Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İİN KOŞANLARIN YERİ***
  Mevlana Hayranı Dr.Deepak CHOPRA
 















  Ünlülerin doktoru Mevlana hayranı
Ünlülerin doktoru Mevlana hayranı
Dr. Deepak Chopra
İSTANBUL
'Benliğin Keşfiyle İçimizdeki Bilgeyi Uyandırmak' konulu bir seminer vermek için İstanbul'a gelen Bill Clinton, Madonna, Demi Moore gibi dünyaca ünlü isimlerin şifacısı Hintli doktor Dr. Deepak Chopra, Mevlana hayranı çıktı. Chopra, Mevlana felsegesinden ve İslamiyet'ten etkilendiğini belirterek, 'Mevlana Celaleddin Rumi kalben ve ruhen benim örnek aldığım yegâne düşünürlerden biri. Mevlana'nın öğretileri yıllardır bana ışık tutup, ilham kaynağı olmuştur' diye konuştu.


Herşeyini sattı sonra zirveye çıktı


www.myblissandbalance.com

Dünyaca ünlü alternatif tıp gurusu, ABD�nin en

tanınmış isimlerinden, Hint asıllı doktor ve şifacı Deepak Chopra�nın asistanı Ezgi Sorman�la tanıştığınızda ondaki farklı, yüksek, coşkulu enerjiyi hemen hissediyorsunuz. Hikayesinin ayrıntıları da sizi
inanılmaz etkiliyor, bu hikayeyi dinlerken bile, değiştiğinizi hissediyor ve kendinize soru sormaya başlıyorsunuz. Sorman, New York�ta süper zengin, şaşalı bir finansçı olarak sürdürdüğü hayatını Deepak Chopra ile 1 saatlik görüşmeden sonra sıfırlayarak, tamamen farklı bir alana geçmiş.

  • Hikayeniz nasıl başladı?

    17 yaşımda İngilizce öğrenmeye İngiltere�ye gittim. Sonra kuzenlerimin yanına, New York�a... �Wall Street� filminin kahramanı Gordon Gekko�ya özenerek gittim New York�a aslında. Orada finans okudum. Çok iyi derecelerle mezun oldum. İlk çalıştığım firmalardan biri J.P Morgan Chase�di, sonra Citibank�a transfer oldum. 10 yılık finans ve bankacılık maceramdan sonra bir gün ofisime bir bey geldi. Yarı Hintli yarı Afrikalı, Bay Tejani. Yakın bir arkadaşı için �portföy menajeri� aradıklarını söyledi. Bankanın özel grubuna çalışıyordum, 1 milyon dolar ve üstü parası olanların yatırım yöneticisiydim. Mutluyum sanıyordum. İşim, prestijim var, New York�ta bir gökdelende yaşıyorum, Lexus arabam var...
  • Filmlerdeki kadınlar gibisiniz yani�

    Evet, bu tanım bana çok uyuyor. Tatminsiz kadınlar vardır ya filmlerde, ben oydum. İngiltere�de Türk olmanın ezikliğini yaşamıştım. Dünyaya Türk kadının kim olduğunu gösterecektim. Her şeyde en iyi olacaktım. Böylelikle de yavaş yavaş Ezgi�nin kim olduğunu kaybettim.
  • Tekrar Bay Tejani�ye dönelim�

    Mülakat yapmak istediler. �Kim oluyor bu insanlar beni araştırıyorlar� diye öfkelendim. 31 yaşındaydım. Müşterim Deepak Chopra�ydı!
  • Dünyanın en ünlü insanlarından biri?

    Kardeşim bütün kitaplarını okumuştu, bana okutmaya çalışırdı. Çok saçma gelmişti o zaman. �Yeter ki iste yaratıyorsun� kılıklı başlıklarına bakıp, �zaten hayatımı yaratıyorum, bu adam kim ki bana öğretecek� diye düşünüyordum. Güzel bir dosya hazırladım, kendimle ilgili de sayfalarca bilgi vardı. Dosyaları önüne koydum. Her şeyi kenara attı, �güzel� dedi. Elini dizime koyup, gözümün içine baktı ve �kendinden biraz bahsetsene� dedi. Çok şaşırmıştım. O anki gerçekliğimle Türk olduğumu, bitirdiğim okulları, çalışmalarımı anlattım. �Bana hayallerinden bahsetsene� dedi. Hayallerimin ne olduğunu, uzun zamandır kendime sormamışım, bocaladım. Söyleyemedim. �O zaman çocukluk hayallerinden bahset� dedi. Bilmiyordum. Gözlerim doldu. �Hayallerimi gerçekleştiriyorum� dedim. O zaman �portföy menajeri olmak, sabah erken kalkıp geç saatlere kadar çalışmak, hayat amacın mı?� diye sordu. �Hayatının amacı buysa, benim portföy menajerim olacaksın ama gerçeği söyle� dedi. Ne cevap vereceğimi bilemedim; böyle bir soru sormamıştım kendime. �Verebilecek bir yanıtım yok; evet ya da hayır demek istemiyorum� dedim. Şimdi bile o yanıtımdan gurur duyuyorum, çünkü Deepak Chopra gibi bir müşterim olduğunda, hem prestijim hem param katlanacaktı. Cep telefonunu verdi ve �şu an yanıt vermek zorunda değilsin, düşün, yarın söyle� dedi ve bir de imzalayıp, meditasyon CD�sini verdi. Adı �Şifanın Ruhu�ydu. Evde bir saat CD�yi dinledim. Uzun zamandır o kadar ağladığımı hatırlamıyorum. 3-4 saat hıçkırıklar içinde durmaksızın ağladım. Nasıl bir boşalma yaşayıp, nasıl bir gerçekle yüz yüze geldiysem!

    KARAYİPLER�E TAŞINDIM
  • Kabul etmediniz işi yani!

    Ertesi gün Deepak Chopra�yı arayıp, �hayatımın amacı bu değil� dedim, �Dürüstlüğün için teşekkür ederim, eminim yollarımız yine kesişecek� dedi. İşimden istifa ettim. Eşimden ayrıldım, kainata bana ait olmayan şeyleri teslim ettim.
  • İşinizdekiler ne dedi?

    Adını duyup, yüzünü dahi görmediğim patronlar gelip bırakmamamı söylediler. 3 ay sonra erkek arkadaşımla Karayipler�e taşındım. �Bliss� adlı bir restoran açtık. Her sabah Deepak�ın CD�siyle kumsalda meditasyon yaptım. Bana çok iyi geldi ama bir süre sonra bir şeyler arıyorsun. Restoranı sattık ama restoranın paralarını çaldırdığımız için 10 bin dolarla New York�a döndük. Kardeşimle bir catering şirketi kurdum. Sonra, New York�ta �Chopra Center�ın açıldığını duydum ve oraya gittiğimde arkamdan seslendi. Yaşadıklarımı, o belirsizlik içinde dahi korkmadığımı anlattım. �Bildiğim tek iş bankacılıktı ve artık yapmıyorum. Hâlâ kendimi arıyorum� dedim. �Bana sorarsan, sen insanlarla hikayeni paylaşacak, meditasyon öğreteceksin� dedi. �Nasıl yapacağım bunu� dedim. �Elinden tutup, her şeyi öğreteceğim� dedi. Dünyada Deepak Chopra�nın çok az özel öğrencisi var ve çok az insana böyle bir teklif sunuyor. O günden sonra bütün Kuzey Amerika�da onu izledim, her gittiğimiz yerde ondan ders aldım. 13 ay önce Mevlana�nın �hamdım, piştim, yandım� sözünü söyledi ve �artık kendi yolundasın� dedi.
  • Tek başınıza mı çalışıyorsunuz?

    Chopra Center�a da bağlıyım ama serbest çalışıyorum. Kitabımı yazıyorum. �Primordial Sound Meditation�u yani �doğanın yalın seslerini� öğreteceğim bu seminerde. Vedanta felsefesine göre, 9 bedenimize eriştiğimizde bütün oluyoruz. Doğum tarihinizden, evrenin doğduğunuz zaman yaptığı titreşim bulunuyor ve o mantra olarak veriliyor. Size ait o titreşimle, öze dönüyorsunuz. Kendi kendinizi iyileştiriyorsunuz.

    Dünyaya şifa için geldi

    Deepak Chopra. dünyada kendisinin ne olduğunu bulmuş nadir insanlardan. Doğu felsefesini Batı�ya en güzel uyarlamış kişi. Harvard�da nörolog olarak, Batı tıbbıyla hastalarını iyileştirirken, �böyle olmaz, bir şey daha olması gerekiyor� diyerek, bedenin yalnız başına beden olmadığını, onunla beraber zihnimizin ve ruhumuzun da olduğunu keşfetti. �Chopra Center�ı Dr. David Simon�la kurmuş. Dr. Simon Hindistan�a giderken Deepak Chopra Amerika�ya gitmiş ama yolları �Transandantal Meditasyon Derneği�nde kesişmiş ve birlikte �Doğa�nın Yalın Sesleri Meditasyonu�nu yaratmışlar. Deepak karşısındaki insanın bilgeliğini dışarıya çıkartmakta yardımcı olan, mükemmel bir ayna. Ona baktığınızda kendinizi görebiliyorsunuz. Ona �senin hayat amacın nedir� diye sorduğumda �şifa vermek, iyileştirmek� diye yanıtladı. Kendimi güçlendirmeyi, değerimi biçebilmeyi ondan öğrendim.













  • Dr. Deepak Chopra ve Mucizesi

    Dr. Deepak Chopra’nın Birleşmiş Milletler’e konuşmacı olarak geleceğini öğrenince seminere katılabilmek için hemen yerimi ayırttım.  Rhonda Byrne’ın yazdığı ve tüm dünyada satış rekorları kıran ‘Secret’(Sır), aslında çok daha önceden Dr. Deepak Chopra tarafından kaleme alınmış, insanlığa sunulmuştu.  1999 yılında ‘Time Magazine’ tarafından yüzyılın en büyük 100 kahramanının arasına ‘tıb dünyasının şair peygamberi’ olarak giren Hint asıllı doktor Chopra, New Jersey’deki New England Memorial Hastanesi’nde çalışırken sadece ilaç tedavisinin yeterli olmadığını anlayarak alternetif tıbbı bilimin hizmetine sundu.  Pozitif düşünmenin hastayı iyileştirdiğine inanan Dr. Chopra, 1995 senesinde ilk ‘Chopra İyileşme Merkezini’ kurdu.  Negatif düşüncenin vücudu zehirlediğini iddia eden Dr. Chopra, ruhsal bedenle, fiziksel bedenin bir bütün olduğunu, fiziksel iyileşmenin ruhsal iyileşme olmadan gerçekleşemeyeceğini söylüyor.

    Quantum fiziğini, hastalarını iyileştirmede kullanan Dr. Chopra, quantum iyileşme (healing) yöntemini geliştirdi.  Quantum iyileşme sayesinde kanserden tutun da yaşlanmaya dek vücudumuza zararlı herşeyi durdurabileceğini iddia eden Dr. Chopra’ya karşı çıkan bir çok bilim adamı olmasına karşın, Dr. Chopra’nın popüleritesi artmaya devam ediyor.  Amerikanın her yeri ‘Chopra Merkezleri’ ile dolup taşıyor.  Quantum iyileşmeyi Dr. Chopra şöyle açıklıyor: ‘Eğer beyninizi acı çeken bölgenize yoğunlaştırırsanız ve o bölgenin iyileşmesini isterseniz, beyniniz doğal olarak istediğiniz bölgeye iyileştirme enerjisi gönderecektir.  Pozitif düşünceler, vücudunuzda pozitif moleküller oluşturacaktır.  Beyin ya da bilinç diye adlandırdığımız şey öylesine güçlüdür ki, kanser gibi tehlikeli hastalıkları kontrol eder.  Hem kanser olmak hem de kanserden kurtulmak beyninizin (bilincinizin) yönetimi altındadır.  Bunun farkında olabilir ya da olmayabilirsiniz.  Bugün, bilim, pozitif insanların negatif insanlara nazaran daha uzun yaşadığını ispat etmiştir.’ 

    Dr. Chopra yine quantum fiziğinden yola çıkarak, geçmişin, şimdiki zamanın ve geleceğin hep bir anda yaşandığını iddia ediyor ve yaşadığımız hayatı algılamamızın tek sebebinin kendi bilincimizin seçimi olduğunu söylüyor. ‘Hayallerimiz yaşadığımız hayatımızın ana maddesidir’ diyen Dr. Chopra, yaşadığımız herşeyin bizim düşüncelerimizin eseri olduğunun altını çiziyor ve bir başka deyişle, Rhonda Bryne’ın ‘Secret’ adlı kitabında yazdığı felsefeyi savunuyor. ‘Birine 40 kere deli dersen, deli olur’ diyen atalarımız Dr. Chopra ile hemfikir görünüyorlar.  İnançlarımız, beklentilerimiz ve düşüncelerimiz yani bizim gerçeğimiz, bizim hayatımız oluyor.  Acaba ‘Düşünüyorum o halde varım’ diyen Descartes de bize Dr. Chopra’nın vermek istediği mesajı mı göndermişti?  Peki ya, ‘İki şey bende hayranlık uyandırır:  Birincisi yukarıdaki yıldızlı gökyüzü, ikincisi de içteki manevi evren’ ve ‘İmgeleme gücü bilgiden daha önemlidir’ diyen Albert Einstein’a ne dersiniz?  O da bize aynı mesajı göndermemiş mi?! 

    Bence Deepak Chopra,  Rhonda Bryne’ın ‘Secret’ kitabında eksik bıraktığı karma gibi çok önemli yasaları da mutluluğu elde etme menüsüne ekleyerek kendisini daha güzel açıklıyor.  ‘Secret’ kitabı sadece ‘Çekim Yasası’ndan bahseder.  Çekim yasasına göre dünyadaki herşeyin, hepimizin özü enerjidir.  Enerji frekansı aynı olan şeyler birbirini çeker.  Kişinin enerji frekansını düşünceleri oluşturur.  Negatif düşünce düşük frekans, pozitif düşünce de yüksek frekans oluşturur.  Negatif düşünen kişi böylelikle farkında olmadan negatif olayları ve kişileri hayatına çekerken, pozitif düşünen kişi de mutluluğu ve pozitif kişileri kendisine çeker.  Ama ya diğer kanunlar….  Karma kanunun yanısıra kişinin bilinçli olarak yaptığı seçimler de vardır diyen Dr. Chopra, çekim kanunun tek başına yeterli olmadığının altını çiziyor.

    Karma yasasına göre, yaptığımız her seçim, verdiğimiz her karar, attığımız her adım, değişik frekanslarda enerji oluşturur ve bu oluşan enerjide nihayetinde bize benzer bir fekansta (şekilde) geri döner.  ‘Eden, bulur’, ‘Ne ekersen, onu biçersin’ gibi atasözlerimiz karma yasasını en iyi şekilde açıklıyorlar.  Şimdi aklınıza, ‘Eğer kötü bir karmaya sahipsem, nasıl olur da sırf kendim için en iyiyi, en güzeli isteyerek, mükemmele ulaşırım?’ gibi bir soru gelebilir.  Benim geldi!  Ancak Dr. Chopra bunu ‘Şu an yaşadığınız hayat şu ana dek yaratmış olduğunuz karmanın eseridir.  Şu an yaptığınız herşey ise gelecekte yaşayacağınız karmayı oluşturuyor’ diyerek açıklıyor. Dr. Chopra aynı zamanda, ‘Yaptığımız her seçimin sonucunu bilinç düzeyinde hissetmeliyiz.  Milyonlarca seçimin arasında muhakkak bir tanesi bizim ve bizim çevremizdeki insanlar için mutlak mutluluğu getirecek olandır.  Doğru seçimi yapıp yapmadığımızı kendi özümüze dönerek anlayabiliriz.  Eğer yaptığımız seçim bizde rahatsızlık ve şüphe uyandırıyorsa, kendimizi iyi hissetmiyorsak, seçimimiz muhtemelen karmik olarak doğru olmayan bir seçimdir.  Eğer yaptığımız seçim bizde huzur ve mutluluk yaratıyorsa, karmik olarak doğruyu seçmişizdir’ diyerek bilinç düzeyinde yapılan seçimlerin öneminden bahsediyor.

    Deepak Chopra’nın mutluluk menüsüne eklediği ‘The Law of Least Effort’ yani ‘En Az Çaba ile Olanlar’ başka bir deyişle ‘Mucizeler’ yasası benim en çok ilgimi çekenlerin başında geliyor.  ‘Çimen büyümeye çalıştığı için değil, büyümesi gerektiği için büyür’ diyen Deepak Chopra, ‘Eğer attığınız adımlar, verdiğiniz kararlar, sevgi ve ışıkla yüklüyse, enerji frekansınız kendisini katlayarak artar ve bu denli yüksek frekanslı bir enerji de, sizi istediğiniz, hayal ettiğiniz herşeye kavuşturacak kadar güçlüdür’ diyor.  Bu yüksek enerji frekansına erişebilmenin sırrının üç aşaması olduğunu belirten Dr. Chopra, birinci adımın, ‘kabullenme’ olduğunu söylüyor.  Başıma gelenleri olduğu gibi kabulleniyorum, olması gerektiği için oluyorlar, evrendeki herşey mükemmel diyebilmek şart diyen Dr. Chopra, ikinci adımın ‘Sorumluluk Almak’ olduğunu söylüyor.  Yani başımıza gelenler yüzünden hiç kimseyi suçlamamak (kendimiz dahil).  Üçüncü basamak ise hiç kimseyi kendimize inanmaya, kendimiz gibi düşünmeye zorlamamak.  Yani kendimizi savunma zorunluluğu duymamak…

    Dr. Chopra’nın 50’nin üstünde kitabı var ve bu kitaplar 35 değişik dile çevrilmiş.  Birçok bilim adamı Dr. Chopra’yı bir umut avcısı olarak tanımlıyor.  Ölmek üzere olan hastalara umut satarak, zengin olduğunu iddia ediyor.  Dr. Chopra’yı dinleyince aklıma Hz. İsa’nın yarattığı mucizeler geldi.  Hz. İsa’nın canlandırdığı ölü, gözlerini açtığı kör, yürüttüğü sakat çocuk, beynimden bir film şeridi gibi geçti.  Dr. Chopra, enerji seviyemizi en üst seviyelere çıkarmayı başarabildiğimiz takdirde her insanın peygamber seviyesine çıkabileceğine inanıyor.  Tedavileri aksatmadığımız sürece, iyileşme umudumuzun olmasının, mucizelere ve kendimize inanmamızın, bize zararlı olacağına inanmıyorum.  Ne demiş atalarımız, ‘Çıkmadık canda, umut vardır.’  Hz. Mevlana’yı ve Sufi felsefesini kendisine örnek alan Dr. Chopra, kısacası sadece kendimiz için iyiyi, güzeli ve pozitifi düşünmek yeterli değil,  kendimizle birlikte herkes için iyiyi ve güzeli isteyebilmek bizi bu dünyada gerçek mutluluğa eriştirir diyor.  Bence denemeye değer!  Sizce?!

     
      *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1153716 ziyaretçi (2515962 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
     
    => Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
    haberler haberler


    Google Arama
    Sitemde Arama
    Yaşam ve İnsanlar

    İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
    Namaz Kılan Minik ile burakesc
    GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc