Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İİN KOŞANLARIN YERİ***
  Prof.Beycan İBRAHİMOĞLU
 
Başlık : 21. Yüzyılın Yakıtı Hidrojen İstanbul da Mercek Altında
Yazar : Prof. Dr. Zafer AYVAZ    
Sayı : 9. sayı (Ocak - Mart 2006)
Konu : Enerji


   Küresel ısınmaya son vermeyi, yerli kaynaklarla enerji üretmeyi, tertemiz hava solumayı ve aracının egzozundan saf su çıkmasını kim istemez? İşte bütün bu isteklere olumlu cevap veren tek bir enerji kaynağı var, o da hidrojen. 21. yüzyılın enerji kaynağı olması beklenen hidrojenle ilgili olarak düzenlenen uluslar arası bir toplantıya Istanbul ev sahipliği yaptı. Bu toplantının Istanbul’da düzenlenmesi bir tesadüf değil. Çünkü Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Örgütü (UNIDO), Hidrojen Enerjisi Teknolojileri Merkezi’nin Istanbul’da kurulmasına karar verdi ve merkez Mayıs 2004’te göreve başladı. Hidrojen Kongresi, bu merkezin koordinatörlüğünde düzenlendi. Onursal başkanlığını Prof. Dr. T. Nejat Veziroğlu’nun yaptığı bu kongreye hidrojen enerjisi dalında isim yapmış bilim adamları konuşma yapmak üzere davet edildi. 3 gün içinde posterlerle birlikte 500’e yakın tebliğin sunulduğu kongrede, hidrojenle çalışan çeşitli araç ve otomobillerin tanıtımının yapıldığı bir de sergi yer aldı.

   Hundai’nin Hidrojenli Aracı

   Artık petrol şirketleri ve büyük otomobil üreticileri de hidrojen sektörüne el atmış bulunuyor. Ülkemizde de üretim yapan G.Kore’nin Hundai firması, ikinci nesil yakıt hücreli konsept aracı olan Tucson FCEV’i bu fuarda görücüye çıkardı. Tamamen hidrojenle çalışan bu elektrik motorlu araç, 3.5 kg yakıtla 300 km yol alıyor. 80 kW’lık yakıt hücresiyle saate 150 km hız yapabiliyor ve egzozundan saf su çıkıyor. Hundai-Kia Motors Araştırma ve Geliştirme Başkanı Dr. Moon-Sik Kwon’un belirttiğine göre, geliştirilmesi için 1 milyon dolar harcanan bu aracın şu andaki maliyeti 100 bin dolar. Filo testleri ABD Enerji Bakanlığı’nın desteğiyle Amerika’da gerçekleştirilecek. Bakanlık, 5 yıllık proje için Hundai, ChevronTexaco ve UTC Fuel Cells firmalarından oluşan konsorsiyuma ortak bir sermaye ödemiş bulunuyor.

   Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü

   Hidrojenin depolanması için kullanılan Sodyum Bor Hidrür’ün diğer taşıma yöntemlerine göre birçok avantajı vardır. Bu yöntem yanıcı ve patlayıcı değildir. Hidrojenin yarısı hidrürden, diğer yarısı ise sudan geldiğinden ekonomiktir. Reaksiyon kolaylıkla kontrol edilebilir, zararlı atık çıkarmaz ve oluşan sodyum metaborat tekrar sodyum bor hidrür elde etmek için kullanılabilir. Ülkemiz, dünya bor üretiminde %34 ile ikinci sıradadır. Bu sektördeki payımızın artması için bor ürünleriyle ilgili araştırmalar yapmak üzere 2003 yılında kurulan Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü (BOREN) ile Istanbul’daki Hidrojen Enerjisi Teknolojileri Merkezi (UNIDO-ICHET) arasında, bu Kongre esnasında bir Niyet Mektubu imzalandı. Bununla, iki kurum arasında hidrojen depolanmasında bor kullanımı konusunda bilimsel ve teknolojik işbirliği amaçlanmakta.

   TÜBITAK Marmara Araştırma Merkezi’ndeki Hidrojen Araştırmaları. Gebze’deki TÜBITAK MAM bünyesinde 2004’te kurulan Enerji Enstitüsü’nde yakıt pili teknolojileri, hidrojen teknolojileri ve araç teknolojileriyle ilgili birçok ileri araştırmalar yapılmaktadır. Bu kongrede, Enstitü’de tamamlanmış ve devam eden birçok projenin, tanıtımı yapıldı. Bu tanıtımın benim için hoş olan yönü, doktorasını bölümümüzde yapmış eski bir öğrencim olan Dr. Atilla Ersöz tarafından sunulmasıydı. Enerji Enstitüsü, geleceğin ulaşım araçları, alternatif yakıtlar ve yakıt verimliliğinin artırılması gibi konularda hem sanayimize destek vermekte, hem de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gelecekte ihtiyaç duyabileceği teknolojiler için alt yapı sağlamaktadır.

   Beycan Ibrahimoğlu’nun Buluşları

   Profesör Ibrahimoğlu’nu ilk olarak 1992 yılında Azerbaycan’da tanımıştım. Kendisiyle 14 yıl sonra Istanbul’daki Hidrojen Kongresi’nde bulunan VESTEL standında karşılaşınca, buraya geliş nedenini merak ettim ve hemen kısa bir söyleşi yaptım. Haydar Aliyev’in Meclis Başkanlığı zamanında Azerbaycan’ın Nahcivan Özerk Bölgesi’nde başbakanlık görevinde de bulunan Ibrahimoğlu, daha sonra başkent Bakü’ye gelerek Teknik Üniversite’de termodinamik hocası olarak çalışır. 1993’te Türkiye’ye gelir ve Gazi Üniversitesi’nde çalışmaya başlar. 2001 yılında Ecevit hükümeti döneminde Milli Güvenlik Kurulu’nda Prof. Dr. Nejat Veziroğlu ile birlikte hidrojen enerjisi konusunda bir brifing verirler. Konu Kıbrıs’ın enerji ve su sorununun çözülmesidir. Hidrojen enerjisi uygulamalarında Kıbrıs pilot bölge olacaktır. Hükümet değişince bu proje rafa kalkar. Ibrahimoğlu ise araştırmalarına devam eder. Rüzgar türbinlerinin kanat tasarımı, güneş pilleriyle üretilen elektrikten ve doğalgazdan hidrojen elde edilmesi ve depolanması, yakıt pillerinin geliştirilmesi gibi konularda yoğunlaşan araştırmaları sonucunda portatif silindirik "proton değişim membranlı" (PEM) yakıt pilinin patentini almayı başarır. Doğal gazdan "reforming" yöntemiyle ve su ile 800-1000°C’ ta gerçekleştirilen hidrojen üretimini, susuz olarak 650°C’ ta yapmaya muvaffak olur ve bunun için de patent başvurusu yapar. Bu yöntemle üretilen hidrojenden "katı oksit yakıt piliyle" (SOFC) 2 kW gücünde elektrik elde edilmektedir. Silindirik yakıt pili, doğal gazdan hidrojen üretimi, sodyum bor hidrürden elde edilen hidrojenle 50 W gücünde elektrik üretilip bununla televizyon çalıştırılması gibi yenilikler bu kongredeki Zorlu Enerji standında ziyaretçilerin ilgiyle izlediği konular arasındaydı.

 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1105802 ziyaretçi (2345196 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc