğu ve karşılığında her yıl milyarlarca dolar ödediği petrol ve doğal gaz yerine ülkemizin rüzgar, güneş ve jeotermal gibi temiz ve tükenmez enerji kaynaklarını kullanmayı
•   Küresel ısınma ve hava kirliliğine son vermeyi
•   Yalnız kendiniz ve çocuklarınız için  değil, gelecek nesiller için de yaşanabilir bir dünya bırakmayı

Cevap ; Dünyanın en temiz ve en güvenli yakıtı olan Hidrojen.

Birçok gelişmiş ülke bunu çoktan keşfetti.
•   Kaliformiya valisi Arnold Schwarzenegger oto yollarda 200 adet hidrojen istasyonu açıyor.
•   Japonya önümüzdeki yıllarda hidrojenle çalışan 15 milyon taşıt aracı üretiyor.
•   Almanya 1800 km’lik hidrojen otoyolu yapıyor.


BİLİYOR MUSUNUZ ?

•   Fosil yakıt olarak bilinen kömür, petrol ve doğal gazın, küresel ısınma, hava kirliliği, petrol tankeri kazaları, asit yağmurları, kasırga, sel ve kuraklık gibi nedenlerle dünyaya verdiği zararın her yıl yaklaşık 5 trilyon (beş bin milyar) dolar olduğunu (bu hesaba petrol savaşlarının dahil edilmediğini)
•   Petrol ve doğal gaz fiyatlarının çok yakın bir gelecekte hızla yükseleceğini
•   Tek çözümün hidrojen yakıtı olduğunu
•   Dünyada yegane Birleşmiş Milletler Uluslararası Hidrojen Teknolojileri Merkezinin Prof. Dr. Nejat Veziroğlu başkanlığında İstanbul’da kurulduğunu



 

II. ULUSLARARASI HİDROJEN KONGRESİ VE FUARI 13-15 TEMMUZ’DA İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ.

“II. Uluslararası Hidrojen Enerjisi Kongresi ve Fuarı (IHEC 2007)”, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapıldı. 13-15 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşen kongreye bir önceki kongrede olduğu gibi bu yıl da yurt dışından yoğun ilgi ve katılım vardı.

Kongre’nin açılışında konuşan Kongre Başkanı Prof. Dr. Oktay Alnıak, hidrojen enerjisinin önemine dikkat çekerek, dünyada sınırlı kaynaklar nedeniyle sürdürülebilir enerjinin öneminin gittikçe arttığını, kendi enerji kaynaklarıyla yetinebilen bir ülkenin gerekli olduğunu vurguladı. Alnıak, “’Ulusal güç ve ulusal refah ancak bu şekilde mümkündür. Enerji kaynakları konusunda daha bilinçli yaklaşımlar giderek artıyor ve bu bizi çeşitli alternatif kaynaklara yöneltiyor. Hidrojen enerjisi de bunlardan biri’’ dedi.

Elimsan Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Avcı da, fosil yakıtların dünyayı tahrip ettiği günümüzde, hidrojen enerjisinin bir ümit ışığı olarak görüldüğünü söyledi. Fosil yakıt kullanımının çevreye olan zararının hesaplanamayacak boyutlara ulaştığını ifade eden Avcı, hidrojeni sadece alternatif bir enerji olarak düşünmediklerini, insanlar arasındaki gerginliği kaldıran bir barış köprüsü olarak gördüklerini dile getirdi.

Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) Uluslararası Hidrojen Enerji Teknolojileri Merkezi (ICHET) Direktör Yardımcısı Prof. Dr. Engin Türe de, hidrojen enerjisinin temiz ve sonu gelmez bir şekilde kendisini insanlığa sunduğunu, önümüzdeki yıllarda insanlığa çok daha büyük faydalar getireceğini söyledi. Uluslararası Hidrojen Enerji Teknolojileri Merkezi’nin kuruluş ve çalışmalarına değinen Türe, Türkiye çapında yürüttükleri projeler hakkında katılımcılara bilgi verdi. İstanbul Boğazı'nda kullanılacak deniz taksisi projesinde hidrojen enerjisinin uygulanacağını aktaran Türe, bunun için 275 beygir gücünde motorların siparişinin verildiğini kaydetti.

Üç gün devam eden kongre süresince Hidrojen Üretim Teknolojileri (Kimyasal), Çeşitli Enerji Kaynakları ile Hidrojen Üretimi, Biyolojik Yolla Hidrojen Üretimi, Hidrojen Yakıtının Uygulamaları, Hidrojene Ulusal ve Uluslararası Bakış Açıları, Hidrojen Enerjisi ve Güvenlik, Hidrojenin Depolanması ve Dağıtımı, Hidrojen Enerjisi Sistemleri, Yakıt Hücreleri ve Hidrojen Kullanımının Çevresel Etkileri tartışıldı.

 
 
 
  web tasarım
 



 
 
 
 

 
 
 

Geleceğin enerjisi hidrojeni, insanlığın kullanımına sunacak projenin başkanlığını yürüten Dr.Tülin Akın, temmuz ayında yapılacak 2.Hidrojen Enerji Konferansı için İstanbul'a geliyor.
image

Bir taraftan küresel ısınmaya karşı tedbirler almaya çalışan dünyamız, petrol kaynaklarının sonu gelmek üzere olduğu için diğer taraftan da alternatif enerji kaynakları yaratmaya çalışıyor. İşte bu amaçla, İstanbul'dan binlerce kilometre uzakta Arizona'da Ecotality Laboratuvarları'nda, dünyanın enerji sorununu cozebilecek bir proje yürütülüyor. Bu projenin başında genç ve idealist bir Türk Kızı var. 35 yaşındaki Dr.Tülin Akın'ın başkanlığındaki bu projenin tamamlanması ile hidrojen enerjisi çok yakında insanlığın kullanımına sunulabilecek. O gün geldiğinde dünyada artık otomobil, kamyon ve otobüsler hidrojen ile gidecek, karbon icerikli fosil yakitlar yerlerini temiz enerji kaynaklarina birakacak. Bugün bazı prototipleri hidrojen enerjisi ile çalıştırmayı başaran projenin tamamlanması, sabırsızlıkla bekleniyor.

Dünyanın geleceği açısından böylesine önem taşıyan bir projenin başında genç bir Türk kızının olması şüphesiz ki ülkemiz açısından gurur verici. Dr.Tülin Akın, 1994'de İ.T.Ü. Kimya Mühendisliği'nden mezun olup gittiği Amerika'da geçen 13 yıl boyunca, petrol ve alternatif enerji konusuna kafayı takmış, bu konudaki çalışmaları ile de, bu kısa süreye epeyce ödül sığdırmış.

PATLAYICILARI YOK EDERKEN, ÇEVREYİ KORUDU
“Hidrojen teknolojisini geliştirmek, dünyanın enerji sorununu çözecektir” diyen Dr.Tülin Akın'ın İ.T.Ü.'deki araştırma konusu “Zeolitik Katkılı Membranlar”dı. 1995-1997 yılları arasında University of Arizona'da master yaparken de konusu biokimyasallardı ve zamanı TNT, RDX gibi patlayıcı maddeleri biyolojik ve emniyetli şekilde yok etmekle geçti. Çevreye büyük zarar veren bu patlayıcıları en akla gelmeyecek şekilde nasıl başarıyla yok ettiğini şöyle anlatıyor ;

“Soğuk savaştan beri dunyamizda üretilmiş ve imha edilmesi gereken binlerce ton patlayıcı malzeme, yakılarak yok ediliyor. Bu yöntem, çevreye zararlı asit yağmurlarına neden oluyordu. Diger popüler metod ise bunları toprağa gömmektir. Bu yöntemde de, oluşan nitratlar çevre sularına karışıp insan sağlığını tehdit ediyor. Benim amacım bu kimyasal malzemeleri efektif bir şekilde metabolize edecek, yani yiyerek yok edecek bir bakteri izole etmekti, bunu gerçekleştirdim. Masterımı bu konuda başarıyla tamamladım ve bir de makale yayınladım”

REAKTÖR GELİŞTİRDİ, 3 ÖDÜL KAZANDI
Dr.Tülin Akın,1997 – 2002 yıllarında University of Cincinnati'de doktorasını yaparken bu defa da petro kimya endüstrisinin, yani plastiğin yerini alacak alternatif ham madde bulmayı hedefledi. İnsanlığın kullandığı malzemelerin %90'ından fazlasının “plastik” olduğunu biliyoruz.. Plastiğin ana hammaddesi etilen ise bugun yaygın bir şekilde petrolden elde edilmektedir. O zaman, petrol rezervlerinin tükenmesi ile bir gün plastiğin de sonu gelebilecektir. Alternatif aramaya başlar.

Metan ya da “doğal gaz”, çok sabit bir gazdır. Birşey yapmak istediğinizde hemen carbon-hidrojen bağı yıkılmakta ve metan yanmaktadır. Metanı hem kontrollu, hem de en ucuz şekilde yüksek hidrokarbonlara dönüştürmek oldukça zordur. Tülin Akın, bunu yapabilmek için, seramik iyon iletkenli reaktörü geliştirir ve bu konuda 8 makalesi yayınlanır. Bu araştırmasının çeşitli safhalarında toplam 3 ödül alır. Doktorasını bu başarıyla tamamlar.

DÜNYANIN BİLİŞİM DEVİ INTEL'DEN 2 ÖDÜL
Dr.Tülin Akın 2002 – 2006 yılları arasında ilginç bir dönem yaşar. Bilgisayarların üzerinde yer alan ve çok kişinin “Bu Intel markası da nedir” deyip geçtiği dünya bilişim devi Intel'de Senior Process Muhendisi (Kıdemli Proses Mühendisi) olarak teknoloji geliştirme grubunda 90, 65 ve 45 nm nodlarının teknoloji geliştirmesinde görev alır. Çok değişik deneyimler kazanır Intel'de. Bilişim endüstrisinde çok ayrıcalıklı bir şirkettir Intel. Çok büyük bir üretim kapasitesi vardir ve üretim sahasında araştırma yapan tek şirkettir. Üretim operasyonunda detayların önceliği vardır. Sonuçlarda tam, kesin ve doğru olmak gereği, inanılmaz boyutlardadır. Intel'de bunların kültürünü öğrenir ve çalıştığı sürede iki ödül kazanır. Geleceği İle ilgili yeni kararlar vermek için ayrılır Intel'den.

TÜRKİYE'YE DÖNMEYE KARAR VERDİ AMA...
Dünya büyük bir değişim içindedir. Dr.Tülin Akın da bu değişim dinamiği içinde yer almak, Türkiye'de çalışmak ve deneyimlerini Türkiye'ye taşımak için dönmeye karar verir, ama...

2002-2004 yılları arasında Amerika'da çok yavaş bir şekilde gelişmeye başlayan clean-tech yani temiz teknoloji terminolojisi, 2005-2006 yıllarında popüler bir şekilde yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu kavram, insanlığı sağlıklı, emniyetli ve güçlü bir şekilde koruyarak devam ettirecek teknolojileri ifade etmektedir. Bunlar, güneş panelleri, yel değirmenleri, biyolojik plastik (petrolden değil, enzimlerden elde edilir), yosun (karbondioksit yiyip, petrol üretiyorlar), hidrojen gibi teknolojilerdir. Bu teknolojiler yeni ve ümit vericidir. Green-tech'in kurucularına, çalışanlarına baktığımızda, çoğunun high-tech ve semiconductor endüstrisi geçmişine sahip olduklarını görüyoruz. Yani, Dr.Tülin Akın gibi...

Amerika'daki bu yeni teknoloji gelişimi Dr.Tülin Akın'ın Türkiye'ye dönüş kararını ertelemesine neden olur. Renewable enerji (yenilenebilir enerji) konusunda faaliyet gösteren Ecotality'den gelen Yardımcı Başkan teklifi ile kendini yeniden Arizona'da bulur. Bu fırsat, onun için çok önemli bir dönemin başlaması demektir. O güne kadar en çok ilgilendiği alana girmek, insanlığa faydalı yeni gelişmeleri gerçekleştirmek fırsatını yakalamıştır. Şirketi Ecotality'nin geliştirmeye çalıştığı ana ürünü Hydratus için kolları sıvar. Hydratus, hidrojen enerjisini otomobillerin deposunda üretecektir. Heyecan verici bu geliştirme için NASA'nın Jet Propulsion Laboratuvarı ile ortak çalışmaya başlamıştır.

Bundan sonrasını, hidrojen enerjisinin gelecekte ne kadar önemli olacağını, gelin Dr.Tülin Akın'dan dinleyelim ;

“Hidrojen, bugün üstünde çalışmakta olduğumuz en spekülatif alternatif enerjidir. Güneş ve rüzgar enerjilerinin etki boyutları her ne kadar tarışılsa da, bugün isteyen herkesin ulaşabileceği ürünlerdir. Ama hidrojen öyle değildir. Bunun ana sebebi ise hidrojen teknolojisi ile ilgili hala çözülmesi gereken pek çok problem var. Bu problemlerin başında, hidrojeni otomobilde neyin içinde taşıyacağınız konusu geliyor. Yüksek basınçta doldurduğunuz hidrojeni, neye doldurursanız doldurun 3-5 gün içinde sızdırıyor. Üstelik, hidrojeni yüksek basınçta doldurmak başlı başına enerji isteyen bir işlem. Enerji sorununu, daha fazla enerji isteyen bir şekilde çözmek tabii ki sözkonusu olamaz. Bu konuda çalışan başka şirketler olduğunu da görüyoruz. Biz sorunlarımızı, mağnezyum bileşimi ile çözümlemek üzereyiz. Bu bileşimi arabanıza koyuyorsunuz. Yakıt deponuzdaki su ile reaksiyona giriyor ve enerji olarak kullanacağınız hidrojeni sudan ayrıştırıp, açığa çıkartıyor. Halen üstünde çalıştığımız engeller var ancak teknolojimiz ümit verici ve grubumuzda yer alan oldukça yetenekli ve deneyimli bilim admalarıyla bu engelleri aşacağımıza inanıyorum.

Hidrojen deyince insanların aklına bomba geliyor, patlayıcı geliyor. Benzin de öyle değil midir ? Ama benzini insanlık için emniyetli bir şekilde kullanılabilir halde tutabiliyoruz. Dünyanın geleceğine baktığımızda, taşınabilir enerji için hidrojenden başka alternatifimiz yok. Petrol üretimleri düşüyor, pek çok araştırmacı ile petrolun popüler zamanının geçtiği konusunda hemfikiriz. En iyimser bakışla dünyamızın bugünkü enerji ihtiyacını karşılayacak petrolün 30-40 yıl ömrü kaldığını söyleyebiliriz. Bu süre içinde insanların taşıma problemini çözmemiz gerekiyor. Gerçek olan şu ki, her ne kadar başka alternatif enerjiler olsa da, petrolün dışında transport edebileceginiz tek enerji taşıyıcı, sadece hidrojen olacaktır. Dünyanın enerji problemini çözmek için hidrojen teknolojisini geliştirmek, gerekiyor.”

HİDROJEN KONFERANSI İÇİN TEMMUZDA İSTANBUL'A GELİYOR
Hidrojen enerjisinin günlük hayatta kullanılabilir hale gelmesi ile Amerika'daki misyonunu tamamlayıp Türkiye'ye dönecek olan Dr.Tülin Akın, dünyanın sabırsızlıkla beklediği bu enerji ile ilgili düzenlenen 2.İstanbul Hidrojen Enerji Konferansı'na katılmak üzere temmuz ayında Türkiye'ye gelecek. İki yılda bir düzenlenmeye başlanan ve 13-15 temmuz 2007 tarihleri arasında Lütfi Kırdar Kongre Sarayı'nda yapılacak olan 2.İstanbul Hidrojen Enerji Konferansı'na dünyanın birçok ülkesinden makalelerini sunmak, ders vermek ve hidrojen enerji sistemlerinin her yönünü ele alıp tartışmak üzere 1200'ün üzerinde yabancı uzmanın katılması bekleniyor. Dr. Tulin Akın da, dünyada hidrojen enerjisi konusunda yapılan en önemli konferanslardan biri olan 2.İstanbul Hidrojen Enerjisi Konferansı'na, şirketi Ecotality'yi temsilen katılacak. Konferans süresince Kongre Sarayı'nda, hidrojen enerjisi ve hidrojen bataryaları üzerine bir de teknoloji fuarı açılacak.
ufoss :: 11. Mayis 2007 @ 10:28 - Yorumlar (0) - Amerika

 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1156228 ziyaretçi (2522899 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc