Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İİN KOŞANLARIN YERİ***
  Yeni Bşk. Mustafa HATİPOĞLU
 

*iŞARETLİ yerlerde  Doğru değişiklik (----) ŞEKLİNDE YAZILIDIR

‘Hidrojen Bus’ları İstanbul’a kaptırdık
Enerjisinin yüzde 75’ini ithal eden Türkiye’yi dışa bağımlılıktan kurtaracak ve yenilebilir kaynaklarını kullanmasında etkin rol oynayacak olan hidrojen enerjisinin başında bir ‘Bursalı’ olduğunu biliyor muydunuz?
Evet, hidrojen araştırmaları konusunda Nobel’e aday gösterilerek, dünya çapında otorite sayılan Prof. Dr. Nejat Veziroğlu’nun Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı’nı (UNIDO) ikna etmesi sonucu Türkiye’de kurulan Uluslararası Hidrojen Enerjisi Teknolojileri Merkezi (ICHET)’in başına geçen

Dr. Mustafa Hatipoğlu,

yaşamının çok önemli bir kısmını Bursa’da geçirmiş

hatta otomotiv yan sanayinde faaliyet gösteren

MAKO’da Ar-Ge Müdürü olarak 25 yıl çalıştıktan sonra emekli olmuş bir makina mühendisi.

  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler ile ODTÜ’de beraber okudukları için, göreve geldiğinde

‘Bakan arkadaşı hidrojenin başına’
,
şeklinde haberler yapıldığını hatırlatan Hatipoğlu, Bakanlık tarafından ICHET’e Genel Direktörlük için aday gösterildiğini, ancak yapılan mülakat ve değerlendirme sonucunda UNIDO tarafından bu göreve tayin edildiğini vurguladı. Aile bağları nedeniyle sık sık Bursa’ya gelen ve Kurban Bayramı’nı da kentimizde geçiren Hatipoğlu ile yakın arkadaşı TTC Otomotiv İş Geliştirme Yöneticisi Makina Mühendisi Dr. Mustafa Uysal’ın Beşevler’deki ofisinde görüştük. Bakan Güler’in de alacağı kararlarda sık sık fikir alışverişinde bulunduğu Hatipoğlu, kendisinden önce ICHET’te yapılan çalışmaların hep seminer şeklinde eğitimler verilerek sürdürüldüğünü söyledi. Sanayide beli zamanlarda belli ürünleri ortaya çıkarmayı gerektiren, geri dönen bir sorumluluk zinciri olduğunu hatırlatan Hatipoğlu,

“Bakanlık ve UNIDO bu konuda projeler bekliyordu. Ar-Ge mühendisi olarak sanayinin içinden geldiğim için göreve ben uygun görüldüm” diye konuştu.
2004 yılında kurulan ICHET’e UNIDO ile yapılan protokol gereği 5 yıl boyunca kullanması için
****
40 milyon dolar kaynak aktarıldığını belirten Hatipoğlu, görevi devraldıklarında bu kaynağın sadece 5-6 milyon dolarının kullanılmış olduğunu gördüklerini kaydetti.*
*
****
Prof. Veziroğlu, Birleşmiş Milletler’de yapılan oylama öncesi üye ülkeleri tek tek dolaşarak Türkiye lehine oy kullanmaları konusunda lobi yaptıklarını söylüyor. Dünyanın pek çok ülkesinin böyle bir enstitü için talip olduğunu, hatta

Japonya’nın 400 milyon dolar gibi bir bütçe ayırdığını

söyleyen Veziroğlu, “Bu enstitü hangi ülkedeyse o ülke gelecekte söz sahibi olacak.

Başlangıçta 40 milyon dolar gibi bir rakam gerekiyor.


Bu rakam çok gözükebilir ancak dönüşü tahmin edilemeyecek kadar büyük. Hükûmetimiz projeyi onayladı, konu MGK’da görüşüldü ve desteklenmesi yönünde karar çıktı. Fakat 2001 krizi patlayınca imza atılamadı. Ancak bu imza meselesi yeni kurulan hükümete nasip oldu.”
-
(Erdoğan hükumeti BM Taahüd ettiği  ile 40 mil.Dol. 20 si ödendi-Nejat Veziroğlu)


1 Şubat’tan beri ICHET’e Başkanlık yapan Hatipoğlu, bu kaynağın kullanımının 2 yıl daha uzatıldığını belirtti. Hidrojen enerjisini dünyaya duyuran Prof. Dr. Nejat Veziroğlu’nun, bütün enerjisi yenilenebilir kaynaklardan üretilecek hidrojenden sağlanarak, bir pilot proje niteliği de taşıyacak yerleşke için gereken arsa tahsis edilemediğinden ve ödeneklerin aksatılmasından dolayı 3 yıllık görev süresini uzatmayarak buruk ayrıldığı ICHET’te Hatipoğlu’nun da benzer sorunlarla karşılaşıp karşılaşmadığını sorduk.
“Sayın Veziroğlu, boğazın tam girişinde Rumelihisarı’na köşe olan bir arazinin tahsisini istedi. Ve burada çok ısrar etti.

*Sarıyer garipçe köyü enstitü için teknik şartları sağlaması nedeniyle)

4,5 yılda bir proje ortaya çıkmadıysa bakanlık bunu sorgulamaya başlıyor.

***Arazi   Bürokraside takıldı--O.PEPE  --H.GÜLER.--MSB  ARASINDA 4.5 YIL OYALANDI.***

Nihayetinde 40 milyon doları veren kurumlar projede sizi özel sektör gibi görüyor ve karşılığını bekliyor”

**Merkez inşa edilmeden ürün nasıl çıkacak**

diyen Hatipoğlu, göreve geldikleri anda ilk 4-5 ayı kurumu tanımakla geçirdiğini, proje çıkarır hale gelebilmek için ise iç örgütlenmeye gittiklerini ifade etti. Kendi içlerinde gruplandırarak projelerin liderlerini tayin ettiklerini dile getiren Hatipoğlu, örgütlenme sırasında projelerin önünü açabilecek reel sektörden gelen mühendislere öncelik verdiklerine dikkat çekti.

‘HİDROJEN BUS’
Enerji konusunda diğer iller ve üniversiteler sıradayken, yıllarca emek verdiği, ekmeğini yediği Bursa’da enerji konusunda hiçbir ses çıkmadığından yakınan Hatipoğlu, Bursa’nın hidrojen konusunda tarihi bir fırsatı İstanbul’a kaptırdığını üzüntüyle açıkladı. Hatipoğlu, şunları söyledi: “Bursa’da bir proje yapalım istedim. 2 tane hidrojenle çalışan otobüs yapılmasını önerdim. Otobüsü Büyükşehir Belediyesi versin, tasarımını TTC, hidrolik içten yanmalı otobüsü de Güleryüz firması yapsın diye planlamıştık. 18 ay içinde tamamlanacak ve 1,5-2 milyon dolar gibi önemli bir kısmını karşılayacağımız projeye, ne yazık ki belediye gerekli ilgiyi göstermedi. Ben de gereken desteği göremeyince projeyi çekip İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilettim. İETT projeye sahip çıktı. Önce Bursa’ya teklif ettiğim projeyi İstanbul kaptı. Düşünsenize üzerinde ‘Hidrojen Bus’ yazan otobüsün Bursaspor bayrağı ile kentin caddelerinde dolaştığını. Öncelikle Bursasporlu taraftarların bu araçlarla taşınması nasıl bir ses getirirdi. Büyük reklam olurdu?
İstanbul’a proje ile başka neleri de kaptırmış olduğumuzu sorduğumuz Hatipoğlu, şöyle devam etti: “Otomotivin merkezi Bursa’nın bu projeye sahip çıkması hem projenin hem de kentin tanıtımı için büyük katkı sağlayacaktı. Hidrojenli otomobiller 15-20 yıl sonra karşımıza çıkacağından ileride bu tür araçların ilk kez Bursa’da yapılmış olması konuşulacaktı. Dolayısıyla Avrupa’da Bursa’nın büyük reklamı olacaktı. Dünyada bu konularda çok yoğun çalışmalar var. İleride büyük önem kazanacak bu tür projelerin konuşulduğu ilk yer Türkiye’de otomotiv kenti Bursa olmalıydı. Ama şimdi yine İstanbul konuşulacak.”

***Sn topbaş 2005 te 1 adet hidrojenli otobüs alacagını  belirtnişti**

Bu tür uygulamalı projelerde amaçlarının endüstriyel sektörün ilgisini çekmek,

**geçiçi merkezin web sitesi  ingilizce**

toplumu hidrojen konusunda bilgilendirmek, hidrojenin faydalarını kamuoyuna göstermek ve akademik kesimin, üniversitelerin dikkatini çekmek olduğunu kaydeden Hatipoğlu’na, Bursa için bundan başka plan ya da projeleri olup olmadığı sorusunu yönelttik.

MERİNOS’A HİDROJEN PARKI
Merinos’ta çalışmaları devam eden Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’ne yenilebilir enerji parkı, hidrojen parkı yapılabileceğini ifade eden Dr. Mustafa Hatipoğlu, “Bursa İstanbul’a yakın, altyapısı ve kültürü de buna müsait. Bursa’nın yenilebilir enerji kaynakları ve hidrojen konusunda kendisini göstermesi gerekir. Üniversitenin de buna katkı koyması lazım. Bir projemiz daha var. Merkez ilçe belediyemiz de konuya sıcak bakıyor. Ama burada henüz tam netleşmeden açıklamayayım” dedi.
Bursa’da Uludağ Üniversitesi bünyesinde bir ‘enerji merkezi’ ya da ‘enerji enstitüsü’ kurulması için çalışmalar başladığını, bunun altyapısının hazırlaması için Enerji Komisyonu’nun bile oluşturulduğunu hatırlattığımız Hatipoğlu, “Demek eleştirilerimiz ses getirmiş. Bursa’ya geldikçe bunun ihtiyacını akademisyen arkadaşlarımıza dile getiriyordum. Enerji Merkezi sayesinde bundan sonra Bursa’da da güzel şeyler yapılabileceğine inanıyorum” diye konuştu.

“BURSA FON İSTER HALE GELSİN”
ICHET’in hidrojenle ilgili pilot uygulamalı projeler yaparak, uygun projelere fon vererek ya da partnerler arayarak faaliyetlerini sürdürdüğüne dikkat çeken Hatipoğlu, şöyle konuştu: “Yurtdışı ve yurtiçi araştırma projelerini fonlarımızla destekliyoruz. Yurtdışı projelerde yüzde 50 fonu biz veriyoruz, yüzde 50’yi karşı taraf veriyor. Bizim vereceğimiz pay 500 bin dolar ile sınırlı. Ve yılda iki tane yurtdışı projesine 1 milyon dolarlık fon ayırabiliyoruz. Dünyada hidrojen ile ilgili projeler üzerinde çalışmak isteyen İtalyan ve İspanyol pek çok kurum var. Bursa da fon istiyor hale gelmeli artık. Eğer yerel yöneticilerin de desteğini alırsak Bursa hidrojen araştırmaları konusunda önemli bir pay alacak. Bu tür projelerin Bursa’da yapılması kent için önemli bir kilometre taşı olacak.”

PROJELER HAYATA GEÇİYOR

Görüşmemiz sırasında hidrojen enerjisi ile ilgili bir de sunum gerçekleştiren Hatipoğlu, diğer yurtdışı ve yurtiçi projeleri hakkında da şu bilgileri verdi: “İlk yurtdışı projemiz Hindistan’da Taç Mahal’de. Henüz anlaşmayı imzalamadık görüşme halindeyiz. Taç Mahal’de 3 tekerlekli turist taşıyan arabalar var. Bunlardan 15 tanesine hidrojen içten yanmalı motor takıp çalıştıracağız. Yeni Delhi’de Teknoloji Enstitüsü ile ortak yapılacak bu çalışma ile hidrojen enerjisinin müthiş bir reklamı olacak. Fas’ta rüzgar türbinleriyle elektrik üretilmesine katkı sağlayacağız. Bu projede rüzgarla su elektrolize edilerek hidrojen üretilip borularla Avrupa’ya naklettirilecek. Çok büyük bir proje bu. Aslında NATO Projesi. Biz bu çalışmanın proje kısmına 500 bin dolarla ufak bir destek veriyoruz.

Türkiye’de ise ‘hidrojen adaları’ projemiz var.

Sedef Adası projemiz oradaki

zengin kesimin

rüzgar türbinleri gibi teknik donanımların silüeti bozacağı endişesiyle

istememesi yüzünden beklemede.

Bozcaada projemiz ise devam ediyor. Bozcaada’da  2 yıl sürecek projede toplam 45 kilovatlık, yarısı güneşten, yarısı rüzgardan olmak üzere elektrik üreteceğiz

. Ve bu üretilen elektrikle suyu elektroliz ederek hidrojen elde edeceğiz. Bu hidrojen birkaç amaçla kullanılacak. İlki yüksek basınçla adada çalışacak bir bot üzerinde kullanılacak. Ondan sonra yine ada içinde çalışacak turistik tüpte, kaymakamlık binası, hastanesi ve okulunda kesintisiz güç kaynağı olarak kullanılacak. İstanbul’da da projenin sahibi BELBİM ile Haliç’te 50 kişi taşıyan bir yolcu gemisi projemiz başladı. Biz hidrojen dolum istasyonunu yapacağız.  Proje TÜBİTAK’tan da geçti. Bunun hibesini BELBİM veriyor. Biz katılımcıyız. Teknoloji Enstitüsü bu işin bilimsel tarafında, İDO geminin malzeme ve yapım kısmını üstleniyor. Tasarımları bitti. Yer tahsisi istediler.” Bu arada

2010 yılı Temmuz ayında hidrojen için Doruk Toplantısı yapacaklarını da kaydeden Hatipoğlu, İstanbul’da bakanlar ve üst düzey yöneticilerinin katılacağı ‘Hidrojen Summit’in teknikten ziyade hidrojen politikalarını belirleyen bir doruk toplantısı olacağını sözlerine ekledi.
 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1112386 ziyaretçi (2384510 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc