Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İİN KOŞANLARIN YERİ***
  Umut Her zaman Vardır
 



Umut her zaman vardır

 

İnsan için asıl önemli olan, sürçüp düştükten sonra tekrar ayağa kalkmak ve eskisinden daha dikkatli bir şekilde yoluna devam edebilmektir

Unutmayalım ki, kişinin günahları ne kadar çok olursa olsun Allah’ın rahmeti o günahlardan daha çoktu
Kendini karanlıklara terk etme!

 

 

 

Başını her belaya soktuğunda karşısındaki kişiyi öldürmekten bir an çekinmiyor, vicdanı da bir parça olsun sızlamıyordu. Katlettiği insan sayısı doksan dokuzu bulduğunda, yaşadığı hayatın kirliliği gönlünü acıtmaya başlamıştı. Pişmanlıklarla kapı kapı dolaşıyor, her kapıda halini şerh edip, tevbe imkânı bulmaya çalışıyordu.

 

 

 

Umutla yöneldiği her bir yüz, onu geri çeviriyor ancak o, pes etmeden arayışına devam ediyordu.
Günler sonra karşısına çıkan bir ihtiyar, onu bir adama yönlendirdi. Halk, o adamı din alimi olarak biliyordu. Ancak bu adam, ilimden fazla nasibi olmayan, bununla birlikte ibadetlerini yerine getirmeye çalışan, bu şekliyle de halkın güvenini kazanmış bir insandı.

 

 

 

Genç sevinçle giderken, din adamının kendisine mutlaka bir yol göstereceğini düşünüyordu. Ne var ki umduğu gibi olmadı. O şahıs, genci kapısında kovarken, “O kadar cana kıymışsın bir de pişmanım diyorsun. Senin yerin cehennem kuyularıdır” diye bağırıyordu. Genç, o sinir ile kuşağındaki bıçağı çıkararak onu da öldürdü.

 

 

 

ALLAH SENİ DE AFFEDER

 

 

 

Artık yüz kişiyi öldürmüştü, bütün ümidini yitirmiş olarak geri dönerken yaşlı bir adam çıktı karşısına. Genç, ihtiyara yaşadıklarını anlattı. İhtiyar, “Evladım sen bu ülkenin âlimini hiç duymadın mı, anlasa anlasa senin halini o anlar, ona git.” dedi.

 

 

 

Genç, yola koyuldu ve zamanın âlimini bulup halini anlattı. Âlim, “Seninle tevben arasına kimse perde olamaz. Sen gerçek bir pişmanlık ile tevbe et, kendini ibadete ver. Allah elbette seni de affeder” dedi.

 

 

 

Genç, âlimden duyduğu bu sözler ile sevinç gözyaşları dökmeye başlamıştı. Âlim devam etti: “Ancak senin büyüyüp yetiştiğin şehir, kötülüklerle dolu ki seni bu hale getirmiş. Bundan sonraki hayatını falanca şehirde geçir, oraya yerleş. Orada Allah’ın birçok salih kulu yaşar, onlarla beraber ol ve ibadetlerinle yeniden can bul.” diye tembih etti.

 

 

 

Genç, hiç evine uğramadan âlimin tarif ettiği şehrin yoluna düşmüştü. Ancak, gencin ömür sermayesi tükenmişti ve henüz yolu yeni yarılamışken ruhunu teslim etti. Melekler hemen gencin etrafında toplandılar. Rahmet melekleri, “Bu adam tevbekâr, zira tevbe yolundaydı.” dediler. Azap melekleri ise, “Bu adam yüz kişiyi öldüren azılı bir katil. Üstelik hiçbir hayrı da yok, onun yeri cehennemdir.” dediler.

 

 

 

Melekler bu şekilde aralarında konuşurken, Allah (c.c.) insan suretinde bir melek gönderdi. Melekler aralarında onun hakem olmasına karar verip bu adamın durumuna nasıl hükmedileceğini bildirmesini istediler. Hakem olarak belirlenen melek şöyle dedi: “Onun çıktığı yer ile gitmekte olduğu yeri ölçün, eğer tevbe edeceği yere yakınsa onu rahmet melekleri, ilk çıktığı yere yakınsa azap melekleri teslim alsın.” Melekler ölçmeye başlamışlardı, lakin Allah (c.c.) kulunun samimiyeti nispetinde mesafeyi çoktan belirlemişti. Melekler yolu ölçünce gördüler ki gitmeye çalıştığı yere bir karış daha yakın ve onu hemen rahmet melekleri teslim aldılar.

 

 

 

ASLA ÜMİTSİZ OLMA!

 

 

 

Yukarıdaki yaşanmış hadiseyi bizzat Peygamber Efendimiz anlatıyor. Bu hikaye bizim için pek çok ders barındırıyor. İnsanın, günahtan bütün bütün uzak durması çok zordur. Zaten o, temelde melekler gibi günahtan uzak tutulmamıştır. Bu açıdan o her zaman hata işlemekle yüz yüzedir. İnsan için asıl önemli olan, sürçüp düştükten sonra tekrar ayağa kalkmak ve eskisinden daha bir temkinle yoluna devam edebilmektir. Kişinin günahları ne kadar çok olursa olsun Allah’ın rahmeti o günahlardan daha çoktur. Yeter ki, kul pişman olup O’nun kapısına tevbe ve istiğfarla gelebilsin.

 

 

 

Tevbesinden geri dönmek istemeyen bir insan, kendisini devamlı surette günaha çağıran arkadaş ve çevreden de uzak durmalıdır. Aksi takdirde bu gün olmasa bile yarın şeytan onu tekrar ağına alabilir ve tevbe ettiği günahları işlettirebilir. Şeytanla dans edilmez. O yüzden insan, şeytanın yol bulup kendisine tesir edebileceği bütün kapıları kapamasını bilmelidir.

 

 

 

Yazımızı Mevlana’nın şu enfes ifadeleriyle noktalayalım:

 

 

 

Sakın umutsuzluk semtine uğrama,

 

 

 

Çünkü bir yığın umut var.

 

 

 

Kendini karanlıklara terk etme,

 

 

 

Zira nice güneşler var…

 

 

 

SÖZÜN ÖZÜ

 

 

 

1. İnsanın, günahtan bütün bütün uzak durması çok zordur.

 

 

 

2. Kişinin günahları ne kadar çok olursa olsun Allah’ın rahmeti o günahlardan daha çoktur.

 

 

 

3. İnsan, kendisini günaha çağıran arkadaş ve çevreden uzak durmalıdır.

 

 

 

ALİ DEMİREL-BUGÜN GAZETESİ

 

 

 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1139981 ziyaretçi (2483212 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc