Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İİN KOŞANLARIN YERİ***
  Unıdo Ichet şk.Dr. MustafaHATİPOĞLU
 

ŞOK ŞOK ŞOK

MERK.BŞK.NİSAN 2012 DE
GÖREVDEN ALINMASI
HİÇBİR MEDYA KURUMUNDA YER ALMADI.

 

ŞOK ŞOK ŞOK

MERK.BŞK.NİSAN 2012 DE
GÖREVDEN ALINMASI 
HİÇBİR MEDYA KURUMUNDA YER ALMADI.

 

 

BM.GEN SEK BAN Kİ MOON MRK. 1 HAZİRAN 201 DE ZİYARET ETTİĞİNDE

MRK BŞK.DR.HATİPOĞLU  YOKTU.

GN.SEK. İBB BŞK. TOPBAŞ KARŞILADI

-KAYSERİ  HİDROJENLİ  HAFİF TİCARİ ARAÇ PROJESİ   İPTAL

-BURSA  HİDROJENLİ OTOBÜS PROJESİ MEÇHULERİ MAN

MEDYADA TEK SATIR YOK.   

21 YY.AKAN GÖRÜNTÜLÜAŞBDA  YAILAN  BHÜRKUŞ PERVANEL UÇAK  HABERLERİ

MANŞETLERDE.  İLGİNÇ.

İSTANBUL BM. HİDROJEN ENERJİ MRK.   KAMUOYUNNDAN  GİZLEMEK İÇİN BİRİLERİ - ORGANİZE-ÖZEL GAYRET İÇİNDEMİ...  

*****ŞOK   *** NİSAN 201 DE GÖREVDEN ALINDI****ŞOK ***





























Hidrojen üretiminde maliyetler düşmeli

UNIDO-ICHET Genel Direktörü Mustafa Hatipoğlu, hidrojen enerjisini ve bu konuda ne kadar yol alındığını anlattı.


Küresel ısınma ve sınırlı kaynaklar yenilenebilir enerjiye olan ilgiyi artırmış durumda. Bu alanda ise hidrojenin önemi giderek artıyor. Hatta geleceğin enerji kaynağı olarak görülüyor. Dünyanın dört bir yanında ülkeler, bu konuya yatırım yapıyor. Türkiye'de de ilk hidrojen istasyonunu kurma çalışmaları başlamış durumda. Ancak UNIDO-ICHET Genel Direktörü Mustafa Hatipoğlu'na göre yapılacak daha çok iş var. Hatipoğlu, devlet sübvansiyonuyla hidrojen teknolojilerinin daha etkin olarak kullanılabileceğini savunuyor. Maliyetlerin düşmesini bekleyen yatırımcılara da "Bu alanda bir pazar yaratmak için maliyetleri üstlenmek gerek" tavsiyesinde bulunuyor.
Rüzgar, güneş, biyotermal ve deniz dalgası... Bunlar yenilenebilir enerjide birincil kaynaklar ancak Türkiye'de henüz yeterli değil. İşte burada hidrojen devreye giriyor. Enerji depolama aracı olan hidrojen sayesinde yenilenebilir enerji kaynakları 
ihtiyaçolduğunda kullanılmak üzere depolanıyor. Bugüne kadar ağırlıklı olarak akülerde yapılan bu depolama ihtiyaca yetmiyor. Çünkü akülerin enerji depolama kabiliyetleri çok düşük. En son teknolojilere göre akülerin enerji depolaması kilogram başına 180 vat saat iken hidrojende bu durum kilogram başına 33 bin vat saat. Yani akülere göre tam 200 kat daha fazla. Bu nedenle hidrojen geleceğin enerjisi olarak görülüyor. Dünyada küresel ısı yükselirken özellikle gelişmiş ülkeler hidrojene ayrı bir önem veriliyor. Amerika, Almanya ve Japonya'da hidrojen üreticileri artıyor. Türkiye'de de UNIDO-ICHET bu alandaki faaliyetleriyle dikkat çeken şirketlerden. Şirketin genel direktörü Mustafa Hatipoğlu, bu konuda oldukça aktif olduklarını belirtiyor. Aynı anda birçok projeyi yürüttüklerini ifade eden Hatipoğlu, şu anda birinci hidrojen istasyonunu Haliç'te kurduklarını belirtiyor. Önümüzdeki yıllarda hidrojen enerjisine olan talebin artacağına da dikkat çeken Hatipoğlu, bu alana daha fazla yatırım gerçekleştirilmesi gerektiğini savunuyor ve şöyle devam ediyor: "Küresel sıcaklık değişikliği insanları temiz enerjiye itecek. Maliyetlerin düşmesi ve devlet sübvansiyonuyla birlikte hidrojen teknolojileri daha etkin olarak kullanılabilecek. Maliyetlerin düşmesini bekleyen yatırımcıların bu alanda bir pazar yaratmaları için maliyetleri üstlenmesi gerek." UNIDO-ICHET Genel Direktörü Mustafa Hatipoğlu, hidrojen enerjisini ve bu konuda ne kadar yol alındığını anlattı:

Öncelikle UNIDO-ICHET'den bahseder misiniz? Ne zaman kuruldu, misyonu nedir?
- Uluslararası Hidrojen Enerjisi Teknolojileri Merkezi, UNIDO'ya bağlı bir kuruluş. Kuruluş tarihi 2003. T.C. Hükümeti ile UNIDO-ICHET'in imzaladığı güvence fonu anlaşması ile kuruldu. Kurucu başkanı Prof. Dr. Nejat Veziroğlu. 2007 yılında Nejat Veziroğlu ayrıldıktan sonra 2008 yılı başında ben bu göreve getirildim. Göreve getirilmem de şöyle oldu: Enerji Bakanlığı önerdi. UNIDO kabul ederse de tayin yapılıyor zaten. Bu süreçlerden sonra görevi ben devraldım. Devraldıktan sonra çok sayıda projeye el attık.



Ben özel sektör kökenliyim. ODTÜ makine mühendisliğini bitirdim. Uçak sanayi şirketlerinden TUSAŞ'ın kuruluş safhasında proje mühendisi olarak çalıştım. Koç-Fiat grubunda AR-GE direktörüydüm. 2007 yılında emekli olarak ayrıldım. Özel sektör ve proje ağırlıklı bir kökenden gelince "Ne kadar proje yapabiliriz" konusuna odaklandık. Hem tanıtım hem uygulama projeleri hem de AR-GE alanına el attık. Buraya 2003 yılındaki anlaşma ile beraber Enerji Bakanlığı toplamda 40 milyon dolar bir bütçe koydu. Bunu UNIDO'nun yönetimine verdi. Kâr amacı gütmeyen merkezin misyonu hidrojen enerjisi teknolojilerini gelişmekte olan ülkelerde yaygınlaştırmak. Bu ülkelerde projeler yapmak veya yapanları desteklemeyi amaçlıyoruz. Bunlar tanıtım projeleri olduğu gibi AR-GE projeleri de olabilir. Ayrıca bu konuda konferanslar, çalıştaylar, toplantılar ve 
yaz okulları düzenliyoruz.

"ULAŞTIRMADA HİDROJENE GEÇMEK LAZIM"
SINIRI VAR 

Elektrikli araçlar üretilmeye başlandı. Altyapısı kuruluyor. Bunun bir sınırı var. Akülü araçların mesafesi kısıtlı. 130 kilometreden fazla gidemezseniz, tekrar şarj etmeniz gerekiyor. Bir şarj etmek de 7,5 
saat sürüyor. Kısa mesafeler için elverişli. Ama hidrojen yakıt pilli araçlar devamlı ve yüksek güç veriyor.
ARA ÇÖZÜM 
Hidrojenin sürekliliği var. Hidrojenin en kullanılabilir olduğu alanlar ulaşım, ev ve iş yerleri. Ulaştırmada muhakkak hidrojene geçmek lazım. Çünkü aküler kısa mesafelerde 
uygun
. Ara çözüm hibrid araçlar olmalı.
2020 PLANI 
Toyota ve Mercedes 2015 yılından itibaren hidrojen yakıt pilli araçların artık pazara sunulacağını belirtti. Buna uygun altyapı kuruluyor. Amerika'da zaten bu altyapı var. Japonya'da da altyapı mevcut, onlar da geliştirecek. 2020'ye kadar diğer şirketler de bu taahhüdü verdi.

Hidrojenin temiz enerji kaynakları arasındaki yeri nedir?

- Hidrojen geleceğin enerjisi. En temiz enerji. Bu alana yatırım olamadı çünkü daha fizıbıl değil. Ulaştırmada özellikle akülü araçlar öne çıktı. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması gündemde. Yenilenebilir enerji olduktan sonra hidrojen kullanılabiliyor ya da kullanılması daha kolay oluyor. Bir müddet sonra fosil enerji kaynakları tükenecek. Bunların yol açtığı çevre kirlenmesi ve sera gazı etkisi de söz konusu. Dünyada küresel ısı yükseliyor. Kopenhag kriterlerine göre artı 2 derecenin altında kalması gerekiyor. 2100 yılına kadar kendi haline bırakırsak, dünyanın ortalama sıcaklığı 4,5 derece yükselecek. Bu, bazı yerlerin çöl olması demek. Sıcaklık artışının mutlaka 2 dereceyi aşmaması lazım. Bu seviyede tutmak için de fosil yakıt tüketimini azaltmak gerekiyor. Buna karşılık yenilebilir enerjikaynakları, rüzgar, güneş, biotermal, deniz dalgası, biyokütle ve nükleeri atlamamalıyız. Nükleer bugünkü teknoloji ile temiz enerji grubuna girebilir. Ama riskleri ayrı bir konu.

Yenilenebilir enerji kaynakları konusunda durumumuz nedir?

- Türkiye gibi ülkelerde yenilebilir enerji kaynaklarımız var. Rüzgar, güneş, biotermal gibi... Ama bunlar tüm Türkiye'nin enerji ihtiyacını karşılamaya yetmiyor. Konya Ovası üzerinden yapılan hesaba göre, hiç boşluk olmadan photovoltaic paneller konsa, Türkiye'nin tüm enerjisinin karşılanacağı söyleniyor. Bu çok büyük bir yatırım. Bugün için güneş sistemlerinde photovoltaic panellerin verimliliği yüzde 15. Düşük bir verim ama yatırımı da büyük. Gerçi her yıl yatırımı aşağı düşüyor ama bugün için yatırım yapmak zor. Bu nedenle fosil yakıtlar dünyada kullanılmaya devam edecek. Petrolden doğalgaza geçiş daha çok olacak.


kolay ve tesis kurmayı kısa sürede yapabiliyorsunuz. Sera gazı kullanımı petrole göre yüzde 30 daha düşük. Ama bizim gibi ülkeler için bu biraz daha zor çünkü biz ithal ediyoruz. Tüm bunlara karşın küresel ısınmayı önlemek için de muhakkak yenilebilir kaynaklara geçmek şart.

"SİSTEM PAHALI DEVLET DESTEĞİ ŞART"
EV UYGULAMALARI 

Evler için şöyle bir hidrojen kullanımı oluyor: Doğalgaz olan evlerde, elektrik üretim verimliliği yüzde 35. Yani elektriği üretiyorsunuz yüzde 35 enerji verimliliği ile evlere dağıtıyorsunuz. Ama eve gelen doğalgaz önüne bir buhar reformatörü ve bir yakıt pili koyarsanız oradan hem elektrik hem ısı elde edebilirsiniz. Bu da doğalgazın yüzde 86 enerji verimliliği ile ısı ve elektrik vermesini sağlar. Karbon salınımı da diğer sisteme göre yüzde 30 daha az. 
JAPON MODELİ 
Japonya ev uygulamasına geçen yıl başladı. 
Almanya da bu işi geliştiriyordu. Test aşamasına 2012 yılında başlayacaklar. Japonya'da bir ev için bu sistemi kurmak 30 bin dolara mal oluyor. Ancak bunun yüzde 40'ını Japon hükümeti veriyor. Ayrıca geçen yıl evlere 5 bin tane ısı ve güç dağıtıcı dağıtılmış. Bunlar mikro. 1,4 kilovatlık ısı veriyor. Onların evleri küçük olduğu için yetiyor. 
MALİYETLER DÜŞÜYOR 
Türkiye'de biz bunu 3 kilovat olarak düşünüyoruz. Tabii pahalı ama bir yerden başlamak gerekiyor. Zaten geliştikçe de maliyet düşüyor. Devletin bu konuda sübvansiyon yapması lazım. Aynı sistemleri büyük binalarda kurmak da mümkün. Doğalgaz girişi, biyo gaz, kömürden elde edilen gaz girişleri varsa hidrojen elde etmek mümkün. Ama bu sistemler pahalı. 
TALEP ARTARSA 
Mesela Coca Cola yurtdışında bunu kullanıyor. Çünkü bu sistemler emekleme safhasında. Cihazın üstüne çok yüklü bir AR-GE bedeli yüklüyorlar. Ama talep artarsa yakıt pillerinin maliyeti düşecek. Toyota'nın gerçekleştirdiği sunumda 2008 yılındaki yakıt pili fiyatı neyse 2012'de 20'de 1'i olacak. imalat teknolojileri gelişiyor. Hidrojen sisteminde de bu olacak.

Türkiye hidrojen elde etmeye hazır mı?

- Hidrojen doğada bulunmuyor. Elde etmek gerekiyor. Onun için hidrojen birincil enerji kaynağı değil. Rüzgar, güneş veya biyotermalden elektrik üreteceksiniz, onu suyu hidrojen ve oksijen diye elektrolize ederek ayrıştıracaksınız. Oradan hidrojeni kullanacaksınız ya da güneşi konsantre ederek yüksek sıcaklıkta suyu parçalayacaksınız. Fosil yakıtlardan üretilen hidrojen yüzde 100 saf olmuyor. Karbondioksit çıkıyor. Ona razı olmak ya da karbonu yer altında tutmak lazım. Ama yakıt pillerinde kullanılacaksa tabii ki saklanması gerekiyor. Bir de nükleerden elde edilebilir. Nükleerden çok büyük bir ısı çıkıyor, o ısı suyu parçaladığında hidrojen elde etmek hatta ucuza elde etmek mümkün. En ucuz hidrojen doğalgaz ile üretilen hidrojen. Hidrojen enerjisinin artması için öncelikle yenilebilir kaynakların kullanımının ve üretiminin artması gerekiyor



Peki sizce Türkiye'de ne zaman kullanabilir seviyelere ulaşılır? Ne zaman gözde bir yatırım olur hidrojen?
- Hidrojen gelişmekte olan bir teknoloji. Bu konuda ileri ülkelerde kullanılan hidrojen teknolojilerine bakalım. ABD, Japonya, 
AlmanyaFransa, Çin ve Hindistan gibi ülkelerde bu teknoloji var. Hidrojenin üretim maliyetinin düşmesi gerekiyor. Temiz hidrojen tamamen yenilenebilir kaynakların yatırımına bağlı. Barajlardan nehirlerden elde edilen hidrojen temizdir. Ama şu anda enerji bakanlığına, "Hidrojen üretmek için bana o barajın suyundan verin" derseniz, vermez çünkü ona ihtiyacı var. Küresel iklim değişikliği insanları temiz enerjiye itecek. Yenilenebilir kaynakların fazla kullanımı ise maliyeti düşürecek. Maliyetlerin düşmesi ve devlet sübvansiyonuyla birlikte hidrojen teknolojileri daha etkin olarak kullanılabilecek. Maliyetlerin düşmesini bekleyen yatırımcıların bu alanda bir pazar yaratmaları için maliyetleri üstlenmesi gerekiyor.

Hidrojendeki gelişme özellikle ulaşım alanında artmış durumda. Sizce Türkiye'de ne zaman hidrojen kaynaklı ulaşım araçları olacak?
- Ulaşım sektöründe 2020 ve sonra 2025'ten sonra hidrojen kullanımı göreceğiz. Bu fosil yakıtların tamamen biteceği anlamına gelmiyor. O da devam edecek. O gelişirken öte yandan fosil yakıtlı araçların verimliliğini artırmak için başka çalışmalar olacak. Onlar maliyeti düşürürlerse insanlar yine bir seçim içinde olacak. "Tamam az kirleteyim ama ucuz olsun" diyecekler. Biri azalırken diğeri artacak. 

"HİDROJEN İSTASYONU KURUYORUZ"

Türkiye'de hidrojen üreticilerinin ne zaman yatırım yapmaya başlaması gerekiyor? 
Amerika, Almanya ve Japonya'da hidrojen üreticileri artıyor. Türkiye'de birinci hidrojen istasyonunu Haliç'te biz kuruyoruz. Hidrojen ya sudan ya doğalgazdan üretiliyor. Japonya doğalgazdan üretmeyi tercih ediyor, bu daha ucuz. Ama bunun geçici olduğunu altyapının yaygınlaştırılması aşamasında gerçekleştirdiklerini belirtiyorlar. Amerika'da iki türlü kullanılıyor. Onlar daha çok yenilenebilir enerjiden hidrojen üretmeyi tercih ediyor.

Gelişmekte olan ülkelerde neler yapıyorsunuz? 

- Hindistan'da bir projemiz var. Fosil yakıt kullanan 3 tekerlekli yolcu taşıyıcı araçlar var. Onlardan
15 tanesi hidrojenli. Bunların motor tasarımı Indian Instute of Technology'de yapıldı. Bunlar pilot proje olarak uygulanacak. 500 bin dolarlık bir katkıda bulunduk. Gerisini de Hindistan hükümetine bıraktık.

Şu an yürütmekte olduğunuz diğer projelerden bahseder misiniz?

- Projelerimiz çok çeşitli... Engelliler için hidrojen pilli arabalar yaptık. İDO için birtakım projeler gerçekleştirdik. PETKİM'de bir projemiz var. Ankara OSTİM'le beraber Türkiye'de ilk defa elektrolizör üretimine destek olduk. Eko karavan yaptık. Rüzgar, güneş, hidrojen ve akü sistemlerini birleştiren bir araç yaptık. Bozcaada'da 20 kilovatlık photovol-taic panel var, 30 kilovatlık rüzgar tirübünü var. Bunlardan üretilen enerji ile su elektrolize edilerek hidrojen elde ediliyor. Üretilen enerji kompresörle 220 bar'a basılıyor, tüplere konuyor. Bu tüpler yakıt pili vasıtasıyla hem kaymakamlık evinde hem hastanelerde yardımcı güç ünitesi olarak kullanılacak. Bursa'da hibrid belediye otobüsü yapılıyor. Bot projeleri var.



 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1125987 ziyaretçi (2434799 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc