Create Your Own Countdown

Google

   
  *** İYİLİK İ«İN KOŞANLARIN YERİ***
  Dünya Sendikacılık Önderi Sn.İsmail TOPKAR
 










                AB - ICFTU EVRENSEL İNSAN HAKLARI SAVUNUCUSU
               ANA SAYFA  -   GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE   -   AYAZAĞA PROJESİ  -  FOTO ALBÜM  -  İLETİŞİM
 


Dürüstçe
ve Evrenselce düşünür ve doğru söylemek gerekirse;
“Ne iyi olurdu insan, doğru bildiğinde alim, bilmediğinde ise cahilim diyebilse ne iyi olurdu.” diyebilmeliyiz.
“AR-GE’siz sivil toplum, sivil toplumsuz demokrasi olamaz.”
“Tek Rehberimiz Evrensel Hukuktur.”
Bilimin ışığından hiçbir zaman ayrılmamaya,
Çok çalışmaya,  Dürüst,  Adil ve  Beşeri ilişkilerde, Irk,  Din, Mezhep ve Cinsiyet farkı gözetmeden hareket etmeyi, Dünya Uluslarının kardeşliği adına, Ekmek, Barış, Özgürlükte bütünleşmeye davet ediyoruz.
 
 
    İSMAİL TOPKAR
    SÖZÜ ve YEMİNİ
    
 
       


 
 

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde yer alan bütün
hususlara riayetle,
Ciddiyet
Deneyim
İş Ahlakı
Bilim
Teknik
Çağdaşlık
Adalet
Eşitlik
Dürüstlük
 ve
Güven
 
Kavramların bütünü = Ulusal Kooperatifçiliğimizde 
Reform
 
 
Sanayi Devriminden bu yana, Türk ve Dünya İşçi Hareketi içinde ve 117 ülkede araştırma ve incelemeler yapmış, İLO, AB, ICFTU, IFPCW örgütlerinde Diplomatik Pasaportla İLO’da İlk Türk Sendika Temsilcisi olarak 66 Yıl boyunca Deneyim kazanmış,  Dünya Emekçileri adına, teşkilatlanma, Toplu Pazarlık ve Grev haklarını dürüstçe kullanarak, iş teminatı başta olmak üzere, kötü iş şartlarını iyileştirme, yılda 12 maaşa ilaveten 9 maaş ilave ikramiye ve 18 çeşit sosyal hak temin etmiş, fiziki ve fikri, emek arzı sureti ile çalışanlarımızı Ulusal düzeyde örgütleyerek Akılcı çizgide ve Bilimsel verilere dayanarak, Emekçilerimize güven veren, İş Teminatı sağlayan, Dünyanın en mükemmel Toplu İş Sözleşmelerini Ulusal ve Uluslararası alanda akdederek, Dünya çapındaki Çok Uluslu Şirketlerle, ( Mobil Oil, BP, Shell, Koç, Sabancı, Eczacıbaşı vb.) akitler yapmış, bu nedenle ABD’de Hür Sendika ve Kooperatifçilik alanında, dünya çapında Wisconsin Üniversitesinde açılan yarışmada, birincilik ödülü ve takdirname almış, bir Türk Sendikacısı olmaktan Ulusumuz adına Onur ve Gurur duyuyorum.
ADRES & TELEFON

Doktor Rıfat Paşa Sokak
Sema Apt. No: 21/4
GÖZTEPE-İSTANBUL
 Tel:+90 216 355 42 65
Fax: 0212 227 24 14
GSM: 0535 816 23 13 - 0532 410 51 01
 
                                              mail@ismailtopkar.com.

designed by deniz-dizayn



 
                                         
    
ANA SAYFA
                                                                  İ S M A İ L  T O P K A R
 
  • Görele, Gülef-Çavuşlu Beldesi Sızdağı Yaylasında 30 Mart (1922-1927)yılında Dünyaya geldi.
     
  • İlkokulu Çavuşlu beldesinde bitirdi.
     
  • Orta, Lise, Zonguldak Çelikel Lisesinde ikmal etti.
     
  • Yüksekokul Zonguldak Kara elmas Üniversitesi (Makine-Ocak içi Emniyeti,Zemin Etüdü ve Grozo Emiyeti, karbondioksit ve karbonmonoksit gazı ve insan sağlığı emniyeti bölümünden mezun oldu.
     
  • 1949 ABD-AFL, CIO Yüksek Hür Sendikacılık Kolejini bitirdi.
     
  • Almanya’da sendika kolejinde Hür Sendikacılıkta ( Örgütlenme ve grev  stratejicisi eğitimi aldı.)
     
  • İlk Türk Teşkilatlanma komitesi başkanı ve İlk Türk-İş Temsilcisi ve Petrol-İş Genel Sekreteri ve IFPCW Dünya Petrol Ve kimya Federasyonu Başkanlığı yaptı.
     
  • 1946 Zonguldak’ta ağır koşullarda, deniz seviyesinden 640m derinlikte günde 16 saat  ve mecburi maden mükellefi olarak çalışan, çok zor ve gayri sıhhi şartlarda, çok çile çeken ve ezilen ve maden emekçilerinin çok ezildiğini gören İsmail TOPKAR 18 Kasım 1946 ilk sendika kurma mücadelesini ekip halinde başlattı, (ön planda görev aldı.)
     
  • 1950 Petrol-İş Sendikası 1952 Türk-iş kuruldu, (Türkiye 6 bölgeye ayrıldı ve ilk defa sanayi hinterlandı olan Türk-İşin Zonguldak, Bolu, Sakarya, Bursa, Kocaeli, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve İstanbul Bölge Başkanı seçildi.)
     
  • IFPCW, Hür Dünya petrol ve kimya federasyonu genel başkan vekili olarak 117 ülkede teşkilatlanma dairesi başkanlığı toplu sözleşme stratejisi uzmanlığı yaptı Petrol –İş Sendikasında Genel Sekreter ve Genel Başkan olarak 27 yıl çalıştı ve Türk İşçi Hareketinin Dünyaya açılması için ekip halinde ulusal düzeyde çok çetin mücadeleler verdi..
     
  • ICFTU Hür Dünya İşçileri Konfederasyonu genel kurulunda Batı Berlin’de 1963 Türk-İş’i temsil etti. Ve utanç duvarı tel örgü ile ikiye bölünen Berlin’de İnsan Hakları Savunucusu seçildi.
     
  • Yurt içinde ve dışında ilk resmi Türk-İş temsilcisi ünvanını kazandı. Devlet Anayasamızın çok ağır ve Emekçiyi ezme döneminde Rahmetliler Seyfi DEMİRSOY ve Halil TUNÇ’la birlikte işçi hareketinin en zor döneminde vatan sathında yeni bir teşkilatlanma modeli geliştirildi, 3 lü ve kolektif tarzda akılcı çizgide mücadele verdiler.
     
  • Ulusal düzeyde 31 Aralık 1960 tarihinde, 1946–1960 ihtilali döneminden önce CHP-DP yönetimine karşı tarihi Saraçhane başı mitingi (HÜR SENDİKA, TOPLU PAZARLIK, GREV haklarının) 1961 Anayasasına yazılması mücadelesine önderlik yapan liderlerin ön safhalarında yer aldı.
     
  • Türk iş olarak Türkiye’yi 6 bölgeye ayırarak sorumlu sendika hareketinin bilimsel doğrultusunda örgütlenmesini başlattı. İlk defa sanayinin yoğun olduğu bölgede İstanbul, Zonguldak, Bolu, Adapazarı, Kocaeli, Bursa, Edirne, Kırkalareli, Tekirdağ ve İstanbul Bölgesi I.Bölge Temsilcisi seçildi. Ulusal düzeyde 2 600 000 üyeye ulaşıldı. I.Bölgede 1 780 000 Emekçiyi temsil etti.
     
  • Toplu sözleşme düzeni 24 Temmuz 1963’de başlatıldı. 274–275 sayılı yasalar Anayasa gereği mecburen yasallaştı. Mobil Oil, Shell, BP, Koç, Eczacıbaşı gibi Ulusal ve çok Uluslu Şirketlerde, iş güvencesi başta olmak üzere, çok büyük mücadeleler vererek, beyaz ve mavi yakalıları fiziki ve fikri emek arzı suretiyle çalışanları örgütleyerek, genel ve yerel olmak üzere, 3 ü genel olmak üzere 378 grev yaptı ve dünya işçi hareketi içinde emekçiler için en kuvvetli ve güçlü iş teminatı sağlayan sözleşmeler akdetti. Emekçilere, 9 maaş ikramiye, ( 18 çeşit ) sosyal hak, iş teminatı verilmesini sağladı.
     
  • 1980–2000 yılları arasında (İdeal Birlik) (kooperatifler birliği) kurarak, petrol ve kimya alanındaki fiziki ve fikri Emek arzı suretinle çalışan emekçilerimize Batman, İzmir, Mersin-Samsun arasında İstanbul başta olmak üzere, Petrol-İş üyeleri için 68.860 depreme dayanıklı (zemin etütlü) 3 Prof.Dr.la işbirliği yaparak bilimsel  konut üretti.
     
  • ABD’de Wiskonsin Üniversitesinden ilk takdirname alan, ilk Türk sendikacısı ve Kooperatifçisi Emekçi Duayeni Sendikacı seçildi. (T.C.Kurucu Önderi, M.Kemal ATATÜRK’ÜN Demokratik kooperatif hareketi için söylediği şu veciz ifadelere, daima sadık kalarak, "KOOPERATİF YAPMAK, MADDİ VE MANEVİ KUVVETLERİ ZEKÂ VE MAHARETLERİ BİRLEŞTİRMEKTİR." sözlerinin daima özüne dayanmıştır. İsmail TOPKAR’da, böylece Demokratik kooperatif hareketi ile bir ülkenin daha hızlı kalkınabileceği inancı her zaman fikri hakim olmuştur. (AÇIKLIK POLİTİKASI UYGULAMAK) (Daima ilerici, yenilikçi, Demokrat ve Devrimci) nitelikleri olmak ve her fikrin içindeki gerçek paylarına önem vermek gibi Evrensel hasletleri bünyesinde taşımaktadır. Hedefi sosyal adalet içinde bir barış dünyasına erişmekdir.
     
  • 117 ülkede araştırma ve inceleme yaparak geniş tecrübe birikimi elde etti.
     
  • Kesinlikle Ticarete ve Siyasete bulaşmaksızın emekçilerden yana, Sosyal Siyasetçi kalmayı prensip edinmiştir.
     
  • Uluslararası Mobil Oil, BP, Shell, Koç, Sabancı, Eczacıbaşı gibi ünlü firmalara, ülkemizde 378 yerel, 3 genel grev yaptı. ”İş teminatı” sağladı.
     
  • İLO Milletlerarası Mesleklerin tasnifi uzmanı (İLO’da)uzmanlaştı.
     
  • Türk-İş-TİSK ve Hükümet 3 lüsünden oluşan teşkilatlanma komisyonunda milletlerarası mesleklere göre teşkilatlanmada (46) kişilik 274-275 sayılı komisyonda tek kalan İSMAİL TOPKAR, ILO kriterlerine tamamen aykırı ve siyasi nitelikte ve bilimsel kavrama ters düşen 3 lü karara itiraz ederek Türk-İş, Hükümet ve İşveren konfederasyonunun bu bilimsel kriterlere ters olan siyasi kararını dava açarak iptal ettiren TOPKAR, 3 lü kurulu haksız kararlarından dolayı mahkum ederek, ilk Türk Teşkilatlanma içtihadı (Bu içtihadın olabilmesi için devlete Gemlik Viskos sanayinde, Sabancı Holding'e Adana Sasa'da ve Yalova Raif Dinçkök’e dava açarak) ortaya çıkarmıştır.
     
  • Hak için mücadele azmi ile doludur. " HAK VERİLMEZ, ALINIR" inancı daima hakim olmuştur.




Ağaoğlu'ndan 'çürük mal sattım' itirafı

 
İnşaat sektörünün önde gelen isimlerinden Ali Ağaoğlu, 1970'li yıllarda babasıyla halka kusurlu malzemeleri nasıl sattıklarını ağzıyla itiraf etti:

"Kumu denizden,
demiri hurdadan çektik"
 
Ağaoğlu'ndan 'çürük mal sattım' itirafı
1970'li yıllarda İstanbul'un Anadolu yakasında yapılan yapıların büyük bir kısmına inşaat malzemesini satan Türk inşaat sektörünün önde gelen gruplarından Ağaoğlu'nun Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu'nun Referans gazetesinden Ayten Güvenkaya'ya yaptığı insanın tüylerini ürperten itirafları:
'HERKES YAPTI BİZ DE YAPTIK' BAHANESİ
"Olası bir depremde uzmanların açıkladığı 50 bin binadan çok daha fazlasının yıkılacağını, can kaybının ise milyonları bulabileceğini belirten Ağaoğlu, "Avazım çıktığı kadar bağırıyorum. İstanbul konut inşaat sektörünü en iyi bilen isimlerden biri olarak söylüyorum ki; mevcut yapı stoğunun yüzde 70'i deprem açısından güvenli değil. 1970'li yıllarda İstanbul'un Anadolu yakasında yapılan yapıların büyük bir kısmına inşaat malzemesini ben sattım. Kumları Marmara Denizi'nden demirleri hurdadan çektik. O zamanın şartlarında en iyi malzeme buydu. Sadece biz değil tüm firmalar aynı şeyi yapıyordu. Deprem olursa İstanbul'a ordu bile giremez, ölen şanslıdır" itirafında bulundu.
 
Herkes böyle çalışıyordu
O dönem Anadolu yakasında Bağdat Caddesi dahil olmak üzere çok sayıda inşaat yaptıklarını belirten Ağaoğlu, malzeme ve işçiliğin kaliteli olmadığına dikkat çekti. Ağaoğlu, şöyle devam etti: "En lüks semtlerdeki o süslü püslü binalar için konuşuyorum; çoğu sadece tuğla üstünde duruyor, içleri gitmiş. 1970'li yıllar, sanayağ ve benzinin karneyle alındığı zamanlardı. İbrahim Tatlıses'in dediği gibi, Urfa'da Oxford vardı da okumadık mı? Yani o dönemde en iyi malzeme onlardı. Teknoloji yoktu, betonlar kürekle karıştırıldı. Sağdan sola en az beş kere karıştırılması gerekirdi. Beton işleri de Doğulu ekiplerin elindeydi. İşçilere laf da anlatamazdık. Bir kere çevirip bırakırlardı. Yani kısaca kum kötü, malzeme kötü, işçilik kötü. Tüm firmalar böyle çalışıyordu. Belki karamsar bir tablo çiziyorum ama ilkokuldan bu yana işin içindeyim. İşin mutfağında yetişen biri olarak söylüyorum ki; mevcut yapı stoğunun yüzde 70'i deprem açısından güvenli değil. Binalar resmen iman kuvveti ile ayakta duruyor. Binaların 17 Ağustos'ta nasıl karton gibi yıkıldığını unutmamak lazım."
 
Belediyelere yetki verilmeli
Deprem yüzünden büyük bir kayba uğramadan 15 senelik zaman diliminde binaların Kentsel Dönüşüm Yasası ile yeniden yapılandırılabileceğini vurgulayan Ağaoğlu, bununla birlikte yasanın ek düzenlemelere ihtiyacı olduğunu ifade etti. Kentsel Dönüşüm'ün işler durumda olmadığını, planlama yetkisindeki belirsizliğin halen sürdüğünü kaydeden Ağaoğlu, belediyelere daha aktif yetkiler verilmesi gerektiğini açıkladı.
Ağaoğlu, şöyle devam etti: "Yasada ek yönetmeliklerle belediyelere planlama yetkisi verilmesi gerekiyor. Bu konuya Bakanlık düzeyinde ilgili herkese ilettik, herkes aynı fikirde ancak kimse adım atmıyor. Herkeste rant korkusu var. Ancak biz inşaat şirketleri kişiye ranttan bahsetmiyoruz, bölgeye ranttan bahsediyoruz. Bundan İstanbul halkı kazanacak. TOKİ bunu başarıyla yapıyor ama bu işin altından tek başına kalkması mümkün değil. Özel sektör de bunu vatandaşla tek başına yapamıyor."
Türkiye'deki inşaat firmalarının sermaye, bilgi birikimi ve teknolojik açıdan dünya firmaları ile boy ölçüşebilecek bir yapıda olduğunu söyleyen Ağaoğlu, deprem yönetmeliğinden sonra inşaat sektörünün artık siyah ve beyaz kadar ayrıştığını kaydetti. Ağaoğlu, "Yönetmelik öncesi binalarda mühendislik ve mimarlık adına hiçbir şey yoktu. Kalfadan bozma müteahhitlik vardı" diye konuştu. 
Deniz kumu, taşıma sistemlerini çürütüyor
Ağaoğlu'nun İstanbul'daki binalarının yapımında kullanıldığını söylediği deniz kumunun, denizden çıktığı haliyle kullanılması mühendislik kurallarına aykırı. Bu kum, içinde balçık, midye kabuğu gibi organik maddeler barındırdığı ve tuzlu olduğu için beton içinde boşluk yaratıyor. Dolayısıyla deniz kumunun inşaatta kullanılabilmesi için çok iyi yıkanması ve kırma taşla karıştırılması gerekiyor. Deniz kumu sadece betona zarar vermiyor, içinde boşluk yarattığı ve suyu geçirdiği için beton içindeki demiri de çürütüp korozyona yol açıyor. Böylece binaların taşıma sistemleri de yok oluyor. İnşaat Mühendisleri Odası verilerine göre, İstanbul'da mühendislik hizmeti görmeden yapılan yapıların yüzde 70'i bu riski taşıyor.

 
Referans gazetesi




YORUMLAR :

Abdurrahim BARIN:
www.hiziracil.tr.gg
Niyet Önemli.Bilimi rehber edinmiş,İnsanlara Karşılıksız iyilik etmeyi yaşam prensibi edinmiş,Sn.İsmail Topkar ın 1950 yılı şartlarında Prof.lara zemin etüdü yaptırdığı İstanbul ve Anadoludaki,Petrol-İş konutları,19 deprem geçirdi,halen sapasağlam.
2009-08-21 22:12:4




 
  *** SİZİ KUTLUYORUZ *** BUGÜN 1113214 ziyaretçi (2391482 klik) MİSAFİRİMİZ OLDUNUZ ***  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
haberler haberler


Google Arama
Sitemde Arama
Yaşam ve İnsanlar

İstanbul Servisleri Neden Pahalı ? burakesc
Namaz Kılan Minik ile burakesc
GİMDES Helal Gıda Ramazan Buluşması burakesc