Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İÇİN KOŞANLARIN YERİ***
  Önce Milliyetçiler,Sonra Solcular Kullanıldı
 


12 Eylül öncesinde milliyetçiler sonrasında ulusalcılar kullanıldı  
Psikolojik Harekat Dairesi'nde görev yapan emekli Yarbay Şenol Özbek, Özel Harp'te kullanılan sivil unsurların döneme göre değiştiğini belirtiyor. FOTOĞRAF: Zaman, Ali Ünal
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast ve devletin zirvesine yönelik izleme iddialarıyla ilgili soruşturma Türkiye'de bir ilkin yaşanmasına neden oldu.
 

Sivil savcılar, Özel Kuvvetler'e bağlı Seferberlik Bölge Başkanlığı'nda 6 gün boyunca arama yaptı. Özel Kuvvetler'in yapısına dair tartışmalar ise sürüyor. Seferberlik Tetkik Kurulu (STK) 1952'den beri çeşitli isimler altında faaliyet gösteriyor. 1965'te yeniden yapılandırılan birim Özel Harp Dairesi adını aldı. Bu yapıdan 1974'e kadar başbakanların bile haberi olmadı. Merhum Başbakan Bülent Ecevit, CIA'in finanse ettiği birimi 1974'teki Başbakanlığı döneminde tesadüfen öğrendi. Ecevit, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar'ın, 'acil bir ihtiyaç için Başbakanlık'ın örtülü ödeneğinden yüklü bir para istemesiyle' başlayan bilgilendirme sürecini şöyle anlatmıştı: "Bu paranın ne amaçla istendiğini sormak zorunda kaldım. Özel Harp Dairesi için istiyoruz' yanıtı geldi."

Özel Harp Dairesi 1992'ye gelindiğinde Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) ismini aldı ve Genelkurmay 2. Başkanlığı'na bağlandı. Peki ÖKK'nın yapılanması nasıl? Eski adıyla Psikolojik Harekât Dairesi'nde (PHD) görev yapan Emekli Yarbay Şenol Özbek, bu yapının görevini 'Komünist işgal ya da ayaklanma durumunda, işgale son vermek için gerilla yöntemlerini ve mümkün olan tüm yeraltı faaliyetlerini kullanmak' şeklinde özetliyor. Özbek'in verdiği bilgilere göre Özel Harp'ten sorumlu birimin görev sahası 3'e ayrılıyor: "Gayri nizami harp, psikolojik harp ve ayaklanmalara karşı koyma." Gayri nizami harp uygulamaları da kendi arasında 3 bölümde faaliyet icra ediyor: "Gerilla faaliyetleri, kurtarma ve kaçırma, yeraltı harekâtı."

Psikolojik harekât faaliyetleri de Özel Harp yapılanmasının içindeydi. Fakat daha sonra 'görülen lüzum üzerine' psikolojik harekât yapılanması 'daire'ye dönüştürüldü ve Özel Kuvvetler'in bünyesinden çıkarıldı. ÖKK'nın altında bir karargâh yapılanması var. Karargâhın başında bir kurmay başkanı bulunuyor. Onun altında ise seferberlik bölge başkanlıkları yer alıyor.

1952'de kurulan Özel Harp Dairesi ilk icraat olarak Kıbrıs'ta Türk Mukavemet Teşkilatı'nı örgütledi. Özbek, 6-7 Eylül olaylarında, 12 Eylül öncesi meydana gelen kargaşa ortamında ve 28 Şubat sürecinde Özel Harp'in içerisindeki bazı uzantıların ve devletin bazı istihbarat kuruluşlarının da rol oynadığını belirtiyor. Özbek'in anlatımlarına göre, 12 Eylül öncesi, bu birimin tehdit algılamasında komünizm işgali vardı. Bu yüzden Özel Harp'te kullanılacak sivil unsurlar muhafazakâr ve milliyetçi camiadan seçildi. Komünizm tehdidi bertaraf olduktan sonra bir numaralı iç düşman irtica oldu. Tabiatıyla Özel Harp unsurları da değişti. Milliyetçi muhafazakâr unsurların yerini, sol eğilimli, Kemalist ve ulusalcı güçler aldı. Özbek, "İrticayla mücadelede yapacağınız operasyonlarda dini hassasiyeti olan muhafazakârları, milliyetçileri kullanamazsınız. Solcu, Kemalist, ulusalcı ya da dini hassasiyeti bulunmayan Türkçülere ihtiyacınız vardır." ifadesini kullanıyor. Özbek, illegal faaliyetlerin Özel Harbin bütününe mal edilmesinin yanlış olduğunun altını çizerken bu yapılanma içindeki illegal unsurların temizlenmesi gerektiğini vurguluyor. ZAMAN

Emre Soncan Ankara
02 Ocak 2010, Cumartesi





Özel Harp'İn kurucusu konuştu: Suikast gibi suçlara karışanlar Özel Kuvvetler'de barındırılmamalı  
Özel Harp Dairesi'nin kurucuları arasında yer alan emekli Albay İsmail Tansu, kurumun varlığının değil, teşkilat içindeki çürüklerin sorgulanması gerektiğini söylüyor. FOTOĞRAF: ZAMAN
Özel Harp Dairesi'nin kurucularından emekli Albay İsmail Tansu, daire üzerindeki olumsuz kanaatin aşırı gizlilik ve bazı çalışanların gayri meşru işlere karışmasından kaynaklandığını belirtiyor. Teşkilatın görevleri arasında siyasilere suikast gibi bir konunun olmadığını kaydeden Tansu, "Kurum sistematik olarak bu tür gayrimeşru işler yapmaz. Ama her kurumda olduğu gibi bu kurumda da bu tür işlere karışanlar olabilir. Bu tip insanlar Özel Kuvvetler'de barınamaz, barındırılmamalı." diyor.
 

Özel Harp Dairesi'nin kurucularından emekli Albay İsmail Tansu, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a yönelik suikast iddialarını değerlendirirken önemli açıklamalarda bulundu. Gözaltına alınıp serbest bırakılan subaylarla ilgili kuşkuların sürdüğünü kaydeden Tansu, gerçeğin incelemeler sonunda ortaya çıkacağını ifade ediyor. Teşkilatın görevleri arasında siyasilere suikast gibi bir konunun olmadığının altını çiziyor. Tansu, "Hatta hiçbir siyasi partinin tarafını bile tutmamıştır. Kurum sistematik olarak bu tür gayrimeşru işler yapmaz. Ama her kurumda olduğu gibi bu kurumda da bu tür işlere karışanlar olabilir. Bu tip insanlar Özel Kuvvetler'de barınamaz, barındırılmamalı. Çünkü bunlar özenle seçilen ve özel eğitim görmüş insanlar." diyor.

Emekli Albay Tansu, Özel Kuvvetler'le ilgili öteden beri toplumda olumsuz kanaatin olduğunu, bunun kurumun aşırı gizli yapısı ve bazı çalışanlarının karıştığı gayrimeşru işlerden kaynaklandığını söylüyor.

Özel Kuvvetler'e bağlı Seferberlik Tetkik Kurulu'ndaki aramanın, şaibeleri de ortadan kaldıracağını belirten Tansu, "Kurumda bugüne kadar tahkikat yapılmadı. Bunun üzerine 'şaibeli olduğu için açmak istemiyorlar' diyenler oldu. Genelkurmay bunu açtı. Bu sevindirici bir gelişme. Eğer hukuka aykırı bir şey tespit edilirse sorumlular hesap vermeli." şeklinde konuşuyor.

ERGENEKON'UN YAPTIĞI FİŞLEMELER KABUL EDİLEMEZ

Emekli Albay İsmail Tansu, kurumsal anlamda Özel Kuvvetler'i eleştirmenin doğru olmadığının altını çizerken, içindeki çürüklerin ortaya çıkarılmasının da gerekli olduğunu vurguluyor: "Bu kurum hakkında geçmişten bu yana gayri kanuni işler yaptığı, faili meçhullere karıştığı söylendi, hatta kontrgerilla yakıştırması bile yapıldı. Bu kuşkular bugün de devam ediyor."

İsmail Tansu, Ergenekon davasının tutuklu sanıkları Özel Kuvvetler'den emekli Binbaşı Fikret Emek ve Albay Levent Göktaş da fişleme belgelerinin çıkmasını kabul edilemez buluyor.

"Asker de olsa artık herkes geçmişten ders alıp demokrasi ve hukuk çerçevesinde hareket etmek zorunda." diyen emekli Albay, şöyle devam ediyor: "Bunlar, yargı mensuplarını fişlemişler. Hatta generalleri bile bir solcu, Alevi diye fişlemişler. Ortada belgeler var. Buna inanamıyorum. Olmaması gereken işler bunlar. Dolayısıyla asla kabul edilemez."

 

İhtiyaçlarımızı ABD karşılardı

Emekli Albay İsmail Tansu, Özel Harp Dairesi'nde lojistikten sorumlu komutan olarak görev yapmış. Tansu, dairenin kuruluş amacını "Bize denildi ki, savaşta düşman (Rusya) Türkiye'yi işgal ederse, işgal ettiği yerlerde onların iflahını kesin. Gerilla hareketiyle onları yıpratın. Hazırlıklarımız hep bunun üstüneydi." şeklinde konuşuyor.

Emekli Albay, Özel Kuvvetler'in finansmanını başlangıçta ABD'nin yaptığını da kaydediyor. Tansu, bu konuda şu bilgileri veriyor: "Amerikalılar bize müşavirlik yapıyordu. Yardım da yaparlardı. Bizde olmayan ihtiyaçlarımızı ya da örtülü ödenekten para verilemediği durumlarda onlar karşılardı. Mesela harekat eğitimi için Ankara'da kullanılan binaların kirası, benzin paraları bunların başında geliyordu." Tansu, ABD'nin daha sonra bu yardımları niçin kestiğini ise bilmediğini söylüyor.

ZAMAN

Hamza Erdoğan Ankara
02 Ocak 2010, Cumartesi










 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1153717 ziyaretçi (2516017 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc