Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İÇİN KOŞANLARIN YERİ***
  Güdümlü Tahdit Raporu 1
 
















Galeri Başlığı








TTAHDİTLİ PLAKALAR :

TAHDİTLİ PLAKALAR - M.CELALETTİN LEKESİZ - İ.KÜRŞAT AĞCA I- BAŞLANGIÇ:
İçişleri Bakanlığı Bakanlık Makamının 26/04/2001 tarih ve B.050.ÖKM.000011-5-7/511 sayılı emri ve Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 01/04/2002 tarih ve 106-1/1803-5 ve 106-1/1804-5 sayılı görev emirleri uyarınca, işbu İnceleme Araştırma Raporu tarafımızdan düzenlenmiştir.
II- İNCELEME VE ARAŞTIRMANIN KONUSU (AMACI) :
Tahditli ticari plaka uygulaması (C, J, T vb.) olan illerimizde mevcut sorunların tespit edilerek bu sorunların giderilmesi amacıyla gerekiyorsa yasal düzenleme önerileri de olmak üzere yapılması gerekenler konusunda inceleme yapmak İnceleme Araştırma Raporunun konusunu oluşturmaktadır.
III- İNCELEME VE ARAŞTIRMADA UYGULANAN METOD :
Tahditli ticari plaka uygulaması (C, J, T vb.) olan illerimizde mevcut sorunların tespit edilerek bu sorunların giderilmesi amacıyla gerekiyorsa yasal düzenleme önerileri de olmak üzere yapılması gerekenler konusunun incelenmesi sırasında, uygulanan yöntem sırasıyla;
· Mevzuat incelemesi,
· Konu hakkında önceden Mülkiye Müfettişleri tarafından yazılmış olan raporların incelenmesi,
· Konu ile ilgili hazırlanmış akademik çalışmalara ilişkin dokümanların, kitap, makale, tez, rapor v.b. bilimsel çalışmaların incelenmesi,
· Kamu kurum ve kuruluş temsilcilerinin görüşlerinin alınması,
· Meslek odalarının görüşlerinin alınması,
· Çeşitli üniversitelerin görüşlerinin alınması,
· Kalkınma Planlarının incelenmesi,
· Konu hakkında çeşitli komisyonlar tarafından alına kararların taranması,
· Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği'ne üye ülkelerdeki uygulamanın araştırılması,
· Tahditli plaka sahipleri, sürücüler ve plakayı kiralayanların görüşlerinin alınması,
· Konu hakkında basında çeşitli zamanlarda çıkan haberlerin taranması,
· Ankara ve İstanbul illerinde gözlem yapılması,
Olmuştur.
Yukarıda belirtilen yöntemler uygulanırken ilgililerin ve bu konuda otorite sayılabilecek kişi ve kurumların gerek yazılı görüşleri alınmış, gerekse karşılıklı görüşmeler yapılarak fikir edinilmeye çalışılmıştır.
Özellikle Avrupa Birliği'ne üye ülkelerdeki uygulamaların incelenmesi, Türkiye'de bu konuda yeterli bilgi ve belge olmaması nedeniyle internet ortamından sağlanabilen bilgi ve belgelerden yapılabilmiştir.
Konu hakkında yapılan akademik çalışmalar tarandığında, bu konuyu doğrudan ele alan herhangi bir çalışmaya rastlanılmamış, ya konumuzu oluşturan ticari plakalardan bir tanesi incelenmiş ya da trafik konusunda yapılan genel bir çalışma içinde kısa bölümler halinde ticari plakalar ele alınmıştır.
Tahditli plaka bulunan araç sahipleri ve kullanıcıları ile doğrudan görüşmeler yapılmış, yaşanılan sıkıntılar bir de uygulayıcıların ağızlarından dinlenerek konunun özüne inilmeye çalışılmıştır.
Bundan önce;
Mülkiye Başmüfettişi Ali ÇETİNKAYA başkanlığında ve Milli Eğitim Bakanlığı Başmüfettişi Ayhan KARABULUT, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Başmüfettişi Ramazan ERSOY ve Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Başmüfettişi Şinasi ŞENER'den oluşan bir komisyon tarafından "Öğrenci Taşımacılığı İle İlgili Sistemdeki Aksaklıklar ve Karşılaşılan Problemler ve Çözüm Teklifleri" konulu bir İnceleme - Araştırma Raporunun 16.03.2001 tarihinde hazırlanarak İçişleri Bakanlığı'na sunulduğu,
Mülkiye Başmüfettişi Şükrü YILDIZ başkanlığında ve Milli Eğitim Bakanlığı Başmüfettişi Ali ÜNAL ve Polis Başmüfettişi Burhan ALTINDAL'dan oluşan bir komisyon tarafından "Ankara İli ve 8 ilçe Kaymakamlıklarına bağlı okullarda yapılan öğrenci servis ihalelerinde çeşitli usulsüzlük ve yolsuzluklar yapıldığı, bazı etkin kişi ve çevrelerin nüfuz kullanarak hak etmedikleri halde servis ihalelerini alabildikleri, dolayısıyla gerçek esnafın mağdur edilerek tur şirketlerinin tahakkümü altına sokuldukları, hazırlanan yönergelerin uygulanmadığı, bazı okulların kendilerine has şartnameler hazırlayarak esnafı ihalelere sokmamak için ellerinden geleni yaptıkları" konusunda 19.12.2000 tarihinde bir İnceleme Raporu hazırlandığı ve birer örneğinin İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü'ne sunulduğu,
Mülkiye Başmüfettişi Hüseyin Avni COŞ tarafından 30.12.1999 tarihinde "İlgili mevzuat ve yargı kararları da dikkate alınmak suretiyle gereklilik ve hukukilik bazında okul servis araçlarına plaka tahdidi getirilmesi" konusunda bir İnceleme Raporu hazırlandığı ve İçişleri Bakanlığı'na sunulduğu,
İncelenmiştir.
IV- SAĞLANACAK YARARLAR :
Tahditli ticari plakalarla ilgili olarak Türkiye genelinde yaşanılan sıkıntıların ve problemlerin tarafımızdan ayrıntılı olarak tespit edildikten sonra getirilecek önerilere uyulması halinde aşağıda sıralanan faydalar sağlanacaktır:
1. Tahditli ticari plakalı araçların işleyişlerine bir düzen getirilecektir.
2. Bu konuda yetkili ve görevli kurum tam olarak belirlenecek, dolayısıyla yaşanan yetki ve otorite karmaşası son bulacaktır.
3. Avrupa Birliği'ne tam üyeliğimizin çok gündemde olduğu şu günlerde, Birliğe üye ülkelerde uygulanan ve Türkiye'de de uygulanabilecek kuralların getirilmesi sağlanacaktır.
4. Tahditli ticari plaka sahiplerinin ve sürücülerinin bugün için yaşamakta oldukları sıkıntılar ve geleceğe yönelik endişeleri giderilmiş olacaktır.
5. Tahditli plaka sahipleri ve sürücülerine getirilecek özel şartlar sayesinde, taşınan yolcuların güvenliği sağlanmış olacak ve yaşanan tartışmalar ve sıkıntılar büyük ölçüde son bulacaktır.
6. Belirleyici ve uygulama kabiliyeti olan bir yasal düzenleme yapıldığında bu konuda yaşanan karmaşa son bulacak, sistem oturacaktır.
7. Bu alanda söz konusu olan rantın önüne geçilebilecek, haksız kazanç sağlayan kişi ve kurumlar engellenebilecek ve hizmet kalitesi artacaktır.
V- KONU İLE İLGİLİ MEVZUAT HÜKÜMLERİ:
A- ANAYASA:
Madde 5: "Devletin temel amaç ve görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."
Madde 10: "....... Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar."
"Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması" başlığını taşıyan
Madde 13: "Temel Hak ve Hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz"
Madde 48: "Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır"
Hükümleri ile temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılabilmesi özel şartlara bağlanmış ve gerekli şartlar sağlandığında bu sınırlamaların sadece kanunla yapılabileceği açıklanmıştır. Bir başka anlatımla, Anayasada belirtilen bütün temel hak ve hürriyetler gibi çalışma ve sözleşme hürriyetinin de sınırlandırılabilmesi, ancak Anayasada gösterilen sebeplerle ve kanunla yapılabilir. Yani kanunun verdiği bir yetki olmadan tüzük, bakanlar kurulu kararı, yönetmelik, tebliğ, genelge veya komisyon kararı gibi herhangi bir idari düzenlemeyle çalışma ve sözleşme hürriyetini sınırlandırmak mümkün değildir.
73 ve 161 inci maddeler gereğince kanun koyucunun özel ve açık bir hükümle Hükümete yetki vermesi zorunludur.
Madde 73: "Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.
.....
Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.
Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir."
Madde 161: "Devletin ve kamu iktisadi teşebbüsleri dışındaki kamu tüzelkişilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle yapılır.
Mali yıl başlangıcı ile genel ve katma bütçelerin nasıl hazırlanacağı ve uygulanacağı kanunla belirlenir.
.....
Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz."
B- KANUNLAR:
1- Karayolları Trafik Kanunu:
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun konumuzla ilgili hükümleri aşağıya çıkarılmıştır;
Madde 10:
"Belediye Trafik birimleri, görev ve yetkileri:
Bu Kanunla belediyelere verilen görevler il ve ilçe trafik komisyonları ve mahalli trafik birimleri ile işbirliği yapılarak yürütülür.
a)Kuruluş:
Her belediye başkanlığı bünyesinde, hizmet kapasitesi göz önünde tutularak İçişleri Bakanlığı'nca tespit edilecek ölçülere ve genel hükümlere göre, belediye trafik şube müdürlüğü, şefliği veya memurluğu kurulur..............."
Madde 12:
a) Kuruluş
"İl sınırları içinde mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliği bakamından Yönetmelikte gösterilen konular ve esaslar çerçevesinde, illerde.........İl Trafik Komisyonu, ilçelerde...................İlçe Trafik Komisyonu kurulur.
İl ve İlçe Trafik Komisyonu kararlarını bütün resmi ve özel kuruluşlar uygulamakla yükümlüdür.
b)Görev ve yetkiler
1. İl sınırları içinde mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri almak,
2. Trafiğin düzenli bir şekilde akımını sağlamak bakımından alt yapı hizmetleri ile ilgili tedbirleri almak, trafikle ilgili sorunları çözümlemek, bütün ülkeyi ilgilendiren Karayolu Trafik Güvenliği Yüksek Kurulu'nun müdahalesini gerektiren hususları İçişleri Bakanlığı'na iletmek,
3. Karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları, çalıştırılabileceği yerler ile güzergahlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek,
4. Gerçek ve tüzel kişiler ile resmi ve özel kurum ve kuruluşlara ait otopark olmaya müsait boş alan, arazi ve arsaları geçici otopark yeri olarak ilan etmek ve bunların sahiplerine veya üçüncü kişilere işletilmesi için izin vermek,
5. Bu kanunla ve diğer mevzuatla verilen görevleri yapmak."
Ek Madde-1: "Ticari amaçla çalışan taksi, dolmuş, minibüs ve otobüs gibi taşıtlarla yolcu taşımacılığı; kamyon, kamyonet, triportör ve benzeri taşıtlarla yük taşımacılığı yapmak isteyen sürücülerin "Ticari Taşıt Kullanma Belgesi"ne sahip olmaları zorunludur.
......
Bu belgeye sahip olmayan sürücüler ticari amaçla yolcu ve yük taşımacılığı yapamaz.
Ticari taşıt kullanma belgesi alacak sürücülerin eğitimi ve belge almaya hak kazananlara belge verilme işlemleri, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu'na bağlı meslek odaları tarafından yapılır ve bu işlem o ilde bulunan en üst esnaf birliği kuruluşu tarafından denetlenir. ........
Ticari taşıt kullanma belgesi uygulamasına ilişkin diğer esas ve usuller Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu'nun görüşü alınmak suretiyle İçişler Bakanlığı'nca çıkarılacak yönetmelikte belirtilir.
........"
2- 3030 Sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun:
Büyükşehir Belediyelerine ait görevler:
"........
Madde 6-A-c: Büyükşehir dahilindeki meydan, bulvar, cadde ve anayolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımını sağlamak ve kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek,
Madde 6-A-k: Meydan, bulvar, cadde, yol ve sokak isim ve numaraları ile bunlar üzerindeki binalara numara verilmesi işlerini gerçekleştirmek,
Madde 6-A-g: Büyükşehir dahilindeki su, kanalizasyon, her nevi gaz, merkezi ısıtma ve toplu taşıma hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek."
Madde 7: ".....Büyükşehir dahilindeki alt yapı hizmetleri ile kara ve deniz taşımacılığı hizmetlerinin bir koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla Büyükşehir Belediye Başkanı'nın başkanlığında yönetmelik ile tespit edilecek kamu kurum ve kuruluşları temsilcilerinin katılacağı bir "Alt Yapı Koordinasyon Merkezi" ile bir "Ulaşım Koordinasyon Merkezi" kurulur. İlçe Belediye Başkanları kendi görev sahalarını ilgilendiren konuların görüşülmesinde koordinasyon merkezlerine üye sıfatı ile katılırlar.
.......
Ulaşım Koordinasyon Merkezi şehrin ulaşım planına göre toplu taşıma araçlarının güzergah, zaman ve bilet tarifelerini yapmaya ve bu tarifeleri uygulamaya yetkilidir.Bu işlemler yapılırken İl Trafik Komisyonları ile gerekli koordinasyon sağlanır.Koordinasyon Merkezleri'nce alınan ortak yatırım ve toplu taşımla ilgili kararlar bütün belediyeler ile kamu kurum ve kuruluşları için bağlayıcıdır.
.......
Koordinasyon Merkezlerinin çalışma esas ve usulleri ile fonlarda yapılacak harcamalara ilişkin esaslar ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak İçişleri ve Maliye Gümrük Bakanlıkları'nca müştereken hazırlanacak yönetmelikle tespit edilir.
........"
3- 1580 sayılı Belediye Kanunu:
Belediye Kanunu'nun Belediyenin vazifeleri başlıklı
Madde 15:
9 uncu bend: "Belediye sınırı dahilindeki deniz, göl ve nehirlerde belde sınırı dahilinde münhasır olmak üzere, seyrüsefer eden istimbot, motörbot ve her nevi kaşık, mavuna ve salapurya gibi denizdeki ufak nakliye vasıtalarıyla hususi sandal ve kayıklar ve karada belediye sınırı dahilinde umuma mahsus mahallerde seyrüsefer eden yük ve binek araba ve hayvanları ve otobüs, otomobil ve emsali nakliye vasıtalarının sağlamlığına, temizliğine dikkat ederek bunların azami haddi istiabisini ve tahammül derecelerini ve sınıflarını ve numaralarını tayin ve işletenlerin ehliyet ve sıhhatlerini murakebe ve ücret tarifelerine riayetlerini temin edecek tedbirler ittihaz etmek ve icabında bunları bizzat temin ve idare eylemek ve mevzu kanunlar mucibince salahiyettar dairelerden verilen vesikalara müsteniden işlemlerini ruhsata bağlamak.
10 uncu bend: "Umuma ait yerlerde gelip geçmeğe, nakliye vasıtalarının işlemesine engel olacak, geçenlere zarar veya rahatsızlık verecek veya kaza çıkaracak ve beldenin umumi temizliğini bozacak şeyleri kaldırmak, nakliye vasıtalarının nevi ve cinsine göre belde dahilinde azami ve asgari süratini ve işleyeceği ve işlemeyeceği, duracağı, yavaş gideceği yerleri tayin ve seyrüsefer tarifelerini tanzim ve ilan ve umumi intizamı temin etmek, beynelmilel otomobil seyrüseferlerinin talimatnamesi mahsusuna tevfikan belediye sınırı dahilinde seyrüseferlerine muktazi işaretlerin vaz'ı ile bu otomobille şoförlerin haiz olmaları lazım gelen evsafı tetkik etmek."
Belediyelerin hakları, salahiyetleri ve imtiyazları şunlardır:
Madde 19: "....
Belediye hudutları dahilinde muayyen mıntıkalar arasında yolcu nakil vasıtası olarak otobüs, omnibüs, otogar, tünel troley, füniküler işletmek ve mezbahalarda kesilen etleri Belediye Meclisince tayin ve Dahiliye Vekaletince tasdik edilecek ücret mukabilinde satış yerlerine nakletmek münhasıran Belediyelerin hakkıdır. Bunların, belediyelerin de iştirak edecekleri şirketler vasıtasıyla yapılması ve işletilmesi veya icara verilmesi veyahut imtiyazın devri İçişleri Bakanlığı'nın kararına bağlıdır. Belediyeler dilerse inhisarı tazammun etmemek şartıyla bunların işletilmesine ruhsat dahi verebilir."
Encümenin vazifeleri:
Madde 83: ".....
nakliye vesaitine mahsus ücurat ve tarifelerle, zaruri havayice mahsus narhların tespiti"
4- 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu:
Kanunun kapsamı:
Madde 2: "İster gezici olsun, ister bir dükkanda veya bir sokağın belli yerinde sabit bulunsunlar, ticareti sermayesi ile birlikte vücut çalışmalarına dayanan ve geliri o yer gelenek ve teamülüne nazaran tacir niteliğini kazanmasını icap ettirmeyecek miktarda sınırlı olan ve bu bakımdan ticaret sicili ve dolayısıyla ticaret ve sanayi odasına kayıtları gerekmeyen, aynı niteliğe (Sermaye unsuru olsun, olmasın) sahip olmakla beraber, ayrıca çalıştığı sanat, meslek ve hizmet kolunda bilgi, görgü ve ihtisasını değerlendiren hizmet, meslek ve küçük sanat sahipleriyle bunların yanlarında çalışanlar ve geçimini sınırlı olarak kamyonculuk, otomobilcilik ve şoförlükle temin eden kimselerin birinci maddede belirtilen amaçlarla kuracakları dernekler bu kanun hükümlerine tabidir."
Çalışma bölgesi:
Madde 4: (Değişik: 9/5/1991 - 3741/2 md.)
"Esnaf ve sanatkarlar derneklerinin çalışma bölgesi bulundukları ilçenin sınırlarıdır.
Birden fazla ilçe bulunan büyükşehir il merkezlerinde kurulan derneklerin çalışma bölgesi büyükşehire dahil ilçelerin sınırlarıdır. Aynı bölgede ve aynı konuda birden fazla dernek kurulamaz. Dernekler çalışma bölgeleri içinde şubeler ve irtibat büroları tesis edebilirler.
Konularının değişik olup olmadığının belli edilmesi yönünden çıkacak anlaşmazlıklar 6 ncı maddede söz konusu komitece çözümlenir."
Derneğe kayıt:
Madde 5: (Değişik: 2/5/1983-KHK 62/2 md; Aynen kabul:14/2/1985-3153/2 md.)
"Esnaf ve Sanatkar Siciline kayıtlı esnaf ve küçük sanatkarlar çalışma bölgesi içindeki ilgili derneğe kayıt olmak zorundadırlar. Kayıt zorunluluğunu bir ay içinde yerine getirmeyenler, sicile kayıt tarihinden geçerli olmak üzere doğrudan doğruya kaydedilirler.
Esnaf ve küçük sanatkarlar derneğine kayıtlı olanlar, ticaret, sanayi veya deniz ticaret odalarına kaydedilemezler; ticaret, sanayi veya deniz ticaret odalarına kayıtlı bulunanlar ise, esnaf ve küçük sanatkarlar derneğine kayıt edilemezler."
Derneklerin gelirleri:
Madde 36: "Derneklerin gelirleri:
a)Kayıt ücreti ve yıllık aidat,
b)Düzenlenecek ve onanacak vesikalar için alınacak ücretler,
c)Para cezaları,
ç)Yayın gelirleri,
d)Bağış ve yardımlar,
e)İmtihan harçları,
f)Dernek gayesinin tahakkukunu sağlamak için kurulacak kurumlar geliri,
g)Dernek için düzenlenecek müsamere ve emsali gösteriler gelirleri,
h)Üyelerin faydalanılmasına ayrılacak ihtiyaç maddesi dolayısıyla elde edilecek hizmet karşılıkları."


Kayıt ücreti, yıllık aidat ve düzenlenecek belge ve hizmet karşılıkları:
Madde 37: (Değişik:2/5/1983-KHK 62/11 md.; Aynen kabul:14/2/1985-3153/11 md.)
"Üyenin derneğe kaydı sırasında ödemek zorunda olduğu ücrete kayıt ücreti ve her yıl ödeyeceği aidata da yıllık aidat denir.
(Değişik: 9/5/1991 - 3741/9 md.) Kayıt ücreti ve yıllık aidat, sanayi kesimi için uygulanan asgari ücretin brüt tutarının onda birinden az, yarısından fazla olamaz.
(Değişik: 9/5/1991 - 3741/9 md.) Derneklerin düzenledikleri belgeler ve yaptıkları hizmet karşılığında alınacak ücretlerin miktar ve oranı, maktu olanlarda yıllık aidatın onda birinden; nispi olanlarda ise tutarı yıllık aidatı geçmemek üzere binde ondan fazla olamaz.
Bu miktarlar, Bakanlar Kurulu Kararı ile üç katına kadar artırılabilir.
Kayıt ücreti, kayıt tarihinden itibaren bir ay içinde, yıllık aidat Nisan ve Ekim aylarında iki eşit taksitte ödenir. Süresi içinde ödenmeyen kayıt ücretleri ve yıllık aidatlar için Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. (Son cümle Mülga: 9/5/1991 - 3741/9 md.)
(Ek: 9/5/1991 - 3741/9 md.) Derneklerin kayıt ücreti yıllık aidat ve hizmet karşılığında tahsil edecekleri ücretler, yukarıdaki fıkralarda belirtilen asgari ve azami hadler içinde kalınmak suretiyle, Konfederasyonca çıkarılacak ve Bakanlıkça onaylanacak yönetmelik hükümleri ile illere ve meslek gruplarının özelliklerine göre belirlenecek tarife grup ve esaslara göre tespit olunur."
Ücret tarifelerinin tespit şekli:
Madde 125: (Değişik: 9/5/1991 - 3741/28 md.)
"Bu kanuna tabi esnaf ve sanatkarlarca üretilen mal ve hizmetlerin ücret tarifeleri, bağlı bulundukları derneklerce hazırlanır ve mensubu oldukları Birlik Başkanlar Meclisince onandıktan sonra yürürlüğe girer. Başkanlar Meclisi gerekli gördüğünde bu yetkisini birlik yönetim kuruluna devredebilir.
Belediyeler ve/veya o yerin en büyük mülki amiri tespit edilen bu tarifeleri uygun bulmadıkları takdirde esnaf teşekkülü ile anlaşmaya varamazlarsa 15 gün içinde o yerin mülki amirinin görevlendireceği sanayi ve ticaret müdürünün başkanlığında, ticaret ve sanayi odasından bir temsilci ile esnaf dernekleri birliği başkanından teşekkül edecek bir komisyona itiraz edebilirler.
Komisyon kararına karşı ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren 10 gün içinde ticari davaları görmeye yetkili mahkeme nezdinde itirazda bulunabilirler.
Bu mahkemenin kararları kesindir.
Ücret tarifelerinin düzenleme usul ve esasları Konfederasyonca çıkarılacak ve Bakanlıkça onaylanacak bir yönetmelikle tayin ve tespit olunur."
5- 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun:
Amaç:
Madde 1: "Bu Kanunun amacı, mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hakim olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamaktır."
Yasaklanan Faaliyetler
Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar
Madde 4: "Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır. Bu haller özellikle şunlardır:
a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi,
b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü,
c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi,
d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi,
e).....
..........."
C- YÖNETMELİKLER:
1- Karayolları Trafik Yönetmeliği:
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin konu ile ilgili hükümleri aşağıya çıkarılmıştır.
Belediyelerin Trafik Birimleri
Madde 15: "Belediye başkanlıkları; Karayolları Trafik Kanunu, bu Yönetmelik ve Kanuna dayanılarak çıkarılan diğer yönetmeliklerle verilen görevleri, Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca kurdukları trafik hizmetleri birimleri aracılığı ile yürütür.
Bu birimler, belediyelerin iş kapasitesine göre "Belediye trafik şube müdürlüğü", "Belediye trafik şefliği" veya "Belediye trafik memurluğu" olarak adlandırılır.
Büyük illerde belediye trafik şube müdürlüklerine bağlı belediye trafik büro amirlikleri de oluşturulabilir.
Bu birimlerde görevlendirilecek idari ve teknik personel sayısı, iş kapasitesine göre belediye başkanlıklarınca belirlenir."
Belediyelerin Görev ve Yetkileri
Madde 16: "Belediye trafik hizmet birimlerinin görev, yetki ve sorumlulukları aşağıda gösterilmiştir.
Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında;
a)Yolun yapısını, trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak,
b)Yol ve kavşak düzenlemeleri yapmak,
c)Trafiği düzenleme amacı ile,
1)Trafik işaret levhaları,
2)Işıklı ve sesli trafik işaretleri,
3)Yer işaretlemeleri, temin ve tesis etmek, bunların devamlılığını ve işlerliğini sağlamak,
d)Trafiğin akışını kolaylaştırma, gereksiz durma ve duraklamaları önleme bakımından, trafik akımı programları ile toplu taşıma araçlarının kalkış varış ve ara durakları için zaman tarifeli programlar yapmak ve uygulamaya koymak,
e)Karayolları yapısı üzerinde ve kenarında yapılan çalışmalarda Karayolları Trafik Kanununun 16 ncı maddesi ve bu maddesine göre çıkarılan Yönetmelik hükümleri uyarınca trafik düzen ve güvenliği için gereken tedbirleri almak, aldırmak ve çalışmaları denetlemek,
f)Açık ve kapalı park yerleri (otopark) alt ve üst geçitler yapmak, yaptırmak işletmek ve işletilmesine izin vermek,
g)Karayolları Trafik Kanununun 17 nci maddesinde sayılan ve belediye sınırları içerisindeki karayolları kenarında yapılacak veya açılacak olan tesisler için Yönetmeliğinde belirlenen şartlara göre izin vermek,
h)Halkın trafik eğitimine katkıda bulunmak üzere; çocuk trafik eğitim parkları yapmak ve yapılmasına izin vermek,
ı)Yaya ve taşıt yollarında yayaların ve araçların hareketlerini zorlaştıran ve trafiği tehlikeye düşüren, motorlu araçlar dışındaki her türlü engeli ortadan kaldırmak,
Trafik için tehlike teşkil eden ancak, kaldırılması mümkün olmayan engelleri gece veya gündüze göre kolayca görülebilecek şekilde işaretlemek, (Yol işgaline ilişkin Belediye Mevzuatı hükümleri saklıdır.)
i)Yol yapısı veya işaretleme yetersizliği yüzünden trafik kazalarının vuku bulduğu yerlerde, yetkililerce teklif edilen tedbirleri almak,
j)Karayolları Trafik Kanununun 22 nci maddesi (d) bendine göre tarım kesiminde kullanılanlar hariç il trafik komisyonlarında karar almak şartıyla motorsuz taşıtlardan gerekli görülenlerin tescilini yapmak,
k)Karayolları Trafik Kanunu ve bu Kanuna göre çıkarılan yönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmak.
Belediyeler bu hizmetlerini; il ve ilçe trafik komisyonlarınca alınan kararlara da uyulmak suretiyle mahalli trafik zabıtası ile işbirliği ve koordinasyon halinde yürütürler.
Belediyeler bu madde ile görev verilen hizmetlerin denetimi dışında, trafiği denetleyemez ve hiçbir halde trafik suç ve ceza tutanağı düzenleyemezler.
Bu birimlerde hizmet gören personelden resmi kıyafetli olanlar özel işaret taşır.
Trafik zabıtası ile belediye trafik birimleri arasındaki işbirliği ve koordinasyon esaslarına ilişkin diğer hükümler beldenin özelliğine göre bir protokolle belirlenebilir."

İl ve İlçe Trafik Komisyonlarının Kuruluşu İle Görev ve Yetkileri İl ve İlçe Trafik Komisyonları
Madde 17: "İl sınırları içinde mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliği bakımından yönetmelikte gösterilen konular ve esaslar çerçevesinde, illerde vali veya yardımcısının başkanlığında, belediye, emniyet, jandarma, milli eğitim, karayolları ve Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonuna bağlı ilgili odanın temsilcileri; valilikçe uygun görülen trafikle ilgili üniversite, oda, vakıf ve kamuya yararlı dernek veya kuruluşların birer temsilcisinden oluşan il trafik komisyonu, ilçelerde kaymakamın başkanlığında, aynı kuruluşların yöneticileri veya görevlendirecekleri temsilcilerinin katıldığı ilçe trafik komisyonu kurulur.
Kuruldaki üniversite, vakıf ve kamuya yararlı dernek veya kuruluşların temsilcilerinin toplam sayısı 3'ü geçemez.
Kuruluşu bulunan yerler hariç, ilçe trafik komisyonlarına karayolları temsilcisinin katılması zorunlu değildir.
Gündem konuları vali veya kaymakamlar tarafından belirlenir.
Bu komisyonlara, oy hakkı olmaksızın görüşleri alınmak üzere, diğer kuruluş temsilcileri de çağrılabilir.
Kararlar oy çokluğu ile alınır. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır.
İl trafik komisyonu kararları valinin onayı ile yürürlüğe girer.
İl ve ilçe trafik komisyonu kararlarını bütün resmi ve özel kuruluşlar uygulamakla yükümlüdür.
İlçe trafik komisyonu kararları, il trafik komisyonunca incelenip vali tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girer."
İl ve İlçe Trafik Komisyonunun Görev ve Yetkileri
Madde 18: "İl ve ilçe trafik komisyonunun görev ve yetkileri şunlardır;
a) İl sınırları içinde mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri almak,
b) Trafiğin düzenli bir şekilde akımını sağlamak bakımından alt yapı hizmetleri ile ilgili tedbirleri almak, trafikle ilgili sorunları çözümlemek, bütün ülkeyi ilgilendiren Karayolu Trafik Güvenliği Yüksek Kurulunun müdahalesini gerektiren hususları İçişleri Bakanlığına iletmek,
c) Karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları, çalıştırılabileceği yerler ile güzergahlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek,
d) Gerçek ve tüzel kişiler ile resmi ve özel kurum ve kuruluşlara ait otopark olmaya müsait boş alan, arazi ve arsaları geçici otopark yeri olarak ilan etmek ve bunların sahiplerine veya üçüncü kişilere işletilmesi için izin vermek, izin verilen otoparklar ile karayolu üzerindeki diğer park yerlerinde özürlüler için işaretlerle belirlenmiş bölümler ayrılmasını sağlamak,
e) Karayollarının bir kısmının veya tamamının yoldan faydalananların bir kısmına veya tamamına kapatılmasına, park edilecek yerler ile zaman ve süresinin ve araçların geliş ve gidiş yollarının ve yollara konulacak trafik işaretlerinin yerlerinin belirlenmesine karar vermek,
f) Karayollarında gerekli hal ve yerlerde en çok ve en az hız limitine göre yeniden hız sınırlarını belirlemek,
g) Karayolları Trafik Kanunu ve bu Yönetmelikle verilen diğer görevleri yapmak.
İl trafik komisyonları belediye sınırları içinden geçen devlet ve il yolları ile ilgili hususlarda Karayolları Genel Müdürlüğünün uygun görüşünü almak zorunludur. "
2- 3030 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun Uygulaması ile ilgili Yönetmelik:
Ulaşım ve Trafik, Yol ve Meydanlar
Madde 13: "Büyükşehir dahilindeki meydan, bulvar bulvar, cadde ve anayolları yapmak, yaptırmak, bakım ve onarımını sağlamak ve kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek görevi büyükşehir belediyelerine aittir.
Bu cümleden olarak Büyükşehir belediyeleri;
A- 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 3'de yer alan tanımlar çerçevesinde bu kanunun Belediyelerin trafiğe ilişkin görev ve yetkilerini düzenleyen Madde 10'da yazılı görevleri yapar ve yetkileri kullanarak hizmetleri yürütür. Bunlardan;
a) Şehir içi karayolu yapısını, trafik düzen ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurur
b) Gerekli görülen yol ve kavşakları düzenler, sinyalize eder, işaretler.
c) Açık ve kapalı park yerleri, alt ve üst geçitler yapar, yaptırır, açar, açtırır.
d) Trafik düzen ve güvenliği ile ilgili her çeşit işaretlerin yapılmasını ve yerlerine konulmasını, yer işaretlemelerinin çizilmesini ve devamlılığını sağlar.
B- Bu kanunun, karayolu kenarındaki yapı ve tesislerle ilgili olarak 17 nci maddesi delaletiyle 18 inci maddesinin ve diğer maddelerin belediyelere verdiği görevleri yerine getirir.
C- Meydan, bulvar, cadde, yol ve sokak isim ve numaraları ile bunlar üzerindeki binalara numara verilmesi işlerini yürütür.
D- Yapım, bakım ve onarımı kendisine ait olan meydan ve yolların alt ve üstleri ile tabii eklentileri olan yaya yolları üzerindeki her türlü tasarruf hakkını kullanır ve bu konularda kanunlarla verilen diğer görevleri de yapar."
Toplu Taşıma
Madde 15: "Büyükşehir bütünlüğü içinde her türlü toplu taşımacılık hizmetlerini yürütmek ve bu maksatla gereken kurum ve kuruluşlar meydana getirerek tesisler kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek hak ve yetkisi münhasıran Büyükşehir Belediyesince kullanılır.
3030 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinin 1 inci fıkrası hükümleri uyarınca Büyükşehir Belediyelerine bağlı olarak faaliyetlerini sürdürmekte olan idare ve işletmelerle diğer kamu kurum ve kuruluşlarının toplu taşımacılıkla ilgili görev ve yetkileri saklıdır.
Bu idare ve işletmelerden;
a) 16/06/1939 tarihli ve 3645 sayılı Kanunla İstanbul Belediye Reisliğine bağlı olarak kurulmuş bulunan İstanbul Elektrik, Tramvay ve Tünel İşletmeleri (İETT) Genel Müdürlüğü,
b) ...
c) 4483 ve 4583 sayılı Kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulup 1/1/1945 tarihinden beri de İzmir Belediyesine baplı mülhak bütçeli bir idare olarak faaliyetlerini sürdüren ................Otobüs, Tramvay (Troleybüs) İşletmeleri (ESHOT) İşletmeleri.....
Bünyesinde bulundukları büyük şehir belediyelerine bağlı ve Ulaşım Koordinasyon Merkezleri ile koordineli olarak toplu taşıma hizmet ve faaliyetlerini yürütmeye devam ederler."
3-Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri ve Fon Yönetmeliği:
UKOME Kuruluş, Görev ve Yetkileri
Kuruluş
Madde 24: "Ulaşım Koordinasyon Merkezi, Büyükşehir Belediye Başkanının Başkanlığında;
1- Büyükşehir Belediyelerinin ulaşım ve yatırımla ilgili idare ve işletmeleriyle bağlı kuruluşların genel müdür veya müdürlerinin;
2- Ulaşım hizmet ve yatırımları ile ilgili kamu, kurum ve kuruluşlarının büyük şehirlerdeki genel müdür veya bölge müdürlerinin,
3- Görev alanlarına giren konuların görüşülmesi sırasında ilçe belediye başkanlarının, asli ve sürekli üye olarak katılmaları ile kurulur.
.........
Büyükşehir Belediyesinin öteki birim başkanları ile diğer ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yetkili üst düzey temsilcileri de görev alanlarına iren konuların görüşülmesinde istişari mahiyette görüşleri alınmak üzere UKOME toplantılarına katılabilirler."
Niteliği ve Yapısı
Madde 25: "Kurul halinde çalışan UKOME;
a. Ulaşım , trafik ve toplu taşım konularında üst düzeyde yönlendirici karar alma, uygulama, uygulattırma ve ilgili mevzuattaki usulüne göre gereken tesisleri kurma, kurdurma, işletme veya işlettirme hak ve yetkilerini haizdir.
b. Başkanı ve yürütme organı Büyükşehir Belediye Başkanıdır. Başkan bu görevi, UKOME'nin işlerliğini sağlamak üzere hizmetle ilgili birim bünyesinde kendisine bağlı olarak mevzuatına göre kuracağı bir müdürlük veya şeflik eliyle yürütür."

Görev ve Yetkiler
Madde 26: "UKOME, Büyükşehir dahilindeki Raylı raysız her türlü kara ve deniz taşımacılığı hizmetlerini etkili bir koordinasyon içinde ve süratle verimli sonuca ulaştırma amacı ile;
a. Metropoliten alan nazım plan çerçevesinde, arazi kullanım ve ulaşım planlama çalışmalarıyla Büyükşehir Belediyesince hazırlanan ve hazırlatılan etüt ve planları da inceleyerek Büyükşehir Ulaşım Planı'nı yapar, yaptırır, uygular, uygulattırır. Bu amaçla da gereken karar ve tedbirleri alır.
b. İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerini almak suretiyle; Şehrin Ulaşım Planına göre toplu taşıma araçlarının güzergah, zaman ve bilet tarifelerini yapar ve tarifeleri uygular, uygulattırır.
c. Ulaşım, toplu taşıma ve trafik mevzuatının belediyelere verdiği görev ve yetkilerin metropol alan içinde Büyükşehir Belediyesince kullanılması gereğini göz önünde bulundurmak suretiyle uygulamaya dair görüş tespit eder ve yönlendirici kararlar da alabilir.
d. Belediyelerce düzenlenen yol ve kavşaklar ile Büyükşehir Belediyesince yapılan sinyalizasyon tesislerinin aksaklıklarını tespit ettiği takdirde uyarıda bulunur ve düzeltilmesini sağlar.
e. (Değişik - R.G.07.06.1991/20894) Görev ve yetki konusu olan hizmetler ve bu hizmetlerle ilgili iş ve işlemler yapılırken, İl Trafik Komisyonu ile gerekli koordinasyonu sağlar ve bu amaçla gereken karar ve tedbirleri alır."
4- Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliği:
Amaç
Madde 1: "Bu Yönetmeliğin amacı; şehir içinde öğrenci taşıma hizmetlerini düzenli ve güvenli hale getirmek, bu amaçla taşıma yapacak gerçek ve tüzel kişilerin yeterlilik ve çalışma şartlarını belirlemek, bu Yönetmeliğin gerekli kıldığı denetim hizmetlerini yapmaktır."
Kapsam
Madde 2: "Bu Yönetmelik, kamu, kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerce öğrenci taşımak için kullanılacak "Okul Servis Araçlarını" kapsar."
Okul Servis Araçlarında Aranacak Şartlar, Çalışma Esasları ve Taşımacının Yükümlülükleri
Taşıtlarda Aranacak Şartlar
Madde 4: "Taşımacılar tarafından okul servis aracı olarak kullanılacak taşıtlarda aşağıdaki şartlar aranır.
a) Okul servis araçlarının arkasında "OKUL TAŞITI" yazısını taşıyan numunesine uygun renk ebat ve şekilde bir levhanın bulundurulması,
b) Öğrenciler ile rehber öğretmenin iniş ve binişlerinde kullanılmak üzere en az 30 santimetre çapında olan ve üzerinde siyah "DUR" yazılı kırmızı ışıklı bir lamba bulunan işaret levhasının konulması,
c) Okul taşıtı olarak kullanılacak araçlarda öğrencilerin kolayca yetişebileceği cam ve çerçevelerin sabit olması,
d) Okul servis araçlarında sağlık çantası (İlkyardım malzemelerinin bulunduğu)
ve trafik seti bulundurulması,
e) Araçların kapıları, sürücüler tarafından açılıp kapatılabilecek şekilde otomatik (Havalı, Hidrolikli v.b.) olabileceği gibi; Araç sürücüleri tarafından elle kumanda edilebilecek şekilde (Mekanik) de olabilir. Otomatik olduğu takdirde, kapıların açık veya kapalı olduğunu sürücüye optik ve/veya akustik sinyallerle intikal edecek şekilde olmalıdır. (14.08.1992 tarih ve 21315 sayılı R.G.de yayımlanan Yönetmelikle değişik.)
f) Okul servis aracı olarak kullanılacak araçların aylık, üç aylık, altı aylık ve yıllık bakım ve onarımları devamlı olarak yaptırılmakla birlikte; araçların cinsine göre Karayolları Trafik Yönetmeliğinde yer alan muayene sürelerini kapsayacak şekilde fenni muayenelerinin ( Periyodik) yaptırılmış olması,
g) Okul servis aracı olarak kullanılacak araçlardan minibüs ve otobüslerin ve benzeri taşıtların yaşlarının onbeş yaşından küçük olması (onbeş yaş dahil)
Taşıtların yaşı fabrikasından imal edildiği tarihten sonra gelen ilk takvim yılı esas alınarak hesaplanır. (09.04.1993 tarih ve 21547 sayılı R.G. de yayımlanan Yönetmelikle değişik)
h) Araç cinsine göre, minibüsler için doldurma kapasitesi en az l kg. olan en az bir adet; otobüslerde doldurma kapasitesi 5 kg. olan en az iki adet yangın söndürme cihazlarının bulundurulması, (Yangın söndürme cihazları Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkındaki Yönetmeliğin 2.32.1 maddesine uygun olacaktır.)
ı) Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkındaki Yönetmeliğin 2.2. maddesi hükümlerine göre tayin edilen ve o araca ait tescil belgelerinde gösterilen oturacak yer adedi, aracın içerisine görülebilecek bir yere yazılarak sabit şekilde monte edilecektir.
k) Bu taşıtlar için aranacak diğer şartların, 19.06.1985 gün ve 18789 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkındaki Yönetmelik " hükümlerine uygun olması,
l) Kamu Kurum ve Kuruluşları ile özel ve tüzel kişi ve kuruluşlara ait okul servis aracı olarak teçhiz edilmiş araçlar, taahhüt ettikleri öğrenci taşıma hizmetlerini aksatmamak kaydıyla, diğer yolcu taşıma hizmetlerinde de kullanılabilir. Ancak, bu taşıma esnasında okul servis araçlarına ait ışıklı işaretlerin sürücüler tarafından kullanılması yasaktır."
Taşımacının Yükümlülüğü
Madde 5: "Okul servis araçları ile taşımacılık yapanlar;
a) Öğrencilerin oturarak rahat bir yolculuk yapmalarını sağlayacak tedbirleri almak ve taahhüt ettiği yere kadar götürülüp getirmekle,
b) Araç içi düzeni sağlamak, Anaokulu, İlköğretim ve Ortaokul statüsündeki okul öğrencilerinin inme ve binmeleri sırasında yardımcı olmak üzere "Rehber Öğretmen" veya yardımcı bulundurmakla, (19.10.l995 tarih ve 22438 sayılı R.G.de yayımlanan yönetmelikle değişik.)
c) Taşıma akdini düzenlemeden önce okul idareleri ve öğrenci velileri ile görüşerek o ders yılı için taşıyacağı öğrencilerin geliş ve gidiş güzergahlarına göre önceden trafik kuruluşlarından "Özel İzin Belgesi" almakla, (Trafik kuruluşlarınca böyle bir düzenleme getirilmemiş ise, izin alma mecburiyeti aranmaz.)
d) Taşımacıların yanında çalışanlar, hizmet akdine tabi olup, bunların sosyal güvenlik yönünden sigorta işlemlerinin yaptırılması zorunluluğuyla,
e) Okul Servis Araçları fiyat tarifeleri her yıl 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanununun 125 inci maddesi uyarınca bu Kanuna tabi Odalarca belirlenir. (15.09.1994 tarih ve 22052 sayılı R.G. de yayımlanan Yönetmelikle değişik.)
f) Yolcunun (Taşınan);
1- İkametgahının değişmesi,
2- Uzun tedaviyi gerektiren bir hastalık geçirmesi,
3- Okumaktan vazgeçmesi,
4- Herhangi bir sebepten dolayı okuma hakkını kaybetme,
Sebebiyle servisle taşınmaktan vazgeçmesi halinde geri kalan ayların ücretlerini iade etmekle,
Yükümlüdürler.
g) Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu ve Karayolları Trafik Kanunu'ndaki işletenin ve araç sahibinin sorumluluğuna ilişkin hükümler ile taşımacı ve taşınan arasında vuku bulabilecek anlaşmazlıkların giderilmesi amacıyla açılacak davalara ait hususlar saklı kalmak kaydıyla; bu madde hükümleri ile bu Yönetmelikteki diğer hükümlere uygun davranmadıkları anlaşılanlarla ilgili şikayetler trafik zabıtasınca değerlendirilir."
Taşıma İşlerinde çalışanlar
Madde 6: "Okul servis araçlarını kullanan sürücüler;
a) Sorumlu ve yetkili olduğu hizmetin niteliklerine sahip olma,
b) Mesleğe uygun ve öğrencilere güven verecek görünümü yansıtan kıyafeti, gerektiğinde okul idarelerince belirlenecek tek tip kıyafet giyme,
c) Sınıfına uygun en az 3 yıllık Sürücü Belgesi ve Ticari Taşıt Kullanma Belgesine sahip olma,( 31.12.1997 tarih ve 23217 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişik)
Şartlarını taşımaları zorunludur."
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Sigorta
Sigorta Zorunluluğu;
Madde 7: "Okul taşıtları, öğrenci taşıyan gerçek ve tüzel kişiler ile kamu kuruluşları, taşıma hizmetinde kullanılan söz konusu araçlarına, Karayolları Trafik Kanunu'nun zorunlu kıldığı Mali Sorumluluk Sigortasını yaptırmak mecburiyetindedirler."

Sigorta Şirketlerinin Yükümlülüğü;
Madde 8: "Türkiye'de kaza sigortası dalında çalışan ve ruhsatı bulunan her sigorta şirketi, okul servis taşıtlarına Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası yapmak zorundadır."
Sigortasız Taşıma Yapılamayacağı;
Madde 9: "Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan servis araçları ile öğrenci taşımacılığı yapılamaz. Bu madde hükmüne aykırı olarak faaliyet gösteren araçlar hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91 inci maddesi hükmü uygulanır."
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Çeşitli Hükümler
Madde 10: "Bakanlığın denetimi yanında, çalışma şartları yönünden, ilgili kuruluşlar, mevzuatları çerçevesinde her türlü denetimi yaparlar. Bakanlık denetimle ilgili olarak bu kuruluşlarla her zaman işbirliği içinde bulunabilir."
Madde 11: "Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce okul servis aracı olarak kullanılmakta olan gerçek ve tüzel kişilere ait araçların en geç 15 Ağustos l993 tarihine kadar,
Bu araçlarda istihdam edilecek sürücülerin de en geç 15 Ağustos 1992 tarihine kadar,
Bu Yönetmelik hükümlerine uygun hale getirilmesi mecburidir."
5- Ticari Taşıt Kullanma Belgesi Eğitim ve Sınav Yönetmeliği:
Madde 6: "Odalarca verilecek ticari taşıt kullanma belgelerinin sınıfları aşağıda gösterilmiştir.
"T1" Sınıfı ticari taşıt kullanma belgesi; ticari amaçlı taksi ve dolmuş otomobili, minibüs ve umum servis araçlarını kullanacaklara,
"T2" Sınıfı ticari taşıt kullanma belgesi; ticari amaçlı kamyonet ve yük motosikleti (triportör) kullanacaklara,
"T3" Sınıfı ticari taşıt kullanma belgesi; ticari amaçlı kamyon, çekici ve tanker kullanacaklara,
"T4" Sınıfı ticari taşıt kullanma belgesi; ticari amaçlı otobüs kullanacaklara,
Verilen belgelerdir."
D- BAKANLAR KURULU KARARI:
10553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı:
Ticari Plakaların Verilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Karar:
Amaç;
Madde 1: (Değişik : 04.06.1998-23362) Bu Karar' da amaç; vatandaşın ulaşım ihtiyacını karşılamak üzere toplu taşımacılığın geliştirilmesi ve disiplin altına alınması, korsan taşımacılığın önlenmesi ve fiilen çalışmakta olan şoför esnafının haklarının korunması maksadıyla taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına verilecek ticari plakaların sayısı, verilme usul ve esaslarını tespit etmektir.
Madde 2: (Değişik : 04.06.1998-23362) Bu Karar, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 12'nci maddesi hükümlerine göre, İl Trafik komisyonlarınca plaka tahdidi kararı alınan İllerde uygulanır.
Ticari Plaka Verilecekler
Madde 3: (Değişik : 04.06.1998-23362) Ticari Plaka verilebilmesi için;
1. Taksi, dolmuş ve minibüslerde; Şoförlük mesleğini geçim kaynağı olarak seçmiş olduğunu ve sürekli olarak icra ettiğini beyan etmiş olmak ve şoförler odasına üye olmak,
2. Umum Servis araçlarında; Şoförlük mesleğini geçim kaynağı olarak seçtiğini beyan etmiş ve Şoförler Odasına üye olmak veya Ticaret Odalarına kayıtlı taşımacı şirketlerce, şehir içinde taşımacılık yapmak,
şartı aranır.
Taksi, dolmuş ve minibüs sahipleri, bu plakaları bu maddenin (1) numaralı bendinde sayılan şartları haiz kişilere, umum servis aracı sahipleri, bu maddenin (2) numaralı bendinde sayılan şartları haiz kişilere ve taşımacı şirketlere satabilirler."
Ticari Plaka Sayısının Tespiti
Madde 4: Nüfus artışı ve şehrin ulaşım planı dikkate alınmak suretiyle o il ve ilçenin toplu taşıma ihtiyacı, trafik komisyonu tarafından düzenlenecek bir raporla İçişleri Bakanlığı'na bildirilir.
(Değişik : 04.06.1998-23362) "Halen plaka tahdidi uygulanan İllerde, taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçları için tespit edilen ticari plaka sayısının artırılması, iade edilenler ise henüz tahsis edilmemiş olanlar dahil, bunların trafik komisyonlarınca dağıtılması, İçişleri Bakanının onayına tabidir."
Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce tespit edilip, henüz tahsisi yapılmamış plakalar ile herhangi bir sebeple iade edilen plakaların dağıtımında 5'inci madde hükümleri uygulanır.
Ticari Plakaların Verilme Usul ve Esasları
Madde 5: Ticari plaka, kapalı teklif usulü ile aşağıdaki şartlar dikkate alınarak, trafik komisyonunun tespit edeceği esaslara göre verilir.
a) İlin ihtiyacı dikkate alınarak dağıtılacak ticari plaka sayısı trafik komisyonunca tespit edilecek ticari plakanın serbest piyasadaki tahmini bedelinin %80'ine tekabül eden muhammen bedeli, müracaat şekli, süresi, ihale zamanı ve diğer hususlar mahalli vasıta ve/veya en az iki gazete ile kamuoyuna duyurulur.
b) Tespit edilen ticari plakalar ikişer aylık dönemlerde bir yılda altı defa verilebilir.
c) Kapalı teklif zarfları trafik komisyonları huzurunda açılır ve en yüksek bedeli teklif edenlerde başlamak üzere o dönem için tespit edilen miktarda ticari plaka verilir.
Eşit ücret teklif edenler arasında trafik komisyonu huzurunda kura çekilir.
d) Müracaat edenlerden, trafik komisyonunun tespit edeceği muhammen bedelin 1/5'i teminat olarak peşin alınır. Plaka bedelinin kalan kısmı ödenmedikçe plaka almaya hak kazananlara ticari plaka verilmez, kazanamayanların teminatları iade edilir.
Ücretlerin Dağıtımı
Madde 6: (Değişik : 04.06.1998 23362) 5'inci madde uyarınca alınacak teminatlar ve ücretler trafik komisyonlarınca belirlenen kamu bankalarından birisinde açılacak hesaba yatırılır.
Yukarıdaki fıkraya göre taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait toplanan paraların %90'ı Trafik Hizmetleri Geliştirme Fonu hesabına, %10'u ise Türk Polis Teşkilatı Güçlendirme Vakfı hesabına dönem sonunu takip eden bir ay içerisinde aktarılır.
Bu maddenin uygulanmasına dair usul ve esaslar ile diğer hususlar Emniyet Genel Müdürlüğünce belirlenir.
Madde 7- Trafik komisyonlarınca ticari plaka tahdidi bulunmayan İllerde tahdit konulmasına karar verildiği takdirde o il hakkında bu karar hükümleri uygulanır.
E- KALKINMA PLANLARI:
VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı:
VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı'nın 8. Bölümü içinde yer alan "Kent içi Ulaşım" başlıklı bölümde mevcut durum şöyle açıklanmıştır:
"1999 yılında kişi başına kent içi motorlu taşıt yolculuk üretim katsayısı ortalama 0.7 olarak alındığında, günde yaklaşık 29 milyon kent içi yolculuk yapıldığı tahmin edilmektedir.
Kent içi ulaşımda arazi kullanım ve ulaşım planları uyumunun sağlanmaması, teknik ölçüt ve standartların oluşturulmaması hizmet düzeyinin yükseltilmesini engellemektedir.
Trafik kazalarının sebep olduğu can ve mal kaybının boyutları göz önüne alınarak, kent içi ulaşımda güvenlik konusunda etkili, yaygın, sürekli ve yoğunlaştırılmış bir eğitim programı uygulanmasına ihtiyaç bulunmaktadır.
Kent içi ulaşıma dönük yetki, sorumluluk, örgütlenme, finansman ve mevzuatla ilgili sorunlar büyüyerek devam etmekte olup, ulusal standartlar ve politikalar yeterince geliştirilememiştir.
Büyük ölçekli kent içi ulaşım yatırımlarının etkin olarak değerlendirilmesi ve denetlenmesi yapılamamaktadır.
Kentsel gelişmelerin toplu taşıma sistemleri ile bütünleştirilememesi özel araç kullanımını artırmaktadır."
Kalkınma Planında amaçlar, ilkeler ve politikalar ise şöyle sıralanmıştır:
Kent içi ulaşıma dönük yetki, sorumluluk, örgütlenme ve mevzuatla ilgili sorunlar giderilecektir.
Kent içi ulaşımda kentin planlı gelişmesine uygun bir yapının gerçekleştirilmesi sağlanacaktır.
Kent içi ulaşımda güvenliği sağlamak üzere yaygın eğitim programları geliştirilecektir.
Toplu taşıma hizmetlerinin erişilebilirliği ve kalitesi yükseltilecektir.
Belli büyüklüğün üzerindeki kentlerde ulaşım ve trafik planları hazırlanacaktır.
Kentsel ulaşım altyapısında, hizmet düzeyi dikkate alınarak, uygulanacak ilke ve standartlar bilimsel ölçütlere göre belirlenecektir.
Otobüs işletmelerinin planlama ve işletmeciliği geliştirilecek, özel toplu taşımacılık ve servis araçlarının denetim eksikliği giderilecek; ara-toplu taşıma türlerinin rasyonel kullanımı sağlanacaktır.
Planda yer alan hukuki ve kurumsal düzenlemeler ise şöyledir:
Kent içi ulaşıma dönük yetki, sorumluluk ve örgütlenmeye ilişkin yasal düzenlemeler yapılacaktır.
Kentlerin özellikleri ve nüfus büyüklüklerine göre kapsam ve yöntemleri açısından farklılaşan ulaşım ve trafik planlarının hazırlanması için gereken yasal düzenleme gerçekleştirilecektir.
Özel toplu taşıma ve servis araçları işletmeciliğinin çalışma usul ve esasları ile denetimlerine ilişkin yasal düzenlemeler yapılacaktır.
Otopark yönetmeliği, yol boyu park yerleri ve toplu park yerlerini de dikkate alarak yeniden düzenlenecektir.
Taksi işletmeciliği kent içi ulaşımı engellemeyecek şekilde yeniden düzenlenecektir.
VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planının yine 8. Bölümü içinde yer alan "Karayolu Ulaştırması" başlıklı bölümde ise konumuzla ilgili mevcut durum, amaçlar, ilkeler ve politikalar ile hukuki ve kurumsal düzenlemeler şöyle açıklanmıştır:
Dünyada ulaştırmanın ekonomik ve sosyal etkilerinin yanısıra çevresel yönlerini de ele alan sürdürülebilirlik kavramı ulaştırma politikalarının en önemli boyutu haline gelmiştir. Gelişmiş ülkelerde karayolu ulaştırması ile çevre arasındaki ilişkilerin daha uyumlu olmasını sağlayacak ve karayolu ulaştırmasında çevre duyarlılığını güven ve altına alacak çalışmalara ağırlık verilmiştir. Trafiğin yönetiminde, yol kullanıcılarının bilgilendirilmesinde ve taşımaların yönlendirilmesinde teknolojik gelişmelerden ve akıllı bilgi sistemlerinden büyük ölçüde yararlanılmaktadır.
Yurtiçi taşımacılıkta kurumsallaşmanın sağlanmasına, yük ve yolcu taşımaları için çağdaş koşullara uygun bir sigorta sisteminin geliştirilmesine ve taşımacılıkta sağlıklı bir rekabet ortamının yaratılmasına zemin oluşturacak Karayolu Taşıma Kanunu Tasarısı dönem içerisinde hazırlanmış, ancak, yasalaştırılarak gerekli düzenlemeleri ile birlikte uygulamaya geçirilememiştir.
Karayolu ile yolcu ve yük taşımacılığını mesleki yeterlik koşuluna bağlayarak, taşımacılığın esaslarını belirleyecek olan Karayolu Taşıma Kanunu gerekli mevzuat ve kurumsal düzenlemeler ile uygulamaya konulacaktır.
Taşımacılıkta örgütlenme özendirilecek, meslek örgütlerinin üniversite işbirliği ile sektörde ulusal ve uluslar arası kurallara hakim, güncel bilgi ile donanmış uzman kadroların yetiştirilmesine katkı sağlaması için gerekli altyapı oluşturulacaktır.
Karayolları Taşıma Kanunu gerekli mevzuat ve kurumsal düzenlemeleri ile uygulamaya geçirilecektir.


VI- İNCELEME :
A- BAZI YABANCI ÜLKELERDE TİCARİ TAKSİ İŞLETMECİLİĞİNİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ:

1- Giriş
19 uncu yüzyılda Avrupa'da Sanayi Devrimiyle birlikte hayatımıza girmeye başlayan mekanik ulaşım araçlarının kullanılmaya başlanması ve II. Dünya Savaşını izleyen yıllarda otomobilin ve motorlu taşıtların yaygınlaşması ve toplumların refah düzeyinin artmasına paralel olarak artan trafik hacmi büyük bir trafik sorunu yaratmıştır. Bu sorun gelişmiş ülkelerde 1973'te ortaya çıkan enerji krizinin ve trafik kazalarının etkisiyle alınan bazı önlemlerle çözülmeye çalışılmışsa da, karayolu trafiği çığ gibi büyümeye devam etmiştir. Bu trafik sorunu gelişmiş ülkelerde alternatif ulaşım araçlarının planlı kullanılmasıyla aşılmaya çalışılmaktadır. Eldeki kaynaklardan optimum fayda sağlamak için bu çalışmaların taslağını devletlerin oluşturdukları ulaşım politikaları belirlemiştir.

Dünya üzerinde yaygın olarak kullanılan ulaşım yolları olarak karayolu, denizyolu, havayolu, raylı sistemler, boru hatları ve kombine taşımacılığı sıralanabilir. Bu ulaşım yollarının kullanım oranlarının, ülkelerin coğrafi yapılarına, sahip oldukları yeraltı kaynaklarına, kültürel yapılarına, gelişmişlik düzeylerine, kullanıcıların tercihlerine ve bilimsel araştırma sonuçlarına göre şekillenmesi gereken devlet politikalarına bağlı olarak oluşması gerekmektedir.

2- Taksi Otomobili Taşımacılığının Genel Özellikleri

Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 3 üncü maddesine göre otomobil, yapısı itibariyle, şoföründen başka en çok 7 oturma yeri olan ve insan taşımak için imal edilmiş bulunan motorlu taşıttır. Bunlardan taksimetre veya tarife ile yolcu taşıyanlara "taksi otomobil" adam başına ücretle yolcu taşıyanlara da "dolmuş otomobil" denilmektedir.
Bir başka tanıma göre taksi otomobili, oturma yeri yediden az olan, caddelerde düzenli olarak seyreden ve halk tarafından kiralanabilen ulaşım aracıdır.
Taksi otomobili, yolcuların isteğine bağlı noktalar arasında hizmet veren düşük kapasiteli kamu taşıma aracıdır. Taşıma güzergahını genelde şoför belirlerse de bazen yolcunun isteğine tabi olabilir. Taşıma ücreti tarifeye göre taksimetre ile belirlenir. Taksi otomobilinin önemli bir avantajı ise müşterisinin isteğine uygun olarak noktadan noktaya taşıma yapmasıdır.

3- Münih (Almanya) Taksi Otomobili İşletmeciliğinin Yapısı ve Özellikleri:

Münih'te halen geçerliliğini sürdürmekte olan 3548 adet taksi otomobili işletme ruhsatı bulunmaktadır. Şu andaki mevcut taksi otomobili duraklarının sayısı 160 olup, bu duraklarda toplam 1700 taksi otomobili durabilmektedir.

3500 adet taksi otomobili yaklaşık 2100 taksi otomobili işletmesi tarafından işletilmektedir. Bu 2100 işletmenin yaklaşık 1700'ü tek araç işleten işletmelerdir. Geriye kalan yaklaşık 350 işletmede ise sayıları 2 ile 60 arasında değişen taksi otomobili otomobilleri çalıştırılmaktadır. Verilen taksi otomobili işletmeciliği ruhsatlarının büyük bir çoğunluğu, özel kişilerin elinde bulunmaktadır. Yaklaşık 100 işletme ise limitet şirket şeklinde işletilmektedir.

Yaklaşık 3340 taksi otomobili Münih Taksi otomobili İşletme Federasyonuna bağlanmış bulunmaktadır. Bu taksi otomobillerin bağlı bulundukları işletmelerin hepsi federasyona üyedir. Federasyona bağlı olan işletmelerin bazılarının kendilerine ait telsiz sistemleri bulunmaktadır. Esas olarak herkes bir taksi otomobili merkezi açabilmektedir. Fakat bir taksi otomobili merkezi açabilmek için, Münih'in her tarafına 5 ile 8 dakikada ulaşılabilecek en az 400-500 adet taksi otomobiline sahip olmak gerekmektedir. Yani kurulacak bir taksi otomobili merkezinde bulunan taksi otomobililer 5 ile 8 dakika içinde Münih'in her tarafına ulaşmak zorundadır.

Federasyona veya diğer bir ifade ile taksi otomobili merkezine yapılan servis taleplerini taksi otomobili şoförlerine bildirmek için, yaklaşık 170 telefon numarasını ihtiva eden 100 adet telefon hattı kullanılmaktadır. Bu telefon hatları, tüm şehir bölgesi içinde bulunan taksi otomobili duraklarına bağlanmıştır.

Taksi otomobili merkezine yapılan ön servis talepleri, normal olarak servisi yapacak olan taksi otomobili şoförlerine telsiz aracılığıyla bildirilmektedir. Merkeze bağlı bulunan araçların 2800' ü telsiz sistemiyle teçhiz edilmiş bulunmaktadır. Merkez tarafından bu telsiz sistemi aracılığıyla yılda yaklaşık 1.700.000 servis talimatı verilmektedir. Bu rakama acilen doktora veya hastaneye yetiştirme veya eve acilen doktor götürme talimatlarının sayısı da dahildir.

4- New York (ABD) Taksi Otomobili İşletmeciliğinin Yapısı ve Özellikleri:

New York'ta ücret ve taksi otomobili sektörüne giriş düzenlemelerinin başladığı 1937 yılı içerisinde işletmedeki taksi otomobili sayısı 13600'dür. Bunun 5300'ü araç sahibi, 8400'ü de şirketler şeklindedir.

1963 yılından itibaren New York şehri taksi otomobili kıtlığını yaşamaya başlamıştır. Bu kıtlığın nedeni şehir nüfusunun ve gelir düzeyinin artmasına bağlı olarak taksi otomobillere olan talebin artmasına karşılık taksi otomobili sayılarının dondurulmasıdır.

Düzenleyici kanunlar taksi otomobili işletmeciliğine girişi kısıtladığından 1963-1970 yılları arasında New York'taki taksi otomobili kıtlığı korsan taksi otomobili sektörünün gelişmesine yol açmıştır. Korsan taksi otomobillerin faaliyetleri kanunsuz olmasına rağmen çalışmaları zayıf denetim nedeniyle tolerans görmüştür. New York'taki bu uygulamanın altında iki neden bulunmaktadır. Bunların birincisi, lisanslı taksi otomobillerin mevcut ücret oranlarındaki yetersizlikler, ikincisi ile ırksal sebeplerdir.

New York'taki taksi otomobili kıtlığı, 1971 den sonra taksi otomobili ücretlerindeki % 48'lik artış ve taksi otomobili işletmeciliğinin genişletilmesi ile çözülmüştür.

İki yönlü telsiz sistemine sahip lisanslı taksi otomobili işletmeciliği 1921' de şoförü aynı zamanda araç sahibi olan taksi otomobililer tarafından kullanılmaya başlanmıştır. 1973'de New York'taki lisanslı taksi otomobillerin % 16' dan fazlası iki yönlü telsize sahipti. Bu taksi otomobillerin şirket malı yada bireysel işletmeci olup olmadığı dikkate alınmaksızın iki yönlü telsizlere sahip taksi otomobilleri sayısında bir kısıtlama bulunmamaktadır. Şehirdeki 15 adet üssün her biri 40 ile 200 arası taksi otomobiline sahiptir. Bütün telsizli taksi otomobililer talimat aldıkları üslerde çalışmak zorundadır.

New York merkezindeki yüksek yolcu potansiyelinden dolayı iki yönlü telsiz yerine caddelerde seslenmek suretiyle taksi otomobili çağırmak daha geçerli bir yöntem halini almıştır.

Günümüzde ise New York'un belli bölümlerinde kontrolsüz olarak lisanslı taksi otomobili ve korsan taksi otomobili işletmeciliği yapılmaktadır. Korsan taksi otomobillerinin faaliyetleri kanunsuz olmasına rağmen çalışmaları zayıf denetim nedeniyle tolerans görmektedir.

5- Tokyo (Japonya) Taksi Otomobili İşletmeciliğinin Yapısı ve Özellikleri:

Japonya' da toplu taşım yolcularının % 70'i demiryolu, % 20'si otobüsle ve % 9'u taksi otomobiller tarafından taşınmakta olup, yılda ortalama 3.041 milyona varan yolcu taşımacılığı gerçekleştirilmektedir. Diğer yolcular ise deniz ve hava yolu ile taşınmaktadır.

Lisans ve işletme

Bugün Tokyo'da taksi otomobililer son birkaç yılda alınan tedbirler sayesinde trafik kazalarının esas nedeni olmaktan çıkmıştır. Bu önlemlerin başında, taksi otomobillerin şehrin merkezinde boş dolaşmasının yasaklanarak denetiminin sıkı bir şekilde yapılması gelmektedir. Halen Tokyo bölgesinde 660 taksi otomobili durağı bulunmaktadır. Tokyo bölgesindeki taksi otomobili şirketlerinden, bir taksi otomobilinin günde kat edeceği maksimum uzaklığı belirlemeleri ve bunu Ulaştırma Bakanlığı'na rapor etmeleri istenmektedir.

Japonya'da Mart 1994 de 7,100 taksi otomobili şirketi ve bu şirketlere bağlı toplam 212,000 taksi otomobili faaliyet göstermektedir. Başkent Tokyo' da ise 340 taksi otomobili şirketine bağlı 34,000 taksi otomobili ile 19,050 özel taksi otomobili olmak üzere 53,000 adet taksi otomobili yolcu taşıma hizmetlerinde kullanılmaktadır.

Japonya' da taksi otomobili şirketleri ve özel taksi otomobili sahiplerine Ulaştırma Bakanlığı tarafından ticari taksi otomobili taşımacılık lisansı verilmektedir. Taksi otomobili şoförlerine kural ihlaline bağlı olarak taksi otomobili faaliyetini durdurma gibi idari müeyyideler yanında ticari belgenin iptali ve para cezasına çarptırmak gibi cezalar ile hapis cezaları da uygulanmaktadır.

Tokyo'da 124 ara istasyona bağlı, araç yerini belirleme sistemleri olan iki çıkışlı telsizlerle donatılmış 31,000 adet taksi otomobili bulunmaktadır. Taksi otomobiller genellikle demiryolu istasyonlarının önünde ya da meydan yakınlarında tiyatro ve restaurant bölgelerine yerleştirilmekte, pek çok insan da taksi otomobili hizmetlerinden memnun kalmaktadır.

Taksi otomobili şoförleri en az 21 yaşında, 3 yıl ve daha fazla şoförlük tecrübesine sahip olmalıdır. Taksi otomobili şoförleri için ikinci sınıf sürücü belgesi verilmektedir. İkinci sınıf sürücü belgesi, ticari taşımacılık gibi yolcu taşımacılığını amaçlayan taksi otomobili ya da otobüs şoförleri için talep edilen sürücü belgeleridir.

Ayrıca, Tokyo'da 3 yıldan az şoförlük tecrübesi olan ve taksi otomobili şoförü olmak isteyenlere coğrafi test uygulanmaktadır. Test başarı ile geçilemezse taksi otomobili şoförü olabilmek için kayıt yapılmamaktadır. Acemi sürücüler için eğitim 1960 yılında kurulan Tokyo'daki Taksi Otomobili Modernizasyon Merkezi'nde 5 gün süreli olarak verilmektedir.

6- Lizbon (Portekiz) Taksi otomobili İşletmeciliğinin Yapısı ve Özellikleri:
Lizbon'daki taksi otomobili sayısı 1966'da 2420'ye, 1973'de de 3000'e çıkmış, 1973'de bu kotadaki son artıştan 1000 kişi için taksi otomobili oranı Lizbon' da 2.4'den 2.9'a yükselmiş ve kotadaki bu artışla % 15 civarında olan yolcu taşımacılığındaki oranında küçük değişiklikler gözlenmiştir.

Lizbon'daki taksi otomobili işletmeciliği konusunda yapılan çalışmalar göstermiştir ki, bu taksi otomobili servislerinin kullanılması ve ulaşım sisteminin koordineli çalışması, taksi otomobili olarak kullanılan araçlara tahdit uygulaması ile mümkün olabilecektir.
Kurumsal Mekanizma:
Lizbon' da taksi otomobili lisansı yerel otoritelerin sorumluluklar altındadır. Bu otoriteler taksi otomobili lisanslarını verirken şoförlerin:
· Bir yıldan fazla deneyime sahip profesyonel bireyler olmalarına,
· Ulaşım işinde hafif yolcu taşıtları işleten kooperatifler şeklinde örgütlü olmalarına, ve
· Sürücü belgelerinde belirtilen özellikleri haiz olmalarına öncelik vermektedir.
Profesyonel şoförlere kanunla verilen bu tercih önceliği kendi sermayelerine sahip olmayanlarına sosyal eşitlik sağlamak amacını da taşımaktadır. Diğer taraftan kanunda açıkça belirlenmiştir ki, lisansın düzenlendiği araçlar sadece kooperatif üyeleri tarafından kullanılabilirler.
Çalışma Şartları:
Taksi otomobili ulaşımında çalışan sürücüler ve firmalardan elde edilen bilgilere dayanan kapsamlı bir araştırmada aşağıdaki bilgiler ortaya çıkmıştır.

Lizbon' da ki taksi otomobili ulaşımının bazı özellikleri şu şekildedir:
Taksi otomobili sayısı : 3200
Günlük ortalama seyahat : 40
Günlük ortalama km. : 270
Ortalama doluluk oranı : 1.3 (şoför hariç)

Görüldüğü gibi Lizbon'daki taksi otomobillerin ortalama günlük seyahati de yüksektir. Bu yolculuklarda her taksi otomobili yaklaşık 270 km yapmakta ve % 25'i boş olmaktadır. Taksi otomobili ulaşımı Lizbon'un tüm şehir ulaşım sisteminde kamu ulaşımına yardımcı bir sektör olarak görülmektedir. Lizbon'un dağlık tepelik topografyası nedeniyle taksi otomobililer konfor ve hız yönünden tercih edilen bir sistemdir.
B- BAZI YABANCI ÜLKE VE ŞEHİRLERİNDEKİ TAKSİ OTOMOBİLİ ŞOFÖRÜ OLMA ŞARTLARI VE TAKSİ OTOMOBİLİ İŞLETMECİLİĞİ:

1- İsviçre :

Prensip olarak İsviçre Federal Anayasası ticaret özgürlüğünü garanti altına almıştır. Ancak ticari etkinliklerle ilgili sınırlamalar mümkündür; özellikle kamu düzeni, sağlık ya da güvenliğin korunmasına ya da halkın şüpheli ticari etkinliklerden korunmasına (yasal ticari gerekçeler) hizmet etmelidirler. Buna ek olarak, yasadan önce, uygunluk ve eşitlik ilkesine dikkat edilmelidir.

Genel olarak üst düzeyde kişisel beceri ve yetenek gerektiren işler için iş ve ticaretten sorumlu polis dairesinin onayının alınması gerekmektedir. Bu onay taksi otomobili alınmasını ve işletilmesini de kapsar. Onay için en önemli şart, benzer araçları kullanabilmesine imkan veren sürücü ehliyetine sahip olunmasıdır. Başvuran kişinin, ehliyetinin uyduğu araç kategorisindeki araçlar kadar yol kurallarını da tümüyle bildiği resmi bir simula (teorik ve uygulamalı bölümleri olan) görüldüğü zaman bir sürücü ehliyeti verilmektedir.

Taksi otomobili sürme izni bir kantondan diğerine değişiklik gösterebilecek bazı ek şartlara da bağlı olabilir. Örneğin Bern kantonunda şu ek şartlar vardır:

· Başvuranlar bir yıldan daha uzun bir süreden beri motorlu araç kullanıyor olmalıdırlar ve diğer yol kullanıcılarına zarar verici nitelikte bir kural ihlali yapmamış olmalıdırlar
· Başvuranlar iyi referans sahibi olmalıdır.
· Başvuranlar işlerini profesyonel bir biçimde sürdürebilecek durumda olduklarını garantilemelidirler.
Verilen izin belli bir süre için geçerlidir. Örneğin Bern Kantonu'nda üç yıl sonra izin yenilenebilmektedir.

2- Londra (İngiltere):

İngiltere ve Galler'deki Bölge Konseyi kendi bölgelerindeki taksi otomobili işletmeciliğini:

a) Şehir polislerinin denetimiyle,
b) Yerel hükümetlerin denetimiyle,
c) Yerel faaliyetlerle denetlemektedirler.

Yerel faaliyetlerin kullanımı uygulamada az olup, herhangi bir ulaşım şeklinin denetlenmesi mecburi değildir.

Bölge Konseyi tarafından lisanslı taksi otomobili işletmeciliğinde kullanılan taşıtların çeşitlerine standartlar getirilmiştir. Bu standartlar taşıtın büyüklüğü, kapı sayısı, motor gücü, maksimum yaşı, rengi gibi özelliklerle ilgilidir.

· Londra' da taksi otomobillerin veya şoförlerinin sektöre giriş ve çıkışlarında sayı kontrolü bulunmamaktadır. Sayı kontrolünün kalite kontrolü ile birleştirilmesi önem arz etmektedir.

· Taksi otomobilleri nitelikleri aynı özel taşıtlardan oluşmakta, şoförlerin ise kültürlü ve şehri çok iyi bilmesi gerekmektedir

İsveç :
Taksi Otomobili şoförü olma izni almak için:

· En az iki yıl özel oto sürücü belgesine sahip olmak ve en az 21 yaşında olmak,
· Sağlıklı olduğuna dair bir doktor raporu sunmak ve izleyen konularda aşağıdakileri içeren teorik testi geçmek gereklidir. Bunlar:

I. Güvenlik,
II. Harita okuma,
III. Ekonomik, çevreye duyarlı ve dikkatli araç kullanımı,
IV. Trafik mevzuatı ve trafik düzenlemeleri,
V. Profesyonel araç kullanma mevzuatı,
VI. Araç yapısı ve fonksiyonu.

Trafik güvenliği ile ilgili bilgiler şunları içermektedir:
· Güvenlik teçhizatlarının farklı çeşitlerinin kullanımını içeren araç güvenliği,
· Kaza durumlarında neler yapılacağı,
· İlk yardımın nasıl yapılacağı,
· Kurtarma servisleriyle nasıl irtibat sağlanacağı, vs.

Taksi otomobili şoförleri için pratik test veya ayrı bir özel sürücü belgesi yoktur. Müracaat eden kişiler teorik test ve sağlık raporundan sonra taksi otomobili kullanma iznini alırlar.

4. Finlandiya :
Taksi otomobili şoförü olma izni almak için:

· Özel oto sürücü belgesine sahip olmak,
· Sağlıklı olduğuna dair bir doktor raporu sunmak,
· Şu hususlar hakkında yeterli bilgiye sahip olmak gerekmektedir. Bunlar:

I. Güvenlik,
II. Müşteri hizmetleri,
III. Bölgedeki cadde ve sokaklar hakkında bilgi sahibi olmak, vs.
IV. Trafik mevzuatı ve trafik düzenlemeleri,
V. Profesyonel araç kullanma mevzuatı,
VI. Araç yapısı ve mevzuatı,
VII. Araç yapısı ve fonksiyonu,
VIII. 70 yaşından büyük olmamak,
IX. Taksi otomobili şoförü olarak çalışmak için uygunsuz kişi olmamak.

5- Danimarka:
Taksi otomobili şoförü olma izni almak için:

· Özel oto sürücü belgesine sahip olmak
· Sağlıklı olduğuna dair bir doktor raporu sunmak,
· Danimarka veya AB topraklarında yaşamak,
· 20 yaşından büyük olmak,
· Suç soruşturması geçirmemiş olmak,
· Uzmanlık ve izninin iptaline neden olacak bir suçtan hüküm giymemiş olmak,
· Danimarka dilini bilmek, yerel cadde ve sokaklar hakkında yeterli bilgiye sahip olmak,
· Sürücü belgesi kursunu, taksi otomobili şoförlüğü izni başvurusundan önceki 10 yıl içinde bitirmiş olmak.

6- Almanya:

Almanya'da taksi otomobili işletmeciliği 9 kişi taşıma kapasitesine sahip yolcu taşımaya yarayan motorlu araçlarla yapılmakta ve taksi otomobilciliği Yolcu Taşıma Kanununa tabi tutulmaktadır.

Ulaşım türleri ise şu şekilde sınıflandırılmaktadır.

a) Belirli Hat Ulaşımı: Her türlü araçla yapılabilen ve belirli bir noktadan başlayıp belirli bir noktada sona eren düzenli ulaşım türüdür.

b) Belirsiz Hat Ulaşımı: Tramvay, troleybüs, otobüs gibi araçların dışında kalan araçlarla serbest olarak yolcuların taşındığı ulaşım türüdür. Bu tür taşımacılık şu alanlarda yapılmaktadır.

· Taksi otomobili ile ulaşım,
· Tatil ve seyahat gezileri,
· Kiralık minibüs tipi araçlarla yapılan ulaşım.

Taksi otomobili veya kiralık araç işletmesi açmak isteyen kişinin yetkili makamlardan ruhsat belgesi alması gerekmektedir. Bu konuda yetkili makamlar ise:

· Manheim Asayiş Dairesi Trafik Şubesi,
· Heildelberg Asayiş Dairesi Trafik Şubesi,
· Rhein-Neckar Kaymakamlığı Trafik İşleri Kısmı,
· Neckar-Odenwald Kaymakamlığı Trafik İşleri Kısmı,

Ruhsat belgesi vermek için kişisel güvenilirliğin yanı sıra kiralık araç veya taksi otomobili işletmesi açmak isteyen kişinin işletmeyi yürütebilecek mali güce sahip olması şartı da aranmaktadır. Ruhsat belgesi almak isteyen kişi, kural gereği Sanayi ve Ticaret Odası'nca aranan şartlara haiz olup olmadığının anlaşılabilmesi için bir sınava girmek zorundadır.

Aşağıdaki durumlarda sınav yapılmasına gerek duyulmamaktadır.

1- Kişi en az 3 yıl boyunca kiralık araç işletmeciliği yaptığını belgelerle kanıtlamalıdır.
2- Kişi bu mesleğe uygun olduğunu göstermek için Manheim Sanayi ve Ticaret Odası nezrinde yapılacak sınavı kazanmalıdır.

Manheim, Heidelberg, Rhein-Neckar, Neckar- Odenwald'ta ikamet eden kişilerin yapacağı başvurulardan Manheim Sanayi ve Ticaret Odası sorumludur. Sınav yazılı ve sözlü olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Sınavda sorulan sorular şu başlıklarda toplanmaktadır.

Yurtiçi Taşımacılığı alanında gerekli olan bilgilerle ilgili olanlar :

1- Meslek Hukuku ile ilgili olanlar

· Yolcu Taşıma Hukuku
· Trafik Hukuku
· Çalışma ve Sosyal Güvenlik Hukuku
· Trafiğe çıkacak olan şoförlerin çalışma ve dinlenme saatleri
· Taşıma Anlaşması Hukukunun ana hatları

2- İşletmenin Ticari ve Mali Yönetimi

· Ödeme işlemleri
· Taşıma ücretleri ve şartları
· Defter tutma
· Sigorta işlemleri

3- Teknikle İlgili Hususlarda İşletme Yönetimi

· Araçların tescili ve idaresi
· Araçların teknik donanımı
· Araçların bakımı ve teknik muayenesi
· Araçların harekete hazır halde tutulması
· Araçların telsiz sistemi

4- Trafik Emniyeti, kazalardan korunma, aracın kullanılması ve bakım esnasında çevreyi korumanın ana hatları

Ruhsat belgesi alma zorunluluğu

Ruhsat belgesi işletmeyi kuracak olan kişinin kendisine veya onun tayin ettiği tüzel kişiye verilmektedir. Ruhsat belgesi kimin adına verilmişse işletmenin sorumluluğu da o kişide olmaktadır.

Ruhsat Belgesi;

1- Tramvay işletmesi, yapımı, sevk ve idaresi için,
2- Troleybüs işletmesi, yapımı, sevk ve idaresi için,
3- Otobüs, minibüs işletmesi, yapımı, sevk ve idaresi için
4- Resmi plakalı olan ve serbest olarak çalışan taksi otomobillerine verilmektedir.

Ruhsat belgesini Eyalet Hükümeti tarafından belirlenen makam vermektedir. Eyalet Hükümeti tarafından kendisine sorumlu olduğu bölgede ruhsat belgesi verme yetkisi verilen makam, bölgesindeki tramvay, troleybüs, minibüs ve taksi otomobili trafiğinden sorumludur. Ruhsat belgesi almış olan işletmecilerin adı soyadı bu makamda kayıtlı bulunmaktadır.

Ruhsat belgesi veren makam sorumlu olduğu bölgede şu hususları göz önünde bulundurmaktadır:

1- Taksi otomobili taşımacılığına duyulan talep,

2- Taksi otomobili sayısının yoğunluğu,
3- Taksi otomobilinin çalışmaya başladığı zaman itibariyle taksi otomobilinin kar ve masraf durumu,
4- Taksi otomobili taşımacılığına duyulan talebin niceliği ve sebepleri,
5- Taksi otomobili işletmeciliği için ruhsat belgesi verme işleminde yeni başvuruda bulunanlar ve mevcut işletmeciliğin durumu,

Yeni başvuruda bulunanlara iki yıl için belge verilmekte, ruhsat belgesinden doğan hak ve yükümlülükler ise iki yıl boyunca başkasına devredilememektedir. Bir taksi otomobili şoförü izninin azami geçerlilik süresi 3 yıldır. Eğer taksi otomobili şoförü akli ve bedeni uygunluğunu ispat edebilirse bu izin üç yıl daha uzatılabilir. Bunun sağlık raporu ile ispat edilmesi gerekmektedir. Eğer bir taksi otomobili şoförü kayıtlı olduğu bölgenin dışında çalışmak istiyorsa, çalışmak istediği bölge ile ilgili bilgisi olduğunu ispat etmek zorundadır. Taksi otomobili işletmecisi bu durumda şoför ile ilgili bilgileri ilgili makama bildirmek mecburiyetindedir. Şayet işletmeci, çalıştığı bölge ile ilgili bilgilerini belgelendirememiş bir taksi otomobili şoförünü çalıştırırsa bu durumda işletmeciye 150 DM ceza kesilmektedir.

Taksi otomobili şoförleri sadece yolcu taşıdığı sırada kemer takmak zorunluluğundan kurtulabilir. Taksi otomobili sürücüleri yolcu almaya giderken bile emniyet kemeri takmak zorundadırlar. Taksi otomobiline binen yolcularda mutlaka kemer takmak mecburiyetindedir.
C- DOLMUŞ VE MİNİBÜSLER:
Müfettişliğimizce yapılabilen inceleme ve araştırmalara göre, gelişmiş batı ülkelerinde kent içi ulaşımda toplu taşım aracı olarak hizmet veren dolmuş veya minibüs benzeri bir ulaşım aracı türüne rastlanılamamıştır.
D- ABD'DEKİ OKUL SERVİS ARAÇLARI:

Günümüzde artan nüfus ve gelişen yaşam standartları ile tüm dünyada ve ülkemizde eğitime verilen önem her geçen gün artmaktadır. Yetişen genç nüfusun eğitimi ise sayıları hızla çoğalan eğitim kurumlarında verilmektedir, yan getiri olarak da tüm bu öğrencilerin eğitim kurumlarına taşınması tüm dünyada öğrenci taşımacılığı adı verilen sektörün hukuksal anlamda da bazı kanun ve yaptırımlar denetiminde olması gerekmektedir. Dünya genelinde bu denetimin herhangi bir ortak standardı bulunmamaktadır, her ülkenin kendi yasaları çerçevesinde uyguladığı ve yürürlükte olan birtakım yönetmelikler vardır.

ABD'de federal yönetimin öğrenci servislerinin işletilmesi ve organizasyonuna etkisi genel standartlar dışında yerel yönetimlerinkinden azdır. Yerel yönetimler, kendi eyaletlerinin gerektirdiği koşullar çerçevesinde birbirlerinden farklı uygulamalara yönelmişlerdir. Federal yasada 500'ün üzerinde kanun maddesiyle servis otobüs ve minibüslerinin üretim aşamasından öğrenci taşımasına kadar her noktada belli bir takım düzenlemelere gidilmiştir. Ayrıca çeşitli sivil ve resmi kurum ve kuruluşlarda öğrenci taşımacılığının daha güvenli, konforlu ve çağdaş olması için çalışmalarını sürdürmektedirler.

Öğrenci taşımacılığı üzerine ABD'de haftalık ve aylık olarak çeşitli dergi, gazete ve makalelerde yayınlanmaktadır. Tüm bunların yanısıra; okul servislerinin güvenliği, nasıl işletilmeleri gerektiği, servis şoförlerinin ne tür özelliklere sahip olmasını belirten ve bu şoförlerin nasıl seçileceklerini ve ne tür bir mesleki eğitim almalarını gösteren, devletin bu sektör ile ilgili yönetmeliklerini ve denetim mekanizmaları üzerinde çeşitli bilgiler veren bazı İnternet siteleri de açılmıştır. Ayrıca kısmi olarak sektördeki yenilikler bu sitelerden takip edilebilmektedir.

ABD'de öğrenci taşımacılığı ile ilgili hizmet veren çeşitli birimler de şunlardır:

1-)NHTSF (Ulusal Karayolu Trafik Güvenlik Komisyonu)
2-)NTSB (Ulusal Taşımacılık Güvenlik Kurulu)

ABD'de her gün 450 bin servis otobüsü 24 milyon öğrenciyi günde iki sefer olmak üzere taşımaktadır. Bu büyük rakama oranla 100 milyon mildeki kaza yüzdesi ise sadece 0.02'dir. istatistiklere göre; devlet öğrenci taşıma gideri olarak ise öğrenci başına ortalama yılda 493 $ harcamaktadır.

Öğrenci taşımacılığının esasları genel olarak üç başlık altında toplanabilir:
1-) Servis aracı sürücülerinin eğitimi.
2-) Servis otobüs ve minibüslerinin taşıma kapasiteleri.
3-) Servis otobüs ve minibüslerinin kaza güvenlik sistemleri.

1-) Servis Aracı Sürücülerinin Eğitimi:
1920'lerde servis otobüsü sürücüsü el kitabı ilk defa olarak yayınlanmıştır, fakat ancak 1970 yılında asıl standartlar Karayolları Trafik Güvenliği Kurulu tarafından belirlenmiştir. Bu standartlara göre; bütün okul servis otobüsü sürücüleri ticari araç ehliyeti sahibi olmalıdırlar. Ehliyet alabilmek için eğitim ve bilgi sınavlarını verebilmeleri, ayrıca alkol ile ilaç bağımlılığı testlerinden de temiz çıkmaları ve adli sicillerinin hem trafik kazaları konusunda hem de diğer suçlar açısından temiz olması ön şartlar olarak gelmektedir. İki yılda bir olmak kaydıyla sürücüler çeşitli fiziksel ve ruhsal testlere tabi tutulmaktadırlar. Testler neticesine dayanılarak görevlerine devam edip edemeyeceklerine de uzman kişiler tarafından karar verilmektedir. Okul servis sürücülerinin seyir esnasında sigara kullanmaları ise kesinlikle yasaktır.

Bütün bu esasları yerine getiren servis şoförü bir tür eğitimden geçirilmektedir. Bu eğitimde, her gün sefere çıkılmadan önce aracın motor, yürüyen aksam ve sinyalizasyonun güvenli bir yolculuk için yeterli ve sağlam olup olmadığının kontrolünün yapılması, herhangi bir acil durumda temel ilk yardım eğitiminin verilmesi, ayrıca öğrencilerin güvenli bir şekilde servis aracına bindirilmesi ve indirilmesi konusunda çeşitli eğitimler verilmektedir.

Servis şoförlerinin öğrencileri evden okula getirip götürdükleri güzergahta, sürücüler tarafından değil de, konuyla ilgili yerel bir kurul tarafından en güvenlikli olanı tercih edilerek çizilmektedir.

2-) Servis Otobüs Ve Minibüslerinin Taşıma Kapasitesi:
Genel olarak ilk okuldan liseye kadar olan öğrencilerin çeşitli boy ve kilolarda olmasından dolayı kesin bir standart uygulamakta zorluk çekilmektedir. Fakat tüm şartlar göz önünde bulundurularak koltuk genişliği ve diz mesafesi hususlarında yaklaşık bir hesaplama yöntemine gidilmiştir. Çünkü servis otobüsü veya minibüsü hareket halindeyken hiçbir şekilde ayakta öğrenci bulunması yasaklanmıştır. Her öğrencinin seyahat esnasında vücudunun oturduğu koltuğa tamamıyla sığması gerekmektedir. Bu sistemin asıl amacı ise; herhangi bir kaza durumunda, servis otobüsü veya minibüsündeki yolcu güvenlik sistemlerinin gerektiği gibi çalışmasının sağlanmasıdır.

Okul servis otobüsü üretimindeki standartlara göre ise; Öğrencilerin oturdukları koltukların hepsinin aracın yol aldığı istikamete dönük olması gerekmektedir.

3-) Okul Servis Otobüsü Ve Minibüslerinin Kaza Güvenlik Sistemleri:
ABD yollarında istatistiksel olarak trafik kazalarında ölüm oranı en düşük olan ve en güvenli olarak nitelenen araçlar okul servis otobüsleri olmasına rağmen hala güvenliği iyileştirme ve geliştirme çalışmaları sürdürülmektedir. Federal hükümetin okul servis otobüsleri ile ilgili yönetmeliklerine istinaden her koltukta kucaktan çift noktalı emniyet kemeri standart olarak bulunmaktadır. Yolculuk süresinde tüm öğrencilerin koltuklarında oturmaları ve emniyet kemeri takmaları zorunludur. Güncel olarak Avrupa ve ABD'de okul servis otobüs ve minibüslerindeki emniyet kemerlerinin şu anda olduğu gibi çift noktalı kucaktan değil de; otomobillerdeki gibi uç noktadan geçirilmesinin daha güvenli ve sağlıklı olup olmadığı tartışılmaktadır.

1960'lardaki bir araştırmanın ardından okul otobüslerindeki sert ve köşeli yüzeylerin, ani manevralar ve kaza durumlarında herhangi bir yaralanmaya sebep vermemeleri için darbe emici dolgu maddeleriyle kaplanmalarına karar verilmiştir. Bu gelişmeler üzerine 1960'lardan sonra okul servis otobüslerinde koltuklar etrafındaki metal çerçevelerin ve koltuk üzerindeki tutunma borularının kesinlikle kaldırılması kararlaştırılmıştır.

Devletin; okul servis otobüsü üreticilerine uyguladığı bir başka yaptırım ise, üretim hatasından kaynaklanan; tehlike arz eden arıza ve kazalarda, üretici firma hükümetten kesinlikle uyarı almaktadır.

Otoritelere göre; öğrenci taşımacılığında, otobüs yerine minibüslerin kullanılması güvenlik açısından tehlike arz etmektedir. Bu düşüncenin nedeni ise; servis otobüsü şoförüne uygulanan yaptırımlarının minibüs şoförlerine uygulanamaması olarak açıklanmaktadır. Ayrıca, bedensel özürlü öğrencilerin olduğu hatlarda özel olarak üretilmiş servis otobüsü ve minibüslerinin çalıştırılması da zorunlu bir kanun maddesi olarak yürürlüktedir.

ABD dışında diğer birkaç yabancı ülkeye de değinilecek olursa, İngiltere'de; ABD'deki kadar taşıma sistemi gelişmiş değildir. Yerel eğitim yetkililerinin sorumluluğunda olan okul taşımacılığı sadece belirli yaş grubundaki, evi okula uzak olan öğrencilere ücretsiz olarak sağlanmaktadır. Bu da ülke çapındaki öğrencilerin % 25'ine tekabül etmektedir. Geriye kalan % 75 ise ücretli olarak servis araçlarına yazılmaktadır.

Kanada ve ABD hükümetleri arasında ise sadece okul servis otobüslerini ve minibüslerini içeren Auto Pact adı verilen bir anlaşma yapılmıştır. Bu anlaşma ile iki ülke arasındaki okul otobüsü ve minibüsü ithalatı ve ihracatında güvenlik unsurlarının ön planda tutulan araçların tercih edildiği bir standart sağlanmıştır.
VII- HUKUKİ DURUM:
Türkiye'de tahditli ticari plaka uygulamasına esas teşkil eden ilk yasal düzenleme 1986 yılında Bakanlar Kurulu tarafından düzenlenmiş ve 3 Mayıs 1986 tarih ve 19096 sayılı Resmi Gazetede "Ticari Plakaların Verilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Karar" yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bakanlar Kurulu Kararı'nın "Amaç" başlıklı 1 inci maddesinde amacın; vatandaşın ulaşım ihtiyacını karşılamak üzere toplu taşımacılığın geliştirilmesi, plaka karaborsacılığının ve korsan taksiciliğin önlenmesi, fiilen çalışmakta olan şoför esnafının haklarının korunması maksadıyla taksi, dolmuş, minibüslere verilecek ticari plakaların sayısının, verilme usul ve esaslarının tespit edilmesi, olduğu belirtilmiştir.
Bakanlar Kurulu Kararının "ücretlerin dağıtımı" başlıklı 6 ncı maddesinde; ihalelerde elde edilecek gelirin %90'ının o il veya ilçede çalışan aynı cins ticari plakalı taşıt sahiplerine taşıt başına düşen miktarın eşit oranda dağıtılacağı hükme bağlanmış, 27 Haziran 1990 tarihinde çıkan Bakanlar Kurulu Kararı ile bu maddeye bir ekleme yapılarak; ticari plaka satışından sağlanan gelirlerin dağıtım zamanı ve taşıt başına düşen miktar ile diğer hususların dağıtımın yapılacağı yerde çıkan gazetelerde en az bir gün aralıkla yayımlanmak suretiyle iki defa, gazete çıkmayan yerlerde ise ilgili idare ile belediye binalarının ilan tahtalarına asılacak yazılar ve belediye yayın araçları ile duyurulacağı, duyurunun yapıldığı tarihten itibaren altı ay içinde ticari taşıt sahipleri tarafından alınmayan paraların hak sahipleri adına kamu bankalarında açılacak bir hesapta bloke edileceği, ilk defa ticari plaka tahsisi yapılan yerlerde toplanan paranın tamamının Türk Polis Teşkilatı Güçlendirme Vakfı hesabına aktarılacağı, belirtilmiştir.
8 Haziran 1991 tarih ve 20895 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 91/1780 Bakanlar Kurulu Kararı ile; kapsam içine Trabzon İli de alınmış, ticari plaka kullanan araçlara telsiz takılması ile ilgili düzenlemelere yer verilmiş ve bu konuda yetki Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'na verilmiştir. Telsiz takma işlemleri bitinceye kadar da geçici bir madde ile, elde edilen paranın %90'ının Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'na aktarılmasına karar verilmiştir.
Söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı'nda 24 Aralık 1994 tarih ve 22151 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe 94/6311 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile bir değişiklik daha yapılmıştır. Bu değişiklik ile tahditli ticari plaka kapsamı içine umum servis araçları da alınmış, İl Trafik Komisyonlarınca tahdit konusunda alınan kararların onay mercii değiştirilerek Başbakan yerine yetki İçişleri Bakanı'na verilmiştir. Aynı değişiklik kararı ile kapsama yeni alınan umum servis araçlarından elde edilecek gelirin tamamının Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'na yatırılacağı belirtilmiştir.
1995 yılında alınan 95/7212 sayılı Bakanlar kurulu Kararı ile, telsiz uygulamasının gerçekleştirilemediği gerekçesi ile o zamana kadar Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'nda bu amaçla toplanan paranın tamamının hak sahiplerine eşit oranda dağıtılması kararlaştırılmıştır.
Son olarak 4 Haziran 1998 tarih ve 23362 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik kararında aşağıdaki değişiklikler yapılmış ve Ticari Plakaların Verilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkındaki Karar bugünkü halini almıştır. Değişiklik ile; toplu taşımacılığın disiplin altına alınması amaç bölümüne konulmuş, kapsam bölümü daha önceden belirlenen iller yerine "İl Trafik Komisyonlarınca plaka tahdidi kararı alınan illerde uygulanır" şeklinde değiştirilmiştir. Ayrıca ticari plaka verilebilmesi için taksi, dolmuş ve minibüslerde Şoförler Odasına üye olmak şartı da getirilmiş, umum servis araçlarında ise Şoförler Odasına üye olmak veya Ticaret Odalarına kayıtlı taşımacı şirketlerce, şehir içinde taşımacılık yapmak şartı getirilmiştir. Bunun yanısıra kararın ilk halinde yer alan ticari plaka verilebilmesi için gerekli olan en az iki yıldan beri o ilde ikamet etmek şartı kaldırılmıştır. Mali yükümlülükleri düzenleyen 6 ncı madde ise; taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına ait toplanan paraların %90'ının Trafik Hizmetleri Geliştirme Fonu hesabına, %10'unun ise Türk Polis Teşkilatını Güçlendirme Vakfı hesabına aktarılacağı hükme bağlanmıştır. Böylece bu işi halen yapmakta olan esnafa eşit olarak dağıtılmakta olan pay bundan böyle Trafik Hizmetleri Geliştirme Fonu hesabına aktarılmaya başlamıştır.
3 Mart 2001 tarih ve 24335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4629 sayılı Bazı Fonların Tasfiyesi Hakkında Kanun'un 6 ncı maddesinin "f" ve "g" bentleri ve Geçici 1 inci maddesinin "c" bendi hükümlerine göre Trafik Hizmetlerini Geliştirme Fonu da kaldırılmış olup, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 18.02.2002 tarih ve 1595 sayılı 0040 no'lu Genelgesi ile 81 İl Valiliğine yazılan yazıda; yukarıda bahsedilen Kanundan bahsedilerek yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar; ticari araçlarda bulundurulmasına izin verilen reklam bedelinin %25 tutarı ile 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince ticari plaka satışlarından elde edilen %90'lık payın, gelirin elde edildiği yerdeki Mal Saymanlıklarının (Vergi Dairelerinin) damga, resim ve harçları tahsile yetkili kısımlarına, bütçeye gelir kaydedilmek üzere yatırılacağı, elde edilen gelirlerle ilgili tahsilat makbuzunun bir suretinin ilgili kişilerce, bir suretinin ise işlem dosyasında muhafazasının sağlanması talimatı verilmiş olup, uygulama halen bu şekilde devam etmektedir.
Türkiye'de taşıt araçlarına plaka tahdidi getirilmesinin yasal dayanağı olarak da 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, 17.10.1996 tarih ve 4199 sayılı Kanunla değiştirilen 12 inci maddesi gösterilmektedir. İl ve İlçe Trafik Komisyonlarının kuruluş, görev ve yetkilerini belirleyen bu Kanun maddesinin "b/3" bendi ile "Karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları, çalıştırılabileceği yerler ile güzergahlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek" yetkisi İl ve İlçe Trafik Komisyonlarına verilmiştir.
Ayrıca, 18.07.1997 tarih ve 23053 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 18/c maddesinde; "Karayolları taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları, çalıştırılabileceği yerler ile güzergahlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek" görev ve yetkisi İl ve İlçe Trafik Komisyonlarına verilmiştir.
Görüldüğü gibi Karayolları Trafik Kanunu ile Yönetmeliğinde konu ile madde hükümleri birbirinin aynısıdır. Söz konusu Kanun ve Yönetmelik maddelerinin yürürlüğe girmesinden sonra, İl ve İlçe Trafik Komisyonları il veya ilçelerindeki ihtiyaç durumuna göre ve trafiğin daha düzenli olması ve ticari araçların disiplin altına alınması amacı ile tahdit durumunu belirlemekte, buna göre gerekiyorsa sayı artırım kararını almakta ve İçişleri Bakanı'nın onayı alındıktan sonra uygulamaya 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre başlanılmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda değişiklik yapan, bazı yenilikler öngören 4199 sayılı Kanun 27.10.1996 gün ve 22800 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 4199 sayılı Kanunun Ek 1 inci maddesi ile; ticari amaçla çalışan taksi, dolmuş otomobil, minibüs ve otobüs gibi taşıtlarla yolcu taşımacılığı yapan şoförlerle, kamyon, çekici, kamyonet, triportör ve benzeri taşıtlarla yük taşımacılığı yapmak isteyen şoförlerin Ticari Taşıt Kullanma Belgesi sahibi olmaları zorunlu kılınmış ve bu belgeye sahip olmayanların ticari amaçla yolcu ve yük taşımacılığı yapmaları engellenmiştir.
Bu hükme istinaden İçişleri Bakanlığı "Ticari Taşıt Kullanma Belgesi Yönetmeliği" hazırlamış ve Yönetmelik 1 Mayıs 1997 gün ve 22976 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Yönetmelik ile ticari amaçla çalışan sürücülere Ticari Taşıt Kullanma Belgesinin verilmesi ve kullanılmasına ilişkin esas ve usuller belirlenmiştir. 4199 sayılı Kanunun Ek 1 inci maddesine ve 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanununa 3741 sayılı Kanun ile eklenen Ek 20 nci maddeye istinaden Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu "Ticari Taşıt Kullanma Belgesi Eğitim ve Sınav Yönetmeliği"ni hazırlamış ve Yönetmelik 27 Aralık 1997 gün ve 23213 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu Yönetmelik ile ticari taşıt sürücülerine ticari taşıt kullanma belgesi verilmesi için eğitim verilmesi, sınav ve belge düzenleme iş ve işlemleri düzene konulmuştur.
Bu arada, özellikle büyük illerde gittikçe artan talep nedeniyle sayıları artan okul ve personel servis araçlarına da bazı büyük illerde sayı sınırlaması getirilmeye başlanılmış, görülen lüzum üzerine İçişleri Bakanlığı'nca "Okul Servis Araçları Hizmet Yönetmeliği" hazırlanarak, 21 Mayıs 1992 tarih ve 21234 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmelik ile, şehir içinde öğrenci taşıma hizmetlerini düzenli ve güvenli hale getirmek, bu amaçla taşıma yapacak gerçek ve tüzel kişilerin yeterlilik ve çalışma şartlarını belirlemek amaçlanmış, ayrıca Yönetmeliğin gerekli kıldığı denetim hizmetlerini yapmak da hedeflenmiştir.
VIII- TÜRKİYE'DEKİ MEVCUT DURUM VE UYGULAMA :
A- Giriş:
Türkiye'de son yıllarda yaşanan hızlı nüfus artışı, büyük kentlere göç, gelişen ve coğrafi olarak büyüyen kentler toplu taşımacılığı günlük hayatın en önemli unsurlarından biri haline getirmiştir. Artan ihtiyaçlar doğrultusunda özellikle nüfus ve buna bağlı olarak yerleşim alanlarının çok büyümesi ve genişlemesi sonucu toplu taşımaya ihtiyaç duyan kişi ve bölge sayısı da giderek artmıştır. Ancak artan bu taleple doğru orantılı olarak toplu taşıma hizmetinin Belediyelerce yeterli düzeyde verilememesi, raylı sistemlerin yeteri kadar yaygınlaştırılamaması sonucu alternatif taşıma sistemleri olarak kullanılmakta olan taksi, dolmuş, minibüs ve umum servis araçlarına talep artmıştır. Artan bu talebin trafik için getireceği sıkıntılar düşünülerek bu tür araçlara sayı sınırlaması getirilmeye başlanmıştır. İlk uygulama da 1967 yılında Ankara İl Trafik Komisyonu'nun 22 Temmuz itibariyle Ankara'da çalışan minibüslere yönelik olarak aldığı tahdit kararıdır. Bu tahdit kararı o günden bu yana aynı şekilde minibüsler için devam etmekte olup, minibüslerdeki tek artış 1978 yılında alınan bir kararla 5 yıl içinde taksi-dolmuş olarak çalışan plakalara minibüs plakası verilerek 1983 yılında taksi-dolmuşların tamamen kaldırılması, bunların yerine minibüslerin konulması uygulaması ile olmuştur.
1986 yılında çıkarılan 10553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararından sonra kararda adı geçen Adana, Ankara, Bursa, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Konya, Sakarya ve Samsun İllerinde İl ve İlçe Trafik Komisyonlarınca tahdit getirilmeye başlanmış, sayı ihtiyaç halinde artırılmak suretiyle uygulama bugüne kadar devam etmiştir. 1998 yılında Bakanlar Kurulu Kararı'nda yapılan değişiklikle, Kararın, İl Trafik Komisyonlarınca tahdit kararı alınan tüm illerde uygulanabileceği hükmü getirilmiş, bu konuda yetki İl Trafik Komisyonlarına verilmiştir.
Bugün itibariyle Türkiye genelinde, 81 il içinde, 35 ilimizde ticari taksi plakalarına, 25 ilimizde ticari minibüs plakalarına, 12 ilimizde ticari dolmuş plakalarına ve 8 ilimizde de umum servis araçlarının plakalarına tahdit uygulanmakta olup, 850 ilçemizden 119 tanesinde taksilere, 101 tanesinde minibüslere, 14 tanesinde dolmuşlara, 28 tanesinde de umum servis araçlarına tahdit uygulanmakta, ülke genelinde 61.106 adet ticari taksi, 27493 adet minibüs, 5220 adet dolmuş ve 16931 adet umum servis aracı olmak üzere toplam 110.750 adet ticari plaka tahdit kapsamındadır.
17393 adet ticari taksi ile en fazla taksinin bulunduğu il İstanbul olup, yaklaşık 35-40 bin civarında umum servis aracı bulunduğu söylenen İstanbul İlinde bu araçlara tahdit uygulanmamaktadır. Ankara İlinde 7800 adet ticari taksi bulunmakta olup, bu sayının diğer metropollere göre oldukça fazla olduğu söylenebilir. Örneğin İzmir'de 1219 kişiye 1 adet ticari taksi düşerken, Ankara ilinde 471 kişiye 1 adet ticari taksi düşmektedir. Bursa İlinde 1022 adet taksiye tahdit uygulanırken 3040 adet umum servis aracına tahdit uygulanmaktadır. Burada da servis araçlarına uygulanan tahdit sayısının diğer illere göre daha fazla olduğu görülmektedir.
Bugün ticari plaka alınabilmesi için yapılması gerekenler tahdit uygulanan ve uygulanmayan iller olmak üzere aşağıda ayrı ayrı belirtilmiştir.
B- Türkiye'de Ticari Taksi Uygulaması :

Türkiye'de, özellikle de büyük kentlerin ağırlaşan, giderek dayanılmaz boyutlara ulaşan trafik sıkışıklığı, trafik ve onun temelinde yatan ulaşım sorununu sürekli gündemde tutmaktadır. Büyük kentlerde, özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropol yerleşmelerde, kent nüfusu, kendi iç dinamizminin yanısıra, kırsal göç nedeniyle de büyük bir hızla artmaktadır. Varolan yol ve ulaşım araçlarının kentin gelişme hızına uygun olarak geliştirilememesi sonucu ulaşım, dolayısıyla araç ve yaya trafiği en önemli sorunlardan biri durumuna gelmektedir.

Araçların kent caddelerinde kuyruklar oluşturması, dolmuş ve otobüs kuyruklarının uzaması, kuyruklarda bekleme ve yolculuk sürelerinin artması, trafik sıkışıklığına, insanların zaman ve işgücü kaybına, motorlu araçlarda aşırı yakıt tüketimine, araçların yıpranmasına, çevre ve hava kirliliğine, yorgunluğa, gerginliğe, giderek psikolojik olumsuzluklara ve kazalara sebep olmaktadır.
Hızlı kentleşme ve buna paralel büyüme ve yayılma, yaya ulaşım oranında bir düşüşe, toplu taşıma yolculuklarında ise bir artışa neden olmuştur. Bu toplu taşıma hizmetleri bazen kamuya, bazen de özel işleticilere ait olmak üzere otobüsler, halk otobüsleri, raylı sistemler, hafif raylı sistemler, minibüsler, çift katlı otobüsler, personel ve okul servisleriyle sürdürülmektedir. Bu hizmetlere ek olarak, yolcuların isteğine bağlı noktalar arasında hizmeti içeren küçük kapasiteli kamu taşıma aracı olan taksi otomobili taşımacılığı da bulunmaktadır.
Şehir içi taksi otomobili taşımacılığında verimliliği arttıracak, aynı zamanda taksi otomobili işletmeciliğinden kaynaklanan trafik yoğunluğunu azaltacak birtakım düzenlemelere ihtiyaç olduğu bilinmektedir. Taksi otomobili taşımacılığının verimliliğinin arttırılması, şehir içi trafik yoğunluğunun azaltılması, taksi otomobili şoförlerinin istenilen nitelikte olması önem taşımaktadır.

Konu ile ilgili olarak Başkent'teki ticari taksicilik ele alındığında; Ankara'da taksi otomobili ve dolmuş plakalarının sınırlandırılmasını içeren karar ilk kez 02.02.1966 tarihinde İl Trafik Komisyonu tarafından alınmış ve uygulamaya konmuştur. Daha sonra 23.01.1970 tarih ve 13 sayılı kararla 01.12.1995 tarihine kadar uzatılmıştır. 21.11.1975 tarih ve 227 sayılı kararla 01.12.1980 tarihine kadar uzatılan taksi otomobili ve dolmuş plakalarının dondurulması kararı, son olarak 01.12.1982 tarihine kadar uzatılmıştır. 11.04.1983 tarihinde Ankara' da Dörtyol-Bahçelievler ve Dörtyol-Emek hattında çalışan ticari plakalı steyşın taksi otomobili sahiplerine, 09.02.1979 tarih ve 1979/56 sayılı karadaki hakları saklı kalmak kaydıyla, araçlarını taksi otomobili veya minibüse dönüştürme hakkı tanınmıştır. Ayrıca 03.05 1986 tarih ve 86//10533 sayılı "Ticari Plakaların Verilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararına" dayanarak 1986 sonrasında ihale yoluyla taksi otomobili plakası satışa çıkarılmıştır.

Birçok avantajlarına karşılık taksi otomobili, yolcu-km başına otobüse göre 5 misli, raylı taşımaya göre ise 7 misli fazla enerji tüketir. İki yolcu taşıyan bir taksi otomobili yine yolcu-km olarak otobüse göre havaya 50 misli fazla kirletici emisyon bırakır. Diğer önemli bir sakıncası ise taşıdığı yolcuya göre yol işgal alanının büyük olmasıdır. Örneğin yolcu başına yol işgal alanı otobüse göre 30 kat büyüktür. Öte yandan bütün ulaşım türleri içerisinde taksi otomobili ulaşımı özel araçlar haricinde işletme maliyeti en yüksek olanıdır.
Bir şehrin taksi otomobili ihtiyacı; şehrin nüfusu ve coğrafi büyüklüğüne, şehirlilerin sosyal ve ekonomik düzeyine, kentte yaşayanlara sunulan toplu taşıma hizmetinin etkinliği, düzeyi ve ücretine, şehrin yerli ve yabancılar için turistlik değerine, kentteki iş ve ticari faaliyetin büyüklüğüne ve şehirdeki trafik özellikleri ile otopark imkanları göz önüne alınarak belirlenir.

Kısaca, bir şehir ulusal ve uluslararası iş ve ticari merkez özelliği taşıyorsa, turistik özelliği varsa, gelen yerli ve yabancı sayısı fazla olacağı için taksi otomobiline talep artacaktır. Şayet şehirliye sunulan toplu taşıma ücreti zayıfsa, yani şehirliler ve yabancılar toplu taşıma araçlarını kolaylıkla bulamıyorlarsa taksi otomobiline talep yine artacaktır. Özel otomobili olanlar özellikle merkez bölgeye gidişlerinde otopark yerleri bulmada zorlanıyorlarsa, bunun yanında toplu taşıma aracı ile ulaşım da zor ise taksi otomobili ile gitmeyi tercih edeceklerdir.
Taksi Otomobili Taşımacılığının Ulaşım Türleri İçerisindeki Payı
Tablo 1. Günlük Taşınan Yolcunun Araçlara ve Türlere Göre Dağılımı, 1996

Tür/Araç
Filo
Faal Filo
Günlük Yolcu

Toplam İçindeki Payı (%)

Toplu Taşım İçinde Payı (%)

Özel Otomobil

300,000
-
700,000
17
-
Taksi Otomobili
7,660
-
250,000
6
-

Bireysel Yolculuklar Alt Toplamı

950,000
23
-
Minibüs
2,229
-
900,000
22
29

Özel Halk Otobüsü

200
-
200,000
5
6

Özel Toplu Taşım Aracı

383
275
160,000
4
5

İşyeri/ Okul Servis Araçları

4,887
-
650,000
16
21

Çift Katlı Otobüsler

100
71
85,000
2
3

EGO Otobüsleri

1,282
800
750,000
18
24
Lastik Tekerlekli Toplutaşım Alt Toplamı
2,745,000
67
87

Ankara Metrosu

108 Araç
-
150,000
4
5
Ankaray-HSR
33 Araç
-
150,000
4
5

Banliyö Demiryolu

-
-
100,000
2
2

Raylı Sistemler Alt Toplamı

 400,000
 10 
 13 

Toplutaşım Alt Toplamı

3,145,000
 77 
100

Toplutaşım ve Bireysel Ulaşım Toplamı

4.095.000
100 %

 

 

Kaynak: Ankara Trafik ve Ulaştırma İyileştirme Etüdü, Toplu Taşımacılık, Haziran-1998

Tablo 2. Ankara Büyükşehir Belediye Sınırları İçindeki Motorlu Araç Türlerine Göre İşgünü Yolculuklarının Dağılımı (Kasım-1999)

Türler
Araç Sayısı

Taşıdığı Yolcu Sayısı

Yolcu (%) Genel

Yolcu (%) Toplu Taşım

Ego Otobüsleri
1,433
820,000
18.55
24.05
ANKARAY
11 Dizi 3�lü
175,000
3.96
5.13
Metro
18 Dizi 6�lı
175,000
3.96
5.13
Banliyö Treni
-
100,000
2.26
2.93
Minibüs
2,229
990,000
22.40
29.03
Servis Araçları
4,867
685,000
15.50
20.09
Özel Halk Otobüsü
200
200,000
4.52
5.87
Özel
Toplutaşım Araçları
323
180,000
4.07
5.28
Çift Katlı Otobüsler
93
85,000
1.92
2.49
Taksi Otomobili
7,660
260,000
5.88
-
Otomobil
350,000
750,000
16.97
-
Toplu Taşım Toplamı
-
3,410,000
-
100.00
Özel Taşım Toplamı
-
1,010,000
-
-
Genel Toplam
-
4,420,000
100.00
-


Kaynak: Ankara Büyükşehir Belediyesi EGO Genel Müdürlüğü, Ulaşım Planlama ve Raylı Sistem Dairesi Başkanlığı verileri

Her ne kadar veriler son yıla ait değil ise de; yukarıdaki tabloların incelenmesinden, Ankara'da günde ortalama olarak ticari taksilerle 260.000 yolcunun taşındığı, bunun toplam yolcuların % 5,88'ine tekabül ettiği görülmektedir.

Ankara'da halen taksi otomobili ücretlerinin özel otomobil kullanımını caydıramayacak kadar yüksek olduğu belirtilmektedir. Bunda kent içinde uzun süreler dolaşarak (yakıt harcayarak) müşteri almaya çalışan, iyi örgütlenememiş, maliyeti yüksek taksi otomobili işletme sisteminin rolü vardır.

Ankara'da çağdaş taksi otomobili işletmeciliğine geçişin en önemli gereklerden birisi olan taksimetre kullanımı başarıyla uygulanmaktadır. Bunun yanısıra, telsiz kullanımına dayanan, merkez çevresinde, özellikle yaya bölgeleri yakınında "bölge depolama alanları", konut alanları içinde yol boyu taksi otomobili durakları biçiminde belirli merkezlerden yönetilen verimli ve kullanıcılara daha iyi bir hizmet verebilecek bir işletme sistemi yoktur.
Ankara'daki ticari taksilerin kent içi ulaşımını;

· Taksi otomobili sayısının ihtiyaçtan fazla olması,
· Alışveriş merkezleri ve eğlence yerlerinin (iş yerleri) şehrin sosyal ve kültürel etkinliklerinin Ankara İlinin belli bölgelerinde yoğunlaşması,
· Araç ve yaya trafiğinin yoğun olduğu bu yerlere gelecek vatandaşların araçlarını park edebileceği alanlar oluşturulmadığından, taksi otomobili ile ulaşım talebinin bu bölgelerde yoğunlaşması ve buna bağlı olarak da taksi otomobillerin aynı bölgelerde faaliyet göstermesi,
· Toplu taşıma yapan Belediye ve Halk otobüslerinin yolcu indirme ve bindirme yerlerinin aynı alanlarda yoğunlaşması ve toplu taşımacılığın trafik alt yapısı dikkate alınarak planlanmaması; örneğin, raylı sistemle yapılan toplu taşımacılığının hizmete sokulduğu güzergahlarda, belirtilen otobüslerle taşımacılığın halen devam etmesi,
· Herhangi bir durağa bağlı olmadan çalışan taksi otomobillerin yanında, bir durağa bağlı olarak çalışan taksi otomobillerin de, özellikle ulaşım talebinin yoğun olarak ortaya çıktığı saatlerde, duraklarından ayrılarak seyir haline geçmeleri,
· İl Trafik Komisyonu'nca belirlenen taksi otomobili durak yerlerinin, park sorunu yaşayan semt sakinlerinin hususi araçlarını park etmeleriyle kapatılması,
· Tüm taksi otomobillerin bir durağa bağlı olarak çalışmasının temin edilememiş olması,
· Taksi otomobili şoförlerinin eğitim yetersizliği sebebiyle kurallara uyum sağlamaması,
· Özellikle şehir içi ana yollarda taksi otomobili indirme ve bindirme yerlerinin belirlenmemiş olması nedeniyle inme-binme yerlerinin ulaşımı talep edenlerce belirlenmesi,
· İl Trafik Komisyonu'nca taksi otomobili durak yeri olarak belirlenen alanların belirli taksi otomobiller tarafından kullanılması,

Gibi sebeplerle olumsuz etkiledikleri açıktır. Karayolu Trafik Güvenliği Kurulunun 06/04/2000 tarihli 35'inci toplantısında, taksi otomobillerinin şehir içi trafiğinde devamlı ve özellikle trafik yoğunluğunun yaşandığı saatlerde, boş olarak ring halinde müşteri aramak için dolaştıkları, yol kenarında bekleyerek trafik akışını ve düzenini aksattıkları, şehirlerin genel görünümünü bozdukları, araç ve yaya trafiği için tehlike yaşattıkları, ekonomik ve çevre kayıplarına yol açtıkları, halkı ve mesleğine saygılı taksi otomobili şoförlerini mağdur ettikleri belirtilerek konu hakkında tedbir alınması gerekliliği üzerinde durulmuştur.
Konu ile ilgili görevlendirilen alt komisyon raporunda ise;

"Ankara kent içi trafiğini önemli derecede etkileyen taksi otomobillerinin özellikle trafik yoğunluğunun arttığı saatlerde merkez bölge (Kızılay) çevresinde müşteri bulmak amacıyla ring yaparak yol kapasitesinin büyük bir bölümünü işgal ettikleri, bu bölgede trafik yoğunluğunun daha da artmasına neden oldukları, trafik akışını engelledikleri ve şehrin genel görünümünü bozdukları, yaya ve taşıt trafiği için tehlike arz ettikleri gibi ekonomik ve çevre kayıplarına neden oldukları, taksi otomobillerinin yolcu indirme-bindirme için yaptıkları düzensiz manevralarda trafik güvenliğini tehlikeye düşürdükleri" vurgulanmıştır. Konu ile ilgili denetimlere ağırlık verilmekle birlikte, çözüm için denetimin yeterli olmadığı; kent genelinde yeni düzenlemeler yapılarak bir takım tedbirlerin alınarak uygulamanın kaçınılmaz hale geldiği ifade edilmiştir.
Halen, ticari taksi işletebilmek için;
Tahdit uygulanmayan illerde;
İlgili kişi şoförler odasına kayıtlı olduğu ve ticari olarak aracını kaydettirdiği takdirde, devlet memurları haricinde olmak üzere, şoförler ve otomobilciler odasına kaydolan tüm kişiler, bu sektörde ticari faaliyetlerde bulunabilmektedir. Bunun dışında aranan başka bir şart mevcut değildir. Araç hangi bölgede çalışacak, durak yeri, park yeri kesinlikle aranmamaktadır. Bazıları taksi duraklarına katılmakta, bazıları ise durak ve park yerleri olmayan il ve ilçelerde müşterilerin binebileceği ve trafiğin yoğun olduğu yerlerde müşteri almak için durduklarından trafiği aksatmaktadırlar.
Tahdit uygulanan illerde;
Tahdit kararı alınmadan önce o il veya ilçenin ulaşım etüt planı hazırlanarak mevcut toplu taşım araç sayısı, otobüs, minibüs, taksi olarak o bölgeye yeterli olup olmadığı araştırılır. Şayet yeterli ise hazırlanan bu plan ilçe ve il trafik komisyonunca görüşülerek taksilerde tahdit kararı olması öngörülür ise tahdit kararı alınarak uygulamaya konularak, keyfiyet İçişleri Bakanlığına bildirilir.
Aradan geçen belli bir süre sonunda ticari taksilerde sayı artırımına ihtiyaç duyulduğu takdirde; yetkili kişiler görevlendirilerek rapor hazırlanmakta, bu raporda ne kadar taksiye ihtiyaç olduğu belirtilerek, İl Trafik Komisyonuna sunulmaktadır. İl ve İlçe Trafik Komisyonları, hazırlanan bu raporu inceleyerek uygun gördüğü takdirde kaç adet artırılacağına karar verir. İl Trafik Komisyonunun vermiş olduğu ticari taksi sayısının artırım kararı İçişleri Bakanlığının görüşüne sunulmakta, İçişleri Bakanlığının uygun görüşü alındıktan sonra 86/10553 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile ihale yoluyla taksi plakası satış işlemi yapılmaktadır.
Tahdit kapsamında olan veya olmayan illerde tüm taksilere (T) plakası verilmektedir.
C- Türkiye'de Ticari Dolmuş ve Minibüs Uygulaması :

Geçmişte yetersiz toplu taşım hizmeti sonucunda ortaya çıkan, kamu ulaşım sisteminin açığını kapatma fonksiyonunu yerine getiren ve küçük girişimci tarafından gerçekleştirilen ara toplu taşımın bir türü olan minibüs dolmuşlar da zaman içinde bu fonksiyonlarından uzaklaşmışlar, kent merkezi ve yoğun konut alanlarında otobüs sistemi ile yarışır duruma gelmişlerdir.

Kentli orta ve düşük gelir gruplarının hayatlarını kolaylaştıran bir çözüm olarak gelişen bu sistem de, kendiliğinden ortaya çıkan çözümlerin çoğunda olduğu gibi bazı sorunları da beraberinde getirmektedir. Minibüs sistemlerinde yolcu bindirme ve indirmede bir disiplin kurulamadığı için kent içi trafiğin akışı aksamakta, zaman tarifesinde keyfilik söz konusu olmakta, işleticiler talebin düşük olduğu hatlarda çalışmaya karşı direnç göstermekte, çıkar çatışması nedeniyle minibüs işletmeciliğinde rasyonel bir işletme modeli geliştirilememektedir.

Konu ile ilgili olarak İstanbul İli'ne ilişkin rakamları inceleyecek olursak; İstanbul'da toplu taşımada yasal olarak çalıştırılan yani ruhsatlandırılmış minibüs sayısı 1982 yılında 2.638 iken, daha sonra yapılan ihalelerle sayı bugün 7.000'e ulaşmıştır. Yasal olmayan yani kaçak olarak çalıştırılan minibüsler de vardır ve sayılarının 1.500 dolayında olduğu ifade edilmektedir. Sayıları az olmakla birlikte, toplam taşımadaki payları günlük ortalama 2.225.000 dolayındaki yolcu ile %20 olan minibüslerin ruhsatlandırılmaları ve hat belirlemeleri Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılmakta, alınan kararlar İl Trafik Komisyonunca onaylanmaktadır.

Konu ile ilgili olarak Ankara İli'ne ilişkin veriler ise aşağıdadır.

ANKARA KENTİNDE MOTORLU ARAÇ TÜRLERİNE GÖRE İŞ GÜNÜ YOLCULUKLARININ DAĞILIMI (Kasım 2002)

TÜRLER
ARAÇ SAYISI

TAŞIDIĞI YOLCU SAYISI

YOLCU PAYI % (Genel)

YOLCU PAYI
% (Toplu taşım)
EGO OTOBÜSLERİ
1.191
760.000
17,7
23,1

ANKARAY (Hafif Raylı Sistem)

11 Dizi (3�er araç)
175.000
4,1
5,3
METRO
18 Dizi (6�şar araç)
190.000
4,4
5,8
BANLİYO TRENİ
-
120.000
2,8
3,6
MİNİBÜS DOLMUŞLAR
2.230
970.000
22,5
29,4

SERVİS ARAÇLARI (Özel+Resmi)

6.000
600.000
13,9
18,2
ÖZEL HALK OTOBÜSLERİ

 

 

 

 

Mavi
200
200.000
4,6
6,1
Yeşil
372
185.000
4,3
5,6
Çift Katlı
95
95.000
2,2
2,9
TAKSİ
7.660
260.000
6,0
-
OTOMOBİL
400.000
750.000
17,4
-
TOPLU TAŞIM TOPLAMI
-
3.295.000
76,5
100,0
ÖZEL TAŞIM TOPLAMI
-
1.010.000
23,5
-
GENEL TOPLAM

 

4,305.000
100,0

 

-
GENEL TOPLAM 4,305.000 100,0

Yukarıdaki tablonun incelenmesinden de; geçmişte yetersiz toplu taşım hizmeti sonucunda ortaya çıkan, kamu ulaşım sisteminin açığını kapatma fonksiyonunu yerine getiren ve küçük girişimci tarafından gerçekleştirilen ara toplu taşımın bir türü olan minibüs dolmuşların, toplu taşım altyapı hizmetlerinin yetersiz oluşu sebebiyle zaman içinde bu fonksiyonlarından uzaklaşarak, % 29'4 oranında toplu taşım yolcu payına ulaşarak, toplu taşımın asli unsurları arasında fiilen yer aldıkları ve ciddi bir oran ile toplu taşıma hizmetlerini yürütür bir hale geldikleri anlaşılmaktadır. Oysa, bireysel taşımanın hakim olduğu minibüslerin kentin merkez bölgesi dışına alınarak büyük kapasiteli türleri besleyici bir tür olarak çalıştırılmaları uygun olup, bu yönde Büyükşehir Belediyeleri tarafından bir kısmı hayata geçirilmiş çalışmalar yapılmaktadır.

Halen, ticari minibüs-dolmuş işletebilmek için;
Tahdit uygulaması olmayan illerde;
Tahdit uygulamasının bulunmadığı yerlerde ticari dolmuş veya minibüs alım ve satımlarında herhangi bir prosedüre gerek olmadan diğer araç alımlarında olduğu gibi noter vasıtasıyla satış işleminden sonra tescil işlemi yapılmaktadır.
Biraz daha ayrıntıya inmek gerekirse; aracın ticari dolmuş veya minibüs olarak tescil ettirilmek istenmesi halinde, Araç Tescil Müracaat ve İşlem Formundaki bilgilere göre ve İl ve İlçe Trafik Komisyonlarının almış olduğu kararlara uyarak aracın boyattırılması ve Karayolları Muayene istasyonunda da aracın tespiti yapıldıktan sonra tescil işlemleri yapılarak, tescil kuruluşu tarafından ilgili vergi dairesine bilgi verildikten sonra bu araçlar belediye tarafından kendilerine gösterilecek hatta çalışmalarını sürdürmektedir. Güzergahı İl Trafik Komisyonu belirlerlerken, çalışma izin belgesini (ruhsatını) belediye vermektedir.
Tahdit uygulaması yapılan illerde;
Tahdit uygulanan illerde ticari dolmuş veya minibüs alacak şahıs bir dilekçe ile İl veya İlçe Trafik Komisyonu Başkanlığına müracaatta bulunarak, 86/10553 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince "şoförlük" mesleğini tek geçim kaynağı olarak seçtiğini ve sürekli olarak icra ettiğini beyan etmek ve şoförler odasına üye olmak şartıyla İl veya İlçe Trafik Komisyonundan alacağı "Ticari Taşıt Tahsis Belgesi"ne istinaden, noter vasıtasıyla ticari dolmuş veya minibüsü satın aldıktan sonra satın almış olduğu şahsın hattında kendi adına tescil işlemini yaptırarak çalışabilmektedir.
Bir başka ifade ile; tahdit uygulanan il ve ilçelerde ticari dolmuş veya minibüs satın almak isteyen şahıs, önce 86/10553 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince "Ticari Taşıt Tahsis Belgesi" alarak bu belge ile noter vasıtasıyla ticari dolmuş veya minibüs alıp üzerine tescil işlemini yaptırdıktan sonra, satın aldığı aracın hattında çalışabilmektedir.
D- Türkiye'de Umum Servis Araçları Uygulaması :

DEVAMI 2 de
 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1153644 ziyaretçi (2515365 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc