Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İ«İN KOŞANLARIN YERİ***
  Üstün Yetenekli Çocuklar Vakfı
 










TÜYÇEV   <<<Tıklayın
Türkiye Üstün Yetenekli Çocuklar Vakfı





TEVİTÖL GİRİŞ SINAVI Yazdır e-Posta
TEV İnanç Türkeş Özel Lisesi üstün ve özel yetenekli öğrencilere lise eğitimi veren yatılı bir okuldur. İlköğretim okullarının 8. sınıflarında öğrenim görmekte olup, 6. ve 7. sınıf Türkçe, Matematik ve Fen Bilgisi derslerinin her birinin yıl sonu notunu en az 4 (dört) olan tüm öğrenciler sınava başvurabilmektedirler.
TEV İNANÇ TÜRKEŞ ÖZEL LİSESİ 
     TEVİTÖL, ülkemizdeki üstün zekâ ve özel yetenekli çocuklara, ihtiyaç duydukları özel eğitimi lise düzeyindeki yaş grubuna, karma ve yatılı olarak veren tek kurumdur.
 1993 yılında, Sezai Türkeş tarafından kurulmuştur. 2001 yılından bu yana, okul eğitim-öğretim etkinliklerini Türk Eğitim Vakfı bünyesinde sürdürmektedir. 
Misyonumuz
Üstün ve özel yetenekleri özel değerlendirme yöntemleri kullanılarak keşfedilmiş öğrencilere farklılaştırılmış eğitim programları uygulayarak, birikimlerinden yeni çıkarımlara varıp; görüşlerini yaratıcı bir biçimde dile getirebilen, özdisiplinli, özsaygılı, evrensel ve ulusal değerleri özümsemiş, topluma yön verecek liderler yetiştirmektir. 
Vizyonumuz
• Öğrencilerimizin bireysel özelliklerini ve yeteneklerini tanılamak ve onların bu yeteneklerini en üst düzeye kadar geliştirmek. 
• Sürekli değişen dünyaya öğrencileri hazırlayacak ve onlara, dünyaya anlamlı katkılarda bulunmalarını sağlayacak eğitimi sunmak 
• Öğrencileri ulusal ve uluslararası arenalarda söz sahibi olacak, geleceğin liderleri olarak yetiştirmek. 
• Öğrencileri küresel düşünen, ulusal ve yöresel çözümler üretebilen bireyler olarak yetiştirmek ve onları yeteneklerini çevreleri ve insanlık için kullanmaya özendirmek.  
• Atatürk ilkeleri doğrultusunda çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak amacıyla topluma katkıda bulunmak
 
ÜSTÜN ZEKÂ VE ÖZEL YETENEKLİLERİN EĞİTİMİ NİÇİN ÖNEMLİDİR?
Üstün zekâ ve özel yetenekli çocuklar yaşıtlarından farklıdır. 
Üstün zekâ ve özel yetenekliler, kendilerine ve çevrelerine katkıda bulunabilmeleri için farklılaştırılmış öğrenme yaşantılarına ihtiyaç duyarlar. 
Üstün zekâ ve özel yetenekliler, bilgi ve yaratıcılığa dayalı rekabet dünyasında iş, bilim, teknoloji, sanat ve hizmet sektörlerine, uygarlığa katkıda bulunabilecek öncülerdir. 
Üstün zekâ ve özel yetenekliler, kendini gerçekleştirme ve yaratma fırsatını bulabildiğinde mutlu olabilir.  
TEVİTÖL, üstün zeka ve özel yetenekli öğrencilere sürekli gelişmeye elverişli bir iklim, sunmaktadır. 
NEDEN TEVİTÖL?
     Üstün zekâ ve özel yetenekli çocukların farklı yetenek alanlarına göre tanılanması, okuldaki başarıları değerlendirilirken birden çok başarı ölçütünün kullanılması, sadece ortaya çıkan değil potansiyel yeteneğin de keşfedilmesi, motivasyonun sürekli ölçülmesi ve geliştirilmesi gereklidir.
İşte bu nedenle TEVİTÖL’ DE bu çocukların ihtiyaçlarını karşılayan bir eğitim modeli uygulanmaktadır.  Üstün yetenekli çocukların yaratıcılıklarını ve yeteneklerini destekleyici, gelişime, değişime, yaratıcılığa ve özgür düşünceye açık bir eğitim verilir.
TEVİTÖL EĞİTİM ANLAYIŞI
     TEVİTÖL’ DE tüm öğrenciler, yatılı, burslu ve kısmi burslu olarak eğitim – öğretim görmektedir. Her yıl özel değerlendirme sınavı ile seçilen öğrenciler, Türk ve yabancı öğretmenlerin rehberliğinde eğitim ve öğretimlerini sürdürmektedirler. Okulumuzda Milli Eğitim Bakanlığı programının yanı sıra Uluslararası Bakalorya programı da uygulanmaktadır. Öğrencilerimizin özel yeteneklerini ortaya çıkarıp geliştirmek, onları uluslar arası platformlara taşımak, ülkemizin ve yeryüzünün geleceğini belirleyecek öncüler durumuna getirmek eğitim anlayışımızın temel prensibidir.
     Öğrencilerimizin, yetenek, ilgi ve zekâ açısından farklılıklar gösterdiği bir gerçek; öğrenci sayısının sınırlı ve olanakların geniş olduğu okulumuzda her öğrenciye dönük kişiye özel farklılaştırılmış programlar oluşturulmaktadır. Bir başka deyişle, öğrencilerimizi, çok geniş bir yetenek ve beceri yelpazesi sunarak eğitmekte ve geliştirmekteyiz. 
ÜSTÜN ZEKÂ VE ÖZEL YETENEKLİ ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLERİ NELERDİR?
  •  
  • Zihinsel ve fiziksel yüksek enerji           
  • Hızlı öğrenme, üstün kavrama, akılda tutma
  • Sorun çözme, güçlüklerle uğraşma isteği         
  • Odaklanabilme, tekdüzelikten hoşlanmama
  • Sürekli gelişme isteği ve sorgulama         
  • Doğru, hızlı ve akıcı konuşma
  • Geniş hayal ve imgeleme                                                                        
  • Çevreleriyle etkili iletişim                                     
  • Analiz, sentez yetisi
  • Gözlem gücü                                                          
  • Entelektüel merak                                                                                                    
  • Yaratıcılık                                               
  • Liderlik                                                                                      
  • Mizah
 
 
Üstün yeteneğin göstergesi olabilmesi için bu özelliklerden birçoğunun,  çocukta yaş grubunun doğal ölçülerinin üstünde gözleniyor olması gerekir. Üstün yetenek çeşitli alanlarda, farklı boyutlarda ve farklı derecelerde ortaya çıkabilir.
Sizde;  bu özelliklere sahip olduğunu düşündüğünüz kişileri okulumuza yönlendirebilirsiniz.
    
 
 
 
2009–2010 YILI ÖĞRENCİ SEÇİMİ 
    Sayın Okul Müdürü,  
         Okulumuz TEV İnanç Türkeş Özel Lisesi üstün ve özel yetenekli öğrencilere lise eğitimi veren yatılı bir okuldur. İlköğretim okullarının 8. sınıflarında öğrenim görmekte olup, 6. ve 7. sınıf Türkçe, Matematik ve Fen Bilgisi derslerinin her birinin yıl sonu notunu en az 4 (dört) olan tüm öğrenciler sınavımıza başvurabilmektedirler. Konu ile ilgili detaylı bilgiler mevcuttur. Bu bilgiyi ilgili tüm öğrenci ve velilere iletmenizi sizden rica ediyoruz. Desteğiniz çocuklarımıza ve bize güç verecektir. İlginize teşekkür ederiz.
 
 
TEVİTÖL ÖĞRENCİ ÖN KAYIT-ÖN KABUL (BAŞVURU) ŞARTLARI
 
1.      İlköğretim okullarının 8. sınıflarında öğrenim görmekte olup, 6. ve 7. sınıf Türkçe, Matematik ve Fen Bilgisi derslerinin her birinin yılsonu   
 
         notunun en az 4 (dört) olması,
 
2.      1995 ve/veya daha sonraki yıllarda doğmuş olması,
 
3.      Başvuru formunun ve aile gelir durumu formunun eksiksiz doldurularak, formlarda belirtilen gerekli evraklarla birlikte,  04 Mayıs 2009
 
         tarihinde kadar okula gönderilmiş olması gerekmektedir. (Başvuru formu resmi ve özel ilköğretim okulu müdürlüklerinden veya TEV  
 
         İnanç Türkeş Özel Lisesi’ne ait iletişim bilgilerinden yararlanılarak elde edilebilir.)
 
4.     Tam bursluluk için başvuru yapan adayın ailesinin yıllık gelirinin kişi başına 6,500 TL’yi geçmemesi.
 
 
SINAV SÜRECİ
 
1.      Öğrenci seçimi 3 aşamalıdır: Bu aşamalar, sırasıyla, " Sınav” (bilgi ve yatkınlık) ",  "Bireysel   Değerlendirme" ve " Gözlem  Kampı " dır.
 
2.      Sınavda  başarılı olan öğrenciler, okula davet edilerek,  önce bireysel değerlendirmeye tabi tutulacaktır.  
 
         Bireysel değerlendirmede   başarı sıralamasında önde gelen, 120 öğrenci tam ve/veya kısmi burslu  aday olarak gözlem kampına davet
 
        edilecektir. Kampa davet edilecek aday öğrenci sayısı TEV tarafından arttırılabilir. Başvurular arasında bu başarının yakalanamaması
 
        durumunda  ise, davet sayısı  daha az olabilecektir.
 
3.     Gözlem  Kampı 23–27 Haziran 2009 tarihleri arasında TEVİTÖL’ de gerçekleşecektir.
 
4.     Gözlem kampında öğrenciler matematik, fen, dil, müzik ve resim alanlarında proje ve testlerle değerlendirileceklerdir. Bu alanların yanı
 
        sıra, adaylar yatılı  öğrenime  uyumları, takım çalışmasına yatkınlıkları da dikkate alınacaktır.
 
5.     Gözlem kampı sonunda yapılacak değerlendirmelerle, ailenin ekonomik durumuna bağlı olarak 15 öğrenci tam burslu, 45 öğrenci kısmi
 
        burslu olarak öğrenime kabul edileceklerdir. (Toplam 60 öğrenci)
 
 
SINAV TARİHİ VE SAATİ
 
Sınav, 10 MAYIS 2009 PAZAR günü saat 10.00’da sınav merkezlerinde yapılacaktır. (TEVİTÖL adayın gireceği sınav merkezini değiştirebilir.)
 
 
OKULA KAYIT ŞARTLARI
 
1.    Okul tarafından belirlenen asil ve yedek listeler www. tevitol.k12.tr’de kayıt tarihleri ile birlikte ilan edilecektir. Belirtilen tarihte asil
 
       listeden kayıt olmaması durumunda ilan edilen yedek listeden sırayla adaylar okula davet edileceklerdir.
 
2.    Ailenin ekonomik durumu TEV tarafından araştırılacak ve bu araştırma sonucunda belirlenen ölçütlere uyulmaması ve yanlış beyan
 
       yapılmış olması durumunda adayın  kaydı yapılmayacaktır.
 
3.    Bursun müteakip yıllarda devamı öğrencinin ders başarısına, disiplin cezası almamasına ve okula uyumuna bağlı olup, öğrenciler ve
 
       veliler  yeterli başarı ve uyumu  gösteremeyen öğrencilerin bursunun kesilebileceği  hususunda kayıt esnasında bilgilendirileceklerdir. 
 
    
 
SINAV MERKEZLERİ
 
            
İL SINAVIN YAPILACAĞI OKULUN ADI: ADRESİ: TEL:
ADANA İSMET İNÖNÜ İÖO REŞATBEY MAH. CUMHURİYET CAD. SEYHAN 0(322) 453 7312
ANKARA NAMIK KEMAL İÖO KUMRULAR CAD. NO:7 KIZILAY 0(312) 425 2405
ANTALYA NAMIK KEMAL İÖO MEMUREVLERİ MAH. 205. SOK. 0242 335 07 08
BALIKESİR SIRRI YIRCALI ANADOLU LİSESİ BURSA YOLU 7.KM  MERKEZ 0(266) 246 2420
DİYARBAKIR ALİ EMİRİ İÖO ALİ EMRİ CAD. YENİŞEHİR 0(412) 228 0551
İSTANBUL ÇAPA ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİ MİLLET CAD. NO:116 ÇAPA 0(212) 532 4252
İSTANBUL ZAHİDE ZEHRA GARRİNG İÖO IHLAMURKUYU MH DOĞANEVLER CD. SEDA SK. ÜMRANİYE 0(216) 466 1624
İZMİR GAZİ İÖO TALATPAŞA CADDESİ NO:22 ALSANCAK 0(232) 464 8014
KAYSERİ KAYSERİ LİSESİ KIÇIKAPI MELİKGAZİ 0352 222 89 04
KOCAELİ TEV İNANÇ TÜRKEŞ ÖZEL LİSESİ MUALLİMKÖY MEVKİİ PK:125 GEBZE 0(262) 679 3636
TRABZON KANUNİ ANADOLU LİSESİ KEMALKAYA MAH.MEKTEP SOK.NO:4 0(462) 321 1090
VAN MERKEZ İNÖNÜ İÖO VAN MERKEZ 0432 216 15 23
 
 
İLETİŞİM BİLGİLERİ
 
Adres :Tev İnanç Türkeş Özel Lisesi
 
Muallimköy mevkii PK:125 41490 Gebze/Kocaeli
 
Tel: 0262 679 36 36
 
Faks:0262 759 11 97
 







TGOD LOGO   <<< GO  DERNEĞİ



GO OYUNU                                                                        
 
Go çok eski bir oyundur. Kökeni Çin olmasına rağmen bütün Doğu Asya‘da tanınır ve oynanır. Oyunda küçük ve yuvarlak taşlar kullanılır(siyah ve beyaz olmak üzere iki renk). Sırası gelen oyuncu kendi taşını oyun tahtasındaki mümkün olan bir yere yerleştirir. Taşlar sırayla tahta üzerine konulur, taşlar hareketsiz ve eşdeğerdir. Fakat birbirleri arasındaki stratejik konum oyunun yapısını belirler. Oyunda amaç kendi taşlarınızla mümkün olabildiğince çok alanı kontrol altında tutmaktır.
Oyunun temel amacı şöyle açıklanabilir: İki general bir bölgeyi kontrol altına almak istemektedir, bunun için ilk önce gözetleme kuleleri dikerler sonra da kendileri için güvenli bir pozisyon kurmaya çalışırlar. Oyunun amacı rakibi tamamen ortadan kaldırmaktan çok onun karşısında avantajlı bir konuma geçmektir(avantajın büyüklüğü önemli değildir).
Gonun kuralları çok basit olmasına rağmen çok karmaşık bir oyundur. Goda satrançdaki gibi taşların hareket kabiliyetleri sınırlı olmadığından bir taşı oynayabileceğiniz çok fazla yer vardır. Satranç oyununda ilk yarım hamle için 20 olasılık , ikinci yarım hamle için 20, tam hamle (bir beyaz bir siyah) için 400 olasılık vardın. Goda ise ilk taş (siyah) için 361 olasılık , ikinci taş (beyaz) için 360 olasılık, toplam 129.960 olasılık vardır. Hamle çeşitliliği o kadar çoktur ki bir go oyuncunun ustalaşma evresi ömrünün sonuna kadar sürebilir.
Goda hesaplı hareket etmek (strateji) önemli olsada, bu oyunun tek önemli noktası değildir. Go insanı düşündüren yönüyle meditasyona ilham verebilir, hatta insanın iç dünyasına bir ayna tutarcasına kendi kişiliğini daha yakından tanımasına yol açar. Go birçok atasözünün çıkış noktası olmuştur, çünkü go hayatın gerçeklerini minyatür halde yansıtmaktadır.
II. Dünya Savaşı‘nda ABD‘nin savaşa giriş sebebi olan Pearl Harbor baskınının, şaşırtıcı etkisi ve tahribatının arkasındaki soğuk mantığın temelinde basit bir go manevrası (yalnız olan taşa saldır) olduğu bilinen bir gerçek.
“Eğer evrende bizden başka akıllı yaşam formu varsa, belki satrancı ya da büyük ihtimalle goyu tanıyorlardır.”
(Dünya satranç şampiyonu, Emanuel Lasker)
                   GO’NUN GEÇMİŞİ 
 
 
Go bugün dünya üzerinde oynanan en eski oyundur. Çin efsaneleri kökenini kral Yao‘ya dayandırmaktadır. Bu efsanelere göre Yao oğluna astronomiyi öğrtemeye çalışmaktadır ancak bir türlü oğlu yıldız sistemlerini anlayamamıştır. Bunun için bir tahta üzerine taşları dizerek açıklamaya çalışır ve wéiqí (okunuşu -> veyçi diğer adıyla “go”) burdan doğar. Gonun kökenine ait kesin bulgular ise bundan 2500 yıl öncesine yani Çinli kralların birbirleri ile savaştıkları yıla dayanır.
Han Hanedanlığı zamanında wéiqí gözle görülür şekilde halk arasında yayılmaya başlamıştı ayrıca elit kesim tarafından da kabul gören bir bir hobiydi. Bu devirde wéiqí’yle alakalı düşülen ilk kayıt M.S 127 yılını göstermektedir.
Tang Hanedanlığı zamanında ise wéiqí ilk altın çağını yaşamaktaydı. Bu hanedanlık döneminde wéiqí saraya kadar girmiştir. Tang Hanedanlığı Çin tarihinde ayrı bir öneme sahiptir. Bu hanedanlık zamanında Çin kültürü en yüksek seviyeye ulaşmıştır, ayrıca gelişmiş bir bürokrasi sistemi de kurulmuştu. Bu bürokratik sistem çok sayıda eğitimli bürokatı içinde barındırıyordu ve bu yeni bir elit kesimin doğmasına yol açtı. Bunlar da diğer elit kesimler gibi wéiqí ile yakından ilgilenmekteydiler. Wéiqíye olan ilgi ilerki hanedanlıklar zamanında da devam etti. Song kralı Huizong ve Ming başbakanı Zhang Juzheng wéiqínin ateşli tutkunlarıydı. Krallık rejiminin 1911‘de yıkılması ile (Çin’in diğer bütün toplumsal değerleri gibi) wéiqí de toplum içindeki önemini kaybetti. Ancak Kültür Devriminden sonra wéiqí tekrar toplumun gözünde hakkettiği değeri kazanmaya başladı.
Efsaneye göre Japonya‘ya goyu getiren kişi Çin’in başkenti Çang-an’da görev yapmış olan Japon büyükelçisi Kibi no Makibi‘dir. 717 ve 735 yılları arasında Çin’de bilim ve sanatla alakalı çalışmalar yürüten Kibi no Makibi ülkesine dönerken yanında bir adet wéiqí oyunu da götürmüştü. Sonraları bu oyuna “go” adını verdi ve oyun Japonya’da o adla anılmaya başladı. Kibi no Makibi’nin sayesinde oyun kısa sürede aristokratlar arasında yayıldı. Kibi no Bakibi’nin goyu Japonlara tanıtmasından 100 yıl önce de oyunun adı Japon kayıtlarında zikredilmektedir. Zamanla go Japonlar arasında yayılmaya başladı ve ikinci altın çağına girdi. Bu oyunun bugün uluslarası arenada Çince adıyla değil de Japonca adıyla anılmasının sebebide bu altın çağa dayanmaktadır
17′nci yüzyılın başlarında, Edo döneminin başlaması ile Japonya’nın siyasi dengesi tamamen değişmiştir. Tokugawa sülalesinden gelen yeni Şogun, go oyununa o kadar meraklıydı kı; gonun geliştirilmesini ve yayılmasını devlet eliyle desteklemeye başlamıştı, ve kendini “Godokoro” (go başkanı) ilan etti. Ayrıca kendisinin en iyi go oyuncusunu tespit edebileceği, “o-şiro-go” adlı turnuvaların yapılmasını emretti. Bu turnuvayı kazananlar ödül olarak, o zamanlarda inşa edilen dört büyük go okulu için burslar elde ediyorlardı. Bu okulların adları şöyledir: Honinbo okulu, Inoue okulu, Yasui okulu ve Hayaşi okulu.
Bu dört okul arasındaki büyüt rekabet go oyuncularının seviyesinin yükselmesine sebep oldu. O zamanki go oyuncularının seviyesine bugüne kadar kimse ulaşamamıştır. Ayrıca bu zaman diliminde dövüş sporlarından esinlenilerek rütbe sistemi de geliştirilmiştir. Edo Dönemi‘nin en iyi go oyuncusu kendi adıyla anılan açılışı bulan Şusaku Kuwahara‘dır. 33 yaşında koleradan ölünceye kadar 19 kez ardı ardına o-şiro-go şampiyonluğunu kazanan Şusaku’nun bulduğu Şusaku Açılışı, 20. yüzyılın ortalarına kadar yaygın olarak kullanılmıştır.
Tokugawa Şogunluklarının yıkılmasından sonra yönetimin go okullarına verdiği destek de son bulmuştur. Bugün Japonya’da en güçlü oyuncuların yetiştiği Honinbo okulu onuruna Honinbo Turnuvası düzenlenmektedir.
Go uzunca bir süre(satrançda olduğu gibi) sadece erkeklerin oynadığı bir oyun olmuştur. Turnuvaların bayanlara açılması ve bayan oyuncuların arasından gittikçe daha güçlü oyuncular (özellikle Rui Naivey) çıkması, bayan go oyuncularının da erkek rakipleri kadar yetenekli olduğunu ispatlamaktadır.
Son 20 yılda Çin‘de ve Kore‘de meydana gelen go çılgınlığı, Japonya’nın uluslararası turnuvalardaki hegemonyasını kaybetmesine yol açmıştır.
Go, Avrupa’da ve Kuzey Amerika’da 100 yıldır tanınmasına rağmen hâlâ çoğunlukla Asyalıların oynadığı bir oyundur. Dünya çapında büyük çoğunluğu Uzak Doğu‘da olmak üzere 100 milyondan fazla go oyuncusu olduğu tahmin edilmektedir.
Japonya’da 10 milyona yakın go oyuncusu olduğu tahmin edilmektedir. Go oyuncularını konu alan Japonanime ve manga serisi “Hikaru no Go”, gonun çocuklar ve gençler arasındaki popüleritesini büyük şekilde artırmıştır. Bugün dünya üzerindeki go klüplerinin, go şirketlerinin, genç go oyuncularının sayısı hızla yükselmektedir.
“Tarihin derinliklerinden bugüne dek, yeryüzünde iki aynı Go oyunu oynanmamıştır”
(Anonim)
                                                           
 GO VE FELSEFE 
 
 
Gonun filozofik yönünü ve kültürel değerini açıklalayan çeşitli efsaneler vardır. Bir efsaneye göre eski zamanlarda yaşamaş bir Çin kralı oğluna disiplini, konsentrasyonu ve ruhsal dengeyi öğretmek için bu oyunu icat etmiştir. Kralın oğlu büyüyünce büyük bir go oyuncusu olmakla kalmayıp aynı zamanda dengeli bir kişiliğe sahip bir kral olmuştur. Diğer bir efsaneye göre eski Çin generalleri savaş alanını akıllarında daha iyi canlandırabilmek için yanlarında bir adet tahta ve çok sayıda taş götürüyorlardı ve oyunun kökeni bu yönteme dayanıyordu. Bu efsanelerde de gonun iki temel özelliğine vurgu yapılmaktadır; kendini kişiliğini geliştirmek ve iki olgunun çarpışmasını resmetmek. Go hakkındaki efsaneler çoğu kez, Taoizm‘den kaynaklanan, ve go oyununun da temel güçleri olan Yin ve Yang‘a da değinirler.
Go sadece mantıkla kavranabilecek bir oyun değildir. Onun karmaşık ve derin yapısını anlamak için kuvvetli iç güdüler ve çok fazla tecrübe gereklidir. Bu noktada go Budizm‘in “mantığa dayanan bir aydınlama sadece aldatıcı bir aydınlanmadır” felsefesiyle de uyuşmaktadır.
Goda aşırı cesaret ile korkaklık, güvenlik ile risk, saldırı ile savunma arasında (aslında temeli Uzak Doğu dinlerine dayanan) mükemmel bir denge vardır. Go ile diğer batılı oyunlar arasındaki en belirgin fark tamamen kazanma veya rakibi tamamen yok etme(satrançdaki şah-mat gibi) diye bir durumun olmamasıdır. Kazanan oyuncunun diğer oyuncudan farkı, daha fazla alan kontrol etmesidir. Kaybeden oyuncu tamamen yok olmuş değildir sadece diğer oyuncudan daha az alan kontrol etmektedir.
“Savaşmak, go oyununda anahtar olarak değil, sadece en son çare olarak kullanılır.” (Zhong-Pu Liu, 1078 yılında Song döneminde)



 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1163115 ziyaretçi (2541245 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc