Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İÇİN KOŞANLARIN YERİ***
  Tayyar YILDIRIM .Bir Hayat Öyküsü.
 






BEN BÖYLE ASTSUBAY OLDUM PDF Yazdır E-posta
 
 
B
en Astsubay olmak için, nizamiyelere kadar gelip, salya sümük ağlamadım hiç. Anamın, babamın elinden tutup aday kayıt kabul kısmına gelip; "ne olursunuz, beni Astsubay yapsınlar" diyerek kimseye yalvarmadım. Astsubay okuluna müracaat tarihinin son 5 gününe kadar da Astsubay nasıl olunur kesinlikle bilmiyordum. Astsubay ile Subay statülerinden bîhaberdim. Hiçbir okulu kazanamayıp, kısa yoldan maaş bağlanması için seçmedim Astsubaylığı. Kesinlikle Astsubayın ne kadar maaş aldığını, hangi dereceden maaş almaya başladığını, hangi dereceye kadar yükselebileceğini, dahası derecenin ne demek olduğunu dahi bilmiyordum.

İlkokulu, Anadolu'muzun kuş uçmaz kervan geçmez bir köyünde bitirdim. O zamanlarda köyümde elektrik, su, okul, telefon, dahası medeniyetin nimetlerinin hiç birisi yoktu. Kısaca Yoklar Köyü'nün; taş duvarlı, ağaç örtülü, toprak sıvalı köy odasında başladım ilkokulu okumaya.

O şartlarda yaşadığı halde babam, kendi kendine okuma yazma öğrenmiş. Bana da öğretti. Ben ilkokula başlamadan önce öyle bir köyde okuma yazma öğrenmiştim. O zamana kadar köyümde değil ortaokul mezunu, ilkokul mezunu bile yoktu. 1966 yılında köyüme bir tane öğretmen geldi. Birinci sınıftan başka öğrencisi yoktu. Ben 5'nci sınıfa geldiğimde 1,2,3,4 ve 5'nci sınıflar aynı odada ders görüyorduk. Bir öğretmen ve 60 öğrenci aynı sınıfta okuyorduk. Kabıma sığmaz bir öğrenciydim. Ayrıca benden başka 7 adet kardeşim vardı. Babam bir tek eşeğin koşulduğu karasaban ile 3 evlek tarlayı sürüp bizleri beslemeye uğraşıyordu. Buna rağmen; "oğlum, seni okutacağım" diyerek okuma işini beynime kazıyordu. Anam tarlalarda pancar çapalayarak bana harçlık gönderiyordu. Onlar olmasaydı ben şimdi karasabanla çift süren bir insandım. Çünkü babam hala öyle yapıyor. Bu bir ajitasyon değil, bir gerçek vakadır.

Bu şartlarda ilkokulu birincilikle bitirip, katıldığım 2 elemeli sınavın ikisini de kazanarak devlet parasız yatılı İlköğretmen Okulunu kazandım. 7 sene okuyup öğretmen olacaktım ki, ben İlköğretmen Okulunun 3'ncü sınıfındayken devletimiz, yaptığı bir değişiklikle Okulun süresini 6 yıla düşürüp Öğretmen Lisesi yapıverdi. Yani devletim; benim İlk Öğretmen Okulu statüsündeyken kazandığım okulumun statüsünü değiştirerek bir anda lise mezunu veren bir okul haline getiriverdi. Bu benim istemim dışında gerçekleşen bir olaydı. İşte bu değişiklik benim liseden sonra Astsubay olmama giden yolu hazırladı. 7 Kardeş ve 2'de anne ve babanın rızkını ben harçlık olarak kullanıyor ve okumaya çalışıyordum.
Bu şartlarda Astsubay oldum ben. Astsubay okulunu devletim kurdu. Ben Astsubay olarak ne okulun yapımında, ne kanunların hazırlanmasında ne de daha sonraki pozisyonunda bir dahlim olmadı. Devletim bu okulu hazırladı, buraya öğrenci alma şartlarını belirledi ve beni de o şartlara haiz bir vatandaş olarak gördüğü için beni oraya kabul etti. secme_sinavlari.jpg
D
evletim beni çeşitli ve zor sınavlardan geçirerek aldı o okullara. Hele Astsubay okuluna girmek için yapılan sınavlar vardı ki yazılısı ayrı, sözlüsü ayrı, mülakatı ayrı hele hele sağlık raporu daha da fazla zorluklar içeriyordu. Yanımda ne annem vardı elimi tutan, ne babam vardı ne de abim vardı. Kimseye salya sümük yalvarmadım "beni de alın" diye& Tam 13 gün, İzmir Eşrefpaşa'dan Askeri Hastane'ye sağlık raporu alabilmek için gittim geldim. Anadan üryan ederek, tam teşekküllü bir şekilde muayeneden geçirildim. Bakmadık yerimi bırakmadılar. Göbeğimin üstünde bir santimlik bir çizgi olsaymış beni Astsubay yapmazlarmış.

Anamda, babamda, kardeşlerimde, hatta halamda, teyzemde, amcamda, dayımda herhangi bir ahlaki bozukluk olsaymış okulun bitmesinin son günü bile olsa beni atarlarmış okuldan. Polisten, jandarmadan, muhtardan, konudan, komşudan istihbarattan kısaca aklınıza neresi gelirse beni sormuşlar ve tertemiz bir şekilde bana rütbe takıp ordunun saflarına katmışlar.

O zaman söylerlerdi; üniversiteye girme şansı 1/10 ama Astsubay okuluna girme şansı 1/25 falanmış. Yanlış değilsem 26 bin kişi müracaat etmiş benim zamanımda& Mensubu olmaktan gurur duyduğum Astsubay okuluma ise bin kişi almışlar. Yani 26 kişi içinde birinci olarak girmişim oraya. Yani üniversiteye girmekten 2,5 kat daha zor olan, hatta bedeni ve zihinsel eksikliklerden de arınmış olmayı da katarsak eğer daha da zorlaşan bir okula kabul edilmişim.

Devletim beni 7 yıl yatılı okuttu. Daha göreve adım attığım günden itibaren bunu hak etmenin gayretine giriştim. Mesai mefhumu gözetmeksizin, nöbet istirahatlarımdan dahi feragat ederek devletimin 7 yıl yatılı okutmasının bedelini fazlasıyla ödediğim kanaatimdeyim. Ödemediysem de öbür tarafta ödetecekler.
Demek ki ben salya sümük ağlayarak, Astsubay olmam için yalvarıp yakararak kabul edilmemişim oraya. Daha sonraları, Astsubay maaşımla yani devletimin bana vermeyi uygun gördüğü maaşla hem kendim üniversiteyi bitirdim, hem kızımı öğretmen, hem de oğlumu mühendis oluncaya kadar okuttum. Hala ilkokula giden bebemi ise kısıtlı maaşımla okutma gayreti içindeyim.

Bütün Astsubaylar benzer şartları yaşamışlardır. Ülkemin bütün insanları beni anlamışlardır umarım. Bana kalkıp küfür edecek bir tek Allah kulu çıkmaz. Ortada dönen söylentiler mutlaka yalandan ibarettir. Çünkü bunları, bu yaşadıklarımı onlardan iyi kimse bilmez.

Tarih, coğrafya, sosyoloji, psikoloji ilimlerinin en alasını almış olanların böyle hareketlere girmeyecekleri ayandır, beyandır.

Buna beni kimse inandıramaz!

Saflarından, 2005 yılında ayrıldığım Şanlı Silahlı Kuvvetlerimizin tüm mensuplarını saygı ile selamlıyorum.

Tayyar YILDIRIM

 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1111649 ziyaretçi (2379942 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc