Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İÇİN KOŞANLARIN YERİ***
  Pınar KAFTANCIOĞLU.Milyon avrolar kazandı ama köye yerleşti
 



Milyon avrolar kazandı ama köye yerleşti


Milyon avrolar kazandı ama köye yerleşti

Pınar Kaftancıoğlu tam da zengin olup emeklilik hayalleri kurarken Ocaklı Köyü’ne yerleşmiş ve İpek Hanım Çiftliği’ni kurmuş. Kaftancıoğlu: “Çiftlikte çalışan köylü kadınlar kazandıkları parayla araba alıyorlar. Arkasına da ‘Pınar sağ olsun’ yazıyorlar. Onlar kazandıkça ben mutlu oluyorum”




Elif Berköz Ünyay elif.berkoz @ milliyet.com.tr

Okuduğum bloglarda aylardır ismini duyuyordum, geçen hafta siparişimi verdim. Allah’ım o nasıl bir domatestir öyle. Kokusu hâlâ burnumda. Pınar Kaftancıoğlu, adı kulaktan kulağa yayılan  Nazilli’deki İpek Hanım Çiftliği’nin sahibi. Kızının adını verdiği çiftliğinde sebzeden zeytinyağına, bulgurdan peynire, baldan ekmeğe 175’e yakın ürün var. Kaftancıoğlu “Benim en güvenilir referanslarım anneler” dese de Erol EvginZeki Alasya,karikatürist Fatih Solmaz, işadamı Ali Üstay gibi isimler de ondan alışveriş yapıyor.
Kaftancıoğlu organik sözcüğüne gıcık oluyor. İnatla organik tarım belgesi almıyor. “Ege’nin köy ürünleri zaten yüz yıllardır ‘organik’. Bizim çiftliğimizde de köylü usulü tarım yapılıyor” diyor. 


İpek Hanım Çiftliği nasıl kuruldu?
Şu an ayrı olduğum ikinci kocamla Aydın’da yaşıyorduk. Kocam Aydın Nazilli’de bir su fabrikasını satın aldı. Başına geçtim. Su fabrikasını 13 yıl işlettim. Eşimle boşanmaya kalkınca su fabrikası sorun oldu. Sattık. Yüksek bir meblağ aldık. Niyetim 30’lu yaşlarımın sonunda emekli olmaktı. Ama Nazilli’den kopamadım. 70 haneli Ocaklı Köyü’ne yerleştim. Çiftçilik serüvenim kızıma sağlıklı gıdalar yedirebilme isteğimle başladı. Satın aldığım beş dönümlük araziyi ıslah ettim, çiftlik kurdum. Ekimlerin ilk mahsulleri çıktıktan sonra planlama hatası yaptığımı anladım. Beklediğimin çok üzerinde ürün almıştım. 

“Kadınlarla var ettik çiftliği. 46 çalışanın 42’si kadın”
Ee ne yaptınız o ürünleri? Sattınız mı?
İstanbul’da birkaç eski arkadaşım vardı. Kolileri ağzına kadar sebze ile doldurdum ve arkadaşlarıma gönderdim. Sadece birkaç hafta sonra o arkadaşlarım sürekli olarak benden sebze meyve ister olmuş, üstelik ‘’Yapmayın, etmeyin’’ dememe karşın kendi arkadaşlarına da bu durumu yaymışlardı. Böylece çiftliğin adı duyuldu. 

Çiftlikte tarlaları ekip biçen, yola çıkacak kargoları hazırlayan herkes kadın mı?
Fabrikayı sattıktan ve milyon avrolar kazandıktan sonra Miami’ye falan taşınacağımı sanıyorlardı. Ben eşyalara, eve, arabaya para yatırmayı sevmiyorum. İnsanlarla birlikte yemeyi seviyorum. Çiftlikte maaşlı çalışan 
46 kişi var, 42’si kadın. Biz köylü kadınlarla var ettik çiftliği. Kadınlar kazandıkları paralarla motosiklet ve araba alıyorlar. Araçlarının arkasına da “Pınar sağ olsun” ya da “Hanımağam sağ olsun” yazdırıyorlar. Genç kızlar Zara’dan ceket aldılar hayatlarında ilk defa. Onlar kazandıkça ben mutlu oluyorum. 

“Babam gözlerimin önünde vuruldu”
41 yaşındaki Kaftancıoğlu 1980’de öldürülen gazeteci-yazar Ümit Kaftancıoğlu’nun kızı. Pınar Kaftancıoğlu babası öldüğünde 11 yaşındaymış: “Babam TRT’ye gitmeden önce beni okula bırakacaktı her zamanki gibi. Gözlerimin önünde vuruldu. Onu çok seviyordum, ölümünü hâlâ atlatabilmiş değilim. Yetimlik öksüzlük de getirdi. Annem ve abimle koptuk. Herkes acısını kendi içinde yaşadı.” Babanın ölümünün ardından ailede geçim sıkıntısı başlamış. Kaftancıoğlu para kazanmak için okuldaki fotokopicinin, tostçunun yanında çalışmış. Liseyi bitirdikten sonra İstanbul İşletme Fakültesi’ne girmiş. İlk kocasıyla okulda tanışmış. 16 yaşında oğlu Can’ı doğurmuş. Annelikle birlikte okulu yürütemeyince iş aramaya başlamış: “Kumarhanelerde çalıştım. Sonra bir işadamının sağ kolu oldum. Kocamdan boşandım. Oğlum 
12 yaşındayken birlikte motosikletle Ege turuna çıktık. O gezi sırasında eski dostum Müjde Nişanyan’ın Şirince’deki hayatına tanık olduk. İmrenilecek bir hayat yaşıyordu. İstanbul’dan kaçış planı yaptık, Kuşadası’na taşındık. İkinci kocam ve kızım İpek’in babasıyla da orada tanıştık.”


Tavsiye listesini sipariş edene kargo ücreti yok
Pınar Kaftancıoğlu’na sipariş vermek istiyorsanız ipekhanimciftligi@gmail.com adresine e-posta gönderebilirsiniz. Ödemeyi EFT ile yapıyorsunuz. Kaftancıoğlu’nun yolladığı ürün listesinden seçtikleriniz bir ya da iki gün içerisinde kapınızda oluyor. Kargo ücreti en fazla 8,5 TL tutuyor. Eğer içinde 25 çeşit ürünün bulunduğu 110 TL’lik tavsiye listesini sipariş edersiniz kargodan para alınmıyor. 


Fiyatlar
 
Domates 4 TL
Patlıcan 3,5 TL
Biber 3 TL
Soğan 3 TL
Kuru fasulye 12 TL
Esmer bulgur 5 TL
Süzme bal 25 TL
Köy ekmeği 5 TL
Zeytinyağı 17 TL




En ünlü domates bu çiftlikte yetişiyor
Pınar Kaftancıoğlu, son aylarda dilden dile dolaşan Aydın’daki İpek Hanım Çiftliği’nin sahibi. Hobi olarak başladığı sağlıklı tarım işi onun 40 yaşından sonra yaptığı yeni mesleği. Emine Erdoğan’dan Erol Evgin’e herkes onun doğal domateslerinden yiyor

Pınar Kaftancıoğlu, 1980 yılında faili meçhul bir cinayete kurban giden gazeteci-yazar Ümit Kaftancıoğlu’nun kızı. 12 yaşında yetim kalıyor. Annesi ve ağabeyiyle birlikte geçim sıkıntısına düşüyorlar ve evlere temizliğe giderek aile bütçesine katkıda bulunmaya başlıyor. Kimseye muhtaç yaşamamak için hiç durmadan çalışıyor. Cam siliyorken bile hırs yapıyor, diğerlerinin yarım günde bitirdiği işi, o bir saate tamamlıyor. Hayatta da hızlı, 16 yaşında anne oluyor.
Sonra, İstanbul’da bir kumarhanede garsonluk, hosteslik yapıyor. 1995 yılında kumarhaneler kapanana kadar, iyi para kazanıyor. Kapandıktan sonra bir tanıdık sayesinde Süzer Holding’e geçiyor. Mustafa Süzer’in sağ kolu oluyor.
Aradan geçen yıllarda İstanbul’u terk edip, sakin bir yere yerleşmek hayali kuruyor. Sonunda Aydın, Nazilli’ye taşınıyor. “Ben başka insanlar gibi çok başarılı değildim. O yüzden iş hayatından kopmak çok zor olmadı” diyor ama durum böyle değil. Başarılı iş hayatı sayesinde bir su fabrikası satın alacak kadar para kazanıyor. Billur Su’yu 12 yıl başarıyla işletiyor. 

ANNELERİ SÖMÜREN SEKTÖR

Yine fazla çalıştığını fark edince 40 yaşında, ani bir değişiklik yapmaya karar veriyor. Fabrikasını satıyor, eşinden boşanıyor ve İpek Hanım Çiftliği’nin hikayesi başlıyor. 30 haneli Ocaklı Köyü’nde bir çiftlik inşa ettiriyor: “Fabrikayı sattıktan sonra da buralardan kopamadım. Elde ettiğim parayla lüks içinde yaşayabilirdim ama onun yerine bu 30 haneli köyde kaldım” diyor. 
Çiftlikte de boş oturamıyor. Kendi deyimiyle, ‘endişeli anneleri sömüren organik ürünler sektörü’ne kızıyor: “Organik meyve ve sebzeyle ilgili o kadar çok sahtekarlık var ki... Organik, sağlıklı diye çıkarıyorlar, bir sertifika alıyorlar. Sonra bir daha kontrol eden olmuyor. Gerçekte nasıl üretiliyor fikriniz yok!” 
Bu organik sahtekarlığından rahatsız olan Pınar Hanım, bunun üzerine kızının sağlığı için arazilerini değerlendirip, kendi gıdasını kendi üretmeye karar veriyor: “Ayrıldığım sıralarda fabrikadan birkaç işçi çıkarılmıştı. Onları yanıma aldım. Eski usul, ne çıkarsa ekelim taktiğini uyguladık. Ürünleri önce arkadaşlarıma gönderdim. Sonra bir şekilde duyuldu. 
Hobi olarak başlayan İpek Hanım Çiftliği, ekonomik olarak bütün köye yaramış. Şu anda et hariç, 200’ün üzerinde ürün var. Ekim, dikim ve paketleme işlerini 35 kişilik bir ekip yapıyor. 

SHİİTAKE MANTARI YETİŞTİRECEK 

Şu anda İpek Hanım Çiftliği’nden alışveriş yapanlar arasında Emine Erdoğan’dan Erol Evgin’e, Zeki Alasya’dan büyük şirketlerin genel müdürlerine kadar birçok tanınmış insan var. Aydın Valisi, organik meyve istemiş, İpek Hanım Çiftliği’ne yönlendirmişler: “Geldiler, çok etkilendiler. Girişimciliğimizin herkese örnek olması gerektiğini söylediler. Büyük bir talep olmasına rağmen Pınar Kaftancıoğlu, işi büyütmeyi düşünmüyor. Bunun yerine Türkiye’de daha önce denenmemiş ürünleri yetiştirmeye karar vermiş. İlk denemesi ‘Shiitake Mantarı’: “İlk defa 20 yıl önce bir otelde denemiştim, çok hoşuma gitmişti. Yurtdışındaki mantar uzmanlarıyla yazıştım. Çok da zor olmadığını görünce hemen işe koyuldum. Bakalım, kaç tane, nasıl çıkacak. İlk mahsülleri Mikla Restaurant’ın sahibi Mehmet Gürs’e vereceğim.”

ÇİFTLİKTEN NASIL SİPARİŞ VERİYORSUNUZ?

Çiftlikten sipariş vermenin en kolay yolu; “ipekhanimciftligi@gmail.com” adresine bir e-posta atmak. Size ürünleri ve fiyatlarını içeren bir liste yollanıyor. Siparişiniz iki günde evinize geliyor. Daha detaylı iletişim bilgileri için www.ipekhanim.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.





 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1189567 ziyaretçi (2632049 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol